İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/266 E. 2024/126 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/266
Karar No
2024/126
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/266 Esas - 2024/126 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018/266 Esas KARAR NO : 2024/126 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. .... DAVALI :... VEKİLLERİ : Av. ... Av. .... DAVA İHBAR OLUNANLAR : 1- .... 2- .... 3- .... 4- ... 5- .... DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/04/2017 KARAR TARİHİ : 20/02/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yüklenici ile .... no’lu parselin sahipleri .... ve vekili oldukları diğer arsa sahipleri arasında .... Noterliğinin 28/05/2013 tarih ve ... yevmiye sayısıyla “Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Daire Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” akdedildiğini, davalının, inşaatın bir kısım işlerini alt yüklenici olarak yaptırmak üzere 16/04/2016 tarihinde müvekkili davacı ile sözleşme imzaladığını, 19/04/2016 tarihinde de ödeme usulüne ilişkin protokol düzenlendiğini, 26/04/2016 tarihli iş yeri teslim tutanağı ile işe başlanıldığını, müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini, protokolde 365.000,00TL değerinde .... no’lu dairenin, arsa sahiplerinden geçme 60.000,00TL'lik evrakın, 48.000,00TL değerindeki .... model ... marka arabanın, 80.000,00TL inşaat malzemesinin ve 17.000,00TL nakit olmak üzere toplam 570.000,00TL'nin peşin olarak verileceğinin kararlaştırılmasına rağmen davalının protokol hükümlerine uymadığını, hiçbir ödeme yapmadığını, bunun üzerine davalıya .... Noterliğinin 22/03/2017 tarih ve ... yevmiye sayısıyla ihtarname keşide ettiklerini, davalının ise projeye aykırı davranıldığı, inşaatın yapılmadığı, bu nedenle sözleşmeyi tek taraflı feshedeceği hususunda .... Noterliğinin 23/03/2017 tarih ve ... yevmiye sayısıyla ihtarname gönderdiğini, ancak sözleşmenin 9. maddesinde, proje dışı isteklerin sorumluluğunun davalı işverene ait olacağının kararlaştırıldığını, bu gerekçeyle keşide edilen .... Noterliğinin 04/04/2017 tarih ve ... yevmiye sayılı cevabi ihtarnamelerinde iddiaları kabul etmediklerini, davalıdan, protokolde belirlenen ödeme edimlerinin yerine getirmesini istediklerini, davalının .... Noterliğinin 10/04/2017 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, taraflar arasındaki sözleşmede müvekkiline verilecek olan dairenin 2. normal kat köşe başı .... no’lu daire olarak tanımlandığını, oysa ... ile davalıya özgülenen .... no’lu dairenin, binanın 1. normal katında konuşlandığını, sözleşmede vaat edilen 2. normal kattaki dairenin ise kapı numarasının 11 olduğunu ve bu dairenin arsa sahiplerine özgülendiğini, davalının dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı davrandığını, yine davalının, müvekkiline ait 330 adet ... kalıbı, 35 m3 5x10 keresteyi, 10 m3 10x10 keresteyi, 1000 adet kalıp kilidini izin ve onay almadan başka bir şantiyesine götürdüğünü, bu nedenle oluşan zararlarını da tazmin edilmesi gerektiğini belirterek, inşaatın son durumunun tespit edilmesini, davalı yanca götürülen inşaat malzemelerinin rayiç bedelinin ve haksız fesih sebebiyle uğranılan müspet zararlarının tazminine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce davacıya talep sonucunu ayrıştırmak ve somutlaştırmak üzere verilen sürede davacı vekilince sunulan 21/06/2022 tarihli dilekçede; haksız fesih nedeniyle uğranılan müspet zararlar için 9.000,00 TL, davacıya ait olduğu halde götürülen inşaat malzemelerinin rayiç bedeli için ise 1.000,00 TL talep edildiği bildirilmiş, bilahare sunulan 20/12/2023 tarihli ıslah dilekçesinde ise 269.250,00 TL davacı tarafından tamamlanmış iş tutarı ile 22.556,25 TL mahrum kalınan kar olmak üzere müspet zarar olarak 291.806,25-TL'nin, 18.000,00 TL davacıya iade edilmeyen inşaat malzemesi tutarının .... Noterliği'nin 22/03/2017 tarih ve ... yev. nolu ihtarname tarihinden itibaren işletilecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi talep edilmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 19/04/2016 tarihli ödeme protokolünde .... no’lu dairenin verileceğinin kararlaştırıldığını, ancak bunun peşin olarak verilmesinin imkansız olduğunu, zira protokol aşamasında inşaata henüz başlanılmadığını, müvekkilinin bu daireyle ilgili hiçbir tasarrufu olmadığı gibi davacının da daireyle ilgili herhangi bir istekte bulunmadığını, davacının işe geç başladığını, herhangi bir malzeme getirmediğinden, sonradan mahsuplaşmak üzere 30.000,00TL tutarında 40 – 45 m3 kereste, 100 – 200 adet ... ve bilumum sırık ve direği verdiklerini, yine protokolün 4. maddesi uyarınca işverenin ortağı olan inşaat malzemeleri firması ... İnş. Ltd. Şti.'den 37.578,92TL'lık malzeme aldığını, bedelini müvekkilinin ödediğini, yine de bir imalat yapmadığını, davacının 22/03/2017 tarihli ihtarnamesinde 1270 m3 beton döktüğü, 350 m2'lik çatının yarısını yaptığı iddiasının da gerçekleri yansıtmadığını, zira tüm betonu müvekkilinin temin ettiğini, işçilikleri de işçilerden alınan protokollerle müvekkilinin ödediğini, davacının işçilerinin sigorta primlerini ödemediğini, çatıyı da müvekkilinin ... İnş. Şti.'ne yaptırdığını, proje dışı hiçbir imalat talep edilmediğini, davacıya keşide edilen .... Noterliğinin 23/03/2017 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinden sonuç alınamaması üzerine aynı noterliğin 10/04/2017 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiklerini, davacının ramazan bayramından önce işçilere dağıtması için ödenen 23.000,00TL bedeli dahi işçilere dağıtmadığını, dava dilekçesinde belirtilen malzemenin satın alınmasının söz konusu olmadığını, bahse konu malzemelere ilişkin teslim tesellüm belgelerinin sunulması gerektiğini, kaldı ki davacının malzemesi olmadığından, kendisine 30.000,00TL'lik malzeme verildiğini, davacının edimini yerine getirmemesi üzerine davalının ticari itibarını riske soktuğunu, sözleşmenin haklı gerekçelerle feshedildiğini, ekstra ödemeler yapılarak işlerin üçüncü firmalara tamamlatıldığını belirterek, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan haksız feshe dayalı müspet zararlar ile davalı tarafından davacıya iade edilmediği iddia olunan malzeme bedelinin tazmini istemlerine ilişkin olup davacı taşeron, davalı yüklenicidir. Mahkememizce taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış, taraflar arasındaki sözleşme ve yazışmalar, ...'nden ilgili inşaata dair seviye tespit tutanakları ile ekleri celp edilmiş, mahallinde keşif yapılarak inşaat mühendisi, mali müşavir ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiler aracılığıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 02/09/2019 tarihinde mali müşavir bilirkişi ... tarafından sunulan bilirkişi raporunda özetle; "İnceleme ve değerlendirme bölümünde detaylı olarak anlatıldığı üzere : davacı yana ait 2016-2017-2018 yılı yasal defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yasal süreler içerisinde yapılmış olduğu sahibi lehine delil vasfı taşıdığı, davalı yana ait 2016 yılı defterlerinin işletme esasına göre tutulduğu, açılış onayının yapıldığı, kapanış onayı zorunluluğunun bulunmadığı, 2017 yılı yasal defterlerinin ise bilanço esasına göre tuttuğu, açılış onayının yasal süre içerisinde yaptığı, kapanış onayının ise yapılmadığı 2017 yılına ilişkin yevmiye defterinin mevcut haliyle sahibi lehine delil vasfı taşımadığı, dava tarihi itibariyle taraf defter kayıtları üzerinden borç alacak durumunun tespit edilmediği, dosya kapsamında mevcut bulunan 16/04/2016 tarihli inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklı davacı yanca yapılan imalatlar ve eksik olduğu iddia edilen imalatlardan kaynaklı olarak borç alacak ilişkisinin inşaat yönünden teknik inceleme ve değerlendirme gerektirdiği , 19/04/2016 tarihli ödeme protokolü kapsamındaki ödeme edimlerinin sözleşme hukuku kapsamına girdiği bununda hukuki bir değerlendirme gerektirdiği" yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür. Mahallinde yapılan keşfi takiben 08/06/2022 tarihinde mali müşavir ..., inşaat mühendisi ... ile nitelikli hesaplamalar uzmanı ...'dan oluşan bilirkişi heyeti tarafından sunulan kök raporda özetle; "inşaat ile ilgili olarak keşif tarihi 08/04/2022 tarihi itibari ile inşaatın tamamlandığı, bu nedenle de davacının yaptığı ve eksik bıraktığı iş olup olmadığının tespit edilemediği, davacıya ait inşaat malzemelerinin olduğunun tespit edilemediği, bu nedenle de değerlerinin de belirlenemediği, mahkemenin, dosyadaki tespit ve feshin haksızlığı yönünde kanaate varması halinde yukarıdaki gerekçelerle davacının haksız fesih nedeniyle uğranılan müspet zarar olarak 42.750 TL talep edebileceği" yönünde kanaat bildirilmiş, aynı heyet tarafından 22/06/2022 tarihinde sunulan ek raporda özetle; "dosyadaki mevcut belgeler ve verilen görev çerçevesinde; yukarıda ilgili bölümlerde ayrıntılı olarak izah edildiği üzere, her iki tarafın da kabulünde olarak değerlendirilen imalatlar dikkate alındığında davacının % 45 oranında işi tamamladığı, bu oranın (570.000*45/100=) 256.500 TL tekabül ettiği, dosyadaki deliller birlikte değerlendirilerek, davacının % 64 oranında işi tamamladığı, bu iş oranının (570.000*64/100=) 364.800,00 TL tekabül ettiği, taraflar arasındaki protokolde, 40-45 m3 kereste, 100-200 adet ..., bilimum sırık ve direği (işverene ait olan) 30.000 TL bedel ile satın aldığı tespit edilmiş ise de davacının talebinde belirtilen malzemelerin tam olarak belirlenmesi ve kimin tarafından götürüldüğüne ilişkin veri bulunmadığı" yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür. Mezkur bilirkişi heyeti tarafından sunulan kök ve ek raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığı görülmekle tüm dosya kapsamı, sözleşme hükümleri, keşif gözlem ve notları ile bilirkişi raporları, tarafların karşılıklı beyanları, bilhassa tarafların feshe ilişkin karşılıklı ihtarlarındaki (22/03/2017, 23/03/2017, 04/04/2017 tarihli) işin seviyesine dair kabulleri, bu bağlamda uyuştukları ve uyuşmadıkları kısımlar, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler ile bir bütün olarak ayrıntılı bir şekilde tetkik edilerek ve bu bağlamda gerektiğinde seçenekli hesaplama yapılmak suretiyle, dava konusu inşaatın fesih tarihindeki seviyesini hakkaniyete uygun şekilde belirlemek, aynı ilkeler ışığında takiben, feshe dair davacıya izafe edilebilecek ortak bir kusurun olup olmadığını da değerlendirip, müsbet zararı kapsamında davacının fesih nedeniyle yapamadığı işlerin geri kalan kısmından dolayı varsa mahrum kaldığı kar kaybını, özellikle .... Dairesi’nin yerleşik içtihatları kapsamında kesinti yöntemine göre belirlemek, bu bağlamda davacının işi tamamlayamaması nedeniyle yapmaktan kurtulduğu giderler (malzeme ve işçilik giderlerinden yaptığı tasarruf) ile başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararlar, sözleşme bedelinden düşülmek suretiyle yüklenicinin olumlu zarar kapsamındaki kâr kaybını, davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde yerinde inceleme de yapılmak suretiyle hesaplamak ve mevcut dosya kapsamına göre davacının malzeme bedeline dair talebi bakımından da değerlendirme yapılmak suretiyle gerekçeli ve denetime elverişli bir şekilde rapor tanzimi amacıyla dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdii gerekmiş, 13/11/2023 tarihinde mali müşavir ..., inşaat mühendisi ... ile nitelikli hesaplamalar uzmanı ...'dan oluşan bilirkişi heyeti tarafından sunulan bilirkişi raporunda özetle; "...taraflar arasındaki sözleşmeye konu işlerin yapılabilmesi için davalının önceden bazı imalatları tamamlaması gerektiği, dosya kapsamından özellikle alçı, şap ve mantolama işlerine, daha önceki işler tamamlanamadığı için başlanamadığının anlaşıldığı, davalının delil olarak sunduğu ... İnş. Şti. ile akdedilmiş sözleşmenin de önceden yapılması gereken bir kısım imalatı kapsadığı görülmekle, davacıya yer tesliminin ayıplı yapıldığı, ayrıca davalının protokolde belirtilen ödemeleri tam olarak yapmadığı anlaşılmakla, sözleşmenin feshinin haklı gerekçelere dayanmadığı, taraflar arasındaki sözleşme birim fiyatlı olduğundan, toplam sözleşme bedeline yer verilmediği, taraflar arasında düzenlenen ödeme protokolünde peşin ödeme tutarının 570.000,00 TL olarak gösterildiği, heyetimizce de bu tutarın sözleşme bedeli olarak dikkate aldığı, sözleşmedeki birim fiyatlara göre 269.250,00 TL tutarında işin tamamlandığı, buna göre sözleşmenin feshi sebebiyle davacının tamamlayamadığı iş tutarının 300.750,00 TL olduğu, bu miktar üzerinden elde edilebilecek %15 karın 45.112,50 TL olduğu, bu karın %50’sinin başka iş yaparak telafi edilebileceği, buna göre davacının yoksun kaldığı karın 22.556,25 TL olabileceği, davacıya iade edilmediği belirtilen malzemelerin bedelinin 18.000,00TL olabileceği..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında imzalanan 16/04/2016 tarihli sözleşme kapsamında davacı taşeronun davalı yüklenicinin yüklenimi altındaki .... parseldeki inşaatın mimari, statik, elektrik, tesisat projelerine uygun kaba vs. inşaat işlerini, sözleşmenin 11. maddesinde belirtilen birim fiyatlara göre tamamlamayı üstlendiği, 19/04/2016 tarihinde imzalanan protokol ile ödeme koşullarının kararlaştırıldığı, burada ise sözleşme konusu işe tahmini 570.000,00-TL bedel biçildiğinin, bunun da porotokolde yazılı koşullarda peşinat olarak verileceğinin, işlerin metrajının yapılmasından sonra çıkacak fiyat farklarının ise her iş kaleminin bitiminden 30 gün vade ile ödeneceği, yine bir takım malzemeler sayılarak davalının belirtilen malzemeleri davacıdan satın aldığı, ödemesinin ise peşinat olarak verilmesi kararlaştırılan dairenin devrini müteakip yapılacağının kararlaştırıldığı görülmüş, bilahare davacı tarafından iş bedelinin ödenmesi için 22/03/2017 tarihli ihtarnamenin gönderildiği, davalı tarafından 23/03/2017 tarihli ihtarname ile cevaben eksik işlerin bildirilerek giderilmesinin ihtar edildiği, davacı tarafından 04/04/2017 tarihli ihtarname ile yapılan işlere dair açıklamalarda bulunduğu, davalının ise 10/04/2017 tarihli ihtarname ile taraflar arasındaki sözleşmeyi feshettiğini bildirdiği anlaşılmıştır. Eldeki davada davacı taşeron, haksız feshe dayalı müspet zararlar ile davalı tarafından iade edilmeyen malzeme bedelinin tazminini istemiştir. Kural olarak, dönme ve fesihte kusursuz olan yüklenicinin kusurlu olan iş sahibinden olumlu zarar isteyebileceği kabul edilmekte ve .... Dairesi'nin yerleşik içtihat ve uygulamalarında kar kaybının TBK'nın 480. maddesinin ikinci cümlesi kıyasen kesinti yöntemine göre hesaplanacağı kabul edilmektedir. Buna göre dönme zamanında yapılmayan işin yapılmaması sebebiyle yüklenicinin kurtulduğu giderler ile kalan sürede başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan kaçındığı yararların düşülmesi suretiyle kaybı hesaplanacaktır (Bu hususta bkz. ...). Hükme esas alınması uygun bulunan 13/11/2023 tarihli ikinci bilirkişi heyet raporu ile de ortaya konulduğu üzere, davalı tarafından öncelikle ikmal edilmesi gereken işlerin yapılmadığı gibi davacıya ödenmesi kararlaştırılan peşinatların da ödenmediği ve sözleşmenin feshinde davacıya izafe edilebilecek bir kusurun olmadığı anlaşılmış, bu hususlar nazara alındığında sözleşmenin davalı tarafından tek taraflı feshinin haklı nedene dayanmadığı görülmekle davacının davalıdan müspet zarar talep etmekte haklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu kabule göre yukarıda açıklanan ilkeler ışığında müspet zarara dair kesinti yöntemine göre bir hesaplama yapılması için öncelikle inşaatın fesih anındaki seviyesinin belirlenmesinin gerektiği şüphesizdir. Mahallinde yapılan keşif sırasında inşaatın tamamlandığı tespit edildiğinden bu şekilde inşaatın fesih anındaki seviyesinin belirlenmesi mümkün olmamış, bu nedenle ilgili belediyeden fesih tarihine ilişkin seviye tespit tutanakları ekleriyle birlikte getirtilerek tarafların sözleşmenin feshi sürecindeki karşılıklı beyan ve kabulleri de nazara alınmak suretiyle bir belirleme yapılması gerekmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında işin fesih anındaki seviyesine göre iş bedeline dair farklı sonuçlara ulaşıldığı görülmüş olmakla beraber 13/11/2023 tarihli ikinci bilirkişi heyet raporunda bu konuda taraflar arasındaki sözleşmenin birim fiyatlı olduğu hususunun göz önüne alındığı, tarafların işin seviyesine dair karşılıklı kabul ve beyanlarının gerekçeli ve denetime elverişli şekilde değerlendirildiği görülmekle mahkememizce de benimsenerek bu raporun hükme esas alınması uygun bulunmuş ve neticeten davacı tarafından fesih anında yapıldığı kanıtlanan iş bedelinin 269.500,00-TL kadar olduğu, davacı tarafından yapılamayan 300.750,00-TL miktarlı işin yapılmaması sebebiyle yüklenicinin kurtulduğu giderler ile kalan sürede başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan kaçındığı yararlar nazara alındığında davacının 22.556,25-TL kadar müspet zararının söz konusu olacağı sonuç ve kanaatine varılarak, davacının bu miktardaki müspet zarar maddi tazminat talebi bakımından davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının, davalı tarafından iade edilmediği savunulan malzeme bedeline dair talebi bakımından ise, davacı tarafından hangi malzemelerin şantiyeye bırakıldığı ile davalı tarafından el konulduğu hususlarının usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığı anlaşılmakla beraber davacı tarafından davaya konu edilen malzemelerin nitelik ve miktar itibariyle taraflar arasındaki protokolde davacının davalıdan satın alacağı belirtilen malzemelerle kısmen uyumlu olduğunu görülmüş olup, ilgili protokolde ise açıkça belirtildiği üzere ilgili malzemelere dair bedelin davacı tarafından ödenmeyip peşinat olarak verilmesi öngörülen dairenin satışını müteakip yapılacağının kararlaştırıldığı, ne var ki taraflar arasındaki hukuki ilişki içerisinde bu koşul gerçekleşmediğinden davacı tarafından davalıya mezkur malzemenin bedelinin de ödenmediği anlaşılmakla mevcut hukuki durum karşısında davacının davalı tarafından el konulduğu iddia olunan malzeme bedelinin tahsili talebinin kabulüne olanak bulunmamıştır. Davacı tarafından ıslah dilekçesi ile 269.250,00 TL kadar iş bedeli alacağı da talep edilmiş ise de; davacının dava dilekçesinde "inşaat malzemelerinin rayiç değerleri toplamının tazmini" ile "haksız fesih nedeniyle müvekkilinin uğradığı müspet zararın tazmini" talep edip açıkça "iş bedeli alacağını" talep etmediği, dava dilekçesinde talep edilmeyen iş bedeli alacağının ıslah dilekçesi ile talep edilmesinin mümkün olmadığı değerlendirilmekle davacının iş bedeline yönelik fazlaya dair talebinin reddi gerekmiştir (Emsal: .... .'nin 16/06/2022 tarih ve .... sayılı ilamı, ... .'nin 18/02/2020 tarih ve .... sayılı ilamı). Davacının faiz talebi bakımından; her ne kadar davacı tarafından dava dilekçesinde faiz talep edilmemiş ise de faiz, asıl alacağın bir bölümü olmayıp, asıl alacağa bağlı fer’i nitelikte bir hak olduğundan dava dilekçesinde faiz talep edilmese bile ıslah ile faiz talep edilebileceği (Emsal: .... .'nin 04/03/2021 tarih ve .... sayılı ilamı), ıslah dilekçesinde ise faizin türü açıkça belirtilmediğinden mahkememizce kabul edilen alacağa ancak yasal faiz işletilebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Temerrüt tarihi bakımımdan ise; 6098 sayılı TBK'nın 117. maddesi gereğince sözleşmeden doğan davalarda bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın kararlaştırılan kesin vadede ödenmemiş olması ya da alacaklının usulüne uygun ihtarı ile borçlunun temerrüde düşürülmesi zorunludur. Somut olayda kararlaştırılan kesin vade olmadığı gibi davacı tarafından, davadan önce davalının TBK’nın 117. maddesi hükmüne uygun olarak "müspet zarar maddi tazminat talebine" dair miktar ve ödeme talebi içeren bir ihtarname ile temerrüde düşürüldüğü kanıtlanamadığından, 22.556,25-TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş, son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile; 22.556,25-TL müspet zarar maddi tazminatının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Fazlaya dair istemin reddine, 3-Alınması gereken 1.540,81-TL harcın peşin alınan 5.290,78-TL harçtan mahsubu ile fazla kalan 3.749,97-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 1.540,81-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden kabul edilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden reddedilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 43.587,50-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 744,50-TL tebligat gideri, 370,20-TL müzekkere gideri, 12.300,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 13.414,7-TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 1.036,93-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinden bırakılmasına, 8-Davalı tarafından yapılan 63,00-TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 58-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 9-Sarf edilmeyen yargılama giderinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 20.02.2024 Katip .... Hakim .... e-imzalı e-imzalı

Atıf: Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/266, K. 2024/126, T. 20.02.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-266-e-2024-126-k-575a331e0244