İlk Derece Mahkemesi · Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/456 E. 2024/175 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/456
Karar No
2024/175
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/456 Esas - 2024/175 T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/456 KARAR NO : 2024/175 HAKİM :.... KATİP :... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. .... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/06/2022 KARAR TARİHİ : 06/03/2024 K.YAZIM TARİHİ : 13/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı, .... Ltd. Şti. .... Esas sayılı dosyada, müvekkili kooperatif aleyhine toplamda 96.000,00 TL asıl alacak konusu senet bedeline istinaden "Kambiyo senetlerine özgü haciz" yoluyla takip başlattığını, icra takibine konu edilen borca ait senetler de, borcun sebebi malen kaydı ile tevsik edildiğini, senetlerin kooperatifin eski başkan ve diğer ... üyeleri tarafından düzenlendiğini, icra takibine yasada düzenlenen hükümlerde itiraz ve dava açılmadığını, takibin kesinleştiğini, kooperatif eski ... 26.01.2014 tarihinde yapılan, 2013 yılı olağan genel kurulunda seçilmediklerini, genel kurul eski yönetim ve denetim kurulunu ibra etmediklerini, ibra edilmeyen ... üyeleri kooperatif defterleri ile belge, makbuz ve kasa hesabını yeni yönetime devretmediğini, bu konuda eski ... üyeleri aleyhine, defter, belge, makbuz ve kasa hesabının devri için 04/02/2014 tarihinde kooperatif merkezine gidilmiş, evraklar teslim edilmediğini, bu sebeplerle .... Noterliği 05.Şubat 2014 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname düzenlendiğini, eski yönetim tarafından kooperatif yeni yönetim kuruluna sunulan defter ve belgelerde, davalı şirket adına düzenlenen senetler ile ilgili olarak, davalı şirketin müvekkili kooperatif arasında akdedilmiş sözleşme, davalı şirket tarafından müvekkili kooperatif adına düzenlenmiş fatura, mal teslimine ilişkin irsaliye de dahil olmak üzere hiçbir belge ve bu belgelerin defter kaydına rastlanmadığını, bu sebeplerle olacak ki, alacaklı şirket de takibin başlangıcı olan 2015 yılından 2021 yılına kadar icra dosyasında hiçbir işlem yapmadığını, 2021 yılına kadar takip edilmeyen dosya ile ilgili olarak da hukuki başvuru yapılması gereği oluşmadığını, icra takibine konu edilen senetlerdeki malen kaydı ve davalı şirketin faaliyet alanı gereğince, davalı şirketin müvekkili kooperatife, kooperatifin inşaatlarının yapımı ile ilgili olarak mal tedarik etmiş olduğu düşünülebileceğini, ancak inşaat, müvekkili kooperatif tarafından değil, kooperatif ile sözleşme akdeden dava dışı ... Ltd. Şti. Tarafından "hakediş usulü" ile yapıldığını, hakediş usulü ile yapılan işlemlerde, inşaat için gerekli olan malzeme, işçilik ve her tür harcamanın yüklenici tarafından yapılması gerektiğini, müvekkili kooperatif, yüklenicinin sözleşme koşullarında düzenlediği hakediş bedellerini ödemekle yükümlü olduğunu, inşaatlar ile ilgili olarak malzeme temini yükümlülüğü bulunmadığını, bu sebeplerle, müvekkili kooperatifin inşaatlar ile ilgili olarak mal ve hizmet teminine ilişkin kambiyo senedi düzenleme yükümlülüğü söz konusu olamayacağını, senet üzerindeki imza ve kaşenin eski ... üyeleri tarafından imzalanmış olması borcun kabulü için geçerli bir hukuki sebep oluşturmayacağını, yönetim kurulunun inşaatlar ile ilgili olarak mal ve hizmet temini ile ilgili olarak Genel Kurul tarafından yetkilendirilmiş olması, davalının şirketin de basiretli tacir sıfatı ile ... ile mal tedariği hususunda sözleşme akdetmiş olması, senetlerin de sözleşmede yer alması gerektiğini, senetler her ne kadar illetten mücerret ise de, senette yer alan malen kaydı, illetten mücerretlik ilkesinin istisnasını oluşturduğunu, kooperatifin eski ... üyeleri senedin düzenlenmesinden sonra 26/01/2014 tarihli 2013 yılı olağan genel kurulunda üyeler tarafından seçilmemişler ve ibra edilmediklerini, kooperatifin yeni ... tarafından görevlendirilen mali müşavirce yapılan incelemelerde eski ... üyelerinin, Kooperatif Kanunu hükümlerinde işlem yapmadıkları, usul ve yasaya aykırı kooperatif işlemleri ile kooperatife zarar verici ve TCK anlamında suç teşkil eden eylem ve davranışlarda bulunduklarının tespit edildiğini, bu sebeplerle kooperatif eski ... üyeleri hakkında .... soruşturma dosyasında yapılan şikayet üzerine düzenlenen iddianame ile eski ... üyeleri hakkında .... Esas sayılı dosyada kovuşturma devam ettiğini, ceza kovuşturmasında, dava konusu senetler de yer aldığını, davalı ile hukuki ihtilafın giderilmesi amacı ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabulucuk yoluna başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, tüm bu belirtilen sebeplerle, müvekkili kooperatifin, davalı şirkete, icra takibine konu edilen senetler dolayısı ile borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, İİK madde 72/III maddesi kapsamında gösterilecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi hususunda tedbir kararı için işbu davanın açılması zorunluluğunun hasıl olduğunu, sunulan nedenlerle davanın kabulü ile müvekkilinin .... Esas sayılı dosyada, davalıya 105.777,66 TL borçlu olmadığının tespitine , icra takibinin iptaline, İİK madde 72/III maddesi kapsamında gösterilecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi hususunda tedbir kararı tesisine, takibinde haksız ve kötüniyetli davalının %20 tazminata, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı borçlu tarafından ortaya atılan iddiaların tamamı hukuki dayanaktan yoksun ve maddi gerçekten uzak olduğunu, davacı her ne kadar senedin ibra edilmeyen ... üyeleri tarafından düzenlenmiş olmasının borcun kabulü için geçerli bir hukuki sebep oluşturmadığını iddia etse de; kooperatifin kendi içerisindeki ihtilafları, üçüncü kişiler hakkında hüküm ve sonuç doğurmayacağını izaha lüzum bulunmadığını, zira senedi imzalayan ... üyelerinin; senedin düzenlendiği tarihte kooperatifi temsile hak ve yetkisinin bulunduğu davacının da kabulünde olduğunu, temsil ve ilzama yetkili kişiler tarafından düzenlenen senedin geçersizliğinin ileri sürülmesinin kabul edilebilir olmadığını, aksi takdirde ticari hayatın çekilemez hale geleceği gibi emre muharrer senetlere de itibar edilmesi olanaksız olacağını, temsil ve ilzama yetkili kişilerin imzasını taşıyan kambiyo senedinin geçersiz olduğunun kooperatifçe ileri sürülmesinde herhangi bir iyiniyet bulunmadığını, davacı borçlunun maddi gerçekle bağdaşmayan bir diğer iddiası da 2015 yılından 2021 yılına dek dosyada hiçbir işlem yapılmadığı olduğunu, zira ilgili dosyada, davacı borçlunun mal varlığı sorgulamaları için icra dairesine defaatle talep gönderildiği hususu dosya muhteviyatından saptanabileceğini, ancak davacı şirketin tahsilata yarar mal varlığı bulunamadığından tahsilat yapılamadığını, davacının; sanki kötüniyetli olarak 2021 yılında takip işlemleri yapılmaya başlandığı algısını oluşturma çabasına anlam verilememekle birlikte icra dosyasında işlem yapılmamasının (!) davacıyı menfi tespit davası açmaktan neden alıkoyduğu da anlaşılamadığını, kaldı ki bunun öncesinde, davacının kendisine karşı başlatılan takibe ve gönderilen ödeme emrine itiraz etme imkanının mevcut olduğu da izahtan vareste olduğunu, zira davacı, senedi keşide eden ... üyelerini, 2013 yılında gerçekleştirilen genel kurulda seçmediklerini ve 26/01/2014 tarihinde de ibra etmediklerini dava dilekçesinde defaatle beyan ettiğini, davacının bu beyanlarından 2013 yılı itibariyle ilgili ... üyelerine güven duymadıkları anlaşılmakla birlikte bu güvenin kaybolmasından yaklaşık iki yıl sonra, yeni yönetim kurulunun da görev başında olduğu 25/03/2015 tarihinde başlatılan icra takibine karşı, hiçbir işlem yapmaması; davacının müvekkilime olan borcunu bilmesi ve kabul etmesinden ileri geldiğini, malın teslim edilmesinin üzerinden on yılı aşkın bir zaman geçtikten sonra davacı tarafça menfi tespit davası açılıp borcun olmadığının iddia edilmesinde iyiniyete uyan bir nokta bulunmadığını, davacı, dilekçesinde; senette yer alan malen kaydının, senedin illetten mücerret olma vasfını ortadan kaldırdığını iddia etmekle birlikte inşaat işini dava dışı üçüncü kişi ... Ltd. Şti.'ye yaptırdığından inşaatlarla ilgili mal ve hizmet teminine ilişkin yükümlülüğü olmadığını da beyan ettiğini, davacının üçüncü kişi konumundaki dava dışı ... Ltd. Şti. ile olan ticari ilişkinin detaylarına taraflarınca vakıf olunması mümkün olmadığı gibi dava dilekçesinin ekinde sunulan sözleşmede de mal teminine ilişkin davacının ileri sürdüğü iddiaları destekler nitelikte açıklamalar mevcut olmadığını, davacının dayandığı sözleşme incelendiğinde, ilgili sözleşmenin hangi ada hangi parseldeki inşaata ilişkin olduğunun dahi belli olmadığının görüleceğini, kaldı ki ilgili sözleşme; kooperatifin müvekkillerden mal alımı yapmasına da engel teşkil etmediğini, müvekkilinin, kooperatife mal satmış olduğu, arada ticari ilişkinin olduğu hususu; senetteki malen kaydı ile sabit olmasının yanı sıra davacının inşaatı yaptırdığını beyan ettiği ... Ltd. Şti. çalışanı olan ve daha sonra kooperatife iş yapan tanık beyanıyla da anlaşılacağını, malın, müvekkili tarafından kooperatife teslim edilmiş olduğu ve de kooperatif inşaatında kullanılmış olduğu sabitken kooperatifin bu durumun aksini ispat eder herhangi bir yazılı delili bulunmadığını, tüm bu hususların yanı sıra davacının, müvekkilinin mal teslim etmediği halde senet aldığı iddiası müvekkili şirketin itibarını sarsacak nitelikte olduğunu, dolandırıcılık veya karşılıksız senet iddialarının müvekkilinin yıllardır piyasada faal olarak ticaret yaptığı gerçeği ile dahi çürütülebileceğini, müvekkilinin yıllardır yüksek cirolu satışlar yapan itibarlı şirket olduğunu, davacının iddia ettiği gibi karşılıksız senet almasına tenezzül etmesini gerektirecek durum bulunmadığını, belirtilen nedenlerle açılmış olan haksız davanın reddedilmesi gerektiğini, davacının müvekkili aleyhine haksız olarak açtığı davanın reddine, davacı hakkında alacağın % 20'sinden aşağı olmamak tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Davadaki uyuşmazlığın; Davacı kooperatifin, davalı şirkete, icra takibine konu edilen senetler dolayısı ile borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptali istemine ilişkin olduğu anlaşıldı. Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, .... esas sayılı dosyası, .... esas sayılı dosyasına ilişkin evraklar, .... Esas sayılı dosyasına ilişkin evraklar, ara buluculuk tutanağı dosya arasına alınmış, taraflara ticari defterlerini sunmak üzere HMK'nun 220. ve devamı maddeleri uyarınca ihtarat yapılarak süre verilmiş, davacı ve davalı tarafça sunulan defterler incelenmek üzere mali müşavir ve kooperatif uzmanı nitelikli hesap uzmanı bilirkişiye bilirkişiye tevdi edilmiştir. Tanık ... beyanında; ''2010 yılının sonu itibariyle ben ... İnş. .. Şirketine çalışmaya başladım, bu şirket .... müteahhit firmasıydı, benim işçilerim vardı, bende taşeron olarak işçilerimle beraber çalışırım, ben ... İnş. ... Şirkeit adına davacı kooperatifde sıhhi tesisat işini üstlendim, yaptım, 2013 yılında kaba inşaatı bitmişti, tesisatla inşaat birlikte yürüdüğü için sonu itibariyle bizim sıhhi tesisat işimizde 2013 yılında bitti, 2013 yılının 4. Ya da 5.ayında ben ... davacı kooperatifin başkanıdır, onunla petek ve vitrifiye montajı konusunda anlaştım, 2013 yılının 4. Ya da 5.ayında anlaştım, 3 ay içerisinde bu işi bitirdim, malzemelerini davacı kooperatif temin etti, be montajını yaptım, vitrifiye ve kalorifer peteklerinin teslimi ben aldım, irsaliyelerini ben imzaladım, montajını da yaptım, ben kalorifer petekleri ile vitrifiyenin ücretini davacı kooperatifden aldım, ondan öncede ... inşaata'da kaba inşaatını yapmıştım, bununda ücretini ... İnşaat ... Şirketinden aldım, vitrifiye ve kalorifer petekleri ücretini ise ... ve davacı kooperatifden aldım, ... kooperatif başkanıydı, bu ücret dediğim işçilik ücretidir, işçilik ücretini bana davacı kooperatif ödedi, malzemeleri de davacı kooperatif vermişti, aramızda da zaten ... ilede ... ile de yaptığımız sözleşmeler vardır, gerekirse mahkemeye ibraz ederim, davacı vekilinin (Davalı ... İnşaat tanığa bu işle ilgili ne verdi) sorusu üzerine: Kalorifer peteklerini, petek dağıtım kollektörlerini ve petek vanalarını verdiler, ... şirketi PVC'ye kooperatife gönderdiler, malzemeyi imzalayıp ben aldım, irsaliyeleri ben imzaladım, ben kooperatifin adına aldım'' şeklinde beyanda bulunmuştur. Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi heyetinden alınan 08/12/2023 tarihli raporda: Dava dosyasında mevcut ödeme emri sayfasından, davalı şirket tarafından, 25.03.2015 tarihinde, davacı kooperatif aleyhine, 96.000,00.TL.Asıl alacak, 7.889,66.TL, İşlemiş faiz, 288,00.TL. Komisyon -1.600,00.TL. protesto masrafı, 105.777,66.TL.toplam alacak talebi ile, BK.100.maddesi dikkate alınarak tahsili talebinde bulunulmuş olduğunu, davacı kooperatif kayıtlarında sıhhi tesisat malzemeleri temin edildiği, davalı dışı da bir fatura veya belge tespit edilemediğini, davalı şirket tarafından da davacı koopertif adına düzenlenmiş fatura mevcut olmadığını, 20.11.2013 tarih ve ... yev.numarası ile, davalı defter kayıtlarında,121.Alacak senetleri hesabına borç, davacının ... Alıcılar muavin hesabına alacak kaydı şeklinde 108.000,00.TL.senet kayıt olduğunu, davacı kooperatif defterlerin eki belgelerin incelenmesi ile, -30.04.2014 tarih ve ... Yev.maddesinde, kasadan ödeme olarak, “... 28.04.2014 vadeli, senet ödemesi” açıklaması ile, 6.000,00.TL. Ödeme işlemi şeklinde düzenlenmiş olduğunu, 30.05.2014 ve 62 Yev.maddesinde, kasadan ödeme olarak, “... 28.04.2014 vadeli,senet ödemesi” açıklaması ile, 6.000,00.TL. Ödeme işlemi şeklinde düzenlenmiş olduğunu, mevcut durum itibari ile taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu bildirilmiştir. Mahkememizce mali müşavir ve kooperatif uzmanı nitelikli hesap uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporlar usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli olduğu görülerek hükme esas alınmıştır. Bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir.Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 776/1-b (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (eTTK)’nun 691/1. maddesi). Bonoda kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Borç ikrarını içeren bir belge aleyhine kanıt sunulabilir. Ancak; ikrar borcun nedenini içeriyorsa, sadece bu nedenin gerçekleşmediğinin kanıtlanması gerekir (YİBK'nın 12.4.1933 tarihli ve .... sayılı ilamı). Uyuşmazlığın çözümü için ispatın hukukî niteliği üzerinde de durmakta fayda bulunmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklindedir. Her somut olaydaki maddi vakıaya göre lehine hak çıkaran taraf ve ispat yükü şekilleneceğinden, maddî hukuk kuralına ilişkin bu vakıaların doğru ve net bir şekilde belirlenerek ortaya konulması gerekmektedir. Maddede aksine düzenleme olmadıkça ibaresi eklendiğinden, kanunda ispat yükü ile ilgili özel bir düzenlemeye yer verildiğinde, ispat yükü genel kurala göre değil de kanunda belirtilen özel düzenlemeye göre belirlenecektir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Menfi tespit davasında kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Keza açılan menfi tespit davasında alacaklı (davalı) nın senedin ihdas (veriliş) nedenini değiştirmesi (tâlil etmesi) hâlinde de kanıt yükü alacaklı davalıya düşer (....). Borçlu bir hukukî ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukukî ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukukî ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu, senedin varlığını kabul etmekle birlikte bir hukukî ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukukî ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukukî ilişkinin varlığını kabul etmektedir. Borçlu (davacı) menfi tespit davasına konu senedin teminat, hatır senedi olduğunu veya alacaklı (davalı) ya avans olarak verildiği iddiasıyla menfi tespit davası açabilir. Bu şekilde açılan menfi tespit davasında, kanıt yükü borçlu (davacı) dadır (...). (emsal ... 29.06.2021 tarih ve .... sayılı ilamı ) Bonoda kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Ancak, bir defa bir mal alışverişine dayandığı "malen" kaydıyla ya da bir alacak borç ilişkisine dayandığı "nakten" kaydı ile senede yazılmışsa, artık buna uyulmak gerekir. Bu kayıtların aksinin savunulması senedin ta'lili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki, böyle bir durumda ispat yükü yer değiştirir. Senedi ta'lil eden, savını kanıtlamak yükümlülüğü altına girer. Senette borcun nedeni "mal" ya da "nakit" olarak belirtilmişse, tarafların yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır. Eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, lehine olan senet karinesi çürümüş sayılacak, bunun sonucu olarak da, iddiası paralelinde ispat yükünü de üstlenecektir. Buna senedin ta'lili denmektedir. Bu anlamda ta'lil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir. Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Davalı .... Ltd. Şti. .... Esas sayılı dosyasında, davacı kooperatif aleyhine 16/11/2013 tanzim tarihli ve 6000 TL miktarlı 16 adet senet alacağı için 96.000,00 TL asıl alacak, 7.889,66 TL işlemiş faiz, 288,00 TL komisyon, 1.600,00 TL protesto olmak üzere 105.777,66 TL toplam alacak konusu senet bedeline istinaden "Kambiyo senetlerine özgü haciz" yoluyla takip başlattığı davacı kooperatifin takibe yasal süreler içinde itiraz edilmeyerek ve dava açılmayarak takibin kesinleştiği iki tarafında kabulündedir. Davacı ihtilafa konu icra takibine konu edilen borca ait senetler de, borcun sebebinin malen kaydı ile tevsik edildiğini, senetlerin kooperatifin eski başkan ve diğer ... üyeleri tarafından düzenlendiğini, kooperatif eski yönetim kurulunun 26.01.2014 tarihinde yapılan, 2013 yılı olağan genel kurulunda seçilmediklerini, genel kurul eski yönetim ve denetim kurulunu ibra etmediklerini, ibra edilmeyen ... üyeleri kooperatif defterleri ile belge, makbuz ve kasa hesabını yeni yönetime devretmediğini, eski ... üyelerinin suç teşkil eden eylem ve davranışlarda bulunmaları ve Kooperatif Kanunu hükümlerinde işlem yapmamaları nedeniyle eski ... üyeleri hakkında .... Esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığını, davacının takibin başlangıcı olan 2015 yılından 2021 yılına kadar icra dosyasında hiçbir işlem yapmadığını iyi niyetli olmadığını, senette yer alan malen kaydının, senedin illetten mücerret olma vasfını ortadan kaldırdığını, kooperatif inşaat işini dava dışı üçüncü kişi ... Ltd. Şti.'ye yaptırdığından inşaatlarla ilgili mal ve hizmet teminine ilişkin yükümlülüğü olmadığını kooperatife yapılan inşaat için gerekli olan malzeme, işçilik ve her tür harcamanın yüklenici tarafından yapılması gerektiğini, kooperatifin, yüklenicinin sözleşme koşullarında düzenlediği hakediş bedellerini ödemekle yükümlü olduğunu, inşaatlar ile ilgili olarak malzeme temini yükümlülüğü bulunmadığından, kooperatifin inşaatlar ile ilgili olarak mal ve hizmet teminine ilişkin kambiyo senedi düzenleme yükümlülüğünün söz konusu olamayacağını ileri sürerek kooperatifin borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davalı taraf, yönetim kurulunun senedin düzenlendiği tarihte kooperatifi temsile hak ve yetkisinin bulunduğunu temsil ve ilzama yetkili kişiler tarafından düzenlenen senedin geçersizliğinin ileri sürülmesinin kabul edilemeyeceğini, kooperatife mal satmış oldukları ve arada ticari ilişkinin olduğu hususunun senetteki malen kaydı ile sabit olduğunu ayrıca malın kendileri tarafından kooperatife teslim edilmiş olduğunu ve malların kooperatif inşaatında kullanılmış olduğunu kooperatifin bu durumun aksini ispat eder herhangi bir yazılı delili bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Somut olayda davacı kooperatif ... üyeleri icra takibine konu senetlerin tanzim tarihi olan 16/11/2013 yılında görevde olup ve kooperatifi temsile yetkili oldukları ve davalı tarafından başlatılan icra takibine- itiraz etmeyerek takip kesinleştiği ve ... üyelerinin 26/01/2014 tarihinde ibra edilmedikleri açıktır. Davaya konu senet nedeniyle borçlu olmadığını ispat yükü davacı üzerindedir. 6100 Sayılı HMK. 200. maddesinde,"Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. Bu durumda davacı şirketin senet nedeniyle borçlu olmadığını yazılı delille ispat etmesi gerekir. Davacı senedi malen verdiğini ancak malları teslim almaması nedeniyle borçlu olmadığı iddiasını ileri sürmüştür. Takibe konu bonolarda malen kaydı bulunup bu durumda bonolarla ilgili malların verilmediği hususunda ispat yükü davacı borçluya aittir. Bonoların davalının ticari defterlerine kayıtlı olmaması veya defterlere göre davalının davacıdan alacaklı olduğu anlaşılmasa dahi kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi uyarınca sebeple bağlı kalınmadığından davacı menfi tespit iddialarını ispatlayamamıştır. Davacının defterlerinde kasadan ödeme şeklinde 12. 000 TL 'lik ödeme görünüyor ise de davalı ticari defterlerinde görülmediğinden ve davacı vekiline 21/02/2024 tarihli celsede bu ödeme makbuzlarını sunması istenmiş buna ilişkin bir ödeme belgesi sunulmamıştır. .... Esas sayılı dosyasının beklenilmesi dosyamıza bir fayda sağlamayacağından bekletici mesele yapılmamıştır. Davacı inşaat işini dava dışı üçüncü kişi ... Ltd. Şti.'ye yaptırdığını inşaatlarla ilgili mal ve hizmet teminine ilişkin yükümlülüğü olmadığını da beyan etmiş ise de dava dışı üçüncü kişi ... Ltd. Şti. ile olan ticari ilişkinin davalıyı bağladığına ilişkin bir sözleşme ve belge davacı tarafından sunulmamıştır. Takip dosyasının dayanağı olan senetlerin ihdas nedeni hanelerinde malen kaydı bulunmakta olup bu bonoların karşılığında mal teslim alınmayıp senetlerin bedelsiz olduğu iddiasını yazılı delille kanıtlayamayan davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş, ayrıca davalının İİK. 72/4 kapsamında talep ettiği tazminat şartları oluşmadığından tazminatın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, Davanın REDDİNE; Takip durmadığından ve şartlar oluşmadığından davacı aleyhine icra inkar tazminat talebinin reddine. Alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 1.806,42TL'nin mahsubu ile fazla alınan 1.378,82TL'nin talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 1.560,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 17.900,00TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.06/03/2024 Katip ... ¸[e-imzalıdır] Hakim ... ¸[e-imzalıdır]

Atıf: Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/456, K. 2024/175, T. 06.03.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-456-e-2024-175-k-7365df97d3cf