İlk Derece Mahkemesi · Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/411 E. 2022/369 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/411
- Karar No
- 2022/369
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2021/411 Esas KARAR NO : 2022/369 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... - ... ... DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 08/07/2021 KARAR TARİHİ : 24/05/2022 KARAR YAZIM TARİHİ : 22/06/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin alacağının tahsili amacıyla... E. sayılı dosyası ile takip başlattığını, ancak borçlunun borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, borçlunun müvekkilinin haklı alacağına kavuşmasını engellemeye çalıştığını, ortada likit bir alacak olduğunu, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalı borçlunun 2017-2021 dönemlerine ait...formlarının celbini ve ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, beyan ederek davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hak ve alacak talep etme hakkı saklı kalmak kaydı ile, haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline ve takibin takip tarihi itibariyle işleyecek faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Usulüne uygun tebligata rağmen davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE Dava, davacının cari hesap alacağına dayalı olarak alacağın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine karşı davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. ... takip sayılı dosyasının celbi sağlanmış olup Mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Takip dosyasının incelenmesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine takip başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür. Kızılbey Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak davalı borçlunun 2017-2020 dönemlerine ait ... formlarının Mahkememize gönderilmesi istenilmiş, gelen müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Taraf vekillerine HMK. 222. maddesi gereğince akdi ilişkinin başından itibaren defter ve kayıtları mahkememize sunmaları yönünde 2 haftalık kesin süre verilmiş olup, davalı tarafın defter ibrazına yönelik herhangi bir beyanda bulunmadığı, davacı vekilinin müvekkili şirketin ticari defterlerinin bulunduğu adresi bildirdiği görülmüştür. Dosyanın Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile davacının ticari defter ve kayıtlarında akdi ilişkinin ne şekilde yer aldığı, ticari defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, ticari defterlerinde uyuşan ve uyuşmayan kayıtların neler olduğu, Vergi Dairesi'nden gelen müzekkere cevapları da değerlendirilerek ve mahkemece yapılan uyuşmazlık tespiti çerçevesinde rapor tanzim edilmesi istenilmiş, gelen bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır. 07/03/2022 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; Davacı ....'ye ait ticari defterlere göre, 16.06.2020 takip tarihi itibariyle davacı.... 'den 768,33 TL alacaklı olduğu, davalı ...'nin ticari defterlerinin dosyaya sunulmaması ve bulunduğu yere ilişkin bilgi verilmemesi nedeniyle incelenemediği, bu çerçevede, davac....'nın 16.06.2020 takip tarihi itibariyle davalı ...'den 768.33 TL alacaklı olduğu, davacının söz konusu ihtarı 16.06.2020 takip tarihinden tahsil tarihine kadar geçen sürede talepteki kanuni faiz oranları üzerinden işleyecek faiz tutarı ile birlikte talep etme hakkına sahip olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri müddeasını ispata mecburdur. Bu hüküm,“bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesine göre; “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi gereğince usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtları sahibi lehine delil teşkil edebileceği gibi, aleyhine de delil teşkil edebilir. Buna göre davacı yan kendi iddiasını ispatlamak için kendi ticari defterlerine dayanmış olmasına rağmen, ticari defterlerindeki kayıtlar kendisi aleyhine delil oluşturacak nitelikte olabilir. Faturanın, onu teslim alan muhatabı borç altına sokabilmesi için her şeyden evvel borç doğurucu bir hukuki ilişkinin mevcudiyeti ve faturanın da bu ilişki nedeni ile düzenlenmiş olması gerekir ve öncelikle taraflar arasında böyle bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının gözönünde tutulması zorunludur. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı, davalı ile ticari ilişkiye yönelik alacaklarının tahsili için başlattığı icra takibine davalının yaptığı itirazının iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı borçlunun takip dosyasında borca ve ferilerine itiraz ettiği görülmüştür. Somut olayımızda davaya ve takibe dayanak hizmetin ifa edildiği davacı defterleri ve fatura içeriğinden görüldüğü, davalının ihtaratlı davetiyeye rağmen defter ibrazında bulunmadığı, 7251 sayılı yasanın 23. Maddesi ile değişen HMK 222. Maddesine göre taraflardan birinin defter ibraz etmemesi halinde karşı tarafın usulüne uygun tutulmuş defterlerin lehine delil kabul edileceği anlaşıldığından tarafların arasındaki hukuki ilişkinin varlığı ve hizmetin ifa edildiği, davacı tarafından ispat edilmiştir. Sunulan bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatiyle söz konusu rapor hükme esas alınmıştır. Davacı tarafından başlatılan takipte, takibe konu asıl alacağın davalı tarafından ödenmediği anlaşılmakla, davanın kabulüne, davalının İstanbul ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 768,33-TL asıl alacak yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, davalı tarafça yapılan itirazın haksız ve alacak miktarının likid olduğu anlaşılmakla davacının tazminat talebinin yerinde olduğu görülerek hükmedilen alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KABULÜ ile; 1-Davalının ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 768,33-TL asıl alacak yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, 2-768,33-TL'nin %20'si olan 153,66-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 80,70-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 59,30-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 21,40-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 768,33-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 59,30-TL Başvuru Harcı, 59,30-TL Peşin/nisbi Harcı, 1.200,00-TL Bilirkişi ücreti, 107,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 1.425,60TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda dava konusu miktarı itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 24/05/2022 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza