İlk Derece Mahkemesi · Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/502 E. 2022/584 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/502
- Karar No
- 2022/584
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/502 Esas - 2022/584 T.C. ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2020/502 Esas KARAR NO : 2022/584 HAKİM :... KATİP : ... DAVACI .... DAVALI :.... DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 22/10/2020 KARAR TARİHİ : 13/09/2022 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/10/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki ve müvekkil şirketçe düzenlenen faturadan kaynaklı 33.276 TL alacakları nedeniyle başlattıkları takibin davalı şirketin haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine durdurulduğunu, arabuluculuk sürecinin anlaşmama ile sonuçlandığını beyan ederek davalı/borçlunun takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile icra takibinin devamına, takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkil şirket ile davacı şirket arasında 26/12/2019 tarihinde "Kalıp İmalat Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşme kapsamında yapılacak işler için 25/04/2020 vadeli, 105.492 TL tutarındaki çekin davacı şirkete 04/01/2020 tarihinde verildiğini, davacı şirketin müvekkil şirkete 24/06/2020 tarih ve 138.768 TL bedelli bir fatura düzenlediğini, dava konusu takipte talep edilen tutarın bu faturanın bakiyesi olduğunu ancak davacı şirket tarafından üretilen kalıpların bazılarının ayıplı olduğunu, bu nedenle kendi makinelerinde de hasar meydana geldiğini, söz konusu durumun delil tespiti talebiyle açmış oldukları ...4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/53 D. İş Sayılı dosyasında yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporuyla da tespit edildiğini, davacı tarafın sözleşmeye aykırı davrandığı gibi kötü niyetli olarak ağır kusurundan yararlanmaya çalıştığını, müvekkil şirketten herhangi bir hak ve alacağı olduğunu kabul etmemekle birlikte, huzurdaki davaya karşı takas mahsup def'inde bulunduklarını, müvekkil şirketin davacı taraftan alacaklı olduğunu beyanla, davanın reddine, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilemesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE Dava, davacı tarafça faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine karşı davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile icra inkar istemine ilişkindir. Ankara 32. İcra Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 2020/6754 Esas numaralı dosyasının Mahkememize gönderilmesi istenmiş, gelen müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine takip başlatıldığı, borçlunun icra dairesinin yetkisine ve borca itirazı üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür. Taraf vekillerine HMK'nın 222. Maddesi uyarınca defter ibrazına yönelik süre verilmiş, taraf vekillerinin beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür. Ankara ...4. Sulh Hukuk Mahkemesine müzekkere yazılarak 2020/53 D. İş sayılı dosyasının celbi sağlanmış olup, gelen cevabi yazı Mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Dosyanın konusunda mali müşavir, makine mühendisi ve nitelikli hesap bilirkişi heyetine tevdi ile tarafların iddia ve savunmalarını karşılar, mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktaları ile sınırlı olmak üzere var ise davacı alacağının takip tarihi itibariyle tespitinin yapılması istenilmiş gelen bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır. 29/06/2021 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; davanın, eser sözleşmesine dayalı olarak yüklenici tarafından kesilen faturadan kaynaklanan bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkin olduğu, dava değerinin 33.276,00-TL olduğu, davalının, ...4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/53 D. İş Sayılı dosyasında yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporuyla belirlenen ayıplı kalıp bedelleri ve bu ayıplı kalıplar nedeniyle kendi makinelerinde meydana gelen arıza nedeniyle uğramış olduğu zararının takip tarihi itibariyle 49.075,44-TL. olarak hesaplandığı, bu durumda, davalının hesaplanan zararı, davacının dava konusu takipte talep ettiği miktardan daha yüksek olduğundan, davalının takas ve mahsup talebinin yerinde olduğu, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan talep edilebilir alacağının bulunmadığı, görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Davacı vekilinin beyan ve itirazlarını karşılar ek rapor tanzimi için dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiştir. 22/03/2022 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle; aradan uzun zaman geçmiş ve kalıpların aynı vaziyette olmadığının anlaşılması nedeniyle, davacının davalıya teslim ettiği malların ayıplı olup olmadığının tespitinin mümkün bulunmadığı, davacının, ayıp ihbarının usulüne uygun yapılmadığına dair itirazının takdirinin ise Mahkememize ait olduğunu bildirdiği görülmüştür. 2004 sayılı İİK 67. Maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği, bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlunun; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklının; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edileceği hüküm altına alınmıştır. Ayıp, imâl edilen bir eserde veya malda, sözleşme ve ekleri ile iş sahibinin beklediği amaca ve dürüstlük kurallarına göre bulunması gereken vasıfların bulunmaması, bulunmaması gereken vasıfların ise bulunmasıdır. Şayet, imâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. İcra Dairesinin yetkilisine yönelik itirazın TBK 89. Maddesi uyarınca reddine, karar verilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı, davalı ile ticari mal alım satımına ilişkin alacaklarının tahsili için başlattığı icra takibine davalının yaptığı itirazının iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı borçlunun takip dosyasında borca ve ferilerine yönelik itirazda bulunduğu görülmüştür. Taraflar arasında ticari ilişki olduğuna yönelik ihtilaf bulunmamakla birlikte uyuşmazlığın, davacının faturaya dayalı başlattığı takipte davalının yaptığı itirazın yerinde olup olmadığı, tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, davalının takas ve mahsup definin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Sunulan bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatiyle söz konusu rapor hükme esas alınmıştır. Taraflar arasında akdedilen sözleşmede davacının kararlaştırılan 1,3 ve 5 nolu kalıpların imâlini üstlendiği ve bu imalatlar için sözleşmenin 5. maddesi ile 24 ay süreyle garanti taahhüdünde bulunduğu görülmüştür. Davalı tarafından sözleşme konusu kalıpların 25/06/2020 tarihinde teslim alındığı, bir kısmının kusurlu olduğu iddiasıyla 10 gün içinde malzemeler gönderilmediği takdirde sözleşmenin feshedileceği bildirilmiştir. Ankara ...4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/53 D. İş Sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda davacı şirketçe üretimi yapılan malzemenin bir kısmının ayıplı olduğu, sözleşmeye uygun imal edilmediği, söz konusu ayıplı malzemelerin toplam tutarının 17.564,38 TL + KDV olduğu, ayıp nedeniyle davalıya ait makinenin 8 adet enjeksiyon memesinin hasar gördüğü, söz konusu hasarın giderilme maliyetinin 3.250 USD + KDV olduğu, tespitinde bulunulmuştur. Davalı vekili süresinde ayıp ihbarı olmadığı iddiasında bulunmuş ise de; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 5. Maddesinde sözleşme konusu ürün ve malzemenin 24 ay süre ile garanti altına alındığı, bu kapsamda davacının sorumluluğunun bulunduğu, hasar bedelinin 28.349,47 TL, ayıplı mal bedelinin 20.725,97 TL olduğu ve takip tarihi itibariyle davalının davacıdan 49.075,44 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın reddine, alacak likit olmadığından tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının tazminat talebinin REDDİNE, 3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 80,70-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 321,20-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 9.200,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6- Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra istek halinde ve taraflar hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak taraflara İADESİNE, 7-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/09/2022 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza