İlk Derece Mahkemesi · Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/486 E. 2022/606 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/486
Karar No
2022/606
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/486 Esas - 2022/606 T.C. ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/486 Esas KARAR NO : 2022/606 HAKİM ... KATİP .... DAVACI .... VEKİLİ : .... DAVALI ... DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 23/08/2021 KARAR TARİHİ : 21/09/2022 KARAR YAZIM TARİHİ : 22/09/2022 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA Davacı vekili tarafından verilen 23.08.2021 tarihli dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalı şirket arasında sözlü akit kapsamında fatura ve sevk irsaliyelerinde tam listesi bulunan mobilya ve aksesuarların eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde davalıya irsaliyeli teslim edildiğini, ilgili faturaların da tanzim edilerek davalıya gönderildiğini, davalı şirkete teslim edilen faturaların; 31.05.2014 tarih ve 88757 fatura numaralı 26411-412 irsaliye numaralı 247.129,19 TL, 31.05.2014 tarih ve 88759 fatura numaralı 26411-412 irsaliye numaralı 163.604,62 TL, 04.06.2014 tarih ve 160504 fatura numarah 26427-28-29 irsaliye numaralı 186,765,21 TL, 04.06.2014 tarih ve 160503 fatura numaralı 26427-28-29 irsaliye numaralı 150.389.78 TL, 04.06.2014 tarih ve 160502 fatura numaralı 26427-28-29 irsaliye numaralı 48,132,53 TL, 19.02.2016 tarih ve 167040 fatura numaralı 326.578.02 TL, 19.02.2016 tarih ve 167039 fatura numaralı 218.235,73 TL, 19.02.2016 tarih ve 167038 fatura numaralı 142.736,32 TL, 19.02.2016 tarih ve 167037 fatura numaralı 63.439,99 TL tutarlı irsaliyeli fatura şeklinde olduğunu, davalının ürünleri teslim aldıktan sonra herhangi bir ayıp ihbarında bulunmadığı gibi süresi içinde faturaları iade de etmediğini, davacı şirkerin faturalara konu ürünleri kabul edip kullandığını ve fakat bir kısım ödeme yapmış olmasına rağmen bakiye 284.128,02 TL yi ödemediğini, müvekkili ile davacı şirketin TTK sayılan tacirlerden olduklarını, gerek fatura ve fatura içeriklerine gerekse ayıplı olup olmadığı hususlarında TTK/TBK hükümlerine göre tarafların hareket etmelerinin gerektiğini, davalının 2015 yılında fatura kapsamındaki malları teslim almış olmasına rağmen TTK ve TBK'da düzenlenen süreler içinde 2 ve/veya 8 gün içinde herhangi bir ayıp ihbarında bulunmadığı gibi teslimden itibaren aradan 5 yıl geçmiş olmasına rağmen gizli ayıp ihbarında da bulunmamış, malların ayıpsız ve eksiksiz olduğunu kabul ettiğini, ancak davalının malların bedelini ödemediğini, bu suretle davalı ticari satış kapsamında ücret ödeme borcunu ödemeyerek temerrüde düştüğünü, müvekkilinin bakiye fatura bedelini ve bu bedele en son tanzim edilen 19.02.2016 tarihli fatura tarihinden sonraki 30. Günden itibaren (20.03.2016) işleyecek TTK m. 1530'da düzenlenen ticari temerrüt faizini talep ettiğini, zaman aşımının oluşmadığını, dava şartı arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmama ile sonuçlandığını, açıklanan nedenlerle; 284.128,02 TL'nin TTK 1530 uyarınca son fatura tanzim tarihinden itibaren | ay sonra işleyecek faiziyle birlikte davalından alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesi le iş bu davanın açıldığı görülmüştür. SAVUNMA Davalı/ vekili tarafından işbu dava dilekçesine karşı verilmiş cevap dilekçesine dosyasında rastlanmamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE Dava; faturaya dayalı alacak davasına ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu "3. Fatura ve teyit mektubu MADDE 21- (1) Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir. (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükümlerini haizdir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu "MADDE 231- Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz." hükümlerini haizdir. 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun "Madde 2/2:Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı, yukarıda açıklanan miktardan fazla ise, arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir. Söz konusu avans faiz oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan avans faiz oranından beş puan veya daha çok farklı ise yılın ikinci yarısında bu oran geçerli olur." hükümlerini haizdir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14.05.2019 tarih ve 2017/19-823 Esas, 2019/553 E. Sayılı kararında " faturayı alan kişi 8 gün içinde faturaya itiraz etmezse, faturanın dayandığı temel borç ilişkisinin bulunmadığının faturayı alan kişi tarafından ispat edilmesi gerekir. Ancak, faturayı alan kişi, öngörülen süre içinde faturaya ve bununla birlikte temel borç ilişkisine de itiraz ederse, genel hükümler çerçevesinde ispat yükü faturayı düzenleyen tacire ait olacaktır." şeklinde karar verilmiştir. Dosyamız arasına icra dosyası, faturalar, tarafların defter ve kayıtları alınarak, bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmıştır. 14/03/2022 Tarihli bilirkişi raporundan özetle; Taraflara ait ticari defterlerin usulüne uygun tasdik ettirilip, işlendiği, birbiri (kendi içinde ayrı ayrı) ile uyumlu olduğu, HMK ve TTK'ya uygun olduğu, Taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin dosyasında mevcut olmadığı, Davaya konu irsaliyeli fatura ve fatura içeriklerine davalı şirketin 8 günlük yasal süresi içerisinde bir itirazının olduğunu gösterir herhangi bir belgeye dosyasında rastlanmadığı gibi davalı şirket ticari defter kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde de tespit edildiği üzere anılan faturaların davalının defterlerine kayıtlanmış olduğunun anlaşıldığı, Yukarıda 1 inci maddede arz edilen ve dava konusu uyuşmazlık hususlarının, davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtları üzerindeki durumunun tespitine yönelik Sayın Mahkeme tarafından İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi aracalığı ile SMMM bilirkişine hazırlattırılan 11.02.2022 tarihli bilirkisi raporunun sonuç kısmında; “...3-Davalı şirketin incelenen 2014 ve 2016 yılı Ticari Defter kayıtlarına göre; davalı UB Gayrimenkul Yatırım ve Danışmanlık Ltd. Şti.'nin 31.12.2016 itibariyle davacı Zebrano Mobilya Tasarım Paz. Ins. Taahhüt Ith. İhr. Turizm San. Tic, Ltd. Şti.'ne 290.114,47 TL borçlu olduğu; 2021 yılı muavin defter kayıtlarından da tespit edildiği üzere, davalı şirketin davacı şirkete olan 290.114,47 TL borç tutarında dava tarihi itibariyle de herhangi bir değişikliğin bulunmadığı” yönünde tespit edilen 290.114,47 TL lik miktar ile tarafımızca tespit edilen ve yukarıda 5 inci maddede ayrıntılı olarak arz ve izah edildiği üzere cari hesabın 2016 yılındaki borç/alacak kaydı neticesinde 01.07.2016 tarihi itibariyle bir sonraki aya yıllara 284.128,02 TL miktarlı borç bakiyesi ile devrettiği, bir başka ifadeyle; 01.07.2016 tarihi itibariyle davacı şirkete ait cari hesap/muavin defter kaydına bağlı olarak davacı şirketin davalı şirketten 284.128,02 TL lik alacağının oluşmuş olduğu, Davalı şirket ticari defter kayıtlarında tespit edilen 290.114,47 TL lik miktar ile tarafımızca davacı şirket ticari defter kayıtlarında tespit edilen 284.128,02 TL lik miktar arasındaki davalı şirket lehine oluşuan 5.986,45 TL lik farkın nereden kaynaklığının tespitinin yapılamadığından takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacı şirket kayıtlarının esas alınması durumunda cari hesap/muavin defter bakiyesine bağlı olarak davacı şirketin davalı şirketten 01.07.2016 tarihi itibariyle 284.128,02 TL lik alacağının oluşmuş olduğu, asıl alacağa temerrüt tarihinden itibaren fiili tahsil tarihi itibariyle hesaplanabilecek değişen oranlarda işleyecek faiz alacağının da oluşmuş olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır. İstanbul ATM' talimat yazılarak dosyanın Mali Müşavirden alınan 11/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı UB Gayrimenkul Yatırım ve Danışmanlık Ltd. Şti.'nin incelenen 2014 ve 2016 yılı Vicari Defterlerinin açılış ve kapanış onamalarının '1'1'K. Madde 64, 65 ve V.U.K. madde 220-226 uyarınca yasal sütelerde ve usulüne uypgun şekilde yaptırıldığı, Ticari Defterlerin kayıt nizamının V.U.K. madde 215-219 ve Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Vebliğleri hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu; Davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenmiş dava konusu, 31.05.2014 tarih 88757-59 no'lu 247.129,19 TL tutarlı; 04.,06.2014 tarih 160502-04 no'lu 186,765,21 TI tutarlı ve 19.02.2016 tarih 167037-40 no'lu 326.578,02 'VI. tutarlı 3 adet fatutanın da davalı şirketin 2014 ve 2016 yılı Ticati Defterlerinde kayıtlı olduğu; Davalı şirketin incelenen 2014 ve 2016 yılı Ticari Defter kayıtlarına göre; davalı UB Gayrimenkul Yatırım ve Danışmanlık Ltd, Şti.nin 31.12.2016 itibariyle davacı Zebrano Mobilya Vasarım Paz. İnş. Yaahhüt İth. İhr. 'Turizm San. 'Tic. Ltd. Şti.'ne 290.114,47 11. borçlu olduğu; 2021 yılı muavin defter kayıtlarından da tespit edildiği üzere, davalı şirketin davacı şirkete olan 290.114,47 TI. borç tutarında dava tarihi itibariyle de herhangi bit değişikliğin bulunmadığı tespit ve görüşlerine varılmıştır. Dosyamız arasına dava konusu faturalar ve taraf defterleri alınıp, bilirkişi marifetiyle incelenmiştir. Davacı ile davalı arasında 2014 yılı ile 2016 yılları arasında mal alım satım işlemleri gerçekleşmiştir. Tarafların defterleri mali müşavir bilirkişi marifetiyle incelenmiştir. Davalının vergi dairesine bildirmiş olduğu BA formları dosyamıza kazandırılmış ve incelenmiştir. Davalı vergi dairesine yaptığı 21.01.2015 tarihli bildirimle davacı firmadan 158.275.TL ve 209.431.TL tutarında mal aldığını BA formunda göstermiştir. Davacı BA formları ile dava konusu malları teslim aldığını ve 8 gün içinde itiraz ettiğine dair herhangi bir bilgi ve belgeyi dosyaya ibraz etmemiştir. 2 yıllık ihbar süresi de geçmiştir. Davalının ticari defterleri de taraflar arasındaki ticari ilişkiyi teyit etmiş, davacının iddiası bu haliyle ispatlanmıştır. Davacı TTK 1530. Maddesine göre faiz talep etmişse de taraflar arasında imzalanan sözleşmenin dosyada bulunmaması nedeniyle taraflar arasındaki ilişkinin ticari olması nedeniyle 3095 sayılı kanun uyarınca avans faiz uygulanacağından bu yönde değerlendirme yapılarak avans faizine hükmetmek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, 284.128,02-TL faturadan kaynaklı alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Sair hususların gerekçeli kararda açıklanmasına, 3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 19.408,79-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 4.852,20-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 14.556,59-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 42.778,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 59,30-TL Başvuru Harcı, 4.852,20-TL Peşin/nisbi Harcı, 2.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 141,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 7.052,50TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra istek halinde İADESİNE, 7-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/09/2022 Katip ... Hakim .... BU BELGE, GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR

Atıf: Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/486, K. 2022/606, T. 21.09.2022, www.arakarar.com/karar/ankara-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-486-e-2022-606-k-91f733572549