İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/755 E. 2024/802 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/755
Karar No
2024/802
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2023/755 Esas - 2024/802 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR ESAS NO : 2023/755 Esas KARAR NO : 2024/802 HAKİM : ..... KATİP : ..... DAVACI ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVALILAR : 1- ... 2-... 3- ... 4- ... 5-... 6-... İLİŞKİLİ KİŞİ : ... - ..... DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 03/11/2023 KARAR TARİHİ : 20/11/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/12/2024 Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılamasında; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı teşekküle bağlı .....'nün Genel Temizlik vb işleri için yüklenici firmalarla hizmet alım sözleşmesinin imzalandığını, yüklenici firmalar bünyesinde çalışan dava dışı işçi ...'ın .....'nde yemekhane sorumlusu olarak görev yaparken iş sözleşmesinin feshi nedeniyle açtığı ..... sayılı dosyada işçilik alacağına ilişkin davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, yerel Mahkeme kararının ..... sayılı kararı ile onanarak kesinleştiğini, dava dışı işçinin ..... Esas sayılı dosyada başlatılan icra takibinde davacı teşekkülce 28.554,81 TL'nin icra dosyasına ödendiğini, ancak teşekkülce ödenmek zorunda kalınan kıdem tazminatından yüklenici firmaların tamamı, ihbar tazminatından iste son işveren ... Satıcı Ltd. Şit'nin sorumlu olduğunu ileri sürüp fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 28.500,00 TL'nin ödeme tarihi olan 17/02/2016 tarihinden, 54,81 TL 'nin ödeme tarihi olan 18/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları oranında tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılara usulüne uygun yapılan tebligata rağmen davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının sorumlulukları oranında davalı alt işverenlerden rücuen tahsili istemine ilişkindir. Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmıştır; .....Esas sayılı dosyasının UYAP sureti, ..... Esas sayılı dosyasının UYAP sureti, ..... Esas sayılı dosyasının UYAP sureti getirtilmiş, ... Şirketi'nin cevabi yazısı gelmiş, taraflar arasındaki hizmet sözleşmeleri ve eki teknik şartnameler, dava dışı işçiye ait hizmet döküm cetveli ve bilirkişi raporu dosya içerisine alınmıştır. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve fer'ilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Mahkememizce Aktüer Bilirkişi ...'dan aldırılan 11/07/2024 tarihli raporda özetle;" Yukarıda ayrıntılı şekilde yer alan dava dosyası kapsamının incelenmesi, Yargıtay kararları, taraf vekillerinin beyanları, dosya kapsamındaki sözleşme, teknik şartname, ödeme dekontları, bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucu yapılan tespit, değerlendirme ve hesaplamalar sonucunda; ➢ Davalılardan ... LTD.ŞTİ., ... LTD.ŞTİ., ... LTD.ŞTİ ve ... LTD.ŞTİ &... LTD.ŞTİ İŞ ORTAKLIĞI bakımından imzalanan sözleşmelerde “işçi ücretlerinden yüklenicilerin sorumlu olduğuna” dair hüküm yer aldığı; davacı işverenin ise işçi alacaklarından sorumlu olacağına dair hüküm bulunmadığı, ➢ Davalılardan ... LTD.ŞTİ. bakımından dosyada hizmet sözleşmesi bulunmadığı, bu yüzden bu davalı bakımından sözleşmede sorumluluğun kime ait olduğuyla ilgili hükümün incelenemediği, ancak yine de dosyaya sonradan hizmet sözleşmesi ibraz edilmesi halinde ihbar tazminatı dışındaki alacaklar bakımından işçinin çalıştığı gün sayısı ile orantılı olarak bu şirketin de rücuen sorumlu olduğuna karar verilmesi ihtimaline binaen yine de hesaplama yapıldığı, bu yöndeki takdirin Sayın Mahkemede olduğu, ➢ Dava dışı işçi ...’ın davalı alt işverenler nezdinde işçi olarak çalıştığı, Yargıtay kararlarındaki ilkeler doğrultusunda davacının rücu talebinin; kıdem tazminatı, UGBT, fazla mesai ücreti alacağı yönünden, davalıların kendi sürelerine isabet eden, işçiyi çalıştırdığı çalışma süresine göre oranlanarak hesaplandığı, ihbar tazminatı alacağı yönünden ise son işverenin sorumluluğunda olduğu, ➢ Davacı asıl işverenin, icra takip dosyasına TOPLAM 28.554,81 TL ödeme yaptığı, ➢ Son işveren sıfatıyla davalılardan ... LTD.ŞTİ &... LTD.ŞTİ İŞ ORTAKLIĞI’na İHBAR TAZMİNATI YÖNÜNDEN RÜCU EDİLEBİLEK MİKTARIN 2.449,40 TL olduğu, ➢ KIDEM TAZMİNATI, UGBT ve FAZLA MESAİ ALACAĞI bakımından “davalıların idare ile yapılan hizmet sözleşmesi geçerlilik tarihleri ile sınırlı olarak” sorumlu oldukları gün sayısına düşen rücuen talep edilebilecek tazminat tutarının aşağıdaki gibi olduğu, Yüklenici Tazminat Miktarı ... LTD.ŞTİ ( 726 gün) 20.125,44 TL ... LTD.ŞTİ. 1.175,41 TL ... LTD.ŞTİ. (88 gün) 2.444,00 TL ... LTD.ŞTİ.(55 gün) 1.527,40 TL ..... LTD.ŞTİ İŞ OR.(30 gün) 833,130 TL + 2.449,40 TL İHBAR TAZM. Sonuç ve kanaatine varılmıştır. Sayın Mahkeme’nin takdir ve değerlendirmelerine arz edilir. " şeklinde rapor sunulmuştur. Mahkememizce bilirkişi kök raporunda yapılan hesaplamalar hükme alınmış olup, denetime elverişli kök raporu doğrultusunda hüküm kurma yoluna gidilmiştir. Dava konusu olayda da, davacı ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl (üst) işveren, davalı (alt) işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, davalı (alt) işverenle birlikte müteselsilen sorumlu olacağı, burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumlu olacakları anlaşılmıştır. İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. Borcun mahiyetinden hilafı istidlal olunmadıkça, müteselsil borçlulardan her biri alacaklıya yapılan tediyeden birbirine müsavi birer hisseyi üzerlerine almaya mecburdur. Hissesinden fazla tediyede bulunan, fazla ödeme ile diğerlerine rücu hakkını kazanır. Müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmamış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir. .....'nin 28.01.2014 tarih ve .....; 25.02.2014 tarih ve ......, sayılı ilamları ile ..... nin 23.06.2014 tarih ve ......; 13.11.2014 tarih ve .....; 30.10.2014 tarih ve .....; 26.10.2015 tarih ve ...... sayılı ilamları da bu yöndedir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmeler incelendiğinde, her bir davalı ile yapılan Hizmet Alım Sözleşmelerinin farklı maddesinde ve atıfta bulunulan Şartnamelere göre; yüklenicinin söz konusu işle ilgili olmak üzere çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukların, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve genel şartnamenin altıncı bölümünde belirlendiği, yüklenicinin bunları aynen uygulamakla yükümlü olduğu anlaşılmaktadır. 2 Şubat 2019 tarihli 30694 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan, 7166 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 11'inci maddesi ile 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 112 nci maddesine beşinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir. Bahse konu maddeye göre “4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere, 11/9/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11/9/2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilmez.” denilmektedir. Madde hükmü, Anayasa Mahkemesinin .....sayılı 19/09/2019 tarihli verilen kararı ile iptal edilmiş, karar 15/09/2019 tarihli ve 30919 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Somut olayda; Davacının rücuen alacak talep ettiği dönemdeki sözleşmeler ve eki niteliğindeki teknik şartnameler incelendiğinde kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin ödemenin davalıların sorumluluğunda bulunduğu, dava dışı işçi ...'ın çalıştığı dönem için 940 gün üzerinden 28.554,78 TL'dan 20.125,44 TL'nin davalı ...... Ltd. Şti.'den, 1.175,41 TL'nin davalı .... Ltd. Şti.'den, 2.444,00 TL'nin davalı ...... Ltd. Şti'den, 1.527,40 TL'nin davalı ....... Ltd. Şti.'den ve 3.282,53 TL'nin davalılar ...... Ltd. Şti. Ve ...... Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen olmak üzere tüm davalıların sorumlu oldukları döneme ilişkin miktarlardan rücuen sorumlu olması gerektiği, talep gibi kabul edilen tutara ödeme tarihinden itibaren avans faiz işletileceği anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KABULÜNE; 20.125,44 TL'nin davalı ...... Ltd. Şti.'den, 1.175,41 TL'nin davalı .... Ltd. Şti.'den, 2.444,00 TL'nin davalı ...... Ltd. Şti'den, 1.527,40 TL'nin davalı ....... Ltd. Şti.'den, 3.282,53 TL'nin davalılar ...... Ltd. Şti. Ve ...... Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen olmak üzere toplam 28.554,78 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Alınması gereken harçtan peşin alınan 1.950,58 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 487,65 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.462,93 TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 487,65 TL peşin harç olmak üzere toplam 757,5‬0 TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ..... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.280,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 2.567,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.657,00 TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 28.554,78-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .....Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 20/11/2024 Katip ..... e-imzalı Hakim ..... e-imzalı

Atıf: Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/755, K. 2024/802, T. 20.11.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-755-e-2024-802-k-d4870efd0ec0