İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/251 E. 2024/922 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/251
- Karar No
- 2024/922
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/251 Esas - 2024/922 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/251 Esas KARAR NO : 2024/922 HAKİM : ..... KATİP : ..... DAVACI : ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVALI : ..... VEKİLLERİ : Av. ..... Av. ..... FERİ MÜDAHİL : ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVA İHBAR OLUNAN : ..... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 06/04/2023 KARAR TARİHİ : 17/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15/08/2022 tarihinde ..... ilinde yaşanan şiddetli yağmur ve fırtına neticesinde müvekkili şirkete komşu işyeri olan .....'ın tente ve taşıyıcı profillerinin uçması ve arka taraftan ön tarafa gelmesi neticesinde müvekkilinin işyerinde hasar oluştuğunu, bu yaşanan olaya ilişkin olarak 15/08/2022 tarihinde itfaiye ekiplerinin de olay yerine giderek durumu, hasarı ve hasarın davalı tarafından kaynaklandığını yerinde tespit ederek raporladıklarını, müvekkilinin işletmesinin hasar gören kısımlarının uzun bir süre kullanılamaz halde kaldığını ve müvekkilin faaliyetlerinin aksadığını, davalı şirketin defalarca uyarılmasına rağmen hasarı gidermemekte ısrarcı davrandığını, bu nedenle müvekkilin uğranılan hasarla birlikte belli bir ciro kaybının da mevcut olduğunu, yine olay sonrasında ..... sayılı dosyasından delil tespiti yaptırdıklarını, orada alınan 23/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda yapılması gereken tamirat ve tadilat giderlerinin 100.513,60-TL civarında olduğunun anlaşıldığını, bu rapor çerçevesinde ..... Esas sayılı dosyasından takip başlatmış iseler de icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek, davanın kabulü ile itirazın iptaline, icra takibinin devamına takibe kötüniyetli olarak itiraz eden davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. CEVAP: Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; ... isimli restoranın müvekkili şirkete ait olduğunu, 15/08/2022 tarihinde .....'da olağanüstü hava şartları ve fırtına çıktığını, .....'nın birçok semtinde olduğu gibi müvekkiline ait işyerinin bulunduğu bölgede çıkan fırtınadan çok olumsuz şekilde etkilendiğini ve restorantın çatısının fırtına nedeniyle uçarak savrulduğunu, müvekkiline ait işletmenin çok ciddi zarar gördüğünü, bu esnada etrafta bulunan işyerlerinin ve araçların da bu fırtına nedeniyle zarar gördüğünü, meydana gelen zararların sebebinin o gün .....'da meydana gelen olağanüstü hava şartları ve fırtına olduğunu, bu olağanüstü hava şartlarını engellemek mümkün olamayacağından bu durumun mücbir sebep olarak kabulünün gerektiğini, müvekkil şirketin de işyerinin çatısını yapan ... şirketi ile temasa geçerek çatının fırtınadan dolayı uçarak etrafa dağılması sonucu oluşan tüm zararların tazminini gidertmeye çalışmak için azami çaba göstermeye çalıştığını, müvekkili şirketin gereken tüm sorumluluk ve yükümlülüklerini harfiyen yerine getirdiğini ancak yaşanılan olağanüstü hava şartları (fırtına) nedeniyle iş bu zararların doğmasını engelleme imkanı olmadığını belirterek davanın reddine, davacının %15'ten aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, davanın çatıyı imal eden firma ile işyeri sigorta şirketine ihbarına, davanın kabulüne karar verilecek olursa da mücbir sebebin öncelikle dikkate alınarak, tarafların kusur oranlar ile gerçek zarar miktarının tesbiti ile hüküm kurulmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Feri müdahil ... A.Ş. vekili beyan dilekçesinde özetle; somut olayda rizikonun meydana gelmesine 15/05/2022 tarihinde ..... ilinde meydana gelen şiddetli yağmur ve fırtına kaynaklı olağanüstü hava şartlarının sebep olduğunu, söz konusu fırtınanın ve akabinde meydana gelen zararın önlenmesi mümkün olmadığından riziko sebebinin mücbir sebepten kaynaklandığının kabul edilmesi gerektiğini, diğer yandan her halde rizikonun gerçekleşmesinde davalının kendi kusuru ya da ihmalinin bulunup bulunmadığı, zararın doğmaması için gerekli özeni gösterip göstermediğinin araştırılması gerektiğini, sigortalı işyerine ait restorantın çatısını imal ve inşaa eden ..... Şirketi’nin mevcut olayın yaşanmasına eksik ve hatalı hizmeti ile sebep olduğunu, bu sebeple konu olayın meydana gelmesinde tarafların kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe genel ve özel şartlarında belirtilen muafiyet oranları ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu belirterek, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini istediği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce deliller toplanmış, davaya dayanak ..... sayılı takip dosyası, ..... D.İş. sayılı delil tespit dosyası, .....'nden olay gününe ilişkin meteoroloji raporu celp edilmiş, .....'nden davacıya ait işyerine dair poliçe bilgileri sorulmuş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davaya dayanak ..... sayılı icra takip dosyasının yapılan incelemesinden; davacı tarafından 11/01/2023 tarihinde ..... D.İş. sayılı delil tespit dosyasından alınan 23/10/2022 tarihli bilirkişi raporu dayanak gösterilerek 100.513,60-TL tamirat ve tadilat bedeli, 6.324,78-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 106.838,38-TL üzerinden başlatılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğu anlaşılmıştır. ..... D.İş. sayılı delil tespit dosyasından alınan 23/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...yapılması gereken tamirat ve tadilat bedelinin yaklaşık olarak inşaat yönünden 96.813,60-TL, elektrik yönünden 3.700,00-TL olmak üzere toplam 100.513,60-TL olduğu..." yönünde tespit yapıldığı anlaşılmıştır. İnşaat mühendisi, sigorta eksperi ve hasar uzmanı bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetin tarafından sunulan 26/05/2024 tarihli kök bilirkişi raporunda özetle; "...Davacıya ait işletmede meydana gelen hasarın giderilmesi bedelinin 100.513,60-TL olduğu yönündeki tespit bilirkişi raporuna itibar edilmiş olup tüm hasardan davalının sorumlu olacağı değerlendirilmiştir. Oluşan hasarın fırtınadan kaynaklı doğal afet olduğu anlaşılmış olup, mücbir sebep olarak nitelenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır." yönünde, aynı heyet tarafından sunulan 24/10/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda ise; "...mevcut belgeler incelendiğinde ve imalatın konuşlandığı kot, konum da nazara alındığında, dava konusu olayın, imalat hatasından kaynaklanmış olabileceği kanaatine varılmış olup, fen ve sanat kurallarına uygun yapılmaması halinde çatının uçmayacağının değerlendirildiği, ... yazısından, 15/08/2022 günü ..... ve çevresinde 8 bofor şiddetinde fırtına oluştuğu, muhtelif semtlerde çatı uçmaları yaşandığı belirlendiği, ... Ancak fırtınadan dolayı çoğunluktaki bazı binaların çatılarında sağlam yapıldıkları için herhangi bir hasarın oluşmadığı, sağlam yapılmayan imalat hataları olan çatıların ise 8 bofor şiddetindeki fırtınadan etkilenerek savrularak hasarlara neden olduğu ve çatı imalatı yapan firmanın sorumlu olabileceği..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Dava, davalıya ait işyerinden oluşan rüzgar nedeniyle kopan tente ve taşıyıcı profillerin davacıya ait işyerine zarar verdiği iddiasına dayalı olarak davacının maruz kaldığı hasar hasarın giderim bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK'nın 69/1. maddesi, "Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluktan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür." hükmünü haizdir. Buradaki sorumluluk, bir kusursuz sorumluluktur. Hükme göre, yapı eserinin yapımında bozukluk ya da bakımında noksanlık varsa, bu bozukluk veya noksanlıklar başkalarının (mesela müteahhidin) kusurundan kaynaklansa bile, yapı eseri maliki sorumlu olur. Sorumluluğun doğmasının sebebi önemli değildir. Bir insan davranışı ya da umulmayan halden, mesela rüzgardan veya yağmur sularının dolmasından kaynaklanan bozulma ve eksilmelerden de malik sorumludur. TBK'nın 69. maddesinde malike kurtuluş beyyinesi getirme imkanı tanınmamıştır. Ancak malik, illiyet bağının kesildiğini ispat etmek suretiyle sorumluluktan kurtulabilir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde; 15/08/2022 tarihinde .....'da meydana gelen fırtına neticesinde davalıya ait olduğu konusunda niza bulunmayan işyerinde yer alan çatı parçalarının uçması neticesinde davacıya ait iş yerine zarar verildiği iddiasıyla eldeki dava ikame edilmiş olup dosyaya mübrez kayıt ve belgeler ile alınan teknik bilirkişi raporlarından, davaya konu olayın fırtınadan kaynaklı olarak meydana geldiği sabit olmakla beraber davalıya ait işyerindeki çatı imalatının kusurlu olup ilim ve fen kurallarına uygun imal edilmiş olması halinde çatının uçmayacağı ve dolayısıyla davacıya ait işyerine zarar vermeyeceği anlaşılmıştır. Buna göre, davalının iddiasının aksine, davalı tarafından çatı imalatının ilim ve fen kurallarına uygun yapılması halinde uçmasının ve çevre işyerlerine zarar vermesinin engellenebileceği açık olduğundan, aynı gün meydana gelen fırtına olayının illiyet bağını kestiğinden söz etmenin mümkün olmadığı görülmüştür. Son tahlilde, davalının işyerinde meydana gelen zarardan davacının TBK md. 69 gereğince sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacının zarar miktarına gelindiğinde, alınan bilirkişi raporlarından, davaya konu hasarın giderim bedelinin 100.513,60-TL olduğu ve bu miktarın, icra takibindeki asıl alacağa denk geldiği anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda işlemiş faiz yönünden bir hesaplama yapılmamış olmakla beraber, günümüzde de uygulama alanı bulan, müşterek hukukun “gasp eden daima temerrüt hâlindedir” şeklindeki genel ilkesine göre, haksız fiilin faili daima temerrüt hâlinde bulunduğu için, zaten gerçekleşmiş olan temerrüdü sağlamak üzere alacaklının ayrıca bir ihtarda bulunması gerekmediğinden, 15/08/2022 olay tarihinden itibaren 11/01/2023 takip tarihine kadar işlemiş, tarafların tacir olması nedeniyle avans faizi talep edilebileceği, somut olarak, 15/08/2022-31/12/2022 tarihleri arasında geçerli %15,75 avans faiz oranı üzerinden işlemiş 6.014,98-TL, 01/01/2023-11/01/2023 tarihleri arasında geçerli %10,75 avans faiz oranı üzerinden işlemiş 325,64-TL olmak üzere toplam 6.340,62-TL işlemiş faiz talep edebileceği, icra takibindeki işlemiş faiz talebinin ise 6.324,78-TL olduğu anlaşılmıştır. Bu bağlamda davalının ..... sayılı takibe itirazının iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle devamına karar vermek gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminatı talebi bakımından ise; somut olayda asıl alacağın varlığı ile miktarı yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu ile saptandığından alacağın likit olmadığı görülmekle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddi gerekmiş ve son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KABULÜ İLE; davalının ..... sayılı takibe itirazının iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle devamına, 2-İcra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Alınması gereken 7.298,12-TL harçtan peşin alınan 1.290,35-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.007,77-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan 179,90-TL başvuru harcı, 1.290,35-TL peşin harç, 130,00-TL tebligat, 17,50-TL müzekkere gideri ve 7.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.117,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan 250,00-TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 17/12/2024 Katip ..... ¸e-imzalıdır. Hakim ..... ¸e-imzalıdır.