İlk Derece Mahkemesi · Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/923 E. 2024/544 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/923
Karar No
2024/544
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/923 Esas - 2024/544 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/923 Esas KARAR NO : 2024/544 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 28/12/2023 KARAR TARİHİ : 04/10/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan 'İtirazın İptali' davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişkilerine dayalı olarak müvekkili tarafından davalıya ... ... ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra yolu kullanılarak icra takibi başlatıldığını, 10.10.2023 tarihinde tebliğ edilen ödeme emrine karşı davalı tarafça icra dosyasına sunulan 17.10.2023 tarihli dilekçe ile müvekkil şirkete borcun bulunmadığı gerekçesiyle işlemiş faize, işleyecek faize, faiz oranına ve borcun diğer ferilerine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu belirterek hukuka aykırı olan itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Dava dilekçesi davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK olarak kısaltılacaktır) 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasına ilişkindir. 2004 Sayılı İİK'nın 67.maddesinde, "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu açıklamalar çerçevesinde eldeki dava dosyası incelendiğinde, davanın faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, bu kapsamda, davada çözümlenmesi gereken hususun davacının davalıdan faturaya dayalı alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı noktasında olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce davaya dayanak icra dosyası getirtilmiş ve incelenmiştir. ... ... ... asıl alacak, 527,94 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.367,94 TL alacak yönünden icra takibi başlattığı, icra takibine dayanak olarak 12.840,00 TL'lik faturanın gösterildiği, bu kapsamda örnek 7 ödeme emrinin davalıya 09/10/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı tarafından 16/10/2023 tarihinde yasal süresi içerisinde takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın açıldığı görülmüştür. Tüm bu açıklamalar kapsamında, Mahkememizce uyuşmazlığın çözümü açısından davacının iddiaları çerçevesinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için davacıya ve davalıya ticari defter ve kayıtların bulunduğu yeri ve iletişim kurulacak kişileri bildirmek için kesin süre verilmiş, verilen kesin sürede ticari defter ve kayıtların bulunduğu yer ve iletişim kurulacak kişilerin bilgilerinin bildirilmemesi halinde defter ibrazından kaçınılmış sayılacağı ihtar edilmiştir. Davacı tarafından belirlenen süre içerisinde ticari defter ve kayıtların bulunduğu yer bildirilmişse de, davalıya yapılan usulüne uygun ihtarata rağmen ticari defterlerinin bulunduğu yer bildirilmemiştir. Davacının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan davacının ticari defterlerinin incelenmesinde davacının davalı adına toplam dava ve icra takibine konu 1 adet fatura tanzim ettiği, fatura bedelinin 12.840,00 TL olduğu, ödemeye ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı tespit edilmiştir. HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca, davalı taraf ticari defterlerini ibraz etmediğinden ve davacının defter kayıtlarının aksini senet veya diğer kesin delillerle ispat edemediğinden, davacının ticari defterlerindeki kayıtların lehine delil olduğu sabittir. Bilirkişi raporu ve celbedilen vergi kayıtlar incelendiğinde de taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından düzenlenen yasal sınırın üzerindeki faturaların BS, davalı tarafından BA formuyla vergi dairesine bildirildiği, davalı defterleri incelenememiş ise de davalıca faturaların BA formuyla vergi dairesine bildirilmiş olmasının faturaya dayalı işin yapıldığına karine teşkil ettiği, bu nedenle davalının fatura bedelini ödediğini ispat etmesi gerektiği, ancak davalı tarafça fatura bedelinin ödendiğinin ispat edilemediği, bu şekilde davacının mevcut dosya kapsamındaki delillere göre davalıdan takipteki miktarda alacaklı olduğunu ispat ettiği değerlendirilmekle, davanın kabulüne karar verilerek, itirazın iptali ile takibin asıl alacak üzerinden devamına hükmedilmiştir. Davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden ise, İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Açıklanan yasal kuralların ışığında, takip konusu dönem yönünden davacı alacağının likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile davacı lehine icra inkar tazminatına da hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1- Davanın KABULÜ İLE, davalının Ankara 3. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/233061 Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın 12.840,00 TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, icra takibinin 12.840,00 TL asıl alacak yönünden aynı koşullarda DEVAMINA, 2-Asıl alacağın %20'si oranında (2.568,00 TL) icra inkar tazminatının DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE, 3-Alınması gerekli 877,10 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 607,25‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 12.840,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından yapılan 3.408,25‬ TL ( 269,85 TL başvurma harcı, 38,40 TL vekalet harcı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 100,00 TL posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde İADESİNE, 8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olarak karar verildi. 04/10/2024

Atıf: Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/923, K. 2024/544, T. 04.10.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-923-e-2024-544-k-33aff6be9b4a