İlk Derece Mahkemesi · Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/582 E. 2024/535 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/582
Karar No
2024/535
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/582 Esas - 2024/535 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/582 Esas KARAR NO : 2024/535 DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 16/08/2023 KARAR TARİHİ : 27/09/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı 16/08/2023 tarihli dava dilekçesinde, davacı kurum 233 sayılı KHK hükümlerine tabi iktisadi teşekkül olduğunu, davacı tarım ve tarıma dayalı sanayinin ihtiyacı olan mal ve hizmeti üretmek amacıyla kurulduğunu, davacı kurum hizmet personeli alımı 2013 ve 2017 yılları arasında imzalanan sözleşmeler ve bu sözleşmelerin eki idari ve teknik şartnameler ile davalılar tarafından üstlendiğini, dava dışı işçi ... ... ... Esas sayılı dosyası ile işçilik alacakları talepleriyle açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda mahkemenin ... ... ... karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, alacakların .... ... ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, 24/03/2021 tarihinde 64.137,86 TL davacı idare tarafından ödendiğini, dosya kapsamına sunulan sözleşme, idari ve teknik şartnameler incelendiğinde dava dışı işçiye davacı idare tarafından yapılan ödemelerden davalı yüklenici firmaların sorumlu olduğunu ve davacı kurum tarafından yapılan ödemelerin davalı yüklenicilerden rücu edilmesi gerektiğini, 6552 sayılı iş kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişilik yapılması ile bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına dair kanunun 8. Maddesinde 4857 sayılı İş Kanunun 112. Maddesinde kıdem tazminatının kamu kurum ve kuruluşlarınca ödeneceğinin düzenlendiğini, bu hükmün işçi lehine getirildiğini, ... ... ... Karar sayılı ve 23/06/2016 tarihli ilamında kurulan hükümde alt işverenin kıdem tazminatından sorumluluğunun ortadan kalmadığını beyanla, davanın kabulünü talep etmiştir. CEVAP: Davalı ...Temizlik Taah. İnş. Nak. Turizm Endeks Okuma Peysaj Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde, davacının talepleri zamanaşımına uğradığını, davanın davalı açısından reddi gerektiğini, davalı şirket kamu kurum ve kuruluşların ihale yolu ile yasada kendilerine yüklenilen hizmetleri gördürebilmek için hizmet alım sözleşmesini yaptığını, bu çerçevede müvekkil ... ... ... 'de kısa bir süre çalıştığını, personel işlerini yürütmek amacı ile ihaleyi aldığını, bu süreçte davacı ile davalı arasında yapılan sözleşme gereğince davalı üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, daha sonra söz konusu bu işi farklı taşeron şirketleri üstlendiğini, dava dışı işçi davalı şirketten sonra farklı taşeron şirketlerde çalışmaya devam ettiğini, davacı ile davalı arasında ihale kapsamında imzalanan sözleşmeler incelendiğinde davalının hiçbir şekilde işçilerin kıdem tazminatlarını ödeme yükümlülüğünün olmadığını, böyle bir yükümlülük sözleşmede kararlaştırılmadığı halde davacının bu alacak için davalıya rücu etmesi hukuka aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca Belediye Kanununun 67. maddesine göre '' belediyede belediye meclisinin, belediyeye bağlı kuruluşlarda yetkili organın kararı ile... hizmetleri,... İhale yoluyla üçüncü şahıslarda gördürülebilir'' şeklinde belirtildiğini, Belediye idaresi yasanın bu kuralına uygun şekilde ihale yolu ile yasada kendisine yüklenilen hizmetleri gördürebilmek için götürü bedel hizmet alım sözleşmesi ile müvekkil şirketle ihale yolu ile hizmet alımı yaptığını, davacı bu süre içerisinde davalı şirket yanında çalıştığını, davacının, davalı şirketten talep etmiş olduğu işçi alacakları yönünden herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, Resmi Gazetede 11/09/2014 tarihinde Mükerrer olarak yayımlanan 6552 Sayılı Torba yasa olarak adlandırılan İş Kanunu’na dair değişiklik yapan Yasa’nın 8. maddesinde; 4857 sayılı Kanunun 112 nci maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.“4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatlarından davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını, her ne kadar davalı şirket davacının alt işvereni, diğer davalı kurum ise asıl işvereni olsa da, davacı ,asıl işveren kurumun işçisi olduğunu, davalı şirket işçi alacağı yönünden herhangi bir sorumluluğunun söz konusu olmadığını, her halükarda davayı kabul etmemekle birlikte; İş Kanununun 2. Maddesi gereği işçilik alacaklarından müteselsil borçluluğun dış ilişki yani işçi ile işverenler arası ilişki bakımından geçerli olduğunu, borçluların (işverenleri ) kendi aralarındaki ilişki bakımından müteselsil borçlu değil kısmi borçluluk olgusu söz konusu olduğunu, iç ilişkide kısmi borçluluk olgusunun bir sonucu olarak alacaklıya ifada bulunan müteselsil borçlu diğer borçlulara ifa ettiği kısmın tamamı için değil de her bir borçluya payına düşen nispette rücu etme hakkına sahip olduğunu, davalı dava dışı işçiyi çalıştıran son alt işveren olmadığını, dava dışı işçi müvekkil yanında çalıştıktan sonra ihaleleri alan farklı şirketler bünyesinde de çalıştığını, devir tarihinden sonraki çalışmalar sebebiyle doğan işçilik alacaklarından devreden işverenin sorumluluğunun olmadığını, bu nedenle davacının talep ettiği alacağın tamamının davalının müştereken ve müteselsilen tahsili talebi hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin sorumlu olmadığı dönemlere ilişkin talepler yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, diğer yandan asıl işverenin son alt işveren dışındaki alt işverenlere ne nispette rücu edebilecekleri işçiye ödenen alacak kaleminin türüne göre ayrı ayrı değerlendirme yoluna gidilmesi gerektiğini, kıdem tazminatı yönünden; dava dışı işçiye kıdem tazminatı ödeyen asıl işveren işçiyi daha önce çalıştırmış bulunan alt işverenlere sorumlulukları oranında rücu etme hakkına sahip olduğunu, yani asıl işveren alt işveren ilişkisinin sona ermesinin ardından işyerinden ayrılan alt işveren ile daha sonra aynı işi alan alt işveren arasında hukuki veya fiili bir bağlantı olsun ya da olmasın kıdem tazminatı açısından önceki işverenin devir tarihindeki ücret ve kendi dönemi ile sınrlı sorumluluğu, son alt işverenin ise tüm dönemden sorumluluğu kabul edilmesi gerektiğini, bu durumun yerleşik içtihat kararları ile de sabit olduğunu, diğer yandan müvekkillerin kendi dönemine ait olan kıdem tazminatından sorumluluğu ise yarı oranında olduğunu davalı idare 4857 sayılı iş kanununun 6. maddesi uyarında üst işveren sıfatı ile müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu ortada olduğunu, böyle bir sorumluluk neticesinde ödenmesi gereken tazminatın yarısı davacı kurumun sorumluluğunda olduğunu, ödeme de bulunan diğer alacaklar yönünden ; davacı kurum ödemede bulunduğu dosyaya hangi kalem için ne kadar ödediği belirtmemiş bu durum davalıca da bilinmediğini, davacı tarafın davaya konu ettiği alacak içerisinde dava dışı işçiye ödemiş olduğu yargılama giderleri- vekalet ücretlerinden davalının tamamından sorumlu tutulması yersiz ve haksız olduğunu, faiz başlangıç tarihi yönünden; davacı idare , ödediği alacağa ilişkin müvekkil şirketi temerrüde düşürmediğinden ve son alt işveren de müvekkil şirket olmadığından faiz başlangıç tarihi olarak belirtilen ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesine itiraz edildiğini, ayrıca imzalanan sözleşmede müvekkil şirketin tam sorumluluğuna ilişkin açıkça kabul ve imza edilmiş bir madde olmadığından kabul etmemekle beraber talep edilen alacaklardan rücuen sorumluluğu borçlar kanunu genel hükümlere göre değerlendirilmesi noktasında sorumluluğu dönemsel ve 1/2 oranında olacağından olası bilirkişi raporlarının bu yönde tesisi zorunlu olduğunu, vekil ile akdedilen hiçbir sözleşmede ve bu sözleşmelerin bağlı bulunduğu teknik şartnamelerde davalı alt işverenin açık ve tam sorumluluğuna dair hiçbir hüküm bulunmadığını beyan ile davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... ... ... cevap dilekçesinde, çalışmış olan ... ... ... 'ın işçilik haklarını aldığına dair... ... ... alınma ibranamelerinin bulunduğundan herhangi bir işçilik alacaklarının bulunmadığını, İş Kanununda 25/10/2017 tarihinden önce iş sözleşmesi sona eren kıdem ve ihbar tazminatlarını alma sürsi 10 yıl olduğunu, ancak 25/10/2017 tarihinde 7036 kanununla eklenen 8/2 ek maddenin 25/10/2017 tarihinden itibaren 5 yılı geçti ise zaman aşımına uğradığını ifade ettiğini, bu nedenle çalıştırmış olduğum 28/02/2013 tarihi itibariyle çıkışı verildiğinden davanın zamanaşımı nedeniyle reddi talep etmektedir. Davalı Kemal Yumitkan cevap dilekçesinde; davayı kabul etmediğini, hususmet itirazında bulunduğunu, davaya konu işçi davalının yanunda 2008-2010 tarihinde çalıştığını işçilerin davalının yanından ayrılalı 13 yıl olduğunu, tüm alacak kalemlerinin zaman aşımına uğradığını beyan etmiş ve davanın reddini talep etmiştir. GEREKÇE: Eldeki dava, üst işveren sıfatıyla ödendiği ileri sürülen işçilik haklarının rucuan tahsili istemine ilişkindir. Bu kapsamda taraflar arasındaki çekişmenin, davacının, dava dışı işçi ... nedeniyle ödemek zorunda kaldığı işçilik haklarının, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi ve ekleri uyarınca davalılardan rucuan tahsili koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktalarında toplanmaktadır. Bilindiği üzere, hizmet alım sözleşmeleri, ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. Yargıtay'ın konuya ilişkin emsal içtihatları uyarınca da, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin, yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında, davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğu kabul edilmektedir (Bkz. ... ... ... Esas sayılı dosya ile takip başlatıldığı, davacı tarafından 24/03/2021 tarihinde icra dosyasına ferileri ile birlikte 64.137,86 TL ödeme yapıldığı görülmektedir. Davacı kurum ile davalı alt işverenler arasında hizmet alım sözleşmesi akdedildiği, bu suretle taraflar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu, davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşme ve sözleşmelere ilişkin idari şartnamelerin ilgili maddelerinde personellerle ilgili işçilik ücretleri ve bu uğurdaki zararların yüklenici tarafından karşılanacağının ve bu yönde yüklenicilerin sorumluluğunun düzenlendiği, bu sebeple davalı şirketlerin sorumluluğunun belirlenmesinde öncelikle davacı kurum ile davalı arasındaki hizmet alım sözleşmesindeki düzenlemelerin esas alınması gerektiği şüphesizdir. Bu nedenle ödenen işçilik alacakları nedeniyle davacının davalılara rücu hakkı bulunduğu, işçiye ödenen kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yüklenicilerin işverene karşı sorumlu olduğu, yıllık izin ve ihbar tazminatından ise son işverenin sorumluluğunun bulunduğu, Mahkememizce dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda bu ilkeler çerçevesinde hesap yapıldığı ve her bir davalı bakımından sorumlu olunan miktarın belirlendiği, davacının dava konusu ettiği 64.137,86 TL'lik ödemenin 11.043,08 TL'sinden... ... ... sorumlu olduğu, 3.566,78 TL'sinden ise davalıların değil, dava dışı alt işverenin sorumluluğu bulunduğu tespit edilmekle, bilirkişi raporunun denetime açık, anlaşılır ve hüküm kurmaya elverişli olduğu dikkate alınarak, davacının davasının kısmen kabulüne kısmen reddine hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın Kısmen KABULÜNE, Kısmen REDDİNE, 2-11.043,08 TL'nin davalılardan ... ... ... 24/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, 6-21.775,67 TL'nin davalılardan ... ... ... tahsili ile Hazineye irat kaydına, bu amaçla karar kesinleştiğinde işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda, dava konusu miktar itibariyle KESİN olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/09/2024

Atıf: Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/582, K. 2024/535, T. 27.09.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-582-e-2024-535-k-3ce54e66a432