İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/751 E. 2025/287 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/751
- Karar No
- 2025/287
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/751 Esas - 2025/287 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/751 Esas KARAR NO : 2025/287 HAKİM : .... KATİP : .... DAVACI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : .... VEKİLLERİ : Av. .... Av. .... Av. .... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/11/2024 KARAR TARİHİ : 22/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında gerçekleştirilen ticari alım satım ilişkisi çerçevesinde davalının ödenmeyen bakiye fatura alacaklarının tahsili amacıyla .... sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattıklarını, ancak icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu, yapılan itirazın haksız olduğunu belirterek davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline, davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. CEVAP: Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının ödeme yapılmadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, fatura düzenlenmesinin tek başına alacağın ispatı için yeterli olmadığını, davacı tarafın faturalara konu malların teslim edildiğini ve dolayısıyla alacağını yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddi ile davacının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki mal satımına dayalı fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, tarafların ticari defter ve kayıtları ile BA/BS formları dosyaya kazandırılmış, dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 03/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...taraf 2024 yılı yasal defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal sürelerinde yapıldığı, sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacı yanın 07/02/2024 tarih ... no.lu 158.326,80-TL tutarlı 06/03/2024 tarih ... no.lu 2.878,80-TL tutarlı faturalardan kaynaklı alacak talebinde bulunmuş olup taraf yasal defter kayıtları üzerinde inceleme yapılmış, yapılan inceleme neticesinde bahse konu faturaların her iki taraf yasal defterlerinde de kayıtlı olduğu, fatura bedellerine karşılık davalı tarafından ödeme yapılmadığı, taraf yasal defter kayıtlarının birbirini doğruladığı tespit edilmiş olup, davacının takip tarihinde 07/02/2024 tarih ... no.lu 158.326,80-TL tutarlı faturadan kaynaklı 158.326,80-TL, 06/03/2024 tarih ... no.lu 2.878,80-TL tutarlı faturalardan kaynaklı 2.878,80-TL olmak üzere toplam 161.205,60-TL alacaklı olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Davacı tarafından taraflar arasındaki ticari satım ilişkisi nedeniyle düzenlenen faturalara konu malların davalıya teslim edildiği ancak davalı tarafından ödeme yapılmadığı iddia edilmiş, davalı tarafından ise teslim iddiası reddedilerek ilgili faturalar nedeniyle borçlu olmadıkları savunulmuştur. Kanunda aksine bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her birinin, hakkın dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında olması (HMK 190) nedeniyle teslim olgusundan lehine hak çıkaracak taraf olan davacı taraf, akdi ilişkinin varlığı ile teslim olgusunu kanıtlama yükümü altındadır. Somut olayda; dosyaya mübrez bilirkişi raporu ile de ortaya konulduğu üzere, HMK md. 222 gereğince tarafların kesin delil niteliğini haiz ticari defter ve kayıtlarına göre icra takibine konu faturaların her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarına işlendiği ve bu faturalar nedeniyle davacının davalıdan 161.205,60-TL alacaklı olduğu görülmüş olup bu kayıtlara göre artık söz konusu faturalara konu malın davacı tarafından verildiğinin kabulü gerekmektedir (Emsal: .... 'nin, 23/03/2017 tarih ve .... sayılı ilamı). Dolayısıyla davacı, tüm dosya kapsamı ile incelenen tarafların birbiriyle uyumlu ticari defter ve kayıtları çerçevesinde teslim olgusunu kanıtlamıştır. Davalının kendi aleyhine kesin delil mahiyetindeki ticari defter kayıtlarının aksini başkaca kesin deliller ile kanıtlaması mümkün ise de davalı tarafından bu minvalde bir kesin delil sunulmamış olup mahkememizce hatırlatılması üzerine de yemin deliline dayanılmayacağı bildirilmiştir. Mevcut hukuki durum karşısında davalının, 161.205,60-TL asıl alacak yönünden icra takibine itirazının haklı olmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından icra takibinde işlemiş faiz de talep edilmiş ise de dava dilekçesinde harca esas değer 161.205,60-TL olarak gösterilmiş ve bu miktar üzerinden harç yatırılmıştır. Harç yatırılan miktar takip talebindeki asıl alacağa karşılık geldiğinden ve sonradan harç ikmâli de yapılmadığından eldeki davanın takip talebindeki asıl alacakla sınırlı olarak açıldığının kabulü gerekmiş ve böylece takibin yukarıda belirtilen asıl alacak üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir (Emsal: .... ., 11/06/2014 tarih ve .... sayılı ilamı). Davacının icra inkar tazminatı istemine gelince; itirazın iptâli davasında İİK'nın 67/2. maddesi hükmünce borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için alacağın likit ve borçlunun itirazının da haksız olması gerekir. Mevcut hukuki durum karşısında davalının takibe itirazının haklı olmadığı ve takibe konu alacağın muayyen ve likit nitelikte bulunduğu değerlendirilmekle davacı lehine asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 32.241,12-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KABULÜ ile; davalının .... sayılı takibe itirazın iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle devamına, 2-Hükmolunan alacağın %20'si olan 32.241,12-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Alınması gereken 11.011,95-TL harçtan peşin alınan 1.747,26-TL harcın mahsubu ile bakiye 9.264,69-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, 1.747,26-TL peşin harç, 110,00-TL tebligat, 25,00-TL müzekkere gideri ve 5.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.309,86-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 22/04/2025 Katip .... ¸e-imzalıdır. Hakim .... ¸e-imzalıdır.