İlk Derece Mahkemesi · Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/693 E. 2024/159 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/693
- Karar No
- 2024/159
- Karar Tarihi
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/693 Esas - 2024/159 T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA ... GREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/693 KARAR NO : 2024/159 DAVA : Yatırım Hizmet ve Faaliyetleri Çerçeve Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali davası DAVA TARİHİ : 06/10/2023 KARAR TARİHİ : 22/03/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/03/2024 Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili iddiasında özetle; Davalılardan Arzu Bayrak İlktürk'ün müvekkili şirketin müşterisi olduğunu, müvekkil şirket nezdindeki yatırım işlemlerinin kendisi yanında aynı zamanda eşi olan diğer davalı ... tarafından, ... 50. Noterliğinin 10296 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile vermiş olduğu geniş yetkiler çerçevesinde, dijital ortamda gerçekleştirildiğini, bu itibarla davalı Mehmet Fatih İlktürk'ün davacı şirket ile davalı asil arasındaki Yatırım Hizmet ve Faaliyetleri Çerçeve Sözleşmesi md.4 hükmü uyarınca "tasarrufa yetkili vekil" konumunda olduğunu, davacı şirket ile davalılar arasındaki ilişkinin hukuki temelinde "Yatırım Hizmet ve Faaliyetleri Çerçeve Sözleşmesi"nin yer aldığını, bu sözleşmenin davalı ...tarafından 05/12/2018 tarihinde davacı şirketin Mecidiyeköy Şubesi nezdinde bulunan Bireysel İnternet Bankacılığı üzerinden onaylandığını, davalıların davacı şirket nezdinde gerçekleştirmiş oldukları uzun ve kısa vadeli çok sayıdaki farklı VİOP işlemlerinden 2021 yılı sonuna kadar 2.600.000,00 TL'nin üzerinde bir kazanç elde ettiklerini, davacı şirket nezdinde gerçekleştirdikleri işlemlerle ciddi bir kazanç elde eden davalıların son olarak Türk Lirası/Amerikan Doları ve Türk Lirası/Altın fiyatları konusundaki öngörülerine dayanarak 6860 adet sözleşme akdettiklerini, bu sözleşmelerin davalılar tarafından lehlerine sonuçlanan binlerce diğer sözleşme gibi, taraflar arasındaki sözleşmenin 12. Maddesi hükmü çerçevesinde ve davacı şirkete ait "TEB Yatırım Prime" platformu üzerinden gerçekleştirildiğini, VİOP'ta işlem gören USD/TL, EUR/TL, RUB/TL ve CNH/TL döviz vadeli işlem sözleşmeleri ile Gram/TL altın vadeli işlem sözleşmelerinde uygulanan %10 oranındaki alt fiyat limitinin 21 Aralık 2021 günü için %80'e çıkarılmasını müteakip davalıların Ocak ve Şubat vadeli USD ile Şubat ve Nisan vadeli Altın sözleşmelerinde taşımış oldukları pozisyonlarda anaparalarını kaybettiklerini ve 5.528.268,27 TL eksi bakiyeye düştüklerini, buna rağmen davacı şirketin "Yatırım Hizmet ve Faaliyetleri Çerçeve Sözleşmesi" gereğince uygulamakta muhtar olduğu derhal kapatma yetkisini kullanmayarak, davalılara hesaplarındaki eksi bakiyeyi TAKASBANK'a aktarılmak üzere hesabına yatırmak konusunda 22 Aralık 2021 saat 11:00'e kadar süre tanıdığını ancak davalıların bu süre içerisinde hesaplarına aktarmadıklarını, bunun üzerine davacı şirketin davalılara bir kez daha bilgi vermek suretiyle 5.488.961,76 TL tutarındaki nakit teminatı TAKASBANK'a ödeyerek davalılar tarafından açılan Ocak ve Şubat vadeli USD ile Şubat ve Nisan vadeli Altın sözleşmelerini kapattığını, bu suretle davacı şirketin davalılarca akdedilen kontratlar nedeniyle oluşan 5.488.961,76 TL tutarındaki zararın 5 gün içerisinde tazmini konusunda, hesap sahibi davalı Arzu İlktürk'e Üsküdar 6. Noterliğinin 24 Aralık 2021 tarih, 118418 yevmiye no'lu ihtarnamesi keşide olunmuş ise de, davalıların davacı şirketin akdettikleri kontratlar nedeniyle uğramış olduğu zararı kendilerine verilen sürede yerine getirmedikleri gibi, davalı hesap sahibi Arzu Bayrak İlktürk'ün davacı şirkete ... 50. Noterliği marifeti ile keşide ettiği 29.12.2021 tarih, 13255 yevmiye no'lu cevabi ihtarnamesi ile taleplerin karşılanmayacağını bildirdiğini, bunun üzerine ... 22. İcra Müdürlüğünün 2023/16214 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığını, davalıların itirazları üzerine takibin durduğunu belirterek, davalıların itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Mehmet Fatih İlktürk vekili savunmasında özetle; Öncelikle görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli ... Tüketici Mahkemelerine gönderilmesine, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğinden, müvekkili yönünden dosyanın tefrik edilerek husumet yokluğundan davanın reddine, mahkemenin görevsizlik ve husumete ilişkin taleplerinin reddi halinde, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Arzu Bayrak İlkürk vekili savunmasında özetle; Açılan davada tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu, görev itirazlarının kabulü ile dosyanın görevli ... Tüketici Mahkemelerine gönderilmesini, davanın öncelikle işlemleri yapmayan müvekkil Arzu Bayrak İlktürk yönünden usulden reddine, aksi takdirde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Somut olayda iddia, savunma ve dosyaya sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Dava, Yatırım Hizmet ve Faaliyetleri Çerçeve Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasında 05/12/2018 tarihli "Yatırım Hizmet ve Faaliyetleri Çerçeve Sözleşmesi" ne dayalı akdi ilişkinin varlığı ihtilafsızdır. 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/k. maddesine göre; "Tüketici: ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi" ifade eder. Tüketici işlemi ise Kanunun m. 3/l. bendinde tanımlanmıştır. Buna göre; "Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık, vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" kapsar. Tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın veya sözleşmenin TTK'nun 4 ve 5. madde hükümleri kapsamında kalan kanunda özel olarak düzenlenen ve ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur. Aynı kanunun 49. maddesine göre; "Finansal hizmetler, her türlü banka hizmeti, kredi, sigorta, bireysel emeklilik, yatırım ve ödeme ile ilgili hizmetleri ifade eder. Finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşme, finansal hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde, sağlayıcı ile tüketici arasında uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmelerdir." Kanunun 83/2. maddesine göre; "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer konularda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez". Kanunun 73/1. maddesinde ise; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemeleri görevlidir" düzenlemesi yer almaktadır. Finansal Hizmetlere İlişkin Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği'nin 4.maddesinin "a" bendinde; finansal hizmetin her türlü banka hizmeti, kredi, sigorta, bireysel emeklilik, yatırım ve ödeme ile ilgili hizmetleri, aynı Yönetmeliğin 8.maddesinde; cayma hakkının kullanımı ve tarafların yükümlülükleri, Yönetmeliğin 13.maddesinde ise; cayma hakkının istisnaları düzenlenmiştir. Finansal hizmetlerin tüketici işlemi kapsamına alındığı yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılmaktadır. Eş anlatımla işin sadece finansal olması işlemin tüketici işlemi olmadığını göstermeyecektir. (... BAM 21. Hukuk Dairesi'nin 05/07/2023 Tarihli, 2023/994-1036 sayılı emsal kararı) Buna göre somut olay değerlendirildiğinde; Taraflar arasındaki ilişki 6502 sayılı Yasanın 3/(1)-k ve 49. maddeleri uyarınca finansal hizmet sözleşmesi niteliğinde, davalılar ise dava konusu finansal hizmet işleminde ticari ve meslek amaçlı hareket etmediğinden tüketici konumunda olup dava tarihi itibariyle bu tür davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. Buna göre açılan davada HMK 114/1-c maddesinde düzenlenen "mahkemenin görevli olması" dava şartı bulunmadığından, aynı Kanunun 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: 1-Açılan davada HMK 114/1-c maddesinde düzenlenen "Mahkemenin görevli olması" dava şartı bulunmadığından HMK 115/2 maddesi uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-Süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflardan birinin başvurusu halinde dosyanın GÖREVLİ ... TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekillerinin yüzüne karşı, davalı ...vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.