İlk Derece Mahkemesi · Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/772 E. 2024/635 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/772
- Karar No
- 2024/635
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/772 Esas KARAR NO : 2024/635 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... : Av. ... - .... ... ... DAVALI : ... - ... ... DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 05/11/2023 KARAR TARİHİ : 15/11/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan "Alacak" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil şirket ile davalı/borçlu arasında imzalanan "Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi"ne istinaden davalı/borçluya elektrik enerjisi satışı ve/veya kapasite tahsisi sağlandığı, davalı olan 103637507 muhatap numaralı müşteri, 1018021651 numaralı sözleşme hesabına ait enerji tüketim bedelini ödemediğini, ilgili borca ilişkin davalı/borçlu aleyhinde Merkezi Takip Sistemi 2020/609333 MTS sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalının sözleşmede kendisine düşen yükümlülüğü yerine getirmediği gibi kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini öne sürerek, ödenmeyen Enerji Tüketimi fatura alacakları toplamı olan 17.234,54 TL asıl alacağa ayrı ayrı her faturanın son ödeme tarihinden itibaren işleyecek (6183 sayılı yasa gereği değişecek oranlar üzerinden) gecikme zammı, iş bu gecikme faizi tutarına işleyecek KDV ile tahsiline hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun olarak tebligat yapılmasına rağmen, yasal süresi içerisinde davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava elektrik enerjisi abonelik sözleşmesi uyarınca alacak istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde, taraflar arasındaki elektrik abonelik sözleşmesi uyarınca davalıya elektrik tahsis edildiğini, davalının ise tüketmiş olduğu bu elektriğe ilişkin borcunu ödemediğini iddia ederek alacağın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Ancak davalı dava dilekçesine karşı yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı gibi davayı da takip etmemiştir. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 128. maddesi uyarınca ''Süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır'. Davalının yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi vermeyerek davacının ileri sürdüğü vakıaların tamamının inkar ettiği kabul edildiğinden, Mahkememizce eldeki davada çözümlenmesi gereken hususun elektrik enerjisi abonelik sözleşmesinden kaynaklı olarak davacının davalıdan alacağının olup olmadığı, varsa miktarı yönlerinde toplandığı tespit edilmiştir. Mahkememizce uyuşmazlık konusu da dikkate alınarak elektrik mühendisi bilirkişisi görevlendirilmiş ve rapor temin edilmiştir. Dava dilekçesi, bilirkişi raporu ve dosyadaki tüm deliller uyarınca, davacı ile davalı arasında elektrik abonelik sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşme uyarınca davalının "... ... ... " adresindeki taşınmazı için 24/10/2019 tarihinde davacı şirket ile sözleşme akdederek abone olduğu, davalının aboneliği gereği, yasal mevzuat ve sözleşme hükümlerine uymakla yükümlü olduğu ancak davalının bir çok faturadan kaynaklı borcunu ödemediği, davacının da davalı tarafından faturanın son ödeme tarihine kadar ödenmemesi durumunda mevzuat gereği, davalı tüketiciye yazılı olarak en az 5 iş günü ödeme süresini içeren ikinci bildirimde bulunması, yazılı bildirimle birlikte kalıcı veri saklayıcılarından en az birini kullanarak tüketiciyi bilgilendirmesi, ikinci bildirimde de ödeme yükümlülüğünün belirtilen sürede yerine getirilmemesi halinde elektrik enerjisinin kesileceğinin belirtilmesi, tüketicinin öngörülen ödemelerini, ikinci bildirimde belirtilen süre içerisinde de yapmaması halinde, görevli tedarik şirketinin bildirimi üzerine, bildirim tarihinden itibaren en geç 5 iş günü içerisinde dağıtım şirketi tarafından kesme bildirimi düzenlenmek suretiyle elektriğin kesilmesi gerektiği, tüm bu hususların mevzuat gereği davacının yükümlülüğünde bulunduğu, ancak davacının uymakla yükümlü olduğu Yönetmelik ve Sözleşme hükümlerine uygun davranmadığı, alınan bilirkişi raporu uyarınca davacının itirazın iptali davası açmaksızın yalnızca alacak talebinde bulunduğu da dikkate alınarak dava tarihi itibariyle 13.175,55 TL asıl alacak, 2.371,58 TL asıl alacak KDV’si, 11.425,66 TL işleyen faiz ve 2.058,42 TL işleyen faiz KDV’si olmak üzere toplam 29.031,21 TL alacağı bulunduğu ancak davalı tüketicinin çok sayıda faturayı ödememiş olmasına rağmen işlem tesis etmediği ve davalının mevzuata uygun düşmeyecek şekilde elektrik kullanımına olanak tanıdığı, bu itibarla yargıtay yerleşik ilamlarına göre, sözleşme ve yasal mevzuata aykırı olarak herhangi bir işlem yapılmamış olması halinde asıl alacak yönüyle bir değişiklik olmamakla birlikte, davalının fazla miktarda faiz ve ferisi ile karşılaşması nedeniyle, faiz ve ferilerinden Mahkemece Yargıtay ilamlarına göre % 50 oranında indirim uygulanması gerektiği, bu itibarla davacının faiz ve ferilerinden %50 indirim yapıldığında 5.717,83 TL işleyen faiz ve 1.029,21 TL işleyen faiz KDV’si olmak üzere toplam 22.294,17 TL alacaklı olacağı, davalının sözleme akdederek elektrik abonesi olduğu iş yerinde yapılan elektrik tüketim bedellerini ödediğine dair bir belge sunmadığı anlaşılmakla, davacının eldeki davada 17.234,54 TL alacak talep ettiği ve dava dilekçesinde faiz talebinde bulunmadığı da dikkate alınarak taleple bağlılık ilkesi gereği dava değeri üzerinden dava kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın KABULÜ ile, 17.234,54 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 2-Alınması gerekli 1.177,29 TL harçtan peşin alınan 294,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 882,96 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 294,33 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 17.234,54 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 3.411,00 TL (269,85 TL başvurma harcı, 38,40 vekalet harcı, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti, 602,75 TL posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, 7-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, bu amaçla karar kesinleştiğinde işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olarak karar verildi. 15/11/2024 Katip ... ¸ Hakim ... ¸