İlk Derece Mahkemesi · Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/151 E. 2025/118 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/151
- Karar No
- 2025/118
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/151 Esas - 2025/118 T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/151 KARAR NO : 2025/118 ... DAVA : Ticari Şirket DAVA TARİHİ : 02/11/2024 KARAR TARİHİ : 20/02/2025 K.YAZIM TARİHİ : 26/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan şirket müdürlük yetkisi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Davacı ile davalılardan ...ın 2017 yılında evlendiklerini, davalı ... şirketinde çalışırken 22/09/2020 tarihinde 1.750 pay satın aldıkları, pay tescilinin davalı adına yapıldığını ve münferit yetkili müdür olduğunu, davacının da 07/02/2023 tarihinde, 3.250 adet pay satın alarak davacı ve davalıdan oluşan bir ortaklık yapısının oluştuğunu, davacının aynı zamanda ... şirketinde ... olarak çalıştığı halde, davalı ... ve Maliyeye davacının hizmetlerini bildirmediğinden aralarında da başka sorunlar olduğundan anlaşarak boşandıklarını, ... görülen boşanma dosyasına sundukları protokolün mal rejiminin tasfiyesi başlıklı kısmın 2. Paragrafında "...tarafların ortak rıza ve kabulleri ile... hissesinin %15'inin bedelsiz olarak boşanma kararının verilmesinin akabinde ... devir ve adına tescil edecektir. Böylelikle tarafların belirtilen şirketteki hisse oranlarının ... yevmiye numaralı yazısı ile boşanma protokolü uyarınca pay devri için hazır olduğunu ve yönetiminin paylaşılması için gerekli işlemleri yapması için davalıyı ihtar ettiğini, davalı ... yevmiye sayılı yazısında "15 oranında hissenin bedelsiz devralımı konusunda hazır oldukları..." şeklinde cevap verdiğini, davalı ...'ın hisselerini bedelsiz devir almaya hazır olduğuna dair cevabına rağmen davacının yaptığı tüm girişimleri fiilen geri çevirdiğini, bunların üzerine davacının 13/11/2023 tarihinde şirketin mali müşaviri ...., talebinizi ... beye ilettim haber bekliyorum", "Merhaba ... hanım, net bir cevap alamadım" şeklinde cevap verdiğini, davacının bu kez de bir sonuca bağlamak için 09/11/2023 tarihinde %15 payın davalı ...'a bedelsiz devri,... ait hisselerin bedeli karşılığında alınabileceği hususlarında ... müracaat ederek tescile davet yazısı gönderilmesi istemli talebinin ilettiğini, ... 11/06/2024 tarihli yazısı ile "davalının tescile davet edildiğine, şirket vekili olarak avukat tarafından Tescilden kaçınma ve sebeplerine" dair 03/06/2024 tarihli dilekçeleri ile cevap verildiğinden, kaçınma sebepleri de yerinde bulunduğundan" bahisle cevap verildiğinden, protokol hükümlerinin tescil ve ilanına ilişkin işlemlerin yine yapılamadığını, davacının 23 Mayıs 2024 tarihinde ...sayılı yevmiyesinde kayıtlı ihtarname ile davalıyı protokol hükümleri uyarınca hisse devri ile pay devrine ilişkin işlemlerin sürüncemede bırakıldığına, bu işlemlerin yapılması halinde sorumlulukların muhataba ait olacağına dair ihtarname gönderdiğini, davalının protokol hükümlerine uymaktan kaçınması sebebiyle hisse devri konusunda yine sonuç alınmadığını, son olarak davalı ... yevmiye sayısında kayıtıl ihtarname gönderildiğini, ... numaralı müracaatları üzerine davacının ... şirketindeki %15 hissenin bedelsiz devrini de önermelerine rağmen anlaşmadıklarından ... numaralı anlaşmamaya dair son tutanağın düzenlendiğini, tüm bu süreç içerisinde davalının muvazaalı bir şekilde ... isimli bir kişiye ... unvanlı bir başka şirketi kurdurarak tüm öğrenci kayıtlarını bu şirkete kaydırdığını, demirbaşları da bu şirketin kullanımına tahsis ettiğini, ... şirketinin içini boşaltıp resmi adresinde ...unvanlı şirket altında faaliyetlerini sürdürdüğünü, davalı şirket müdürünün kötü niyetli ve kasıtlı davranışları ile şirketi batağa götürüp içini boşaltırken, davacıyla kar paylaşımı yapmadığını, işten çıkartıp gelir elde edemez hale soktuğunu, davacı müvekkilinin bir süre branşı olmayan bir işte çalışırken işten ayrılıp bir başka işe girmek zorunda kaldığını, ancak burada da mali bakımdan hayli zor durumda olduğu ve bu davalara masraf edebilecek durumda bulunmadığını, hak arayışı ve adalete erişim hakkının önünün açılması ve taleplerinin değerlendirilmesi bakımından adli yardım taleplerinin bulunduğunu ve yapılacak yargılama ile pay tescilinin hükmen yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacının şirket müdürlük yetkisinin müşterek kullanılmasına ilişkin talebi Mahkememizin ... Esasından tefrik edilerek yukarıdaki ... Esasına kaydedilmiştir. CEVAP: Davalılar ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; Dava, boşanma protokolünden kaynaklanan hisse devri ve tescili istemine ilişkin olduğunu, görevli mahkemenin ... Mahkemeleri olması gerektiğini, görev yönünden yapılan itirazlarının kabulü ile dosyanın görevli olan ...gönderilmesine karar verilmesini, derdestlik itirazında bulunduklarını, dava dilekçesinde “... Şirketinin Müdürlük yetkisinin ... E. Sayılı dosyası ile derdest olduğunu, ilgili dosyanın 18.12.2024 tarihli ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık tespiti, .... davalı şirketin yöneticilikten azli ve diğer terditli taleplerin yerinde olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır." şeklinde yapıldığını, her iki dosyanın dava dilekçelerinin dahi neredeyse aynı olduğunu, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-ı maddesi uyarınca "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması." dava şartı olarak düzenlendiğini, davacının müdürlük yetkisine ilişkin olan talebinin dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, ayrıca müvekkili şirkete karşı husumet yöneltilmesinin yerinde olmadığını, ... K. sayılı kararı ile ilama geçirilen boşanma protokolü, davacının hisselerinin ve müdürlük yetkisinin devri için yeterli bir hukuki sebep olmadığını, davacının %15 oranında hissesinin müvekkili üzerine tescil edilmesi için gerekli yasal şartların oluşmadığını, davacının taleplerinin şirket çıkarlarını değil tek taraflı olarak kendi çıkarlarını gözettiğini ve kötüniyetli olduğunu, müvekkili şirketinin içinin boşaltıldığı ve müvekkili şirketineyerine muvazaalı şirket kurularak faaliyetlere devam edildiği yönündeki iddialarının ispattan uzak ve asılsız olduğunu belirterek öncelikle davanın usulden reddine, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, Mahkeme aksi kanaatte olunması halinde davanın müvekkilleri yönünden esastan reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun m. 114/1-h "Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması." uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, işbu dava konusuna ilişkin müvekkiline yapılan bir tescil başvurusu bulunmadığını, müvekkilince verilen davaya konu edilebilecek bir ret kararının da bulunmadığını, müvekkilinin tek yükümlülüğünün TTK m. 33 hükmünden kaynaklanmakta olduğunu, bu yükümlülüğünde yerine getirildiğini, bu nedenle davada müvekkiline husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davanın süresi içerisinde açılmadığını, reddi gerektiğini, müvekkilinin resen tescil yetkisinin bulunmadığını belirterek öncelikle davanın usulden aksi takdirde esastan reddine karar verilmesini istemiştir. MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, şirket müdürlük yetkisinin taraflarca müşterek kullanılmasına karar verilmesi istemine ilişkindir. HMK'nun 114/1-ı bendinde "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması" dava şartlarından olarak öngörülmüştür. Aynı yasanın 115/1-2. maddesi ise, Mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı ve dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün değilse davanın usulden reddine karar verileceği hükmünü amirdir. Davacının da kabul ettiği şekilde; Davacı ... tarafından açılan ve ... Esas sayılı dosyası ile devam eden davada, davacının eldeki dava ile aynı mahiyette ... müdürlük yetkisinin taraflarca müşterek kullanılmasına kmüdürlük yetkisinin taraflarca müşterek kullanılması talebinde bulunduğu, davalıların... olduğu ve dosyanın derdest olduğu anlaşılmıştır. Davacının bu kez aynı taraflar arasında aynı talebe ilişkin eldeki davayı açmış olduğu, böylece aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte (derdest) olduğu anlaşılmıştır. Derdestliğe yönelik dava şartı noksanlığının giderilmesinin mümkün olmadığı ve derdestlik dava şartı olup Mahkemece res'en dikkate alınması gerektiğinden HMK' nun 114/1-ı ve 115/2. maddeleri gereğince derdestlik ile ilgili dava şartı noksanlığı sebebiyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, HMK'nun 114/1-ı ve 115/2. maddeleri gereğince derdestliğe yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6102 sayılı TTK’nun 5/A-1. maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A-14. maddesi ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince hesaplanan ve Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair; Taraf vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/02/2025 ...