İlk Derece Mahkemesi · Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/344 E. 2023/480 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2013/344
- Karar No
- 2023/480
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2013/344 Esas KARAR NO : 2023/480 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/05/2013 KARAR TARİHİ : 22/06/2023 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/07/2023 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin ...'nın alt kuruluşu olduğunu, daha sonra ...'ya devredildiğini, ... tarafından konulan yıllık 60.000 ton beyaz ürün satma yükümlülüğünün yerine getirilmesi amacıyla bayi ağının genişletilmesi, yasal olarak tutulması gereken ulusal stok ile ithal edilecek ürünlerin depolanabilmesi ve bayilere ikmal yapılabilmesi için ... bölgelerinde depo sahibi olmayı amaçlayarak çalışmalara başladığını, bu konuda yönetim kurulunca ...'nün yetkilendirildiğini, ancak bu yetkilendirilmenin gereği gibi kullanılmayarak davalılar tarafından usul ve yasaya, ticari hayatın gereklerine, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğüne, özen ve sadakat borçlarına da aykırı olarak ... parsel numaralı toplam 33.360 m2 alanlı taşınmazın tarihsiz bir gayrimenkul satış sözleşmesi ile 18/07/2008 tarihinde satın alınarak müvekkilinin arsa bedeli olarak fazladan ödenen 1.082.250,00 TL tutarında zarara uğratıldığını, söz konusu taşınmaza yapılacak inşaatın taşınmazın olumsuz teknik özelliklerinden dolayı zararın artmasının da söz konusu olabileceğini, olayla ilgili ... tarafından 26/04/2011 gün ve 744 sayılı olur ile gerekli inceleme ve soruşturmanın yapılmasına karar verildiği, inceleme raporunda taşınmazın muhtelif esaslı olumsuzlukları bulunmasına rağmen satın alınma yoluna gidildiği, arazinin kullanılamadığı, taşınmazı satan bayiinin faaliyetlerinin başlangıcı ve seyrinin olumsuz olduğu, şirket yöneticilerinin basiretli davranmadıkları yönündeki tespitleri ile konunun ...'na intikal ettirildiğini, Bakanlığın görevlendirme yazısıyla başdenetçi tarafından düzenlenen 13/06/2010 günlü raporda konu ile ilgili kusuru bulunan sorumluların cezai, mali, idari ve disiplin yönünden tespiti cihetine gidildiğini, davalı yöneticiler ..., ... ile şirket sözleşmeli vekili Av. ... ve taşınmazı şirkete satan ...'ın müvekkili şirkete 1.082.500,00 TL zararı uğrattıkları, zararın kendilerinden tahsil edilmesi gerektiği, ayrıca anılan kişiler hakkında ...'na suç duyurusunda bulunulması, ...'in ortaklıkta çalışmaya devam edip etmediği hususunun ... tarafından gözden geçirilmesi ve Av. ...'ın sözleşmesinin feshedilmesi amacıyla konunun ...'ya bildirilmesi hususlarında gereğinin yapılmasına karar verildiğini belirterek davalıların kusurları ile neden oldukları 1.082.500,00 TL şirket zararının müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Husumet itirazında bulunduklarını, davanın ... Mahkemesinde açılması gerektiğini, müvekkilinin davacının iddiaları üzerine ... E sayılı dosyasında yargılandığını, anılan dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, zaman aşımı itirazında bulunduklarını, sorumluluğun doğması için müvekkilinin hareketi ile zarar arasında illiyet bağının bulunması gerektiğini ancak taşınmazın bayiye iadesi ile ödenen paranın doğma imkanı doğduğunu, bu imkan kullanılmadığından illiyet bağının kesildiğini, ... 'nın 15/12/2010 tarihli yazısında kesinleşen bir kurum zararının oluşmadığı görüşüne yer verildiğini, müvekkilinin mevzuata aykırı karar, işlem, eylem veya ihmali ile meydana gelmiş bir kamu zararının bulunmadığını, müvekkilinin genel müdür yardımcısı olarak görev yaptığını, zarar doğmuş ise dahi sorumlu tutulamayacağını, nitekim genel müdür ve yardımcılarının şirketi taahhüt altına sokma yetkisinin 100.000 Dolar ile sınırlı olduğunu, bu bedeli aşan her işlem için yönetim kurulunun yazılı onayının gerektiğini, dava konusu taşınmaza ilişkin 13/07/2007 tarihli kararda müvekkilinin imzasının daha bulunmadığını, müvekkilinin yönetim kurulu kararına istinaden hareket ettiğini, müvekkilinin 2008 yılında görevinden ayrıldığını, ruhsat alınmadan taşınmaz bedelinin bakiye kısmının bayiye ödendiğini, daha sonrasında ise ruhsata ilişkin bir çalışma yapılmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Husumet ve zaman aşımı itirazıyla birlikte bayi ağının genişletilmesi, yasal olarak tutulması gereken ulusal stok ile ithal edilecek ürünlerin depolanabilmesi ve bayilere ikmal yapılabilmesi için belirli bölgelerde depo sahibi olmak amaçlı çalışmalara başlandığını, genel müdür yardımcısı ...'nun o dönemde ...'de bayisi olan ... Petrolün yetklisi ...'ın kendisine ait taşınmazı ...'ye satmayı önerdiğini, arazinin uygun olabileceği değerlendirilerek yönetim kurulu tarafından araştırma yapılması yönünde genel müdürlük makamına yetki verildiğini, ekspertiz ve değerleme çalışmaları yapıldığını, 13/07/2007 tarihli karar ile arazinin alınması için genel müdürlüğün yetkilendirildiğini ve alımın gerçekleştiğini, şirket için karlı bir alışveriş yapıldığını, davaya konu arazinin ilk sahiplerinden m2'nin 40 TL'ye alındığını müfettiş sorgusu sırasında öğrendiğini, arsa alımından dolayı şirketin zararı uğramadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Yasal zaman aşımı süresinin dolduğunu, vekalet ilişkisinden kaynaklanan davalarda zaman aşımının 5 yıl olduğunu, müvekkilinin davacı şirketin sözleşmeli avukatı olup vekalet sözleşmesinde belirtilen hukuki iş ve işlemleri vekil eden şirket adına yasal mevzuata uygun bir şekilde yerine getirildiğini, davaya konu olayda davacı şirketin almış olduğu satın alma kararının icrası için müvekkilinin görevlendirildiğini ve bu konuda yetki verildiğini, vekaletname kapsamında iş gören vekilinin vekalet sınırlarını aşmadığını, müvekkilinin davacı şirket içerisinde karar alma yetkisine sahip bir konumunun bulunmadığını, müvekkilinin kendisine verilen vekaletname kapsamında yönetim kurulu kararına ve yasalara uygun bir şekilde taşınmazı şirket adına satın aldığını, atfedilecek bir kusur bulunmadığını, konu ile ilgili müvekkili aleyhine yapılan suç duyurusu neticesinde .... 04/03/2013 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... ...'a usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiş, yargılama aşamasında vekili tarafından davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Dava, davacı şirketin depolama tesisi kurulması amacıyla arazi satın alımı sırasında fahiş bedel ödendiği ve şirketin zarara uğratıldığı iddiasına dayalı zararın tahsili istemine ilişkindir. Davalıların zaman aşımı itirazları, TTK 553 maddesi ile TBK'nın kusura dayalı sorumlulukları ve eylemlerinin suç teşkil etmesi değerlendirildiğinde dava tarihi itibariyle uzamış zaman aşımı nedeniyle yerinde görülmemiştir. Deliller toplanmış, bilirkişi kök ve ek raporları alınmıştır. Dava konusu taşınmaz ... adına kayıtlı iken ...'nün 26/02/2007 tarihli yazılarına istinaden ... hissenin 1.004.721,00 TL bedelli ...'a, .... hissenin 240.567,00 TL bedelle ...'a, .... hissenin 169.812,00 TL bedelle ...'ya satıldığı, aynı taşınmazın 18/07/2007 tarihinde 1.417.750,00 TL bedel karşılığında ... Pet. Ürn. Nak. İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti'ne, aynı tarihte anılan şirket tarafından 2.500.000,00 TL bedel karşılığında ... A.Ş'ye satıldığı tapu kayıt örneklerinden anlaşılmıştır. Dava konusu yerin ve çevresinin incelenerek tasarruf tarihindeki değerinin tespiti ile davacı şirketin zarara uğrayıp uğramadığı, taşınmazın değerine üzerindeki ipoteklerin etkisi konusunda Talimat Mahkemesi aracılığıyla yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi kurulu kök ve ek raporunda; taşınmazın 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planına göre emsal: 0,40 yapılaşma hakkına sahip "... alanında kaldığı, bölgeyle ilgili herhangi bir imar çalışmasının bulunmadığı, ham arazi niteliğinde olan taşınmazın uygulama sonucu yapılan ... kesintisinin yaklaşık %15-20 arasında uygulandığı, arazinin 1.000 m2lik kısmının yola terk edileceği, imar uygulaması sonrasında yeni durumuna göre ... kazı yapılması sonucunun esas alınarak ... ...'nun oluru sonrasında büyükşehir belediyesince imar lejandı değişikliği ile ilgili çalışma yapılabileceği, akaryakıt depolama tesisi kurmak için alanın standartlara göre yeterli olduğu, ... dolum tesisleri ile .... boru hattına yakınlığının akaryakıt depolama alanı için avantaj sağladığı, satın alma konusunda çalışma yapacak komisyonun hangi kriterler esas alınarak kurulduğunun net olmadığı, uzmanlardan destek alınmadığı, sit alanı içinde bulunan arazinin sorununun çözülüp çözülmeyeceğinin belirli olmadığı bir arazinin alımına karar verildiği, arsanın sahibi olmayan bir şirket ile fiyat pazarlığı yapılarak adi yazılı sözleşme yapıldığı, satın alma tarihi de dikkate alındığında yapılan işlemin hacmine göre gösterilmesi gereken özenin yerinde ve yeterli görülmediği, emsal araştırması sonucunda arazinin satış tarihi itibariyle değerinin 2.500.000,00 TL, dava tarihi itibariyle değerinin 7.000.000,00 TL olduğu, ipoteklerin gayrimenkulun satış değerine etkisinin olumsuz olarak değerlendirildiği mütalaa olunmuştur. Dosya kül halinde bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş, bilirkişi kurulu kök ve ek raporlarında; taşınmaz alım tarihindeki bedelinin 2.500.000,00 TL, dava tarihindeki değerinin 7.000.000,00 TL olduğuna ilişkin bilirkişi raporunda belirtilen teknik hesaplara iştirak edildiği, mülkiyeti ... ait olan arazinin satışı ile ilgili 10/01/2007 tarihinde gerçekleşen ihalede davacı şirketin yer almadığı, ihale üzerine kalan .... 'nun vekili olarak yer alan davalı ...'ın söz konusu taşınmazı üzerine devralarak davacı şirkete satışı gerçekleştirdiği, taşınmazın ilk maliklerinden alımı ile vekilden alımı arasında fark bulunmadığı, bu durumun zarar artırıcı unsur olarak nitelendirilemeyeceği hususunun mahkemenin takdirinde olduğu, taşınmazın satın alım tarihinde ipotekli olduğunun davacı şirket yönetim kurulu tarafından da bilindiğinin alınan karar ile sabit olduğu, bu kapsamda söz konusu taşınmaza ilişkin ... ödenen ipotek bedellerinin taşınmazın satın alındığı ... Petrol Ürünleri Ltd. Şti'ne yapılacak ödemelerden tenzil edileceği ve kalan tutarın imar işlemleri tamamlandıktan sonra ödeneceğine dair ek sözleşme akdedildiği nazara alındığında yönetim kurulu kararlarının yerindeliğinin denetlenemeyeceği, arazinin 3.derece sit alanı içerisinde olmasının yapılan kazılarda arkeolojik bulguya rastlanılmaması sebebiyle arazinin satın alım amacına uygun kullanılmasına engel teşkil etmediği, bu işlemlerin yürütülmesinin ... Limited Şirketi tarafından üstlenildiği, bu nedenle maliyeti artırıcı bir unsur teşkil etmediğinden davacı şirketin zararına sebebiyet vermeyeceği, davacı şirkette 19/06/2008 tarihli olağan genel kurul kararı ile arazinin alındığı 2007 yılına ait yönetim, şirket faaliyet ve hesaplarının ibra edildiği, ceza mahkemesi kararının bağlayıcı olup olmadığı hususunda takdirin mahkemeye ait olacağı bildirilmiştir. Davalıların satım işlemi nedeniyle davacının zarara uğratıldığı iddiasına dayalı ...'na yapılan suç duyurusu sonrasında davalılardan ... hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına, diğer davalılar hakkında görevi kötüye kullanarak kamunun zararına neden oldukları ve kamu mallarının ... etmek yetkisinin gereği olarak güveni kötüye kullandıkları iddiasına dayalı... E sayılı dosyasında açılan ve bekletici mesele yapılan davada yapılan yargılama sonucu sanıkların kamu görevlisi sayılamayacakları, sanıklar ... ve ...'nun olay tarihinde ... şirketinin genel müdür ve genel müdür yardımcısı olduğu, sanık ...'ın arsanın satın alındığı ... Petrol şirketinin sahibi ve yetkilisi olduğu, 10/07/2007 tarihli ... şirketinin sanık ... başkanlığındaki yönetim kurulu toplantısında taşınmazın alımına ilişkin satış sözleşmesi düzenlenmesine karar verildiği, 27/12/2007 tarihli yönetim kurulu toplantısında taşınmazın satın alınmasına karar verildiği ve suça konu taşınmazın satın alınmasına ilişkin ek sözleşme düzenlendiği, sözleşmede şirket yetkilisi ...'in genel müdür, ...'nun genel müdür yardımcısı, satıcı olarak ...'ın isim ve imzalarının bulunduğu, taşınmazın 2.500.000,00 TL'ye satın alındığı, gerekli fiyat araştırması ve pazarlık yapmadan akaryakıt dolum tesisi yapılacak araziyi maliklerden almayarak aynı gün yapılan 2 ayrı tapu işlemi ile ... Petrol'den 1.082.250,00 TL fazla bedel alarak ve 450.000,00 TL KDV ödeyerek, sözleşmeye teminat ile ilgili hüküm koymayıp teminat almayarak ... ve belediyeden izin alınmadan, satıcı kimlikleri yerine getirilmeden bir kısım bedeli ödeyerek arazinin olumsuz şartları nedeniyle inşaat maliyetinin şirkete ek yük getirecek olmasına sebep olunarak, arazi üzerinde ... lehine ipotek konulmasına rağmen ipotek sorunları çözülmeden taşınmazın alımına karar verilerek ... ipotek borcu ödenmiş olup ipotek durumu çözülmeyip daha fazla ipotek bedeli ödenmesi durumu ile karşılanacak olunmasına neden olunarak ... Petrol şirketinin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri uygulamayarak petrol dağıtım şirketini zarara uğrattıkları gerekçesiyle sanık genel müdür ...'in şirketin yönetim kurulu üyesi olması, gayrimenkul satış sözleşmesi ve yönetim kurulu kararında imzasının olması, sanık ...'nun genel müdür yardımcısı olarak şirket alım sözleşmesinden kaynaklanan yetki ve sorumlulukları bulunmakla hizmet sebebiyle güveni kötüye kullandıkları, sanık ...'ın araziyi satan ... Petrol şirketinin sahibi olarak suça iştirak ettiği kanaatiyle sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçunu işlemedikleri sabit olduğundan atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine, sanıkların hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçundan ayrı ayrı cezalandırılmalarına dair 19/12/2014 tarihinde verilen kararın .... 20/06/2019 tarihli ilamı ile onanarak kesinleştiği incelenen dosya kapsamından anlaşılmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin depolama tesisi kurulması amacıyla 18/07/2007 tarihinde ... Pet. Ürn. Nak. İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti'nden .... Parselde kayıtlı 33.350 m2 yüz ölçümüne sahip olan arazinin satın alımı sırasında fahiş tutar ödendiği iddiasıyla 1.082.250,00 TL zararın davalılardan tahsilinin talep edildiği, davalıların yapılan işlemlerin usulüne uygun ve yasal olduğu, taşınmaz alımının davacı şirketin ihtiyacından doğduğu, satın almadan önce bağımsız değerlendirme şirketlerinden raporlar alındığı, satın alma bedelinin ve satın alma işleminin yönetim kurulunca belirlendiği, ...'ın satın işleminin vekaleten yerine getirildiği belirtilerek davanın reddi gerektiğinin savunulduğu, somut olayda dava konusu taşınmazın ...'ne ait iken dava dışı .... tarafından belli hisse oranlarında satın alındığı, 18/07/2007 tarihinde arazinin anılan şahıslardan davalı ...'ın sahibi olduğu şirket tarafından satın alınarak aynı tarihte davacı şirkete satıldığı, mahallinde yapılan tespitte arazinin 1/5000 ölçekli ve 3.derece arkeolojik sit alanında bulunduğu ... kesintisinin %15-20 aralığında uygulanacağı ve 1.000 m2lik kısmının yola terk edileceği, arazinin sit alanı olması nedeniyle imar uygulaması sonrası oluşacak parselin yeni durumuna göre ... oluru sonrasında büyükşehir belediyesince imar lejandı değişikliği ile ilgili çalışma yapılabileceği, arazinin belirli bir noktasında yüksek gerilim hattı geçtiği, arazi üzerinde ... lehine ipotekler tesis edildiğinin belirlendiği, dava ve keşif tarihine kadar arazinin satın alma tarihindeki durumunu koruduğu, taşınmazın ilk maliklerinden satın alınmayarak 18/07/2007 tarihinde önce 1.417.750,00 TL bedelle ... Petrol Şirketince satın alınarak aynı tarihte anılan şirket tarafından davacı şirkete 2.500.000,00 TL'ye satış suretiyle devrinin sağlanmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği, kamu görevlisi olmayan davalılardan ...'in yönetim kurulu üyesi ve genel müdür olarak görev yaptığı, satın alma tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK'nın 341 maddesi uyarınca böyle bir davanın açılabilmesi için genel kurulda dava açılması yönünde karar alınması gerektiği, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK hükümleri arasında mülga 341.madesi gibi açık bir düzenleme olmamakla anılan Yasa'nın 479/3-a maddesindeki düzenleme karşısında anonim şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için şirket genel kurulunda karar alınmasının dava şartı olduğu, dava tarihi itibariyle bu yönde bir genel kurul kararının bulunmadığı, anılan eksikliğin giderilmesi için davacı tarafa HMK 54 maddesi kapsamında verilen kesin mehile rağmen eksikliğin giderilmediği, davalı ... hakkında ... yapılan suç duyurusuna ilişkin kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, satım işleminde şirketin vekili sıfatıyla hareket ettiği, zararın oluşumuna katkısına dair yeterli delil bulunmadığı, davalılardan ...'nun davacı şirketin genel müdür yardımcısı olarak alım sözleşmesinden kaynaklanan yetki ve sorumluluğunun bulunduğu, davalı ...'ın davacı şirkete araziyi satan ... Petrol şirketinin sahibi olarak zararın oluşumunda iştirakinin bulunduğu, ... E sayılı dava dosyasında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan dolayı sanık sıfatıyla yargılanan ... ve ...'ın eylem ve zarar arasındaki illiyet bağı tespit edilmek suretiyle cezalandırılmasına dair verilen kararın derecattan geçerek kesinleştiği, Ceza Hakimi'nin tespit ettiği maddi olayların Hukuk Hakimini bağlayacağı anlaşılmakla davalı ... hakkında açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, davalı ... hakkında açılan davanın esastan reddine, davalı ... ve ... hakkında açılan davanın kabulü ile 1.082.250,00 TL'nin arazinin satım tarihi 18/07/2007 (kısa kararda rakam hatası sonucu 2008 yazılmakla) tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... hakkında açılan davanın usulden reddine, 2-Davalı ... hakkında açılan davanın esastan reddine, 3-Davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın kabulü ile, 1.082.250,00 TL'nin 18/07/2007 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-492 sayılı Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 73.928,50 TL harçtan peşin alınan 18.482,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 55.446,35 TL harcın davalılar ... ve ...'dan tahsili ile ... irat kaydına, 3-Davacı tarafından sarf edilen 14.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.059,40 TL posta-müzekkere gideri olmak üzere toplam 15.059,40 TL yargılama gideri ile 18.482,15 TL peşin harcın Davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 134.580,00 TL vekalet ücretinin Davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 134.580,00 TL vekalet ücretinin Davacıdan tahsili ile Davalı ...'a verilmesine, 7-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7.maddesi uyarınca takdir olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin Davacıdan tahsili ile Davalı ...'e verilmesine, 8-HMK 333 maddesi uyarınca yatırılan gider avansında kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/06/2023 Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı