İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/759 E. 2025/406 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/759
- Karar No
- 2025/406
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR ESAS NO : 2024/759 Esas KARAR NO : 2025/406 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACILAR : 1- ... (T.C. ... ) 2- ... (T.C. ... ) VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... - ... ... DAVA : Şirket feshi/ortaklıktan çıkma DAVA TARİHİ : 06/11/2024 BİRLEŞEN ...ESAS SAYILI DAVASI DAVACI : ... (T.C. ... ) VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... - ... ... DAVA : Şirket feshi/ortaklıktan çıkma DAVA TARİHİ : 29/11/2024 KARAR TARİHİ : 29/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan Şirket feshi/ortaklıktan çıkma davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davacılar ve diğer şirket ortakları konser organizasyonu yapmak için ticari şirket kurduklarını, ancak ... Ltd. Şti.’nin kuruluş amacı gerçekleştiği için şu an şirketin ticari faaliyeti konusuz kaldığını, 25 Şubat 2024 tarihli organizasyondan bu yana şirketin aktif olarak amaç ve konusuna uygun bir ticari faaliyete girişilmediğinden dolayı işbu ortaklığın devam edilmesine lüzum olabilecek herhangi bir neden kalmadığını, davacılar ... . Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 03.09.2024 tarihli ihtarnamesi ile de davalı şirkete ortaklıktan çıkmak istediklerini bildirdiğini, fakat davalı şirket söz konusu ihtarnameye cevap bile vermediğini, davalı şirkette yetkili kimseler tarafından ne tür işlemler yapıldığından davacıların haberlerinin bulunmadığını, şirket halihazırda faaliyetlerini durdurduğunu, herhangi bir işçisinin bulunmadığını, genel kurulu uzunca bir süredir toplanamadığını belirterek haklı davanın kabulüne, davacıların TTK 638. maddesi uyarınca davalı şirket ortaklığından çıkmasına, davalı şirketin feshine ve ticaret sicilden silinerek tüzel kişiliğinin sona erdirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili ... Esas sayılı dosyada açmış olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı ... ve diğer 3 ortak ile birlikte 31.01.2024 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği üzere davalı ... kurduklarını, şirket takribi 1 ay aktif olarak çalışmasına ve çeşitli faturalar kesmesine rağmen yaklaşık 9 aydır ticari faaliyette bulunmadığını, davacı yurt dışında yaşamaya başlaması sebebiyle şirket iş ve işleyişini kontrol edemediğini, ortaklar arasında çıkan anlaşmazlılıklar da güven ilişkisinin zedelenmesine yol açtığını, kuruluşundan bu yana idari ve karar alma organlarına yönelik hiç toplantı yapılmadığını, diğer ortakların talebine rağmen şirketin idaresini gerçekleştiren ortak tarafından şirket faaliyetlerine ilişkin bilgi verilmemekte ve şirketin tasfiyesi talepleri de yanıtsız bırakıldığını belirterek davanın kabulüne, TTK md. 636/3 uyarınca davalı şirketin feshine, mahkeme aksi kanaatte olursa, davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesi ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ASIL VE BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP; Asıl ve birleşen davada davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmiş cevap verilmediği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Deliller toplanmış, ...'nin ticari sicil özeti ile sicil dosyasından bir örnek ... temin edilerek dosya kapasımına alınmış, ... cevabi yazısı getirtilmiştir. Davalı şirketin defter kayıt ve belgeleri ile tüm dosya kapsamı üzerinde mali müşavir ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiler tarafından inceleme yapılmasına karar verilmiş, davalı şirkete yapılan ihtarlı tebligat uyarınca ticari defterlerin inceleme gün ve saatinde ibrazı yönünde kesin süre verilmiş, ticari defterlerin ibraz edilmediği anlaşılmış, dosya kapsamı üzerinde yapılan incelemede sonucunda düzenlenen raporda özetle; "davalı şirketin 2024 yılının son 9 ayında aktif bir ticari faaliyeti bulunmadığı, faaliyetlerinde kullanılmak üzere alınan malların 2024/07-09. Dönemlerinde iade edildiği, bahse konu dönem matrahlarının mal alış iadelerinden kaynaklandığı tespit edildiği, şirket kurucu ortaklarının ..., ..., ... ve ...'dan oluştuğu, paylarının eşit olduğu, ana sözleşmesinin 5. maddesinde süresiz kurulduğu, 7. maddesinde şirket müdürünün ... olarak seçildiği, 14. maddesinde şirket sözleşmesinde bulunmayan hususlar hakkında TTK hükümlerinin uygulanacağının düzenlendiği tespit edildiği, dava dilekçeleri incelendiğinde, davacıların şirketin feshini istedikleri anlaşıldığı, nitekim, şirketin 4 ortaktan oluştuğu, bu 4 ortaktan 3'ünün iradesinin şirketin feshi yönünde birleştiği, dördüncü ortağın iradesinin görülemediği dosyadan anlaşılmakta olduğu, davacıların dilekçelerinde şirketin bir iş için kurulduğu, işin gerçekleştiği belirtilmiş ise de bu yönde bir delil dosya içerisinde mevcut olmadığı, diğer taraftan davalı şirketin faaliyetlerini en son 2024 eylül ayında KDV beyannamesinde bulunduğu, sonraki beyanların matrahsız olduğu, ana faaliyeti ile ilgili sadece 2024 Şubat ve mart ayına ilişkin beyanın bulunduğu, bu durumun da davalı ticari şirketin faaliyette bulunmadığı şekilde yorumlanmasını müsait hale getirmekte olduğu" ifade edilmiştir. Asıl ve birleşen dava; şirket ortakları tarafından açılan şirketin haklı nedenle fesih ve tasfiyesi/ortaklıktan çıkma talebine ilişkindir. Limited şirketin sona erme sebeplerini düzenleyen 6102 sayılı TTK'nun 636. maddesinin 3. fıkrasında "haklı sebeplerin varlığında her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme istem yerine, davacı ortağı payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." düzenlemesi bulunmaktadır. ...'nin ticari sicil kayıtları kapsamında 4 ortaklı davalı şirkette asıl ve birleşen davada davacı 3 ortak dışında aynı zamanda şirket yetkilisi olan 4. ortağın pay sahibi olduğu anlaşılmıştır. ... cevabi yazısında ...'nin 2024 yılı vergi beyannamesinin gönderildiği görülmüştür. TTK 636/3 maddesinde ön görülen haklı sebep kavramı içerisinde şirketin devamlı olarak kar temin edememesi, şirket kuruluş gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasında şirket faaliyetine engel olacak surette devamlı huzursuzluk ve geçimsizlik bulunması, kuruluş gayesinin zamanından önce tahakkuk etmesi veya şirketin mevcut haliyle devam etmesinin ortaklardan beklenemeyecek hale gelmiş bulunması hususları ifade edilebilir. Somut uyuşmazlıkta toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı uyarınca ...'nin ticari faaliyetinin bulunmadığı, 31.01.2024 tarihinde kuruluş tescilinden sonra sicil kaydına rastlanmadığı, yapılan bilirkişi incelemesinde şirketin en son 2024 eylül ayında KDV beyannamesinde bulunduğu, sonraki beyanlarına matrahsız olduğu, ana faaliyeti ile ilgili sadece 2024 Şubat ve Mart aylarına ilişkin beyanda bulunduğu tespit edilmekle gayri faal olan davalı şirketin kuruluş amacına uluşmasının artık imkansız hale geldiği ve bu kapsamda TTK 636/3 maddesinde ön görülen haklı sebebin gerçekleştiği anlaşılmakla kanıtlanan davanın kabulüne şirketin feshi nedeniyle tasfiye işlemlerinin yürütülmesi bakımından resen tasfiye memuru atanmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl ve birleşen davanın kabulü ile ... sicil numarası ile kayıtlı ...'nin fesih ve tasfiyesine, 2-Tasfiye memuru olarak mali müşavir ...'nın atanmasına, 3-Tasfiye memuruna takdir edilen aylık 10.000,00 TL ücretin asıl ve birleşen davada davalı şirket tarafından karşılanmasına, ASIL DAVA YÖNÜNDEN; 4-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 30.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç, 1.225,00 TL tebligat, 27,00 TL müzekkere gideri ve 10.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.107,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN; 9-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 30.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11-Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç, 27,00 TL müzekkere gideri olmak üzere toplam 882,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 12-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 13-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, asıl davada davacılar vekilinin ve birleşen davada davacı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 29/05/2025 Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 04.06.2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...