Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/1124 E. 2024/6096 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1124
- Karar No
- 2024/6096
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1634 Esas, 2021/1408 Karar HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul - Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi TARİH : 18.06.2021 SAYISI : 2019/220 Esas, 2021/348 Karar Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların annesi olan ... ...'a davalı ...'nin işleten, davalı ...'ın sürücü ve davalı ... şirketine genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı aracın 19.12.2018 tarihinde çarparak ölümüne neden olduğunu, davacıların annelerinin ölümü nedeni ile derin acı ve ıstırap çektiklerini beyanla her bir davacı için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; söz konusu elim kaza nedeni ile müvekkillerinin derin üzüntü duyduğunu, vefat eden şahsın sokaklarda yaşayan ve etraf tarafından yaşlı teyze olarak bilinen biri olduğunu, davacıların müteveffa ile aralarında anne, evlat ilişkisi olmadığını, davacı kızının annesini evden döverek kovduğunu ve bakmadığını, davacıların kazayı rant haline getirdiklerini, istenen miktarın fahiş olduğunu, müteveffanın 86 yaşında vefat ettiği, kimsesiz sokakta yaşayan hayırseverlerin yardımı ile hayatta kalan biri olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yetkiye itiraz ettiklerini, kazaya karışan aracın kendilerine 26.09.2018-26.09.2019 tarihleri arasında ihtiyari mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağını, davadan önce kendilerine başvuru yapılmadığını, temerrüte düşmediklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların 19.12.2018 tarihinde meydana gelen kazada annelerini kaybettiklerini beyanla davalılardan manevi tazminat isteminde bulundukları, kazaya neden olan aracın davalı ... şirketine birleşik kasko sigorta poliçesi bulunduğu, kusur durumunun belirlenmesi amacıyla dosyanın makine mühendisi bilirkişiye tevdi edildiği, davalı sürücünün yolu yeterince kontrol etmediği, yayayı görüp tedbir alması gerekirken almadığı bu nedenle kazada %60 oranında, davacıların annesi olan ... ...'ın ise geri geri gelen kamyoneti görüp sesini duyması ile kaçması mümkün iken dikkatsizliği nedeni ile %40 oranında kusuru bulunduğu, tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmasının yapıldığı, ceza mahkemesince yapılan yargılama neticesinde davalı ...'nin kazada asli kusurlu bulunarak adli para cezasına hükmedildiği ve dosyanın istinaf incelenmesinde olduğu, davacıların çektiği acı ve elem, paranın satın alma gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının birlikte değerlendirildiği gerekçesiyle davacı ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 19.12.2018 tarihinden itibaren, sigorta şirketi yönünden ise sigorta şirketine başvuru tarihi olan 11.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ..., ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde hükmedilen manevi tazminatın düşük belirlendiği gerekçesi ile kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; tanıklarının ilk derece mahkemesince dinlenmediğini, ceza dosyasındaki tanık beyanlarını 17.02.2020 tarihinde UYAP üzerinden dosyaya sunduklarını, ancak mahkemece değerlendirilmediğini, davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, davacıların murisinin vefat tarihi itibariyle 86 yaşında, bakım ve gözetime muhtaç olduğunu, kimsesiz ve sokaklarda yaşayan, civardaki hayırseverlerin yardımıyla hayatını idame ettiren bir insan olduğunu, bilirkişi raporunda müteveffanın da trafik kazasının meydana gelmesinde kusursuz olmadığı, davacılar lehine manevi tazminatın kabulünde tali kusurun karara nasıl tesir ettiği yönünde herhangi bir açıklama yapılmadığını, davacılar ile müteveffa arasında ailevi, duygusal ve sosyal bir ilişkinin mevcut olmadığını, müteveffanın trafik kazası sonrası Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi'nde görevlilere verdiği ve derdest dava dosyasında “Bilgi ve Adli Olgu Bildirim Formu"nda sokakta yaşadığına dair kayıt bulunduğunu, davacıların murislerinin hayatını kaybetmesiyle elem, ızdırap çektiklerini kabul etmenin mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile manevi tazminatın ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminat olduğu, meydana gelen kazada sürücünün geri manevra sırasında aracının aynalarından yolu yeterince kontrol etmemesi nedeni ile %60 oranında kusuru bulunduğu, müteveffanın ise aracı görmesine rağmen dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi nedeni ile %40 oranında kusuru bulunduğu, olayın meydana geliş şekli ve kusur oranları dikkate alındığında ilk derece mahkemesinin verdiği tazminat miktarının makul ve ılımlı olduğu gerekçesi ile davacılar ve davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf talebinde ileri sürdüğü nedenler ile kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi ile İhtiyari Mali Mesuliyet sigortası ile teminat altına alınan, davalı işletene ait ve davalı sürücünün kullandığı aracın karıştığı 19.12.2018 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56'ncı maddesi, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; kusur oranları, kazanın oluş şekli birlikte değerlendirildiğinde manevi tazminat miktarının yeterli olduğunun anlaşılmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.