İlk Derece Mahkemesi · Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/406 E. 2023/45 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/406
- Karar No
- 2023/45
- Karar Tarihi
T.C. ...14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/406 Esas - 2023/45 T.C. ANKARA "TÜRK MİLLETİ ADINA " 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/406 Esas KARAR NO : 2023/45 DAVA :MANEVİ TAZMİNAT ( Trafik- Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Manevi Tazminat) DAVA TARİHİ : 15/09/2020 KARAR TARİHİ : 01/02/2023 KARAR YAZMA TARİHİ : 09/02/2023 Mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucunda, dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ; DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; 31/12/2018 tarihinde davacı müvekkilleri ...'in yolcu olarak bulunduğu, davacı müvekkili ...'in sevk ve idaresindeki motorlu bisiklet ile seyir halindeyken, geriye kontrolsüz olarak U dönüşü yapan davalı sürücü sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın ... Sigorta AŞ tarafından KASKO sigortası ile sigortalandığını, müvekkillerinin uğramış olduğu manevi zararların tazmininden davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, müvekkillerinin kaza sonucunda ağır bir şekilde yaralandıklarını, davalılar tarafından müvekkillerin hakkını elde etmesini engellemek amacıyla kayıtlı malvarlığının 3.kişilere devri söz konusu olabileceğinden davalı şahıs adına kayıtlı taşınmaz ve araçların mahkemece verilecek kararın kesinleşmesinin sonuna kadar satışının ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasını, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek müvekkilleri ... için 60.000,00 TL, ... için 75.000,00 TL, ... için 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALI ... CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Mahkememizin yetkisiz olduğunu, açılan manevi tazminatın gerçeği yansıtmadığını, konuyla ilgili müvekkilinin davacıya dava açtığını ve maddi yöndende alacaklı olduğunu, davacıların icra dosyasına ödeme gerçekleştirmediğinden alacağı tahsil edemediklerini, müvekkilince açılan davaya davacının cevap vermediğini bu nedenle davacının kusurunu birnevi kabul ettiğini, ... plakalı aracın, 30.03.2018-2019 tarihleri arasında dava dışı ... Sigorta AŞ nezdinde bulunan 26622512 sayılı poliçe ile Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) sigortası teminatı altında bulunduğunu, ayrıca müvekkilinin kasko şirketi de kaza anında 30-01-2018-2019 tarihleri arasında teminat altına alındığın, bununla bilirkte ... Sigorta AŞ nezdinde bulunan 4201800066219 sayılı poliçe ile Kasko(Trafik) sigortası teminatı altında bulunduğunu, müvekkiline ait ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortası şirketi olan ... Sigorta AŞ aleyhine davanın ikame etmediğini, davacıya ait olan araçta ZMSS (trafik) poliçesi teminatında olduğundan dava sonucunda aleyhimize oluşacak bir hüküm çerçevesinde ödemek durumunda kalınacak tazminat nedeniyle sigorta şirketine yönelik rücu haklarının saklı tutulması için davanın dava dışı ... Sigorta AŞ’ne ve ... Sigorta A.Ş'ye ihbar edilmesini isteyerek davanın reddini talep etmiştir. DAVALI ... SİGORTA CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE;... plakalı aracın, müvekkil şirket nezdinde, 4201800066219 poliçe no’lu 30/01/2018-30/01/2019 vade tarihli Kasko ile sigortalandığını, müvekkili sigorta şirketi şahıs başına azami poliçe limiti ile sınırlı olarak sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın 1. maddesine göre, “sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur.” olduğunu, sigortalısının kusuru oranında sorumlu olan müvekkili Sigorta şirketinin de sorumluluğunun tespiti açısından tüm dosyanın ve savcılık/ceza davası evraklarının da eklenerek Adli Tıp Kurumu Trafik ihtisas dairesinden kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemek şartıyla; davacı kaza esnasında motorsiklet sürdüğünden dolayı kask, dizlik vs. koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığının tespitinin gerektiğini, davacılar koruyucu tertibat kullanmamış ise müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, avans faiz talebinin hatalı olup açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış, tüm deliller toplandıktan sonra maluliyet raporu alınması hususunda 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına müzekkere yazılmış olup davacı ... adına düzenlenen 05/07/2021 tarihli raporda özetle; kişinin sekelin belirlendiği günümüzdeki yaşına göre (13) meslekte azalma oranının %20, olay tarihinde (2018 yılında) 10 yaşında olduğundan meslekte kazanma gücünde azalma oranının %20 olduğu, hastanın travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle geçici iş göremezlik süresinin 30 gün olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı ... adına düzenlenen 06/07/2021 tarihli aynı üniversitenin Adli Tıp ABD. Başkanlığının malululiyet raporunda özetle; kişinin sekelin belirlendiği günümüzdeki yaşına göre (41) meslekte kazanma gücünde azalma oranının %28.2, olay tarihinde (2018 yılında) 38 yaşında olduğundan meslekte kazanma gücünde azalma oranının %28 olduğu, hastanın menisküs yırtığı nedeniyle geçici iş göremezlik süresinin 180 gün olduğu, hastanın arızaları nedeniyle mutad iştigaline engel teşkil eden 30 gün süreyle bir başkasının sürekli bakımına muhtaç olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı ... adına düzenlenen 25/02/2022 tarihli aynı üniversitenin Adli Tıp ABD. Başkanlığının malululiyet raporunda özetle; hastada meydana gelen sekellerin 31/12/2018 tarihine meydana gelen kaza ile illiyet bağının bulunduğu, kişinin sekelin belirlendiği günümüzdeki yaşına göre (42) meslekte kazanma gücünde azalma oranının %20 olduğu, olay tarihinde (2018 yılı) 38 yaşında olduğundan meslekte kazanma gücünde azalma oranının %19 olduğu, mevcut sekeller nedeniyle geçici iş göremezlik süresinin 120 gün olduğu, hastanın arızaları nedeniyle mutad iştigaline engel teşkil eden 15 gün süreyle bir başkasının kısmen bakımına muhtaç olduğu kanaatine varılmıştır. Mahkememizce kusur raporu alınması hususunda dosya, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiş olup, düzenlenen 11/10/2021 tarihli ön raporda özetle; dosya içerisindeki 23.01.2019 tarihli CD İnceleme Tutanağında, olay anını gösterir KGYS'ne ait güvenlik kamera kayıtlarından bahsedilmiş olmasına karşın mevcut dosya kapsamında bu görüntülerin bulunmadığı anlaşılmakla sağlıklı kusur izafesi yapılabilmesi açısından bahse konu kaza anını gösteren görüntülerin incelenilebilir formatta yer aldığı CD'ye mevcutlarla birlikte ihtiyaç duyulmuş olup gönderilen belgelerin işlem görmeksizin mahalline iadesine karar verildiği bildirilmiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 11/10/2021 tarihinde düzenlendiği ön rapordaki eksiklikler tamamlanarak dosya tekrar gönderilmiş olup, düzenlenen 04/01/2022 tarihli raporda özetle; A) Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti aydınlatma bulunan yerleşim yeri içi mahaldeki sokakta yolun sağında durmaktayken gerisinden gelen vasıtaların seyir durumlarını yeterince kontrol etmeden U dönüşü yapmak amacıyla sol tarafa doğru manevra yaptığı, gerisinden aynı istikamette seyreden davacı sürücü idaresindeki aracın seyir istikametini kapattığı kazada kusurlu olduğu, davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki motorlubisiklet (moped) ile gece vakti aydınlatma bulunan yerleşim yeri içi mahaldeki sokakta mevcudiyetini belli edecek şekilde farları yanar vaziyette seyrini sürdürmesi, ilerde yola çıkmaya başlayan ve sinyalini yakan aracı gördüğünde zamanında etkin fren ve direksiyon tedbiri alması gerekirken bu hususlara yeterince riayet etmediği, mevcut seyrini sürdürerek U dönüşü yapmaya çalışan davalı sürücü idaresindeki aracın sol ön tekerlek kısımları ile çarpıştığı kazada kusurlu olduğu belirtilerek davalı sürücü ...'nın %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'in %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Tarafların kusur raporuna karşı beyan ve itirazları doğrultusunda İTÜ MAKİNE VE TRAFİK KÜRSÜSÜNDEN rapor aldırılmak üzere İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış olup, bilirkişiler Kerim Mehmet Murat Tunç, Selman Bayoğlu ve Recep Kurt tarafından düzenlenen 21/02/2022 tarihli raporda özetle; davalı sürücü Hasan CİNKAYA'nın kurallara aykırı hareketi, kazanın meydana gelmesinde (%75) oranında etkili olduğu, davacı sürücü ...'in kurallara aykırı hareketi, kazanın meydana gelmesinde (% 25) oranında etkili olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/2621 Esas, 2021/2234 karar sayılı ilamında belirtildiği gibi, davacıların maluliyet raporlarının kaza tarihindeki yönetmeliğe göre düzenlenmediği anlaşıldığından tekrar 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına kaza tarihindeki yönetmeliğe göre maluliyet raporu alınması için müzekkere yazılmış olup, ... adına düzenlenen 24/10/2022 tarihli raporda özetle; kişinin özürlülük oranının %28 olduğu, hastanın menisküs yırtığı nedeniyle geçici iş göremezlik süresinin 180 gün olduğu, hastanın arızaları nedeniyle mutad iştigaline engel teşkil eden 30 gün süreyle bir başkasının sürekli bakımına muhtaç olduğu kanaatine varılmıştır. ... adına düzenlenen 24/10/2022 tarihli raporda özetle; kişinin özürlülük oranının %20 olduğu, hastanın travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle geçici iş göremezlik süresinin 30 gün olduğu, hastanın arızaları nedeniyle bir başkasının sürekli bakımına muhtaç olmadığı kanaatine varılmıştır. ... adına düzenlenen 24/10/2022 tarihli raporda özetle; hastanın meydana gelen sekellerin 31/12/2018 tarihinden meydana elen kaza ile illiyet bağının bulunduğu, kişinin özürlülük oranının %15 olduğu, mevcut sekeller nedeniyle geçici iş göremezlik süresinin 120 gün olduğu, hastanın arızaları nedeniyle mutad iştigaline engel teşkil eden 15 gün süreyle bir başkasının sürekli bakımına muhtaç olduğu kanaatine varılmıştır. YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNUN 14.11.2001 tarihli 2001/21-993 Esas, 2001/1019 Karar SAYILI İLAMINDA : “Anayasamız 5, 12, 17, 20 ve 26. maddelerinde kişilik değerlerinin önemini esas alarak bunları ihlal edenlere karşı kişinin korunmasını garanti altına almıştır. Kanun koyucu, manevi tazminat davası açılacak halleri M.K. 24a/II, 25, 85, 143/II, 126/II, 305; BK. 47 ve 49 uncu maddelerinde ayrı ayrı düzenlenmiştir. BK. 47 nci maddesi ise özel nitelikte bir hüküm olup fizik (maddi) kişilik değerlerinin, yani yaşama hakkı ile vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan hallerde manevi zararların tazminini düzenlemiştir. Zarar görene tanınmış olan manevi tazminat hakkı kişinin sosyal, fiziksel ve duygusal kişilik değerlerinin saldırıya uğraması durumunda öngörülen bir tazminat türüdür. Amacı ise kişinin, hukuka aykırı olan eylemden dolayı bozulan manevi dengesinin eski haline dönüşmesi, kişinin duygusal olarak tatmin edilmesi, zarar vereni bir daha böyle bir eylemde bulunmaktan alıkoyması gibi olguları karşıladığı bir gerçektir. Manevi tazminat, kişinin çekmiş olduğu fiziksel ve manevi acıları dindirmeyi, hafifletmeyi amaçlar. Bu tazminat bizzat yaşanan acı ve elemin karşılığıdır. Bu tazminat türü, kişinin haksız eylem sonucu duyduğu acı ve elemin giderilmesini amaçladığı için, zarar gören kişi, öngördüğü miktarı belirleyerek istemde bulunabilir.” demiştir. Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 15.04.2013 tarihli 2013/554 Esas, 2013/7474 Karar sayılı ilamında : " Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalı yakınlarına verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları,tarafların sosyal ve ekonomik durumları,paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu,olayın ağırlığı, sigortalının yaşı,sigortalıda oluşan maluliyetin oranı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması gerekir.Hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez ve yine 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de açıklandığı üzere zarar görenin müterafik kusurunun varlığı halinde bu durumun manevi tazminatın takdirinde göz önünde bulundurulacaktır." diye belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, meydana gelen trafik kazasında cismani zarar yaralanma neticesinde davalı sigorta şirketi yönünden kasko poliçesi kapsamında, diğer davalı yönünden haksız fiil nedenine dayalı olarak açılan manevi tazminat istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK. md. 56/1.maddesine göre: " Hakim, bir kimsenin BEDENSEL BÜTÜNLÜĞÜNÜN zedelenmesi durumunda, olayın özellikleri göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." şeklinde belirtilmiştir. Hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür. (Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2019/5013 Esas, 2020/4089 Kararı) Tüm dosya kapsamı, iddia, savunma ile alınan raporlar ile tarafların ekonomik ve sosyal durum araştırma yazıları, davalı ... Sigorta AŞ nezdinde bulunan 30-01-2018-2019 tarihleri arasını teminat altına alan 4201800066219 poliçe nolu Kasko(Trafik) sigortası, İzmir 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının alınan mamuliyet raporlarına göre;. İzmir Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınından tüm davacılar için ayrı ayrı alınan 24/10/2022 ve 22/11/2022 tarihli maluliyet raporlarında sonuç olarak; davacı ...'in, 31/12/2018 tarihli trafik kazasında yaralanmasına göre Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre özür oranının %15 olduğu, 120 gün süreyle geçici iş göremez hali ile 15 gün bakıcı gerektiği açıklanmıştır. Davacı ...'in, 31/12/2018 tarihli trafik kazasında yaralanmasına göre Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre özür oranının %15 olduğu, 120 gün süreyle geçici iş göremez hali ile 15 gün bakıcı gerektiği açıklanmıştır. Davacı ...'in 31/12/2018 tarihli trafik kazasında yaralanmasına göre Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre özür oranının %28 olduğu, 180 gün süreyle geçici iş göremez hali ile 30 gün bakıcı gerektiği açıklanmıştır. Yine Davacı ...'in,31/12/2018 tarihli trafik kazasında yaralanmasına göre Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre özür oranının %20 olduğu, 30 gün süreyle geçici iş göremez hali bulunup, bakıcı gerekmediği açıklanmıştır. Ayrıca İTÜ Makine ve Trafik Kürsüsünde görevli öğretim görevlilerinden talimat ile 21/02/2022 tarihli raporda ise; davalı sürücü Hasan CİNKAYA'nın kurallara aykırı hareketi, kazanın meydana gelmesinde (%75) oranında etkili olduğu, davacı sürücü ...'in kurallara aykırı hareketi, kazanın meydana gelmesinde (% 25) oranında etkili olduğuna dair rapor alınmıştır. Maluliyet raporları incelendiğinde, Davacı ...'in maluliyet raporu incelendiğinde, sağ bacak arka ve çapraz bağlarda kopma, sağ omuzda yırtık, sol bacak arka çapraz yırtık iki bacakta kasılma sağ ve sol menüsküs belirtildiği. Davacı ...'in maluliyet raporunda; sağ diz menüsküs, çömelmede zorlanma, sağ kalçada ağrı tarif edildiği belirtilmiş. Davacı ...'in maluliyet raporunda; psikolojik bozukluk belirtildiği tespit edilmiştir. Toplanan deliller ve dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde, davacı ...'in sevk ve idaresindeki motorlu bisiklet ile yanında yolcu olarak eşi ... ve çocuğu ... ile birlikte seyir halindeyken, davalı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil- aracın çarpması neticesinde 31/12/2018 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında davacı motorlu bisiklet sürücüsü ...'in % 25 kusurlu olduğu, ... plaka aracı kullanan diğer davalı sürücü Hakan CİNKAYA'nın ise % 75 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, Davacıların meydana gelen trafik kazasında yaralanması nedeniyle oluşan acısının dindirilebilmesi için, davacı motorlu bisiklet sürücüsü ...'in % 25 kusurlu olup ... plaka aracı kullanan diğer davalı sürücü Hakan CİNKAYA'nın ise % 75 oranında kusurlu olduğuna dair trafik kusur raporu ile birlikte davacılar ile davalıların ekonomik ve sosyal durumları, kaza tarihi itibari ile paranın satın alma gücü, olayın meydana geliş şekli, kusur durumu, zararın ağırlığı, davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen 30/01/2018 ile 30/01/2019 tarihli 4201800066219 poliçe nolu 31/12/2018 kaza tarihini kapsayan KASKO sigorta poliçesi kapsamında teminat altına alınan manevi tazminat limiti gibi hususlar göz önünde bulundurulmak suretiyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi yollaması ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 56/1. maddesi uyarınca bir miktar manevi tazminata hükmedilmesinin gerektiği anlaşıldığından, davalı ... ile diğer davalı ... Sigorta Şirketi hakkında açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilerek, Davacı ... için 25.000,00.TL Manevi tazminat, Davacı ... için 20.000,00.TL Manevi tazminat, Davacı ... için 15.000,00.TL Manevi tazminata hükmedilerek, bu manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihi olan 31/12/2018 tarihinden itibaren, davalı ... SİGORTA A.Ş'den ise (temerrüt tarihi tespit edilemediğinden) dava tarihi olan 15/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek YASAL faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen ( ... Sigorta A.Ş'den Kasko sigorta limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile belirtilen davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, karar verilmiştir. Her ne kadar; davalı sigorta şirketi vekili tarafından davacıların kask gibi koruyucu tertibat takmadıklarına dair müterafik kusur def'inde bulunmuşsa da; Tüm dosya kapsamı ile birlikte kaza tespit tutanağı birlikte değerlendirildiğinde, davacı ... için kaskın takılı olup olmadığının tespit edilemediği belirtilmiş olup ayrıca davacı ...'in yaralanması yukarıda belirtildiği gibi vücudunun baş kısmında olmayıp sağ ve sol bacaklarında olduğundan, kask takıp takmamasının vücudunda meydana gelen yaralanma ile illiyet bağı olmadığı kanaati ile davacı ... için müterafik kusur indirimi yapılmamıştır. Yine diğer davacılar ... ile ...'in kazada yaralanmalarının ise vücutlarının baş kısmında olmayıp, davacı ...'in sağ diz ve sağ kalçasında olup, davacı ...'in ise kaza neticesi psikolojik bozukluğu tespit edildiğinden, kask takıp takmamalarının vücutlarında meydana gelen yaralanma ve bozukluk ile ilgili olarak illiyet bağı olmadığı kanaati ile davacı İslim ve ... için hükmedilen tazminat üzerinden mütrafik kusur indirimi yapılmayarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M ; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davacılar tarafından açılan Manevi Tazminat davanın KISMEN KABULÜ ile, A) Davacı ... için 25.000,00.TL Manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihi olan 31/12/2018 tarihinden itibaren, davalı ... SİGORTA A.Ş'den ise dava tarihi olan 15/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek YASAL faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen ( ... Sigorta A.Ş'den Kasko sigorta limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile belirtilen davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin REDDİNE, B)Davacı ... için 20.000,00.TL Manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihi olan 31/12/2018 tarihinden itibaren, davalı ... SİGORTA A.Ş'den ise dava tarihi olan 15/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek YASAL faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen ( ... Sigorta A.Ş'den Kasko sigorta limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile belirtilen davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin REDDİNE, C)Davacı ... için 15.000,00.TL Manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihi olan 31/12/2018 tarihinden itibaren, davalı ... SİGORTA A.Ş'den ise dava tarihi olan 15/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek YASAL faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen ( ... Sigorta A.Ş'den Kasko sigorta limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile belirtilen davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca manevi tazminat talebi yönünden alınması gereken 4.098,60.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 666,03.TL harcın mahsubu ile bakiye 3.432,57.TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13.maddesi uyarınca alınması gereken 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin; 418,46.TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen ; 941,54.TL'sinin davacılardan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacıların yargılama sırasında yapmış olduğu 54,40.TL başvurma harcı, 428,85.TL posta ve tebligat gideri ile 3.000,00.TL bilirkişi ücreti, 730,30,TL adli tıp ücreti olmak üzere toplamı 4.213,55.TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 1.296,48,TL yargılama gideri ile dava açılışında alınan 666,03.TL peşin harç olmak üzere toplam 1.962,51.TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı ... yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 9.200,00.TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, 6-Davacı ... yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, 7-Davacı ... yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, 8-Davalılar yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 9.200,00.TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılara verilmesine, 9-Davalılar yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 9.200,00.TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılara verilmesine, 10-Davalılar yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 9.200,00.TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılara verilmesine, 11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı davalı sigorta vekili ile diğer davalı ... vekilininde yokluklarında olmak üzere, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/02/2023 ¸* Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır*¸