İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/89 E. 2024/112 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/89
- Karar No
- 2024/112
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR ESAS NO : 2023/89 Esas KARAR NO : 2024/112 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... -... VEKİLİ : Av. ... -... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/02/2023 KARAR TARİHİ : 16/02/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı firma, davalı tarafa 21/10/2021 tarihinde 500 adet “...” satışı gerçekleştirdiğini, Yapılan “hızlı test kiti” satışına binaen davalıya ürünler teslim edildiğini, 21/10/2021 tarihli fatura düzenlendiğini ve mail olarak davalı tarafa gönderildiğini, davalı taraf süresi içerisinde faturaya herhangi bir itirazda bulunmadığını, davalının faturaya konu tanı kitlerini teslim aldığını, fatura içeriğine faturadaki bedele itiraz etmediğini, fakat ödeme işlemi de süresi içerisinde davalı tarafından yapılmadığını, davalı taraf tüm görüşmelere rağmen borcunu ödememiş olduğundan kendisi hakkında .... Esas sayılı dosya ile icra takibine geçildiğini, davalı tarafından ödeme emrine itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili dilekçesinde özetle; Davalı şirketin davacı şirket ile arasında herhangi bir sözleşme yahut sair bir ticari ilişki bulunmadığını, davacının, dava dilekçesinde bahsi geçen "hızlı test kitleri" alımına ilişkin davacı vekili tarafından avukatlık hizmeti verilmekte olan ... ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı şirket arasında 31.08.2021 tarihinde .... HİZMET ALIMI SÖZLEŞMESİ akdedildiğini, davacı şirket, bu sözleşmenin tarafı olmadığını, Davacı şirket ile ... ve Tic. Ltd. Şti. nasıl bir ilişkinin olduğunun tam olarak bilinmediklerini, beraber davacı şirketin bu şirketten alacaklı olması halinde taleplerinin muhatabının davalı şirket olamayacağını, bu sebeple husumet itirazında bulunduklarını, ticari davalarda zorunlu arabuluculuk dava ve takip şartı olarak düzenlendiğini, cebr-i takipten evvel arabulucuğa başvurulması gerekli olduğunu, bu sebeple takip şartı eksikliğinden davanın usulen reddi gerektiğini, ayrıca dava, itirazın iptaline ilişkin talepler yönünden İİK 67/1 maddesinde öngörülen 1 yıllık süre geçtikten sonra açılmış olduğundan itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi mümkün olmadığını, davacı ödeme emrine itirazın kendisine tebliğ edilmemekle beraber haricen öğrendiğini ve muttali olduğu ikrar ve beyan ettiğini, takibe konu faturaların kendilerine tebliğ edilmediğini, belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Mahkememizce mali müşavir bilirkişiden alınan 12.05.2023 tarihli raporda özetle; "Huzurdaki Davanın, Hizmet Sözleşmesinden kaynaklanan İtirazın iptali talebine ilişkin eda davası olduğu, dava değerinin 23.436,65 -TL olduğu, Davacı yan, .... E. sayılı icra takibine binaen yapılan itirazın iptali ile %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmekte, Davalı yan, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığını, davacı şirkete borcu bulunmadığın bu nedenle davanın reddini talep etmiştir. Uyuşmazlığın, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunup bulunmadığı, usulüne uygun arabuluculuğun bulunup bulunmadığı, itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı, davacı alacağının bulunup bulunmadığı noktasında olduğu, .... Sayın Mahkeme 24.03.2023 tarihli 1 celse no.lu duruşmanın 4 no.lu gündem maddesinde ;”Taraflara/vekillerine 2021-2022 yıllarına ait ticari defter kayıt ve belgelerin bulunduğu yer ve iletişim kurulacak yetkilinin iletişim bilgilerini bildirmek üzere iki hafta süre verilmesine “ karar verilmiştir. Dosya içeriğinde davalı şirket yasal defter kayıt ve belgelerinin bulunduğu adres ve iletişim kurulacak kişi bilgileri bulunmadığından dolayı, davalı şirket yasal defter kayıt ve belgelerine ulaşılamamış ve yasal defter kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yapılamamış olup, davacı şirket ticari defter kayıt ve belgeleri ile dosya içeriğinde mevcut bilgi ve belgeler üzerinde yapılan incelemelerden tespit edilen hususlara aşağıda yer verilmiştir. Davacı şirket 2021 ve 2022 yılı yasal defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süreler içerisinde yaptırıldığı, defter kayıt nizamının tek düzen muhasebe usul ve ilkelerine göre tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüş olup, davacı şirket yasal defterlerinin mevcut haliyle sahibi lehine delil vasfı taşıdığı tespit edilmiştir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte davacı şirket yasal defterlerinde taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu ve ticari ilişkinin takibe konu edilen faturadan ibaret olduğu kayıtlıdır. Somut olayımızda davacı şirket 21.10.2021 tarih ... no.lu “....” içerikli faturadan kaynaklı olarak 23.436,65 TL alacaklı oldukları iddiasıyla icra takibine geçmiş, davalı taraf faturanın kendisine tebliğ edilmediği ve böyle bir tutarda borçlarının olmadığı gerekçesiyle takibe itiraz da bulunmuş olup huzurdaki dava ikame edilmiştir. Davacı şirket yasal defterlerinin incelenmesi neticesinde, davacı şirket tarafından ticari ilişki kapsamında davalı şirkete 1 adet ve (2160 EURO) 23.436,65 TL’lik faturanın tanzim edildiği, fatura bedeline karşılık davalı şirket tarafından ödeme yapılmadığı diğer bir ifade ile davalı şirketten fatura bedelini tahsil etmediği kayıtlıdır. Davacı/satıcı tarafın 23.436,65 TL tutarlı fatura” ve fatura içeriği malı davalı yana usulüne uygun olarak tebliğ ve teslim ettiğine dair bir imza veya belgeye rastlanılmamış olup, -mail yazışmalarının takdiri sayın mahkemeye bırakılmıştır- , salt olarak faturanın davacı şirket yasal defter kayıtlarında yer alması alacağın varlığına delil teşkil etmemektedir. Bu cihetle ispat külfeti davacı yana aittir. Davacı şirket tarafından takibe konu edilen “ 21.10.2021 tarih ... sıra no.lu 23.436,65 TL tutarlı ( 2.160 Euro) fatura ve fatura içeriği malın” davalı yana usulüne uygun olarak tebliğ ve teslim edildiği kanıtlandığı takdirde takip tarihinde davalıdan 23.436,55 TL alacaklı olacağı" şeklinde görüş bildirmiştir. Mahkememizce mali müşavir bilirkişiden alınan 11.12.2023 tarihli ek raporda özetle; "Davacı şirket tarafından takibe konu edilen “ 21.10.2021 tarih ... sıra no.lu 23.436,65 TL tutarlı ( 2.160 Euro) faturanın her iki taraf yasal defterlerinde de kayıtlı olduğu ve taraf kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu ve doğruladığı, Davacı tarafından takibe konu edilen faturanın taraflarca 2021 hesap dönem BA/BS form bildirimleri ile ilgili vergi dairesine beyan edildiği, beyanların birbiri ile uyumlu olduğu, fatura adet ve tutarlarının birbirini doğruladığı, Davalı şirket 2021-2022 yılı yevmiye defterlerinde davacı şirkete yapılan ödeme kaydına rastlanılmamış olup, takip tarihinde davacı şirkete 23.436,65 TL borçlu olduğu kayıtlıdır. Davacı şirket yasal defterlerinde takip tarihinde davalı şirketten 23.436,65 TL alacaklı olduğu kayıtlı iken davalı şirket yasal defterlerinde de takip tarihinde davacı şirkete 23.436,65 TL borçlu olduğu kayıtlı olup, davacı şirketin takibe konu ettiği 21.10.2021 tarih ... sıra no.lu 23.436,65 TL tutarlı ( 2.160 Euro) faturadan dolayı takip tarihinde davalı şirketten 23.4236,65 TL alacaklı olduğu," şeklinde görüş bildirmiştir. Dava satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan faturaya dayalı takibe vaki itirazın iptaline yöneliktir. .... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 23.436,65 TL asıl alacak üzerinden ilamsız takip yapıldığı, davalının asıl alacağa ve ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır...." hükmünün yer aldığı, Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunmasının gerekli olduğu olgusudur. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığı gerekir. Taraflar arasındaki ihtilaf, sözleşme ilişkisinin bulunup bulunmadığı, takibe konu faturaların davalıya tebliğ edilip edilmediği ve faturaya konu kitlerin davalıya teslim edilip edilmediğine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; dosyaya celp edilen taraflara ait BA/BS formları taraf ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi marifetiyle yaptırılan inceleme sonucunda davacı şirket tarafından takibe konu edilinen 21/10/2021 tarihili 23.436,65 TL bedelli faturanın davalı kayıtlarında mevcut bulunduğu, davalı tarafından iş bu faturanın davacıya süresi içerisinde iade edildiğinin ispatlanamadığı gibi, ödemeye ilişkin de herhangi bir delilin ibraz edilmediği, yine davacı kayıtları ile davalı kayıtlarının da uyumlu olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne alacak likit olmakla davacı lehine inkar tazminatının kabulü ile, davacı takibinin kötü niyetli olmadığının anlaşılması sonucunda kötü niyet tazminatının reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile .... Esas sayılı takip dosyasında davalı itirazının 23.436,65 TL üzerinden iptali ile alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, 2-4.687,00 TL incra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 4-Alınması gereken 1.600,96 TL harçtan peşin alınan 277,45 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.323,51 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 277,45 TL peşin harç olmak üzere toplam 457,35 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 235,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.235,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 17,900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 16/02/2024 Katip ... Hakim ... e-imzalı e-imzalı u belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.