İlk Derece Mahkemesi · Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/355 E. 2023/465 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/355
- Karar No
- 2023/465
- Karar Tarihi
T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/355 Esas - 2023/465 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/355 Esas KARAR NO : 2023/465 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 11/05/2022 KARAR TARİHİ : 13/06/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/06/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; 19.02.2022 tarihinde ... plakalı otobüs sürücüsü ... ... vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, kazaya karışan otobüsün davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, müteveffanın vefatı ile davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını, davalı sigorta şirketine zararın karşılanması talebi ile yapılan başvurunun 21.03.2022 tarihinde davalı sigorta şirketine tebliğ edildiğini, davalı sigorta şirketinin ödeme yapmayarak 01.04.2022 tarihinde temerrüde düştüğünü ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için ayrı ayrı 50.000,00.-TL olmak üzere toplam 100.000,00.-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 01.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. CEVAP: Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, başvuru şartı yerine getirilmeden dava açıldığından davanın usulden reddi gerektiğini, soruşturma aşamasında uzlaşma olması halinde davanın reddi gerektiğini, talep konusunun zamanaşımına uğradığını, dava konusu trafik kazasına karışan aracın 23.11.2021-23.11.2022 tarihleri arasında müvekkili şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, dava konusu kazaya karışan aracın ticari otobüs olduğunu ve bu nedenle Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yapılması gereken taşıtlar arasında olduğunu, Karayolu Taşıma Kanunu uyarınca zararın öncelikle Taşımacılık Sigortasından karşılanması gerektiğini, bu nedenle öncelikle dava konusu aracın zorunlu taşımacılık sigortası olup olmadığının araştırılması gerektiğini, olmaması halinde de sorumluluğun Güvence Hesabına ait olduğunu, kaza ile müteveffanın ölümü arasında illiyet bağı olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, somut olayda hatır taşıması olup olmadığının ve müterafik kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. DELİLLER: Kaza tespit tutanağı, sigorta poliçesi, hasar dosyası, SGK Başkanlığı Muş Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü kayıtları, maaş bordroları, bilirkişi raporları ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE: Davanın, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, 19/02/2022 tarihinde dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı tur otobüsünün trafik kazası yaptığı, kazada davacıların oğlu / murisi olan ...'ın otobüste yolcu konumunda olduğu, kaza nedeniyle davacıların oğlunun vefat ettiği, aracın davalı sigorta şirketi nezdinde Kara Yolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olduğu, taraflar arasındaki ihtilafın; oluşan kazada tarafların kusur durumu, müteveffanın müterafik kusurunun olup olmadığı, ölüm ile kaza arasında uygun illiyet bağının bulunup bulunmadığı, mahkememizin yetkili olup olmadığı, murisin ölüm tarihi itibariyle ücreti, murisin davacıların desteği olup olmadığı, talep edilen maddi tazminatın poliçe kapsamında olup olmadığı, davacıların maddi tazminat talep haklarının bulunup bulunmadığı, noktasında olduğu anlaşılmaktadır. 6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince; ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, 979/4-1528 Esas, 412 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi; destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır, sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Dava konusu kazaya ilişkin trafik kazası tespit tutanağı incelendiğinde; 19.02.2022 tarihinde saat 06:55 sıralarında sürücü belgeli ve alkolsüz dava dışı sürücü ...'ın, olay tarihinde davalı Türkiye Sigorta A.Ş. ile zorunlu mali mesuliyet sigortalı bulunan malikinin ve işleteninin dava dışı Hacim BEYAZKUŞ olan ... plakalı tur otobüsüyle Konya ili istikametinden seyirle Aksaray istikametine seyrine devam ederek olay mahalli olan km 53+950M' ye geldiğinde zemin yüzeyinin ıslak, buzlu ve kaygan olmasından dolayı her ne kadar da yasal seyir hızıyla seyrine devam etmiş olmasına rağmen aracının sevk ve idaresini kaybetmesi sonucu seyir yönüne göre yolun sağından yol dışına aracıyla çıkarak yan yüzeyi üzerine devrilmesi sonucu dava dışı kendisinin ve dava konusu davacıların destekçileri olan oğulları ... ile dava dışı 4 yolcunun olay yerinde EKS olup dava dışı 41 yolcunun yaralanmasıyla meydana gelen trafik kazası olduğu anlaşılmaktadır. Mahkememizce resen belirlenen kusur bilirkişisi Haydar Kökten tarafından düzenlenen 15/11/2022 tarihli rapor ile; dava dışı sürücü ...; sevk ve idaresindeki ... plakalı tur otobüsü ile olay mahalli bölünmüş devlet karayolunda seyrine devamı sırasında kaza tespit tutanağını düzenleyen trafik görevlilerinin tespitlerine göre seyrine açık olan yol zeminin, buzlu, ıslak ve kaygan olması yanında kuvvetli rüzgarın' da olması sebebiyle seyrine devamı sırasında görevlilerin takograf üzerindeki hız limitlerine göre 91 km ile seyretmiş olduğu görüldüğünde, mevcut yol ve hava durumuna göre seyir hızını; 2918 sayılı karayolları trafik kanununun 52/1-b ve Yönetmeliğin 101/b maddelerine göre düşük seyir hızıyla ve daha dikkatli ve tedbirli olarak seyrine devam etmemesi sonucu almış olduğu fren tedbirine bağlı aracının kayarak seyir yönüne göre yoldan çıkarak yan kısmı üzerine devrilmesi sonucu dava konusu yolcu ile dava dışı 4 yolcunun olay mahallinde EKS olmasına ve dava dışı kendisi ile 42 yolcusunun yaralanmasıyla meydana gelen tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda aynı kanunun 47/1-d trafik güvenliği ile ilgili kanun ve yönetmelik maddelerine de riayetsizliği nedeniyle kaza tespit tutanağında da belirtildiği gibi tamamen asli kusurlu olduğu, diğer yandan kaza tespit tutanağını düzenleyen trafik görevlilerince, kaza sırasında dava konusu müteveffa yolcunun koruyucu emniyet kemerinin takılı olup olmadığına ilişkin bir tespitin olmaması yanında devrilen otobüsün içinden, otobüsün dışına fırladığına ilişkin bir tespitin de dava dosyasında ve kaza tespit tutanağında yer almaması üzerine takdiri mahkemeye ait olmak üzere; dava konusu yolcuya kendi cismani zararıyla alakalı olarak emniyet kemerine ilişkin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 78 ve Yönetmeliğin 150. maddelerine istinaden müterafik kusur izafesi yapılamadığının belirlendiği görülmüştür. Dosya kapsamı incelendiğinde; dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı otobüsün; davalı sigorta şirketi tarafından 23.11.2021-23.11.2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası ile sigortalandığı, kaza tarihi itibarıyla poliçenin geçerli olduğu, kaza tarihi itibarıyla geçerli asgari poliçe limitinin kişi basına 500.000.00.-TL olduğu anlaşılmıştır. Ancak, davalı sigorta şirketi tarafından dava konusu trafik kazasına karışan aracın ticari otobüs olması nedeni ile Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yapılması gerektiği ileri sürülmüş ise de; 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun ile Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluk Sigortası kaldırılarak sözkonusu araçlar için de İ918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yaptırılması öngörülmüş ve akabinde de Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmeliğine 26/4/2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 28/A-l maddesi eklenerek 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu kapsamında şehirlerarası ve uluslararası taşımacılık yapan araçlar için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçelerinin teminat limitlerinin, Yönetmeliğin ekinde yer alan ilgili teminat limitlerinin iki katı olacak şekilde uygulanacağı, bu nedenle teminat limitinin 1.000.000,00 TL olarak uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır. SGK Başkanlığı Muş Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün 02.06.2022 tarihli yazısı ile; müteveffanın vefatı nedeni ile davacılara ölüm aylığı adı altında bir gelir bağlanmadığının bildirildiği, Arpaçay İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından müteveffa ... hakkında yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırması sonucu düzenlenen 01.06.2022 tarihli tutanak ile; müteveffanın kardeşi ... ile yapılan telefon görüşmesi sonucu müteveffanın vefatından önce Arpaçay İlçe Jandarma Komutanlığından uzman çavuş olarak çalıştığının, izin sırasında geçirdiği trafik kazası sonucu vefat ettiğinin tespit edildiğinin belirtildiği, Arpaçay İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından 20.10.2022 tarihli yazı ekinde müteveffaya ait vefatından önceki son 1 yıla ilişkin maaş bordrolarının ibraz edildiği anlaşılmaktadır. Aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen asıl rapor ve ek rapor ile; TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılarak ve yukarıda belirtilen veriler kullanılarak yapılan hesaplama sonucunda; oluşan kaza nedeniyle davacı Fazilet Karahan'ın 627.515,84-TL, davacı Mikail Karahan'ın ise 372.484,16-TL destekten yoksun kalma tazminatı talep hakkının bulunduğu belirlenmiştir. Rapor ve ek rapor hükme esas alınmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; davanın, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, 19/02/2022 tarihinde dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı tur otobüsünün trafik kazası yaptığı, kazada davacıların oğlu/murisi/desteği olan ...'ın otobüste yolcu konumunda olduğu, kaza nedeniyle davacıların oğlunun vefat ettiği, aracın davalı sigorta şirketi nezdinde Kara Yolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olduğu, alınan kusur raporu ile kazanın oluşumunda araç sürücüsü ...'ın tamamen kusurlu olduğu, araç içinde yolcu olarak bulunan davacılar murisinin herhangi bir kusuru veya müterafik kusurunun bulunmadığı, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi tarafından 23.11.2021-23.11.2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası ile sigortalandığı, kaza tarihi itibarıyla poliçenin geçerli olduğu, kaza tarihi itibarıyla geçerli asgari poliçe limitinin kişi basına 500.000.00.-TL olduğu, bu miktarın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmeliğine 26/4/2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 28/A-l maddesi eklenerek 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu kapsamında şehirlerarası ve uluslararası taşımacılık yapan araçlar için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçelerinin teminat limitlerinin, Yönetmeliğin ekinde yer alan ilgili teminat limitlerinin iki katı olacak şekilde uygulanacağı, bu nedenle teminat limitinin 1.000.000,00 TL olarak uygulanması gerektiği, aktüre bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve ek rapor ile davacı Fazilet Karahan'ın 627.515,84-TL, davacı Mikail Karahan'ın ise 372.484,16-TL destekten yoksun kalma tazminatı talep hakkının bulunduğu belirlenmiş olmakla, dava dilekçesi ve talep artırım dilekçesi dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; 1-Davanın KABULÜ ile; -Davacı Fazilet Karahan için 627.515,84-TL, -Davacı Mikail Karahan için 372.484,16-TL destekten yoksun kalma tazminatının 01/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak belirtilen miktarlarda davacılara VERİLMESİNE, 2-Alınması gereken 68.310,00-TL harçtan dava açılırken peşin olarak yatırılan 341,55-TL harç ve ıslah ile alınan 3.074,00-TL olmak üzere toplam 3.415,55-TL harcın mahsubu ile bakiye 64.894,45-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 3.415,55-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafça yapılan 2.775,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 128.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, 7-Arabuluculuk Son Tutanağı, iş bu davada verilen karar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 7 ve 18/A-13 maddeleri ile bu Kanuna göre hazırlanan ve 02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin 26. maddesi hükümlerine göre; Bakanlık bütçesinden karşılanan/karşılanması gereken ve iki taraf ve iki saat üzerinden yapılan hesaba göre belirlenen toplam 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davanın KABULÜNE karar verilmiş olması nedeniyle DAVALIDAN alınarak 6183 sayılı AATUHK hükümlerine göre tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu amaçla işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/06/2023