İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/450 E. 2024/986 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/450
- Karar No
- 2024/986
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/450 Esas - 2024/986 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR ESAS NO : 2024/450 Esas KARAR NO : 2024/986 HAKİM :..... KATİP ..... DAVACI : ... - VEKİLİ :Av. ..... DAVALI : 1- ..... VEKİLİ :Av...... DAVALI : 2- ... - ..... VEKİLİ :Av. ..... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/07/2023 KARAR TARİHİ : 25/12/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı aleyhine davalılardan ... tarafından ..... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, takibe konu senedin sözleşme gereğince ve karşı tarafın talebi üzerine teminat senedi olarak verildiğini, 14.09.2020 tarihli sözleşmede senedin teminat senedi olarak verildiğinin açıkca yazıldığını, takibe konu senedin sözleşmede bahsi geçen tapuya teminat olarak verilmiş olup kambiyo takibi yapılamayacağını, ayrıca takibe konu senet ile sözleşme tarihi de aynı tarih olup sözleşmede belirtilen senet bedeli ile takibe konu senedin bedellerinin de aynı olduğunu, karşı taraf üzerine düşen edimi yerine getirmediği gibi tapunun devrine de hak kazanmadığını, eksik ödeme yaptığını , bu nedenle tapunun yarısının kendilerine devredildiğini, müvekilinin karşı tarafa hiçbir borcu bulunmadığını, aksine ... ve akrabası ...'nin müvekkiline borcu bulunduğunu, ... ve ...'nin karı koca olup aynı evde yaşadıkların, ...'nin de ...'nin akrabası olduğunu, takibe konu teminat senedinin kambiyo senedi vasfı taşımadığını ileri sürüp ..... Esas sayılı dosyasından takibe konulan 14.09.2020 düzenleme tarihli, 15.03.2021 vade tarihli 600.000,00 TL bedelli senedin teminat senedi niteliğinde olduğunun ve kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapılamayacağının ve müvekkilinin borçlu olmadığınıın tespiti ile takibin iptaline, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu senedin ciro yolu ile hamili olduğunu, nakten kayıtlı senette davalının iddiasının aksine senedin teminat senedi olduğuna ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı gibi senedin, teminat senedi olduğuna dair iddianın senedi ciro yoluyla elinde bulunduran yasal hamile karşı ileri sürülemeyeceğini, davacı tarafından dosyaya delil olarak sunulmuş olan ve davacı borçlu ile diğer davalı lehtar arasında yapıldığı iddia edilen belge incelendiğinde, davacının iddiasının aksine, bu belgenin davacı borçlu ile diğer davalı lehtar arasında yapılmış bir sözleşme olmadığı da açıkça görüldüğü, ayrıca bu belgenin, tarafları arasında her zaman düzenlenebilecek adi yazılı nitelikte bir belge olduğunun da sabit olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan bir kısım watsup yazışmalarının da davacı borçlu ile lehtar arasında yapılan yazışmalar olmadığını, davacının lehtar dışında dava dışı 3. kişilerle yapmış olduğu bu yazışmaların da hukuken delil olma kabiliyetleri bulunmadığını belirterek, davanın reddi ile lehine %20 tazminata karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; senedin teminat senedi olmadığını, aksi halin yazılı kanıtlanması gerektiğini belirterek, davanın reddi ile lehine %20 tazminata karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, adi yazılı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi kapsamında davalıya verilen teminat senedinin icra takibine konu edildiği, sözleşme nedeniyle teminat olarak verilen kambiyo senedinin bedelsiz olduğu iddiasıyla açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacının delil listesinde dayandığı ..., ... ve ...'nin vukuatlı aile nüfus kayıtları çıkarılmış, davacı ile dava dışı ... arasındaki Watsap yazışmaları dosyaya kazandırılmış, yine davacı ile dava dışı ... arasında düzenlenen 14/09/2020 tarihli adi yazılı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi dosyaya kazandırılmıştır. ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklı ... tarafından lehdar ... ve keşideci ... aleyhine 15.02.2023 tarihinde başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip talebinde; 600.000,00 TL bono bedeli, 182.675,34 TL temerrüt faizi olmak üzere toplam 782.675,34 TL istendiği, takibin derdest olduğu anlaşılmıştır. Davaya konu senedin 15.03.2021 ödeme tarihli, 14.09.2020 düzenleme tarihli lehdarı ..., keşidecisi ... olan 600.000,00 TL bedelli senedin düzenleme yeri ..... olarak görüldüğü, ...'ın senedi ...'ye ciro ettiği, ...'nin de senedi takibe koyduğu, senet üzerinde teminat senedi ibaresi bulunmadığı görülmüştür. Davacı ile davalılardan ...'ın eski eşi, davalılardan ...'nin kardeşi ... arasında düzenlenen 14/09/2020 tarihli adi yazılı Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşme ile davacının ..... parseldeki 13.katta bulunan orta dairenin (3+1) 410.00,00_TL ya ...'a satıldığı, tapu verildiğinde 600.000,00-TL'lık teminat senedinin ...'e geri verileceği, bu senedin tapu karşılığında verildiği şeklinde sözleşme akdedildiği, davalı ... tarafından takibe konulan 600.000,00-TL'lık senedin sözleşmede bahsedilen senet olduğunun davalılar ile dava dışı ... arasındaki akrabalık ilişkileri, anılan sözleşme, sözleşme tarihi ile senedin düzenlenme tarihinin aynı gün olması, senedin sözleşmede yazılan miktarda olması ve davacı ile dava dışı ... arasındaki Watsap yazışmalarından anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin olarak verilen mahkememiz kararı .....sayılı ilamı ile kaldırılmış; kaldırma gerekçesinde; Davaya konu senedin 15.03.2021 ödeme tarihli, 14.09.2020 düzenleme tarihli lehdarı ..., keşidecisi ... olan 600.000,00 TL bedelli olduğu, senedin düzenleme yeri .....olup, nakten ihdas nedenli olduğu, ...'ın senedi ...'ye ciro ettiği, ...'nin de senedi takibe koyduğu, senet üzerinde teminat senedi ibaresi bulunmadığı görülmüştür. 14.09.2020 tarihli "Sözleşmedir", başlıklı belgenin incelenmesinde; ..... Mahallesi'nde bulunan ..... adresinde imarın .....parselde kayıtlı ... inşaata ait dairenin ...'a satıldığı Kat irtifakı kurulduğu zaman dairenin tapusunun ... verileceği belirtilerek not olarak; “ tapu verildiğinde 600.000 teminat senedi ...'e geri verilecektir bu senet tapu karşılığında verilmiştir. 4 ay zaman içinde bu daire 600.000 TL üzerinde satılırsa 600.000 üzeri ...'e geri verilecek” şeklinde yazılarak satıcı ... alıcı ... ve Şahit olarak ... tarafından imzalanmıştır. Buna göre dava konusu senedin teminat senedi olduğuna dair taraflar arasında düzenlenen sözleşmede senede bir atıf bulunmadığı gibi dava konusu senet üzerinde de teminat olduğuna dair bir ibarenin bulunmadığı bu hususda davacı tarafça yazılı bir delil sunulmadığı anlaşılmaktadır. Ne var ki davacının dava dilekçesi incelendiğinde aynı zamanda yemin deliline de dayandığı anlaşılmaktadır. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse diğer tarafa yemin teklif eder. Yemin teklifini ispat yükü kendisine düşen taraf yapar. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde (dava dilekçesinde veya cevap lahiyasında yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde) yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür. Kendisine yemin teklif edilen taraf, yemin teklifinin kabulünden sonra, usulüne uygun biçimde (HMK m. 233) yemin eder ise, yemin teklif eden tarafın iddia ettiği vakıanın mevcut olmadığı kesin delil ile ispat edilmiş olur. Yemin teklif eden taraf, bundan sonra iddiasını ispat için başkaca delil gösteremez. Bu durumda, davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda yemin metni hazırlanarak davalılara yemin davetiyesi çıkarılmıştır. ..... Talimat sayılı dosyasında ...'ın alınan Yemin beyanında; "Yemin metnini okudum, ben ...'e para verdim, para karşılığı bana senet vermişti, fakat senet bedelini ödemedi, ben de ...'den para aldım, ... onun teyzesinin oğludur, senedi de ...'ye verdim, bu senet teminat senedi değildir, bu senet 14/09/2020 tarihli sözleşmede bahsedilen senet değildir, 14/09/2020 tarihli sözleşme ile bu senet arasında herhangi bir ilişki yoktur, bağlantı da yoktur, ... bu senedi oraya bağlamaktadır, ancak hiçbir ilişkisi yoktur, o başka bir hukuki ilişkidir, o teyzesinin oğlu Mahallah İnci ile olan bir ilişkidir, bir de benim eski eşim ...'dir, mesajlarda yer alan daire bana devredilen taşınmazdır ancak bu senetle ilgisi yoktur, ... ile aramızda taşınmaz alım-satım ilişkisi oldu fakat bu senetle ilgili değildir, aramızda başka bir alım-satım ilişkisi yada ticari ilişki yoktur, ben bu senedi ödünç verdiğim paraya istinaden almıştım, başkaca herhangi bir ilişki yoktur, senet taşınmaz satışı ile ilgili değildir. Ben yeminimde sebat ediyorum, yukarıdaki beyanımıda tekrar ediyorum" demiştir. ..... Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) ..... Talimat sayılı dosyasında ...'nin alınan Yemin Beyanında; "Dava konusu senedin 14/09/2020 tarihli sözleşmede bahsedilen senet olmadığını, davalı ...'a sözleşmeye göre devredilen taşınmaz hissesi olmadığını, dava konusu senedin teminat senedi olarak verilmediğini, ... ile ... arasında taşınmaz alım- satım ilişkisi çerçevesinde taşınmaz satışı için para ödemediğini biliyorum ve yemin ediyorum. ... ile ... arasındaki mesajlarda yer alan dairenin ...'a devredilen taşınmaz olup olmadığına ilişkin bir bilgim yoktur. Ne mesajlarını ne de ticari ilişkilerini bilmiyorum. Davacı ile aramızda taşınmaz alım - satımı dışında başka ticari ilişki bulunmamaktadır. Taşınmaz alım satımına ilişkin bir ilişkimiz de yoktur, yemin beyanımda ısrar ediyorum, sadece mağduriyetimin giderilmesini talep ediyorum," demiştir. Her alacak hakkının varlığı, bunu sağlayan bir hukuk ilişkisine ve bunun sebebine dayanır. Bu sebebi göstermeden, yalnız borçlu olduğunu açıklayan kişinin, iki taraf arasındaki ilişkinin nedenini göstermeden, bir hakkın veya borcun varlığını, ödeneceği iradesini açıklamasını kanun yeterli görmüştür. Borcu doğuran irade açıklaması, yazılı bir belgede tesbit olunmuş ise, bu gibi durumlarda, borcu yükümlenen kişi, yükümlendiği borcun saikinin ve amacının kapsadığı yönü kural olarak, tanıkla ispatlayamaz. İradenin bu yolda açıklanmasını sağlayan nedenler, iradenin doğup gerçekleşmesini sağlayan ön nedenler, genellikle doğan hukuki sonuca etkili olmadıklarından daha çok bu açıklamanın amacı olan neden üzerinde durulmak gerekir. 12.04.1933 gün ve 30/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre, borç ikrarını içeren beyyine aleyhine delil ileri sürülebilir, ancak ikrarda borcun sebebi açıklanmış ise, davalı bu sebebin gerçekleşmediğini kanıtlayabilir. Eğer borcun sebebi belirlenmemiş ise, davalı önce ikrarın belli bir sebebi bulunduğunu, sonra bu sebebin gerçekleşmediğini kanıtlamak hakkına sahiptir. Görüldüğü üzere, 1086 sayılı HUMK’nun 290.maddesi ile 12.04.1933 gün ve 30/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bedelsizlik iddiası ispat edilebilecektir (Hukuk Genel Kurulunun 17.04.2015 gün ve ..... sayılı ilamı). Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır Bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir. Bononun zorunlu şekil şartlarının yanında seçimlik şartlar da vardır. Bonoya isteğe bağlı olarak, faiz, bedelin nakden ya da malen alındığı veya yetkili mahkeme kayıtları da konulabilir. Bedel kaydı keşidecinin, senedin lehdarından karşı edayı aldığını ispata yarar. Bedel kayıtları daha çok keşideci ile lehdar arasındaki iç ilişki yönünden ve ispat konusunda önem taşır, bononun geçerliliğini etkilemez. Bonoda kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Bu kayıtların aksinin savunulması senedin ta'lili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki, böyle bir durumda ispat yükü yer değiştirir. Senedi ta'lil eden, savını kanıtlamak yükümlülüğü altına girer. Menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. (Hukuk Genel Kurulu’nun 17.12.2003 gün ve ..... sayılı ilamları). HMK 200. Maddesi senetle ispat zorunluluğunu düzenlemiştir. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, m.201'deki meblağdan az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet ( kesin delil) ile ispat edilebilir. Somut uyuşmazlıkta; Davacı davaya konu bono nedeniyle davalılara borçlu bulunmadığını iddia ederek, borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Senede karşı senetle ispat kuralı gereğince, davacının takibe konulan bononun teminat senedi olduğunu yazılı delille kanıtlaması gerekir. Takibe konu yapılan bononun metninden bu anlaşılamadığı gibi, davacı bu iddiasını yasal olarak ispatlayacak yazılı bir delil de dosyaya sunmamıştır. Tanık dinleme yoluyla bononun geçersizliğinin ispatı ancak, 18.03.1959 gün ve 18/21 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki şartlar dairesinde mümkün olup, eldeki davada ise, bu şartlar gerçekleşmemiştir. Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre, bir senedin hatır senedi, teminat senedi olduğu gibi iddialarının ancak "senet", "yemin" ve "ikrar" ile ispatlanacağı yönünde kararlarını oluşturmuşlardır. (....., 13.10.1997 gün ..... sayılı kararları). Davalıların dosya içinde ikrarını içeren bir belge bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı yemin deliline dayandığından mahkememize sunulan yemin metni dairesinde davalı asiller talimat yolu ile mahkeme huzurunda yemin etmiş olup, senedin ...'ın davacıya verdiği borç paraya karşılığı düzenlendiğini ve borç olarak verilen paranın ödenmemesi sebebiyle icra takibine girişildiğini belirttikleri, nitekim senette de nakden alındığı kaydının bulunduğu, davacının dava dilekçesinde senedin ihdas nedeni olarak belirttiği hususları ispatlayamadığı, dolayısıyla davacının senedin teminat amacıyla verildiğine ilişkin iddialarını yazılı delillerle ispatlayamadığı anlaşılmakla davacının davasının reddine karar vermek gerektiği, davacının dava açmakta kötüniyetli olduğu kanıtlamadığından ve İİK md 72 de belirtilen şartlar oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar verileceği kanaat edinilmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarda açıklandığı üzere, 1-DAVANIN REDDİNE, Koşullar oluşmadığından davalıların icra inkar tazminatı taleplerinin reddine, 2-Alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 12.938,53-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .....tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 5-Davalılar (davalı ... ve davalı ...) kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 121.401,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara (davalı ... ve davalı ...) verilmesine, 5-Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 25/12/2024 Katip ..... e-imzalı Hakim ..... e-imzalı