İlk Derece Mahkemesi · Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/722 E. 2024/94 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/722
- Karar No
- 2024/94
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/722 Esas - 2024/94 T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/722 KARAR NO : 2024/94 HAKİM : .... KATİP : .... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 01/11/2023 KARAR TARİHİ : 12/02/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı aracın 01/11/2021 tarihinde dava dışı mağdur ...'a çarpmak suretiyle yaralamalı trafik kazasına karıştığını, kaza tespit tutanağına ve bilirkişi raporuna göre müvekkili şirkete ait araç kusurlu bulunduğunu, kazada yaralanan ... 13/09/2022 tarih..... sayılı Adli Kurul Raporunda da engellilik oranının %50 olduğu tespit edildiğini, mağdur ..., uğramış olduğu zararla alakalı maddi tazminat talebinin zorunlu trafik sigortası limitini (430.000 TL) aşan kısmı ve manevi tazminat talebine ilişkin 15/05/2023 tarihinde .... E. Sayılı dosyasında dava açarak ihtiyati haciz kararı aldığını, alınan karar doğrultusunda müvekkili şirketin hesaplarına haciz konulmuş ve müvekkili ticari hayatına devam edemez duruma geldiğini, hacizlerin kaldırılıp ticari hayatına devam edilebilmesi amacıyla yapılan protokol kapsamında mağdurun tüm maddi ve manevi tazminatlarına ilişkin olarak müvekkili şirket toplam 500.000,00-TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, davacı ile davalı arasında akdedilen 26/05/2021 düzenlenme tarihli .... nolu KASKO poliçesinin Artan Mali Sorumluluk (maddi tazminat taleplerine ilişkin) limiti Sınırsız ve Artan Mali Sorumluluk Manevi Tazminat limiti ise 2.500.000 TL olduğunu, anılan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının üzerinde olan maddi tazminatın kalan kısmı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının dışında kalan manevi tazminattan Kasko poliçesi kapsamında davalı şirketin sorumlu olduğunu, protokol kapsamında yapılan ödeme, dava dışı mağdurun yasal talep hakkının çok altında bir ödeme olduğunu, tüm bu nedenlerle davalarının kabulüyle; müvekkili şirketin yapmış olduğu ödemenin kalan bakiye miktarı olan 415.000 TL'nin ödeme tarihi olan 22/05/2023 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizli ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde 1218242821 numaralı Birleşik Kasko Sözleşme Sigorta Poliçesi "genişletilmiş Kasko" ile 31/05/2021 - 31/05/2022 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zararı nispetinde olduğunu, davacının ödeme yapmış olduğu alacak kalemleri teknik inceleme gerektiren kalemler olup dava dışı ...'a hiçbir teknik hesaplama yapmadan ödememiş olduğu tutarın müvekkili şirketten talep etmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, sebepsiz zenginleşme teşkil eden ödemelere ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmakla ve kusur ile maluliyet oranını kabulü anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirket dava öncesi sorumlu olduğu tutarı fazlasıyla ödemiş olduğunu, mezkur kazadan kaynaklı başkaca bir sorumluluğu kalmadığını, kaza tespit tutanağında sigortalıya kusur atfedilmiş ise de atfedilen kusur oranı gerçeği yansıtmadığını, davacının fahiş manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini, manevi tazminat zenginleşme aracı olmadığını, tüm bu nedenlerle fazlaya ve başkaya ilişkin hakları ihbar, dava, talep ve şikayet hakları saklı tutarak; - Müvekkili şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, sigorta ettirenin üçüncü kişiye zararı ödemesi sebebiyle, sigortacısından "kasko sigorta poliçesinden" kaynaklı rücuan tazminat istemine ilişkindir. 01.11.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle dava dışı ...'ın yaralandığı, kazaya sebebiyet veren ... plâka sayılı aracın davacıya ait olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından 31.05.2021-31.05.2022 tarihleri arasında GENİŞLEETİLMİŞ KAKSO SİGORTA POLİÇESİ ile sigortalı olduğu, dava dışı ...'ün araç sürücüsü, davalı sigorta şirketinin ise aracın kasko poliçesi düzenleyen sigortacı olduğu konusunda anlaşmazlıklarının bulunmadığı, uyuşmazlığın; dava dışı yaya ve araç sürücünün olaydaki kusur durumu ve dava dışı ...'ın maluliyet oranı, araç maliki, sürücüsü ve sigortacısından maddi ve manevi tazminat talep edip edemeyeceği, edebilecek ise miktarı, ZMMS poliçesi kapsamını aşan bir zararının bulunup bulunmadığı, ve dava dışı ...'a ödendiği iddia olunan tazminatın ne kadarının Kasko poliçesi kapsamında davalı sigortacısından rücuen talep edilebileceği noktasında toplanmaktadır. Davacının maliki olduğu ... plakalı (binek oto) hususi aracın davalı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığı, dava konusu rizikonun kasko sigorta poliçesi teminat süresi içerisinde gerçekleştiği dosya içeriği ile sabittir. Somut olaya gelindiğinde; davacı ile davalı arasındaki hukuki ilişki de haksız fiilden doğmuştur. Sigortalı araç kullanım şekli hususi araç olmakla birlikte aracın malikinin ... .Anonim Şirketi olması nedeniyle ticari araç niteliğinde ise de, davacıya ait araçta hususi araç olduğundan TTK'nun 4/1 maddesindeki nisbi ticari dava koşulları oluşmadığı gibi iş bu davanın aynı maddede düzenlenen mutlak ticari dava niteliği de bulunmamaktadır. Bu durum karşısında, haksız fiilden doğan davada genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemeleri davaya bakmakla görevlidir. TTK'nun 6335 sayılı kanun ile değişik 5/3 maddesi uyarınca 01/07/2012 tarihinden itibaren asliye ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline dönüştürülmüştür. Mahkemenin görevli olması ise, HMK'nun 114/1.c maddesi uyarınca dava şartlarından olup, anılan kanunun 115. maddesi uyarınca da davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılır. Hal böyle olunca, davacının halefiyete dayalı olarak açtığı iş bu rücuan alacak davasında asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, 1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK nun 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE, 2-Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın yetkili ve görevli .... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-HMK nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, 4-İş bu karar taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde talep halinde HMK 20. maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına (bu kararın tebliği ile birlikte taraflara ihtarat yapılmış sayılmasına) Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12.02.2024 Katip .... Hakim .... ¸[e-imzalıdır] ¸[e-imzalıdır]