İlk Derece Mahkemesi · Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/521 E. 2025/45 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/521
- Karar No
- 2025/45
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/521 Esas KARAR NO : 2025/45 ... DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 27/07/2024 KARAR TARİHİ : 31/01/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan "Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle)" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin yetkili hamili, ....'ın keşidecisi olduğu, ... Çek Seri Numaralı, 31.07.2024 keşide tarihli, 10.000,00 TL meblağlı,.... Çek Seri Numaralı, 31.07.2024 keşide tarihli, 10.000,00 TL meblağlı çeklerin müvekkilinin yedinde iken kaybolduğunu, çeklerin üçüncü şahısların eline geçmesi müvekkili açısından telafisi imkansız zararlar doğurabileceğinden, çeklerin bedellerinin muhatap bankalardan alınmaması için öncelikle ödeme yasağı konulmasını, devamında da çeklerin zayii nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkindir. Öncelikle ifade etmek gerekir ki, kıymetli evrak türü olan çeklerin iptalinin dava edilebilmesinin ilk koşulu, senedin zayi olması, ikinci koşulu, senette yer alan hakkın halen mevcut olması, üçüncü koşulu, iptal talebinde bulunanın hak sahibi olması, dördüncü koşulu, senet zilyetliğinin yeniden iktisabının mümkün olmaması, beşinci ve son koşulu ise iptali dava edilen senedin kıymetli evrak niteliğini taşımasıdır. Bunun yanı sıra, sayılan maddi koşullara ek olarak, 6100 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 818/1-s fıkrası atfı ile TTK'nın 757 ve devamı maddeleri uyarınca ilan yaptırılması ve ilan metinlerinin Mahkemeye sunulması da çekin iptaline karar verilebilmesi için elzemdir. Bu açıklamalar ışığında dava dilekçesi incelendiğinde davacının, dava konusu her biri 10.000,00 TL bedelli üç adet çeki aralarındaki iş ilişkisinden kaynaklı olarak dava dışı keşideci ....'tan teslim aldığını, buna ilişkin 05/05/2024 tarihli çek teslim tutanağı tanzim edildiğini beyan ederek zayi edilen üç adet çekin iptaline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Mahkememize sunulan bu bilgiler kapsamında Mahkememizce 29/07/2024 tarihli tensip ara kararları ile hak kaybına sebebiyet verilmemesi açısından çekler üzerine ödeme yasağı konulması yönünde tedbir kararına hükmedilmiş ve davacıya ... marifetiyle zayi olan çeklerin getirilmesi hususunda gerekli ilanları yaptırmak üzere iki haftalık kesin süre verilerek kesin süreye uyulmadığı takdirde davanın usulden reddine karar verileceği hususuna işaret edilmiştir. Tüm dosya kapsamı uyarınca somut uyuşmazlıkta dava, kaybedildiği ileri sürülen çeklerin iptali istemine ilişkindir. Yargılama devam ederken davacı davaya konu çekleri bulduğunu ve çeklerin bankaya ibraz edileceğini beyan ederek davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini istemiştir. Ancak Mahkememizce ilgili bankalara müzekkere yazılmış ve çeklerin arkalı önlü suretleri dosyaya kazandırılmıştır. Çek suretleri incelendiğinde dava konusu çeklerin 10.000,00'er TL bedelli olmadığı, aksine birinin 280.000,00 TL, diğerinin 251.000,00 TL ve bir diğerinin ise 390.000,00 TL bedelli oldukları tespit edilmiştir. Yine dava konusu çekler incelendiğinde davacının yetkili hamil olmadığı, çeklerin lehtarı veya cirantası konumunda bulunmadığı, çeklerin dava dışı üçüncü kişilerce bankaya ibraz edildiği ve Mahkememizin kararına binaen ödeme yapılmadığı görülmüştür. Yine dava dosyası incelendiğinde, tensip zaptı uyarınca ... ilan yapılması gerektiğine ilişkin gerekli ihtarları içeren tebligatın davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olduğu ancak usulüne uygun ihtara rağmen bahse konu süre içerisinde davacının herhangi bir işlem yapmadığı, bu hususun Mahkememizin 29/11/2024 tarihli celsesinde kendi beyanı ile de sabit olduğu görülmüş ve Mahkememizce davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına değil, davanın gerekli ilanların yapılmaması nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak bilindiği üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Kötüniyetle veya haksız dava açılmasının sonuçları" başlıklı 329. maddesinde; ''(1) Kötüniyetli davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, yargılama giderlerinden başka, diğer tarafın vekiliyle aralarında kararlaştırılan vekâlet ücretinin tamamı veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir. Vekâlet ücretinin miktarı hakkında uyuşmazlık çıkması veya mahkemece miktarının fahiş bulunması hâlinde, bu miktar doğrudan mahkemece takdir olunur. (2) Kötüniyet sahibi davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, bundan başka beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezası ile mahkûm edilebilir. Bu hâllere vekil sebebiyet vermiş ise disiplin para cezası vekil hakkında uygulanır." düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda davacı dava dilekçesinde bildirilen üç adet çekin hamili olduğunu ve kaybettiğini beyan etmekle eldeki davayı açmış ise de, ilgili bankanın cevabi yazısından davacının dava konusu çekte lehtar veya ciranta olarak yer almadığı, diğer bir ifadeyle, davacının kıymetli evrakın zayi olduğu veya ziyanın ortaya çıktığı anda çek üzerinde hak sahibi olmadığı, dava dilekçesi ekinde sunulan çek teslim tutanağının her an tek taraflı olarak düzenlenebilecek bir tutanak olduğu, eldeki davanın ancak hak sahibi kişi tarafından açılabileceği, davacının ödeme yasağı kararı almak suretiyle çek alacaklılarının alacağına kavuşmasını engelleme gayreti içinde bulunduğu, çek bedellerinin de özellikle teminatı düşük tutmak suretiyle düşük gösterildiği anlaşılmakla, davacının bu haliyle dava açmakta her hangi bir hak ve menfaati bulunmaksızın çek hamilinin menfaatine ulaşmasını engelleyecek şekilde ödeme yasağı talebi ile eldeki davayı açmış olduğu değerlendirilerek bahsi geçen çekler yönünden ayrı ayrı HMK'nın 329/2. maddesi uyarınca 5.000,00-TL disiplin para cezasına da hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davacının davasının USULDEN REDDİNE, 2-Davacının ... Kanunu'nun 329/2. maddesi uyarınca 5.000,00 TL disiplin para cezasına mahkum edilmesine, 3-Davacının ... olan, ... çek numaralı, 280.000,00 TL bedelli çek yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 329/2. maddesi uyarınca 5.000,00 TL disiplin para cezasına mahkum edilmesine, 4-Davacının ....şubesine ait, 31/07/2024 tarihli, keşidecisi ...olan, ... çek numaralı, 251.000,00 TL bedelli çek yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 329/2. maddesi uyarınca 5.000,00 TL disiplin para cezasına mahkum edilmesine, 5-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/01/2025 Katip ... ¸ Hakim ... ¸