İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/631 E. 2025/45 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/631
Karar No
2025/45
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/631 Esas KARAR NO : 2025/45 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... DAVALI : ... - ... ... VEKİLLERİ : Av. ... -.... Av. ... - .... DAVA : İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/09/2023 KARAR TARİHİ : 28/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında şifahen yapılan sözleşme gereği, müvekkiline ait olan .... kepçeleri davalının ihale ile almış olduğu toplulaştırma alanında çalıştırmak üzere aylık 50.000,00TL karşılığında kiralandığını, aylık bir kepçenin kiralama bedelinin 50,000,00-TL olup iki kepçenin aylık kiralama bedelinin 100.000,00-TL olduğunu, müvekkilinin kepçelerden birini kendisinin kullandığını, diğerinde ise operatör çalıştırdığını ve 28/04/2023 tarihine kadar, yani yaklaşık iki aya kadar çalışmasına rağmen davalının sadece 1.500,00-TL ödeme yaptığını, bakiye alacağı ödenmediğinden icra takibi başlatılmış ise de itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek, davalının .... sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. CEVAP: Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki yargılamaya dayanak olarak gösterilen faturaların ve içeriğinin kabulünün mümkün olmadığı, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, işin yapıldığının davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, müvekkiline yapılan bir iş olmadığını belirterek davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce deliller toplanmış, tacir araştırması yaptırılmış, davaya dayanak .... sayılı takip dosyası, tarafların BA/BS formları, ... kayıtları celp edilmiş, ticari defter ve kayıtları ile tüm dosya kapsamı üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davaya dayanak .... sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından davalı aleyhine 19/06/2023 tarihinde toplam 141.588,20-TL asıl alacak üzerinden başlatılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğu ve yasal süresi içerisinde eldeki itirazın iptali davasının ikame edildiği anlaşılmıştır. Öncelikle davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi bakımından talimatla alınan 11/03/2024 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda özetle; "...davacının ticari defter ve kayıtlarına bakılması neticesinde davalıdan 3 fatura karşılığı toplam 141.588,20-TL alacaklı olarak görüldüğü, davacının da ikrar ettiği üzere davalı tarafça davacıya 20/04/2023 tarihinde 1.500-TL'lik banka yoluyla ödeme yapıldığı, bu ödeme düşüldükten sonra davacının 140.088,20-TL alacağı olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Takiben davalının da ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi bakımından dosyanın tevdi edildiği mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 08/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...davacı yanın .... sayılı icra dosyası üzerinden 19/06/2023 tarihinde başlatmış olduğu takip talebinde 141.588,20-TL alacak talebinde bulunmuş ise de davalı yasal defter kayıtları ve faturaların incelenmesinde davacı tarafından davalı adına tanzim edilen ve takibe dayanak gösterilen 3 adet ve toplam 141.588,20-TL tutarlı faturaların davalı yasal defter kayıtlarında yer almadığının görüldüğü, davacı yanının yasal defterlerinde takip tarihinde davalı yandan 140.088.20-TL alacaklı olduğu kayıtlı iken davalı yasal defterlerinde davacıdan 1.500,00-TL alacaklı olduğu kayıtlı olup, taraf yasal defter kayıtlarındaki uyumsuzluğun davacı tarafından davalı adına tanzim edilen faturalardan kaynaklandığının anlaşıldığı, davalı tarafından davacı yana 19/04/2023 tarihinde 1.500,00-TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin her iki taraf yasal defterlerinde de kayıtlı olduğunun anlaşıldığı, davacı yanın 01/05/2023 tarih ve 39.329,40-TL bedelli, 03/05/2023 tarih ve 43.258,80 TL bedelli, 19/04/2023 tarih ve 59.000,00-TL bedelli toplam 141.588,20-TL bedelli fatura içeriği hizmeti davalı yana eksiksiz, tam ve usulüne uygun olarak verdiğini kanıtladığı takdirde (141.588,20 - 1.500,00) 140.088,20-TL alacağa hak kazanacağı..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından özetle, kendisine ait .... kepçelerin operatörlü olarak davalıya kiralandığı, davalı tarafından bu hususta düzenledikleri faturalara süresinde itiraz edilmediği ve bedelinin ödenmediği iddia edilmiş, davalı ise özetle, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, faturalara konu hizmetin verilmediği, bu nedenle ilgili faturalara da itiraz edildiği savunulmuştur. Kanunda aksine bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her birinin, hakkın dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında olması (HMK 190) nedeniyle kural olarak, teslim olgusundan lehine hak çıkaracak taraf olan davacı taraf, akdi ilişkinin varlığı ile teslim olgusunu kanıtlama yükümü altındadır. Bunun yanında TTK'nın 21/2. maddesi, bir faturayı alan kimse, aldığı günden itibaren sekiz gün içinde içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa, içeriğini kabul etmiş sayılır hükmünü haizdir. Kanunda öngörülen süre içinde itiraz olunmaması durumunda, faturayı alan kişi, içeriğinin doğru olduğunu, yani sözleşmeye uygun olduğunu kabul etmiş olur. Ancak bu durum mutlak değildir, sadece bu konudaki ispat yükü yer değiştirmiş olur. Diğer bir ifade ile, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra yapılan itirazlarda, fatura içeriğinin anlaşmaya uygun olmadığını ispat etme yükü faturayı alana geçer. Ancak faturanın TTK'nın 21. maddesi gereğince kesinleşmiş olduğunun kabul edilebilmesi için, fatura konu işle ilgili yanlar arasında sözleşme yapıldığının kanıtlanmış olması gerekir. Somut olayda; taraflar arasında davacı tarafından iddia edildiği ve davalının 22/10/2024 tarihli beyan dilekçesinde de kabul edildiği gibi davacıya ait ... kepçelerin davalı adına çalıştırılması konusunda sözlü bir anlaşmanın bulunduğu ve bu bağlamda davalı tarafından 1.500,00-TL avans ödemesi yapıldığı sabittir. Buna göre davacı, akdi ilişkinin varlığını kanıtlamıştır. Davacı tarafından taraflar arasındaki anlaşmaya dayalı işin yapıldığından bahisle takibe konu 01/05/2023 tarih ve 39.329,40-TL miktarlı, 03/05/2023 tarih ve 43.258,80-TL miktarlı, 19/04/2023 tarih ve 59.000,00-TL miktarlı faturaların tanzim edilerek davalıya gönderildiği, davalının ilgili faturaları ticari defterlerine kaydetmediği ve .... Noterliği'nin 18/05/2023 tarih ... yevmiye nol.lu., 12/05/2023 tarih ve ... yevmiye nol.lu ihtarnameleri ile bu faturalara itiraz ettiğinin bildirildiği görülmüştür. Uyuşmazlık konusu faturaların e-fatura mahiyetinde olması sebebiyle tam olarak hangi tarihte davalıya gönderildiği hususunda tereddüt hasıl olduğundan mahkememizce ...'na müzekkere yazılmış olup, bunun üzerine ...'ndan gönderilen 04/11/2024 tarihli müzekkere cevabından, 01/05/2023 tarih ve 39.329,40-TL miktarlı faturanın 03/05/2023 tarihinde, 03/05/2023 tarih ve 43.258,80-TL miktarlı faturanın 03/05/2023 tarihinde, 19/04/2023 tarih ve 59.000,00-TL miktarlı faturanın ise 19/04/2023 tarihinde davalıya sistem üzerinden gönderildiği anlaşılmıştır. Buna göre, davalı tarafından faturalara itiraz amacıyla gönderilen ihtarnamelerin 12/05/2023 ve 18/05/2023 tarihli olduğu nazara alındığında, davalı tarafından ilgili faturalara TTK'nın 21. maddesinde öngörülen sekiz günlük süre içerisinde itiraz edilmediği sabittir. Mevcut hukuki durum karşısında faturaların içeriğinin doğru olmadığını ispat yükü TTK'nın 21. madde hükmü gereğince davalıya geçmiş olup davalı tarafından sunulan delillerle bu hususun aksi ispatlanamamış, yemin deliline de dayanılmayacağı bildirilmiştir. Bu bağlamda, davacı tarafından taraflar arasındaki sözlü anlaşma kapsamındaki hizmetin verildiğinden bahisle davalıya kesilen takibe konu faturaların, TTK'nın 21. maddesi gereğince davalı tarafından kabul edilmiş sayılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Yine belirtildiği üzere taraflar arasında sözlü olarak anlaşılan işe dair bedele ilişkin yazılı bir anlaşma bulunmamakta olup bu husus taraflar arasında nizalıdır. Kural olarak, taraflar arasında kurulduğu kanıtlanan sözleşmede bedelde anlaşma yok ise bu halde TBK'nın 481. maddesi gereğince işin yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre bedelin tespiti olanaklı olmakla beraber bu hususta düzenlenen faturaya karşı TTK'nın 21/2. maddesi gereğince sekiz gün içerisinde itiraz edilmemesi halinde fatura içeriği ve bu arada fatura içeriğine dahil bedel kesinleşeceğinden ayrıca mahalli piyasa rayiçleri ile bedelin tespitine olanak bulunmamaktadır (Benzer şekilde: ...... .'nin 04/05/2017 tarih ve .... Esas, 06/07/2010 tarih ve .... sayılı ilamları). Bu bağlamda, toplam 141.588,20-TL bedelli söz konusu faturalar nedeniyle davalı tarafından yapılan 1.500,00-TL avans ödemesinin mahsubu sonrasında davacının davalıdan 140.088,20-TL kadar alacaklı olduğu ve davalının icra takibine itirazının bu miktar yönünden haklı olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Dolayısıyla davalının .... sayılı takibe itirazının 140.088,20-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden aynı koşullarda devamına, fazlaya dair istemin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminatı talebi bakımından ise, somut olayda asıl alacağın varlığı ile miktarı yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu ile saptandığından alacağın likit olmadığı görülmekle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine; davalının kötüniyet tazminatı talebine gelince ise, davacının davaya konu icra takibinde reddolunan miktar bakımından haksız olduğu anlaşılmış olmakla beraber dosya kapsamı itibariyle kötüniyetli olduğu hususunda kanat oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; davalının .... sayılı takibe itirazının 140.088,20-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden aynı koşullarda devamına, fazlaya dair istemin reddine, 2-Davacının icra inkar, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 3-Alınması gereken 9.569,42-TL harçtan peşin alınan 2.417,98-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.151,44-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin 3.086,94-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 33,06-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 1.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 2.417,98-TL peşin harç, 269,85-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 2.687,83-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 691,50-TL tebligat gideri, 20,25-TL müzekkere gideri, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.711,75-TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 7.630,05-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair davacı asil ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 28/01/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/631, K. 2025/45, T. 28.01.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-631-e-2025-45-k-b98cae2106c9