İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/333 E. 2024/140 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/333
- Karar No
- 2024/140
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/333 Esas - 2024/140 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/333 Esas KARAR NO : 2024/140 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACILAR : 1-.... 2- ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 11/05/2022 BİRLEŞEN ... SAYILI DOSYASINDA DAVACI : .... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 30/05/2022 KARAR TARİHİ : 27/02/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekillerinin asıl davada dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 20/01/2021 tarihinde “Kuru Kimyevi tozlu, CO2 Karbondioksitli, Yangın söndürme Cihazlarının Kontrol-Dolum-Bakım İşi Genel Sözleşmesi” imzalandığını, sözleşmeye göre davalı şirketin, müvekkilinin belirleyeceği yerlerde ve sayıda yangın söndürme cihazlarının kontrol, dolum ve bakımını üstlendiğini, davalı firmanın, 2021 yılı sonlarında yaşanan ekonomik olumsuzlukları gerekçe göstererek sözleşme fiyatlarını astronomik şekilde değiştirmek istemiş olduğunu, müvekkilinin yapıcı yaklaşımlarına ise olumlu cevap vermeyerek sözleşme gereği sabit olan ücretleri 3 katına varacak şekilde yeni fiyatlarla değiştirmek istediğini, müvekkilinin davalının sözleşme gereği sabit olan ücretleri astronomik şekilde 3 katına varan miktarda değiştirmesine rıza göstermeyince davalı tarafından müvekkiline 19/01/2022 tarihinde e-mail gönderilerek sözleşme gereği hangi merkezlere yangın dolumu, bakımı yapılacağının bildirilmesini talep ettiğini, bunun üzerine taraflarınca davalı şirkete 20/01/2022 tarihinde iadeli taahhütlü olarak ihtar içerikli bildirim başlığı ile dolum, bakım yapılacak merkezlerin listesinin bildirildiğini, aynı ihtarda dolum, bakım işlemlerinin sözleşme fiyatları çerçevesinde süreye riayet edilerek tamamlanmasını, tamamlanmadığı takdirde sözleşme gereği müvekkili tarafından davalının nam ve hesabına yaptırılarak sözleşme fiyatları ile arada fark oluşması halinde bu farkın rücu edileceğinin ihtar edildiğini, sözleşme konusu işin davalı tarafından eksik ifa edildiğini, müvekkilinin piyasa rayiçleri çerçevesinde eksik ifa edilen işi başka bir yükleniciye yaptırdığını belirterek taraflar arası sözleşmeden kaynaklı olarak davalının eksik ifası sebebiyle nam ve hesabına yaptırılıp fatura edilen 32.877,16 TL'nin temerrüt tarihi olan 20/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. CEVAP: Davalı vekilinin asıl davada cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 20/01/2021 tarihinde imzalanmış olan “Kuru Kimyevi tozlu, CO2 Karbondioksitli, Yangın söndürme Cihazlarının Kontrol-Dolum-Bakım İşi Genel Sözleşmesi”nin mevcudiyetinin ihtilafsız olduğunu, mezkur sözleşme akdedilmeden önce davacılar için ürün talebi evraklarından sonra 16/12/2020 tarihli teklif hazırlandığını, teklifin kabulü ile de sözleşmenin imzalandığını, tarafların sözleşme hazırlık sürecinde ürün talebi sürecinde çok açık bir şekilde imzalanan sözleşme ile ilişkilendirilen fiyat teklifinin 8 bölgede 190 ayrı trafo merkezinin kuru kimyevi tozlu ve co2 yangın söndürme cihazlarının dolum bakım ve kontrol işi toplamının değerlendirildiğini, 2022 yılı hizmet tekrar süresi gelmeden muhatap firmaya mail olarak fiyat bilgisi ve anılan sözleşmeye konu trafo merkezlerinin listesinin iletilmiş olduğunu ve uygunluk bilgisi istendiğini, ancak davalı tarafın sözleşme konusu iş akdedilirken taahhüt ettiği işlerde daralmaya gittiğini, davacıların iddia ettiği üzere ekonomik olumsuzlar sebebiyle fiyat değişikliği hali oluşmadığını, fiyat değişikliğinin tek sebebinin davacıların sözleşmede ve sözleşme öncesi hazırlık sürecinde alenen mutabık kaldıkları miktar ve işlemlerinin müvekkili aleyhinde ekonomik sonuç doğuracak şekilde daraltmak istemesinden olduğunu, davacıların dava dilekçesinde mahkemeye aktardığı, ihtar içerikli olarak belirttiği ve 20/01/2022 tarihli evrakın müvekkilinin bilgisi dahilinde olmadığını, tarafların birbirleriyle whatsapp ve elektronik posta ile irtibatlandığı bir süreçte iddia edildiği üzere gönderilen bir mektubun içeriğinin geçerliliği ve mevcudiyetinin şüpheli olduğunu, dolum işlemlerindeki fiyatlandırmaların gerçeklikten uzak olduğunu, davacıların dava konusu ettiği ürünlerin gerçek fiyatlarının dava konusu faturaya yansımadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekilinin birleşen .... Esas dosyasında sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalılar arasında 20/01/2021 tarihinde, Kuru Kimyevi Tozlu, CO2 Karbondioksitli, Yangın Söndürme Cihazlarının Kontrol-Dolum-Bakım işinin görülmesi karşılığında belli bir miktar para ödenmesi için sözleşme kurulduğunu, söz konusu sözleşmeyle müvekkilinin, davalıların belirleyeceği yangın söndürme cihazlarının kontrol, dolum ve bakımı işini görmeyi üstlendiğini, davalıların da bunun karşılığında bir miktar para ödemeyi taahhüt ettiklerini, gelinen süreçte müvekkilinin üstlendiği işi eksiksiz olarak gördüğünü ve sözleşmeye aykırı herhangi bir harekette bulunmadığını, bunun sonucu olarak müvekkilinin ekte sunulu 08/01/2022 tarihli faturayı düzenlediğini ve aralarında kurulan sözleşme neticesinde taahhüt edilen parayı talep ettiğini, davalılar tarafından söz konusu faturaya herhangi bir itirazda bulunulmadığını ama talep edilen ve aralarında kurulan sözleşme gereği hak kazanılan parayı da ödemediğini, bunun sonucu olarak taraflarınca .... sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi yoluna başvurulması gerektiğini, borçlu hakkında başlatılan ilamsız icra takibine ilişkin ödeme emrinin davalı borçlulara usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, borçlunun yasal süresi içinde borca itirazda bulunması üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, işbu dava açılmadan önce dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğu, ancak anlaşılamadığı belirterek, davalının hukuki dayanaktan yoksun, haksız itirazının iptali ile takibin devamına, haksız itirazdan ötürü %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili birleşen .... Esas dosyasında sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 20/01/2021 tarihinde imzalanmış olan “Kuru Kimyevi tozlu, CO2 Karbondioksitli, Yangın söndürme Cihazlarının Kontrol-Dolum-Bakım İşi Genel Sözleşmesi” bulunduğunu, sözleşmeye göre davalı şirketin müvekkilinin belirleyeceği yerlerde ve sayıda yangın söndürme cihazlarının kontrol, dolum ve bakımını üstlendiğini, ancak davacı tarafından yapılmayan işler sebebiyle müvekkilinin fark alacağının olduğunu, bu alacağa dayalı davanın görüldüğü .... E. sayılı dosyası ile eldeki davanın birleştirilmesi gerektiğini bildirmiş, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış, taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri ile yazışmalar, .... sayılı takip dosyası, tarafların BA/BS formları celp edilmiş, mali müşavir, makine mühendisi ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyeti aracılığıyla tarafların ticari defter ve kayıtları ile tüm dosya kapsamından bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Birleşen davaya dayanak .... sayılı takip dosyasının incelenmesinden; birleşen davada davacı tarafından 05/04/2022 tarihinde birleşen davada davalılar aleyhine 08/01/2022 tarih ve 13.967,07 TL miktarlı fatura dayanak gösterilmek suretiyle 13.967,07 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, takibin birleşen davada davalıların süresinde itirazı üzerine durduğu anlaşılmıştır. 19/01/2023 tarihli kök bilirkişi raporunda özetle; "...taraflar arasındaki ticari ilişkinin takibe/davaya konu edilen faturalardan öncesine dayandığı, asıl davada davacı/ birleşen davalı tarafından sözleşme konusu işin eksik ifa edildiği ve eksik ifa edilen işi başka bir yükleniciye yaptırılarak, yapılan iş sonunda fatura rakamına göre sözleşme fiyatları ile yeni yüklenici fiyatları arasında oluşan 32.877,16 TL’lik tutara ilişkin davalı/birleşen davacı adına 24/03/2022 tarih ... no.lu 31.877,16 TL’lik yansıtma faturasının tanzim edildiği beyan edilmiş olup, bahse konu faturanın davacı/birleşen davalı yasal defterlerinde kayıtlı iken, davalı/birleşen davacı yasal defter kayıt ve belgeleri arasında yer almadığı, ayrıca bahse konu faturanın teslimine ilişkin dosya içeriğinde ve ibraz edilen belgeler arasında herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, birleşen davada davalı/birleşen davacı tarafından .... sayılı icra dosyası üzerinden 05/04/2022 tarihli takibe dayanak gösterilen 08/01/2022 tarih ... no.lu faturanın her iki taraf yasal defterlerinde de kayıtlı olduğu ve kayıtların birbirini doğruladığı, taraf yasal defterlerinde bahse konu faturaya ilişkin tahsilat/ödeme kaydına rastlanılmamış olup takip tarihinde davalı/birleşen davacı şirketin, takip tarihinde davacı/birleşen davalı şirketten 13.967,07 TL alacaklı olduğu, sonuç olarak asıl dava bakımından yapılan incelemeler sonucu davacıların, davaya konu hizmetin ne kadarını davalı tarafa yaptırdığına dair herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı, dolayısıyla sözleşme kapsamında eksik yapıldığı açıklanan işlerin miktarı hakkında herhangi bir değerlendirme yapılamadığı, diğer yandan davacılar tarafından üçüncü kişilere yaptırıldığı iddia edilen işlere ait periyodik bakım, dolum ve kontrol formları incelenmiş olup toplamda 616 adet bakım-kontrol ve 51 adet dolum işlemi yapıldığı, bunların yanında 9 adet tetik ve 2 adet vana değişimi gerçekleştirildiği, davacılar tarafından, davalı firmadan 2.220 adet(kg) kuru kimyevi toz dolumuna karşın toplamda 31.435,20 TL talep edilmişken, dosya kapsamındaki formlardan saptandığı kadarıyla gerçekleşen iş miktarının toplamda 640 kg olduğu, dolayısıyla davacıların üçüncü kişilere yaptırıldığını iddia ettiği eksik işler kapsamında yapılan kuru kimyevi toz dolumunun 9.062,40 TL olabileceği, birleşen dosya bakımından ise icra takibine konu olan faturada 1.227 kg dolum ve 18 adet yangın söndürme cihazı kontrolüne karşın oluşturulmasına rağmen, 1.277 kg dolum ve 18 adet yangın söndürme cihazı kontrolü işlerinin yapıldığı, dolayısıyla toplam bedelin KDV dahil 14.527,57 TL olduğu, ancak hizmetin ifasına ispatlar nitelikte dosya muhtevasında herhangi bir bilgi-belge bulunmadığı, birleşen davacı alacağının kabulü halinde talebiyle bağlı kalınarak 13.967,07 TL'nin kabulünün gerekeceği" yönünde görüş ve kanaat bildirilmiş, aynı heyet tarafından tarafların kök rapora karşı itirazlarının değerlendirilmesi bakımından sunulan 05/07/2023 tarihli ek raporda özetle; "asıl dava bakımından davacı adına üçüncü kişilere yaptırıldığı açıklanan işlere ait Periyodik Bakım, Dolum ve Kontrol formları tekraren incelenmiş olup, eksik işler kapsamından özetle, farklı firmalar tarafından tanzim edilmiş bakım formları ile toplam 1.614 adet YSC bakım-kontrol ve 183 adet dolum işlemi yapıldığı, bunların yanında 9 adet tetik ve 2 adet vana değişimi gerçekleştirildiği, dosya kapsamında yer alan form ve tutanaklara göre, davacı firmanın, dava dışı üçüncü kişilere yaptırdığı işlerin toplamda 2.545 kg dolum, 1.614 adet YSC bakım-kontrol işi olduğu, davacının talebine bağlı kalınarak bir değerlendirme yapıldığında, ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin faturalarındaki iş kalemlerine göre, işlerin toplamda 1.999 kg dolum ve 914 adet YSC bakım-kontrol edilmesini içerdiği, faturalardaki birim fiyatların birbirinden farklı olduğu, ancak netice olarak KDV dahil 43.889,42 TL'lik iş yaptırıldığı, bu işin taraflar arasında tanzim edilmiş sözleşmeye göre yapılması durumundaki aradaki fiyat farkının KDV dahil 10.695,43 TL'ye tekabül edebileceği, ... birleşen dava bakımından ise icra takibine konu olan faturada 1.227 kg dolum ve 18 adet yangın söndürme cihazı kontrolüne karşın oluşturulmasına rağmen, 1.277 kg dolum ve 18 adet yangın söndürme cihazı kontrolü işlerinin yapıldığı, dolayısıyla toplam bedelin kdv dahil 14.527,57 TL olduğu, ancak hizmetin ifasına ispatlar nitelikte dosya muhtevasında herhangi bir bilgi-belge bulunmadığı, birleşen davacı alacağının kabulü halinde talebiyle bağlı kalınarak 13.967,07 TL'nin kabulünün gerekeceği..." yönünde kanaat bildirilmiş, bilirkişi kök ve ek raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığı görülmekle HMK md. 281/2 bağlamında rapora karşı beyan ve itirazlar değerlendirilip ve ayrıca, asıl davada davacı tarafından üçüncü kişilere ikmal ettirildiği belirtilen işlerin (taraflar arasındaki sözleşme ve yazışmalar kapsamında) davalı tarafından ifası gerekip iş bedelinin (ikmal işlerine dair fatura konusu) yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığını da net bir şekilde raporda açıklayıp sonucuna göre seçenekli olarak ikmal işlerinin bedelini yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine göre de hesapladıktan sonra sözleşme kapsamında belirlenen birim fiyatlara göre fazla ödenen miktarı hesaplanmak suretiyle rapor tanzimi bakımından dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdii gerekmiş olup bilirkişi heyetince düzenlenen 25/01/2024 tarihli ikinci ek raporda özetle; "asıl davada davacı tarafından üçüncü kişilere ikmal ettirildiği belirtilen işlerin ... arz ve izah edilmiş şekli ve hesaplama metoduyla, yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine uygun olduğu, sözleşme kapsamında belirlenen birim fiyatlara göre fazla ödenen miktarın KDV dâhil 12.459,50 TL’ye tekabül edebileceği" yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Bilirkişi ikinci ek raporunun dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olmakla asıl davada hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında imzalanan 20/01/2021 tarihli "Kuru Kimyevi tozlu, CO2 Karbondioksitli, Yangın Söndürme Cihazlarının Kontrol-Dolum-Bakım İşi Genel Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin 2. maddesi gereğince asıl davada davalı birleşen davada davacı yüklenicinin asıl davada davacı birleşen davada davalı işverenlerin belirleyeceği yerlerde ve sayıda yangın söndürme cihazlarının kontrol, dolum ve bakımını üstlendiği, sözleşmenin 4. maddesinde birim fiyatların belirtildiği, sözleşmenin 6. maddesinde garanti hükmüne yer verildiği ve ayrıca 8. maddede yüklenicinin eksik ifada bulunması halinde işverenin herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın dolum işini yüklenici nam ve hesabına yapabileceği, bu durumda işverenin sözleşmede öngörülenden daha fazla ödeme yapmak zorunda kalması halinde fazla ödenen kısmı yükleniciye rücu edeceği kararlaştırmış olup bu sözleşme kapsamında taraflar arasında cari ticari ilişki çerçevesinde asıl davada davalı birleşen davada davacı yüklenicinin asıl davada davacı birleşen davada davalı işverenlere vermiş olduğu bir takım hizmetler kapsamında aralarında birleşen davaya konu 13.967,07 TL miktarlı faturanın da olduğu sair faturalar düzenlendiği ve bu faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıt olup BA/BS formu ile de karşılıklı olarak ... bildirimlerinin yapılmış olduğu görülmüş, süreç bu şekilde devam ederken asıl davada davalı birleşen davada davacı yüklenicinin asıl davada davacı birleşen davada davalı işverenlere göndermiş olduğu 19/01/2022 tarihli yazıya cevaben asıl davada davacı birleşen davada davalı işverenler tarafından gönderilen 20/01/2022 tarihli yazı ile kontrol, dolum, bakım yapılacak merkezlerin bildirildiği anlaşılmış olup bunu takiben asıl davada davalı birleşen davada davacı yüklenicinin bir hizmet vermeyip keşide ettiği .... Noterliği'nin 31/01/2022 tarih ve ... yev. nolu ihtarnamesi ile taraflar arasındaki sözleşmeyi feshettiği görülmüştür. Asıl davada uyuşmazlık, asıl davada davalı yüklenicinin asıl davada davacı işverenler tarafından üçüncü kişilere yaptırılan işlerin bedelinden sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Asıl davada davalı yüklenicinin taraflar arasındaki sözleşmenin 2. maddesinin açık hükmü gereğince asıl davada davacı işverenlerin belirleyeceği yerlerde ve sayıda yangın söndürme cihazlarının kontrol, dolum ve bakımını sözleşmede öngörülen birim fiyatlarda ikmal etmeyi üstlenmiş olması sebebiyle taraflar arasındaki sözleşmenin ayakta olduğu dönemde asıl davada davacı işverenler tarafından gönderilen 20/01/2022 tarihli yazıda belirlen merkezlerde sözleşmeye konu hizmeti verme yükümlülüğü altında olduğu, aksi durumda asıl davada davacı işverenler tarafından sözleşmenin 8. maddesi kapsamında bu işlerin üçüncü kişilere ikmal ettirilip sözleşmede öngörülen birim fiyatlara göre fazla ödenen kısmı asıl davada davalı yükleniciden talep edebileceği hususu, taraflar arasındaki sözleşmenin amir hükümleri gereğince sabittir. Bu bağlamda her ne kadar asıl davada davacı işverenler tarafından davalı yükleniciden uyuşmazlık konusu ikmal işleri için ödenen bedelin tamamı talep edilmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesinde açık bir şekilde "fazla ödenen kısmın" talep edilebileceği öngörülmüş olup bu minvalde asıl davada davacı işverenler tarafından talep edilebilecek tutarın, ikmal işinin yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçleri ile sözleşmede öngörülen birim fiyatlar kapsamında belirlenen iş bedeli arasındaki fark kadar olabileceği, bu farkın da hükme esas alınması uygun bulunan 25/01/2024 tarihli ikinci ek raporda hesaplandığı ve KDV dâhil 12.459,50 TL kadar olduğu anlaşılmıştır. Bu bağlamda asıl davanın 12.459,50 TL alacak miktarı yönünden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Temerrüt tarihi bakımımdan ise; 6098 sayılı TBK'nın 117. maddesi gereğince sözleşmeden doğan davalarda bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın kararlaştırılan kesin vadede ödenmemiş olması ya da alacaklının usulüne uygun ihtarı ile borçlunun temerrüde düşürülmesi zorunludur. Somut olayda kararlaştırılan kesin vade olmadığı gibi asıl davada davacılar tarafından sunulan 24/03/2022 tarihli ödeme ihtarı başlıklı belgenin davalıya tebliğine dair bir delil ibraz edilmemiş olup asıl davada davacılar tarafından, davadan önce davalının TBK’nın 117. maddesi hükmüne uygun olarak miktar ve ödeme talebi içeren bir ihtarname ile temerrüde düşürüldüğü kanıtlanamadığından mevcut hukuki durum karşısında temerrüt, dava tarihi itibariyle oluşmuş olmakla 12.459,50-TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Birleşen davaya gelince; yukarıda da açıklandığı üzere, birleşen davaya dayanak takibe konu faturanın tarafların ticari defterlerinde usulüne uygun olarak kayıtlı olduğu ve davalılar tarafından da BA formu ile ... bildirilmiş olduğu anlaşılmakla artık söz konusu faturaya konu hizmetin davacı tarafından verildiğinin kabulü gerekmekte olup (Emsal: .... 'nin, 23/03/2017 tarih ve .... sayılı ilamı), bu nedenle davacının .... sayılı icra takibi dolayısıyla davalılardan 13.967,07 TL kadar alacaklı olduğu ve davalıların bu miktar yönünden icra takibine itirazının haklı olmadığı anlaşıldığından, birleşen davanın kabulü ile davalıların .... sayılı takibe itirazının iptaline, takibin aynı koşullarda devamına karar vermek gerekmiş; davalıların takibe itirazının haklı olmadığı ve alacağın likit mahiyette olduğu görüldüğünden, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile hükmolunan asıl alacağın %20’si olan 2.793,42 TL icra inkâr tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş, son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Her ne kadar kısa kararda istinaf kanun yolunun açık olduğu belirtilmiş ise de, asıl davada kabul ve reddolunan miktarlar ile birleşen davada kabul olunan miktarlar nazara alındığında HMK'nın 341/4. madde hükmü gereğince hükmün kesin olduğu açık olup kanun yoluna kısmın, HMK'nın 304. maddesi gereğince resen tashihine karar verilerek düzeltilmesi gerekmiştir. Yine, dosya kapsamından maddi hata içerdiği açıkça anlaşılabildiğinden, birleşen davanın kabulüne dair kısa kararın 2. maddesine yazılan "fazlaya dair istemin reddine" ifadesinin ilgili hüküm fıkrasından çıkarılması ve aynı maddede yer alan "davalı" ifadelerinin "davalılar" şeklinde yazılması suretiyle HMK'nın 304. maddesi gereğince hükmün resen tashihine karar verilmiş ve ilgili maddi hatalar düzeltilmiştir.) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davanın kısmen kabulü ile; 12.459,50-TL’nin dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, 2-(a) Birleşen davanın kabulü ile; davalıların.... sayılı takibe itirazının iptali ile takibin aynı koşullarda devamına, (b) Birleşen davada hükmolunan alacağın %20’si olan 2.793,42-TL icra inkâr tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Asıl davada alınması gereken 851,10 TL harçtan peşin alınan 561,46 TL harcın düşümü ile eksik kalan 289,64 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Asıl davada davacılar tarafından yatırılan toplam 642,16 TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 5-Asıl davada 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 1.600,00-TL arabulucu ücretinin 592,00 TL'sinin davalıdan, 1.008,00 TL'sinin davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Asıl davada davacılar taraf kendisini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 12.459,50 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 7-Asıl davada davalı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 8-Asıl davada davada davacılar tarafından yapılan 201,00 TL tebligat ve posta gideri ile 7.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.750,00 TL yargılama giderinden kabul edilen miktara göre hesaplanan toplam 2.783,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 9-Birleşen davada alınması gereken 954,09 TL harçtan peşin alınan 168,69 TL harcın düşümü ile eksik kalan 785,40 TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 10-Birleşen davda davacı tarafından yatırılan toplam 249,39 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 11-Birleşen davada 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 1.600,00-TL arabulucu ücretinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 12-Birleşen davada davacı tarafından yapılan toplam 49,00 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 13-Asıl ve birleşen davada sarf edilmeyen yargılama giderinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibarıyla kesin olmak olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.19/03/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim .... ¸e-imzalıdır.