İlk Derece Mahkemesi · Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/869 E. 2025/247 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/869
- Karar No
- 2025/247
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/869 Esas - 2025/247 T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/869 KARAR NO : 2025/247 HAKİM : ...... KATİP :...... DAVACI : ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALI : ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/12/2024 KARAR TARİHİ : 14/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında adi yazılı şekilde imza altına alınan 06.04.2023 tarihli "......" ile mülkiyeti müvekkili şirkete ait olan iki adet aracın davalı şirkete satışı hususunda mutabakata varılmışsa da resmi satış işlemleri yapılamadığını, ancak araçların 06.04.2023 tarihi itibariyle davalı şirkete teslim edildiğini, davalı şirket, sözü edilen araçları müvekkil şirkete iade ettiği 12.07.2024 tarihine kadar kullandığını, buna karşılık, davalı şirket de araçların satışı karşılığında 500.000,00-TL ödeme alındığını, ayrıca, 20.07.2024 keşide tarihli 3.296.000,00-TL tutarında çek teslim ettiğini, tarafların birbirine teslim etmiş olduğu araçlar ve çekler 12.07.2024 tarihli tutanakla yek diğerine iade edildiğini, buna karşılık, sözü edilen araçların 06.04.2023 ilâ 12.07.2024 tarihleri arasında geçen 1 yıl 3 ay 6 günlük sürede kullanımı için herhangi bir tazminat ödenmediğini, davalı şirket, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak kendisine teslim edilen iki adet aracın 1 yıl 3 ay 6 günlük kira bedeli kadar zenginleştiğini, müvekkil şirketin de bu bedelden mahrum kaldığını, dolayısıyla, sözü edilen kira bedelinin davalı şirketin sözleşme ilişkisinin geçerli hale getirilemeyeceğinin anlaşıldığı 10.06.2024 tarihinden geri bir tarihte olmamak kaydıyla, denkleştirici adalet prensibine göre, bu tarihteki rayice uygun olarak hesaplanarak müvekkil şirkete iade edilmesi gerektiğini,12.07.2024 tarihli tutanakla sözleşme gereği müvekkili şirkete verilen 3.296.000,00 TL tutarlı çek alıcı şirkete ve alıcı şirkete teslim edilen iki araç da müvekkili şirkete iade edildiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 29. maddesinde "Bir sözleşmenin ileride kurulmasına ilişkin sözleşmeler geçerlidir. Kanunlarda öngörülen istisnalar dışında, önsözleşmenin geçerliliği, ileride kurulacak sözleşmenin şekline bağlıdır." hükmüne yer verilmiş olması karşısında; taraflar arasında imza edilen sözleşmenin satış vaadi niteliğinde kabul edilse dahi geçersiz olacağı kabul edilmesi gerektiğini, dolayısıyla, 06.04.2023 tarihli sözleşmeye gerek iş makinesi satış sözleşmesi gerekse satış vaadi sözleşmesi kabulünden hareketle geçerlilik atfedilmesi mümkün olmadığını, kaldı ki taraflar da sözleşme gereği edimlerin ifa edilemeyeceğini kabul ederek geçersizlik sonucu gereği teslim aldıklarını iade etmişler, fakat davalı şirket, geçersiz sözleşme gereği kendisine teslim edilen araçları kullanmaktan kaynaklı kira tazminatı ödemekten imtina ettiğini, taraflarınca açılan işbu davada, kira tazminatı (ecrimisil) talebinde bulunulduğunu, tüm bu nedenlerle davanın kabulüne, 06.04.2023 tarihli geçersiz sözleşme kapsamında davalı şirkete teslim edilen iki aracın 06.04.2023 ilâ 12.07.2024 tarihleri arasında davalı şirketçe kullanılmış olması nedeniyle şimdilik 10.000,00 TL kira tazminatının 10.06.2024 tarihinden itibaren yürütülecek avans faiziyle birlikte davalı şirketten alınarak müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun olarak tebligat çıkarılmasına rağmen davaya cevap vermediği gibi duruşmalara da katılmamıştır. DELİLLER: -27/12/2023 tarihli Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Sonu tutanağı, -İş Makinesi Aracı Satış Sözlemesi, -Çek ve Araç Teslim Protolü, Çek Sureti, -....Noterliğinin 10/06/2024 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı, MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava; araç satış sözleşmesinin feshinden kaynaklı alacağının tahsiline ilişkin alacak davasıdır. Davacı satıcı, davalı alıcı ile 06.04.2023 tarihli harici araç satış sözleşmesi imza edildiğini, 2 adet aracın aynı tarihte davalıya teslim edilip karşılığında 500.000,00-TL nakit ve 20/07/2024 tarihli 3.296.000,00-TL çek alındığını, araçların noter satışlarının gerçekleştirilememesi üzerine tarafların bir araya tekrar gelerek 12.07.2024 tarihli Çek ve Araç Teslim Protolü imza edildiğini, araçlarının iade edildiğini, kendisininde 20/07/2024 tarihli 3.296.000,00-TL çeki davalıya iade ettiğini, ancak 06.04.2023 tarihli geçersiz sözleşme kapsamında davalı şirkete teslim edilen iki aracın 06.04.2023 ilâ 12.07.2024 tarihleri arasında davalı şirketçe kullanılmış olması nedeniyle şimdilik 10.000,00 TL kira tazminatının 10.06.2024 tarihinden itibaren yürütülecek avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsilini talep etmiş davalı şirket davaya cevap vermemiş duruşmalara da katılmamıştır. Emsal ....'NİN 16.01.2014 tarih ve ...... sayılı ilamında;".. Taraflar arasında satıma konu biçerdöver tescile tabi olup bu biçerdöverin haricen taraflar arasında satım sözleşmesine konu edildiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 20/d maddesi uyarınca tescilli araçların noter dışı satış ve devirleri geçersiz olup, geçersiz satışlarda herkes aldığını sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade etmekle yükümlüdür. Para faizsiz, mal ise bedelsiz olarak iade edilecektir. Mahkemece uyuşmazlığın belirtilen bu kurallar çerçevesinde çözümlenmesi gerekirken somut olaya uymayan gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir..." Emsal .......'NİN 13.09.2012 tarih ve ...... sayılı ilamında; "..Taraflar arasında satıma konu araç tescile tabi bir araç olup bu aracın haricen taraflar arasında satım sözleşmesine konu edildiği tarafların kabulündedir. 2918 sayılı KTK'nun 20/d maddesine göre resmi şekle uyulmaksızın yapılan satışlarda satım sözleşmesi geçersiz olup taraflar geçersiz sözleşme uyarınca verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade etmelidir. Para faizsiz, mal ise bedelsiz olarak iade edilecektir. Bu durumda Mahkemece, somut olayda tarafların sadece birbirlerinden aldıklarını aynen iade ile yükümlü oldukları, geçerli olarak kurulmuş bir sözleşmenin feshi halinde talep edilebilecek kalemlerden olan menfi zarar talebinde bulunamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklinde kararları mevcuttur. Toplanan delillere göre; Dava; araç satış sözleşmesinin feshinden kaynaklı alacağının tahsiline ilişkin alacak davacı olduğu, tarafların tacir olduğu, sözleşmenin 7.1 maddesi incelendiğinde; satış tarihinde Satışa konu araçların üzerilerinde rehin ve hacizlerin bulunduğu, davacının sözleşmenin imza edildiği tarihten itibaren 15. gün içinde bu rehin ve hacizleri kaldırmayı taahhüt ettiği, ancak rehin ve hacizlerin kaldırıldığına ilişkin bir bilgi ve belgenin dosyaya ibraz edilmediği, davacı satıcının davalı alıcıya satış sebebiyle aldığı ileri tarihli (20/07/2024 tarih- 3.296.000,00-TL ) çeki iade etse de alıcıdan araç bedeli olarak aldığı 500.000,00-TL iade ettiğine dair bir beyan ve delilin dosya içeriğinde mevcut bulunmadığı, emsal yargı kararları dikkate alındığında taraflar arasında satıma konu araçların tescile tabi olup bu araçların haricen taraflar arasında satım sözleşmesine konu edildiği, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 20/d maddesi uyarınca tescilli araçların noter dışı satış ve devirleri geçersiz olup, geçersiz satışlarda herkes aldığını sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade etmekle yükümlü olduğu, Para faizsiz, mal ise bedelsiz olarak iade edilmesinin gerektiği, anlaşılmakla davacının davalıdan kira tazminatı veya ecrimisil adı altında bir tazminat talep edemeyeceği değerlendirilmiş ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile eksik 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafın yapmış olduğu yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca ...... bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair; Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ...... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14.04.2025 Katip ...... ¸[e-imzalıdır] Hakim ...... ¸[e-imzalıdır]