İlk Derece Mahkemesi · Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/125 E. 2023/892 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/125
- Karar No
- 2023/892
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/125 Esas - 2023/892 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/125 Esas KARAR NO : 2023/892 HAKİM ... .. KATİP .. DAVACI .. VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 1- ... -... VEKİLLERİ : Av.... Av.... DAVALI : 2- ... VEKİLİ : Av.. DAVALI : 3- .... VEKİLİ : Av... DAVA İHBAR OLUNAN ... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 25/02/2020 KARAR TARİHİ : 28/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.03.2018 tarihinde davalı ...’un maliki olduğu, kendi sevk ve idaresindeki .... plakalı araçla seyir halinde iken, otobüs durağına yürümekte olan davacı yayaya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasmda davacının yaralandığım, geçici ve sürekli İşgöremezliğinİn doğduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, kazaya kan şan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasının davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenmiş olduğunu, dava konusu kaza ile ilgili olarak davalı araç sürücüsü hakkında... sayılı dosyası ile açılan kamu davasının yargılaması sonucu davalının mahkumiyetine karar verildiğini, kazanın meydana gelmesinde davacının kusuru olmadığını, kaza sonucu davacının tat ve koku alma duyusunu kaybettiğini, kaza tarihinde üniversite öğrencisi olan davacının kaza nedeni ile maddi-manevi zarar gördüğünü, sokağa çıkmaktan İmtina ettiğini, tat ve koku alma kaybı nedeni ile davacının birçok şeyden mahrum kaldığım, ayrıca gaz kaçağı vs .gibi durumları farkedemeyeceğİnden olası tehlikelere de maruz kalabileceğini, halen tedavisi eden davacının ayda 3 kez hastaneye gittiğim, ulaşımının da taksi ya da ambülansla sağlandığını, bu giderlerin de maddi tazminat kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak kaydıyla 1.000,00.-TL işgücü kaybından doğan maddi tazminat ile 500,00.-TL tedavi ve yol gideri olmak üzere toplam 1.500,00.-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacının maruz kaldığı elem ve ıstırap dolayısıyla 200.000,00.-TL manevi tazminatın davalı ....’tan olay tarihinden itibaren İşleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir. CEVAP: 1-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ....plakalı aracın kaza tarihi itibarıyla ...... tarafından... teminatı bulunduğunu, ...poliçesinin zarara uğrayanların maddi ve manevi zararları ile mahkeme masruflan ve vekalet ücretini de kapsaması nedeni ile davanın sigorta şirketine İhbar edilmesini talep ettiklerini, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davalı sigorta şirketine başvuru yapılmadığından olay tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, kazanın meydana gelmesinde davacının da kusuru olduğunu, bu hususun da dikkate alınması gerektiğini, davacının kaza nedeni ile ödemek zorunda kaldığı gider kalemlerinin belirtilmediğini, buna ilişkin belgelerin dosyaya İbraz edilmediğini, bu nedenle tedavi giderlerine ilişkin talebin reddedilmesi gerektiğim, aynca öncelikle davacının maluliyetinin mevzuata uygun olarak tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilin kaza sonrasında tüm aile fertleri İle birlikte davacının yanında olduğunu, bu hususa ilişkin tanıkların mevcut olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanıldığım, manevi tazminatın tarafların kusur oranlan, davacıma maluliyet oram, tarafların sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. 2-..... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça dava açılmadan önce müvekkili şirkete başvuru yapılmadığını, .....Kanunun 97. maddesi uyannca başvuru yapılmadan dava açılması mümkün olmadığından davanın reddî gerektiğini, müvekkili şirkete yapılmış bir başvuru olmadığından kaza ile ilgili bilgi sahibi olmadıklarım, bu nedenle öncelikle kusur ve maluliyet durumunun tespit edilmesi gerektiğini, hesaplamanın...ömür Tablosu ve teknik faiz ile yapılması gerektiğini. SGK'va müzekkere yazılarak davacıya rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, tedavi giderlerine ilişkin müvekkili şirketin sorumluluğu olmadığını, dava öncesinde yapılmış bir başvuru olmadığından faiz başlangıç tarihinin kabulünün mümkün olmadığını İleri sürerek davanın reddini istemiştir. 3-İhbar olunan davalı .....'ye duruşma gününü ve tarafların beyanlarını içeren dilekçeleri bildirir tebligatın 11/01/2021 tarihinde tebliğ edildiği, ihbar olunan davalının cevap dilekçesi vermediği anlaşılmaktadır. DELİLLER: Kaza tespit tutanağı, poliçe, .... Esas sayılı dosyası, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE: Davanın, trafik kazasından kaynaklanan 1.000,00-TL sürekli iş göremezlik, 500,00-TL tedavi gideri ve 200.000,00-TL manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, 28/03/2018 tarihinde davalı .....'den ZMMS poliçesi ile sigortalı olup, davalı ... sevk ve idaresindeki.... plaka sayılı aracın yaya olan davacıya çarpması sonucunda gerçekleşen trafik kazasında davacının yaralandığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; oluşan trafik kazasında tarafların kusur durumu, kaza ile yaralanma arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı, kaza nedeniyle davacının sürekli iş göremezliğe uğrayıp uğramadığı, tedavi gideri yapıp yapmadığı, manevi zararının oluşup oluşmadığı, tarafların sosyo-ekonomik durumları, davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesi kapsamında sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında olduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu Kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “ İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, davalı sigorta şirketi kazaya karışan sigortalı aracın trafik sigortacısı (ZMSS) sıfatıyla bu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, kendisine sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacaktır. Davalı taraf, trafik kazası nedeni ile oluşan gerçek zarar ile sorumludur. Dava konusu trafik kazasına karışan .... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından 09.06.2017-09.06.2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olduğu, kaza tarihi itibarı ile poliçenin geçerli olduğu, kaza tarihi itibariyle poliçe limitinin kişi başı için 360.000.00.-TL olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu krokili trafik kazası tespit tutanağı ile; 28/03/2018 günü saat 08:30 sıralarında; Sürücü ...’un sevk ve idaresindeki .... plakalı aracıyla olay yeri ..... sağ dönüş yaptığı esnada kavşak başından gidişe göre sağından soluna karşıdan karşıya geçen yayaya aracının Ön sağ kesimleriyle çarparak yaralanmasına neden olduğu yaralamalı trafik kazası olduğu, kazanın oluşumunda sürücü ...’un 2918 SK’nın 53/2. mad. kural ihlali görüleceği, yaya ....’ın aynı Kanunun 68/l/b-3. mad. kural ihlali görüleceğinin belirtildiği, olaydan sonra düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında ise; olay yerinin meskun mahal içi, yolun asfalt kaplama, bölünmüş, düz, eğimli, yol olup, yol sınıfının cadde olduğu, kaza yerindeki azami hız limitinin 50 Km/s. olup, yol platform genişliğinin 15 metre olduğu, kavşağın üç yönlü (T) kavşak olup, geçidin olmadığı, yaya yolunun ve yol şerit çizgisinin bulunduğu, oto korkuluğunun, emniyet şeridinin, trafik İşaret levhasının, trafik lambasının, aydınlatmanın, trafik görevlisinin, görüşe engel cismin, kaza sonrası araç haricinde hasar gören diğer unsurun, yolda çalışmanın ve kazaya etken yol sorununun olmadığı, gün durumunun gündüz, havanın açık, yol yüzeyinin kuru olduğu, oluş şekline göre kaza türünün “yayaya çarpma ” olduğu, kaza nedeniyle davacı yaya ....’ın yaralandığı, davalı sürücünün (C) sınıfı sürücü belgesi sahibi olup, alkol durumunun sıfır olduğu hususlarının belirlendiği anlaşılmaktadır. Olayla ilgili olarak .... Esas sayılı dosyası ile ceza dosyası açıldığı, söz konusu dosya .... Müdürlüğü tarafından düzenlenen 12/11/2019 tarihli kusur raporu ile; sürücü ...'un, geldiği olay yerinde, sağa dönüş yaparken yola gereken dikkatini vermediği, sağa ve sola dönüş yapan sürücülerin kavşak giriş-çıkışlarında karşıdan karşıya geçişini yapan yayalara ilk geçiş hakkını vermeleri kural gereği iken olay yeri yolun karşısına geçmek isteyen yayaya aracının sağ ön yan kısmı ile yolun sağında çarptığı olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara riayetsizliği ile asli kusurlu olduğu, yaya ....'ın ise; her ne kadar karşıya geçişini ilk geçiş hakkına haiz olduğu kavşak başından yapmak istemiş ise de can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde yola girip, bu yol üzerinde hareketlerini gördüğü aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketiyle alt düzeyde tali kusurlu olduğunun belirlendiği, Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda 14/01/2020 tarih ve.... Karar sayılı kararı ile; sanık ...'un katılan E....'a yönelik olarak taksirle yaralanmaya neden olmak suçunu işlediği sabit olduğundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 22/4 ve 89/1. maddesi gereğince takdiren, tercihen ve teştiden 270 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, verilen kararın 06/03/2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Mahkememizce resen belirlenen kusur bilirkişisi.... tarafından düzenlenen 19/01/2022 tarihli kusur raporu ile; davalı .... Şirketine sigortalı olnp, davalı sürücü ...’un; Sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı otomobil ile gündüz vakti, yerleşim yeri içinde .... Sokaktan gelip, sağa .... geçtiği sırada kavşak giriş-çıkışlarmdan karşıdan karşıya geçen yayalara durup, ilk geçiş hakkım vermesi kural gereği zorunlu olduğu halde kendisinin ... Esas sayılı dosyasında vermiş olduğu savunmasına göre: “...sağ tarafa dönmek İçin anayola çıkmak üzere iken, eşimin bana seslenmesiyle hemen durdum, sağ ön tarafımda bir insan sülüyeti gördüm, hemen durdum, inip baktığımda ön sağ teker hizasında yerde bir genç kız çocuğunun yatmakta olduğunu gördüm...” şeklindeki beyanı dikkate alındığında; dalgın ve dikkatsiz biçimde seyrini sürdürmesi sonucu seyrine göre sağından kavşak başından yola girip, yolun büyük bölümünü kat ederek, orta bölünmüş yol çizgisi yakınında, gündüz vakti görünür konumda olan davacı yaya ...... hiç fark etmeyip, otomobilin ön sağ kısımlarıyla çarparak dosya kapsamına göre yaralanmasına sebeyiyet verdiği trafik kazasının oluşumunda; 2918 SK’nın 47/d. maddesiyle 53/d-2 (bend) ihlali nedeniyle tamamen kusurlu olduğu, diğer yandan davacı yaya ....ın; olay yerinde kavşak başından yola giriş yapıp, tutanağa çizili krokiye göre 7 metre genişlikteki bölünmüş birinci yol bölümünde yolun büyük bir kısmını kat edip, (4,6 metre) orta bölünmüş yol çizgisi yakınına geldiği sırada solundan .. Sokaktan gelerek, sağa .... Caddesine dönüşe geçen davalı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin ön sağ kısımlarından çarpılarak yaralandığı trafik kazasının oluşumunda; kural ihlali görülmediğinden kusursuz olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır. Raporlar arasında çelişki bulunması nedeniyle dosya .... Dairesine gönderilmiş olup, alınan 25/04/2023 tarihli kusur raporu ile; mevcut verilere göre; davalı sürücü ... olay yerinde seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, sağa dönüş yapmak istediği kavşakta yolu kontrol etmesi, karşıdan karşıya geçmek isteyen yayayı dikkate alıp yayaya ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmeden sağa dönüş için manevra yaptığı sırada sevk ve idaresindeki otomobilin karşıdan karşıya geçmek isteyen yayaya çarptığı olayda %90 oranında kusurlu olduğu, diğer yandan davacı yaya ....karşıdan karşıya geçmek istediği kavşak mahallinde yolu kontrol etmesi, gelen araçların seyir durumunu dikkate alması gerekirken bu hususlara riayet etmeden karşıdan karşıya geçmek istediği sırada sağa dönüş yapmak isteyen otomobilin çarpmasına maruz kaldığı olayda %10 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Mahkememizce söz konusu kusur raporu hükme esas alınmıştır. 02.06.2021 tarihli .... Raporu ile; Özürlülük ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca davacının bedensel özür oranının % 3 olduğu, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 3 ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 12 aya kadar uzayabileceği görüş ve kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür. Aktüer bilirkiş....tarafından düzenlenen 07/11/2023 tarihli ek rapor ile; 28.03.2018 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle; bedensel özür oranı % 3 olarak belirlenen davacı ...ın sürekli işgöremezlikten doğan zararının %10 kusur indirimi yapıldıktan sonra Mahkemenin takdirine bağlı olarak davacının geliri asgari ücret kabul edildiğinde 205.633,95.-TLolarak; davacının geliri asgari ücretin 1.5815 katı esas alınarak kabul edildiğinde ise 282.366,86-TL olarak hesaplandığı, davacı tarafça talep edilen tedavi ve yol giderlerinin %10 kusur indirimi yapıldıktan sonra 2.044,11.-TL olarak hesaplandığı, hesaplanan toplam tazminat tutarının (her iki hesaplamada da) poliçe teminat limiti dahilinde olduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır. Söz konusu ek rapor hükme esas alınmıştır. Davacı vekili 29/12/2022 tarihli (birinci) ıslah dilekçesi ile 235.851,33-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.044,11-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 237.895,66-TL maddi tazminat talebinde bulunmuştur. Daha sonra davacı vekili 13/11/2023 tarihli dilekçesi ile ikinci kez ıslah ıslah talebinde bulunmuş, ancak 6100 sayılı HMK'nın 176/2.maddesine göre; aynı davada, tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilmesi mümkün olduğundan davacının bu yöndeki talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; davanın, trafik kazasından kaynaklanan 1.000,00-TL sürekli iş göremezlik, 500,00-TL tedavi gideri ve 200.000,00-TL manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, 28/03/2018 tarihinde davalı ......'den ZMMS poliçesi ile sigortalı olup, davalı ... sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı aracın yaya olan davacıya çarpması sonucunda gerçekleşen trafik kazasında davacının yaralandığı, .... Dalı Başkanlığının 02/06/2021 tarihli raporu ile; Özürlülük ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca davacının bedensel özür oranının % 3 olduğu, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 3 ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 12 aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği, diğer yandan .... Dairesinden alınan 25/04/2023 tarihli kusur raporu ile; kazanın oluşumunda davalı sürücü ...'un %90 oranında; davacı yaya....'ın ise %10 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, öte yandan aktüer bilirkişi .... tarafından düzenlenen 07/11/2023 tarihli ek rapor ile; 28.03.2018 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle; bedensel özür oranı % 3 olarak belirlenen davacı ....ın sürekli işgöremezlikten doğan zararının %10 kusur indirimi yapıldıktan sonra Mahkemenin takdirine bağlı olarak davacının geliri asgari ücretin 1.5815 katı esas alınarak kabul edildiğinde 282.366,86-TL olarak hesaplandığı, davacı tarafça talep edilen tedavi ve yol giderlerinin %10 kusur indirimi yapıldıktan sonra 2.044,11.-TL olarak hesaplandığı, hesaplanan toplam tazminat tutarının poliçe teminat limiti dahilinde olduğunun belirlendiği, davacı tarafça 29/12/2022 tarihli (birinci) ıslah dilekçesi ile 235.851,33-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.044,11-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 237.895,66-TL maddi tazminat talebinde bulunulduğu anlaşılmakla; alınan hesap bilirkişi raporu ile belirlenen 282.366,86-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.044,11 TL tedavi gideri esas alınarak davacının 29/12/2022 tarihli ıslah dilekçesindeki miktarlar dikkate alınarak davanın maddi tazminat talebi bakımından kabulüne karar verilmiştir. Manevi tazminat talebi bakımından durum değerlendirildiğinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 56.maddesine göre, hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Öte yandan, 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde de takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebilecek niteliktedir. Hakim bu kıstaslar doğrultusunda takdir hakkını kullanıp manevi tazminatı belirlemelidir. Buna göre, oluşan trafik kazasında yaralanan davacının, kusur durumu, tarafların sosyo ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, hakkaniyet ilkesi ve diğer tüm durumlar göz önüne alınarak 20.000,00 TL bakımından davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteğinin ise reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; 1-a)Maddi tazminat talebi bakımından davanın KABULÜ ile; 235.851,33-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.044,11-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 237.895,66-TL maddi tazminatın (davalı ... yönünden kaza tarihi olan 28/03/2018 tarihinden; diğer davalı ..... Bakımından ise dava tarihi olan 25/02/2020 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi bakımından poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, b)Alınması gereken 16.250,65-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 688,23-TL harç ve ıslah ile alınan 1.018,00-TL olmak üzere toplam 1.706,23-TL harcın mahsubu ile bakiye 14.544,42-TL harcın müştereken ve müteselsilen tüm davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 1.706,23-TL harcın müştereken ve müteselsilen tüm davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat talebi bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 37.684,35-TL vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen tüm davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-a)Manevi tazminat talebi bakımından davanın Kısmen KABULÜ ile; toplam 20.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin REDDİNE, b)Manevi tazminat talebi yönünden alınması gereken 1.366,20-TL harcın davalı ...'tan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat talebi bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalı ....'tan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d-Davalı .... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat talebi bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafça yapılan 3.019,25-TL yargılama giderinin davanın maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden kabul ve ret oranına göre belirlenen 1.778,02-TL'sinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, 5-Arabuluculuk Son Tutanağı, iş bu davada verilen karar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 7 ve 18/A-13 maddeleri ile bu Kanuna göre hazırlanan ve 02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin 26. maddesi hükümlerine göre; Bakanlık bütçesinden karşılanan/karşılanması gereken ve iki taraf ve iki saat üzerinden yapılan hesaba göre belirlenen toplam 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davanın KISMEN KABULÜNE karar verilmiş olması nedeniyle 777,35-TL'sinin müştereken ve müteselsilen DAVALILARDAN, bakiye 542,65-TL'sinin ise DAVACIDAN alınarak 6183 sayılı AATUHK hükümlerine göre tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu amaçla işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.28/11/2023 Katip .... ¸ Hakim ... ¸