İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/484 E. 2020/531 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/484
- Karar No
- 2020/531
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2019 KARAR NO : 2020 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/05/2019 KARAR TARİHİ : 08/10/2020 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/11/2020 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin davalı firma ile beraber yıllardır ticaret yaptığını ve müvekkili davalı firmanın işlerini yaptığını, onun adına belirttiği firmalara servis taşımacılığı yaptığını, müvekkili davalı ile iş ilişkisi bitene kadar 2019 Şubat ayına kadar... Fabrikası ... Teknik Fabrikası ve ... Fabrikasına servis taşımacılığı işleri yaptığını, müvekkili bu işlerini her zaman ve düzenli olarak yerine getirdiğini ve yapmış olduğu işler karşısında her fabrikada bulunan davalı şirket sorumlusundan hep taşıma işlerini aldığını ve bugüne kadar o fişlere karşılık fatura kestiğini ve ödemesini aldığını, ancak 2018 Aralık, 2019 Ocak ve Şubat aylarında müvekkili yine taşıma işlerini almasına ve faturasını da kesmesine rağmen kendisine ödemesi yapılmadığını, akabinde arabuluculuğa başvurduklarını, davalı firma tarafından fişlerinin hepsinin kabul görmediğini, kabul gören kısımları yönünden arabuluculuk tutunağına rakam ödendiğini, bu nedenlerle müvekkilinin bakiye alacaı olan 8.622,00 TLnin dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının arabulucuya başvurduğu dava konusu fatura sebebiyle kısmi anlaşma sağlandığını, anılan 40.000 TL alacak kaleminin 32.090,00 TLsi ile ilgili anlaşma sağlandığını ve ödeme yapıldığını, kısmi anlaşmama konusu miktar ise gizliliği kaldırılan son tutanakta 7.910,00 Tl olarak belirtildiğini, davacı ise dava değeri olarak 8.622,00 TL bildirdiğini, bunun mümkün olmadığını, kalan kısmı için dava şartının gerçekleşmediğini, arabuluculuk görüşmeleri sırasında da davacının fatura keserek yaptığını iddia ettiği taşımaları yapmadığı anlaşıldığından davacıdan fatura içeriği hizmetin alınmaması nedeniyle 7.910,00 TL'lik kısmın ödendiğini, davacının müvekkili şirkete servis taşımacılığı yapması neticesinde yaptığı taşımaların servis kuponlarını ibraz ederek fatura kesmek suretiyle ödeme aldığının doğru olduğunu, davacının ... plakalı aracıyla Gemlikte bulunan..., ... Teknik ve ...'ya yaptığı taşımalar neticesi servis kuponları ibraz ettiğini, taraflar arasında bu konuda sözleşme mevcut olduğunu, taraflar arasında daha önce de bu sorun olduğunu, davacıya ihtarname çekildiğini ve davacıya fazladan ödenen 9.898,50 Tlnin iadesi istendiğini, davacıdan daha evvel ihtarname konusu olan 9.898,50 TL alacak hakkı ve sözleşme nedeniyle hiçbir ihtarda bulunmadan taşıma işini bırakması nedeniyle 10.000 USD cezai şarta ilişkin dava haklarının saklı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, arubuluculuk tutanağı, servis fişi, servis kuponları, taşıma sözleşmesi, Bursa 10. Noterliği 11/03/2019 tarih, 010060 yevmiye nolu ihtarnamesi, GPRS kayıtları, Bused giriş kayıtları, fatura, BA-BS formları, ticari defterler, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, hukuki niteliği itibariyle hizmet sözleşmesinden kayneklanan alacak istemine ilişkindir. Dosya, taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflar arasındaki ticari ilişkinin başlangıcından sonuna kadar dönemi kapsayan ticari defter ve bağlı kayıtlar üzerinde 1 SMMM bilirkişi ve 1 taşımacılık sözleşmesinde uzman nitelikli hesaplama bilirkişisinden oluşan heyete tevdi edilmiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş, davacı ve davalı tarafça ibraz edilen ticari defteler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 28/03/2020 tarihli raporunda özetle: Tarafların ticari defterlerinin tasdiklerinin süresinde yaptırıldığını, sahibi lehine delil teşkil ettiği, davacı kendi defterlerinde 438,52 TL alacaklı olduğu ancak 21/05/2019 tarihinde yapılan ve makbuzu davalı tarafından ibraz edilen davacının vekili ...'in garanti bankası hesabına gönderilen 34.978,00 TLnin davacı defterlerinde 26.000 TL olarak kayıt edildiğinin görüldüğü, havalenin 34.978,00 TL olarak hesaplara işlenmesi durumunda hesap bakiyesinde davacı kendi defter kayıtlarına göre davacı 8.539,48 Tl borçlu olduğunu, taraflar arasında yapılan arabuluculuk görüşmesinde arabuluculuk konusu olan 2018 Aralık - 2019 Ocak,Şubat aylarına ait servis taşımacılığı hizmeti karşılığı olarak talep olunan 40.000 Tlnin 32.090,00 TL kısmında anlaşma, 7.910,00 Tlsinde de anlaşamadıklarına dair arabuluculuk son tutanağı hep birlikte imza altına alındığını, davalı tutanağa geçen tutarı gününde ödediğini, dosyaya ibraz servis fişleri ve aracın hareketlerini gösteren dökümlerden davacının iddiasının tespiti konu dışı olduğu için yorum yapılabilmesinin mümkün olmadığını, sonuç olarak her iki defterde de davalı alacaklı olup kendi defterlerine göre 8.856,42 Tl alacaklı olduğu görülürken, davacı defterlerinde 8.539,48 Tl alacaklı olduğu mütalaa edilmiştir. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden somut olayda, davacı ile davalı arasında servis taşımacılığına dair ticari ilişkinin kurulduğu, 2018 yılı Aralık, 2019 yılı Ocak ve Şubat aylarında davacının davalıya hizmet verdiğini, faturaların düzenlendiğini ancak bedelin ödenmediği ileri sürülerek alacaklı olduğunu iddia etmiş olup taraflar arasında TTK m. 89. anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, tarafların ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, HMK' nın 222. Maddesi uyarınca ticari defterlerin kesin delil olduğu, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 28/03/2020 tarihli rapora itibar edilerek, arabuluculuk tutanağında 32.090 TL kdv hariç anlaşmaya varıldığı ve bu miktarın davacının banka hesabına aktarılmasına rağmen 26.000 TL olarak ticari deftere kayıt edildiği anlaşılmakla davacının ticari defterlerinde düzenlenen fatura bedellerinin ödendiği ve davacının kendi defterlerinde borçlu olduğundan ayrıca davalının usulune uygun yeminini eda ettiği anlaşılmakla davacının alacaklı olduğunun yazılı ve kesin deliller ile ispat edilemediğinden davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın subut bulmadığından reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 54,40 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 147,25 TL'den mahsubu ile bakiye 92,85 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Maliye Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından posta tebligat masrafı 16,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin, davalı vekilinin ve davalı şirket yetkilisinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/10/2020 Katip ¸e-imzalıdır. Hakim ¸e-imzalıdır.