İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/772 E. 2024/578 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/772
Karar No
2024/578
Karar Tarihi

T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2023/772 Esas - 2024/578 T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/772 Esas KARAR NO : 2024/578 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/11/2023 KARAR TARİHİ : 15/10/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/11/2024 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı aleyhine ticari satım kaynaklı 25/11/2022 düzenleme tarihli, GIB2022000000036 no.lu 166.599,33 TL tutarında fatura alacağını tahsil amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı ile takibin durduğunu, borçlunun itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, fatura tarihinde davalı/borçlu şirkete fatura içeriğinde yazılı mallarun satılıp teslim edildiği, faturada belirtilen ödeme tarihlerine rağmen ödeme yapılmadığını, Yargıtay uygulamasına göre Ba - Bs formlarının malın alındığına/satıldığına karine olarak kabul edildiği belirterek, davalının haksız itirazının iptali ve takibin devamı ile takip konusu alacağın %20 ‘sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesin istemiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalı ile davacı şirketin arasında bir ticari işlem gerçekleştiğini, bu iki şirket arasında tek bir kere ticari alışveriş olduğunu, faturalandırıldığı 24/11/2022 tarihinde davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu teslim tutanağını davalı adına imzalayan kişinin evrakta sahtecilik suçu işlediğini, imzalayan kişi .... .... .... konakladığı esnada bir de Ankara'da davacıdan bu malları teslim almasının imkansız olduğunu, davalının davacıdan bir çok mal satın aldığını, bu malların hacmine bakıldığında tek seferde teslim alınmasının mümkün olmadığını, bu malların davalı tarafından fatura tarihinden önce de teslim alındığını, yapılmış olan 24.550 TL lik ödeme her ne kadar fatura tarihi öncesi olmuş olsa da davacı şirket ile müvekkil şirket arasında yapılan ticari işlemin tek bir ticari işlem olduğunu ve tek bir fatura kesildiği göz önüne alındığında bu ödemenin davaya konu faturaya karşın yapılmış olduğunun açık olduğunu, bu bedelin fatura tutarı üzerinden düşülmesi gerektiğini, bunun dışında 17.000 TL, 5.000 TL, 5.000 TL, 20.000 TL ve 10.000 TL lik ödemelerde açıkça fatura borcuna binaen yapıldığını ve toplamda 57.000 TL lik ödemenin bu fatura tutarından düşülmesi gerektiğini, ayrıca 23.908 TL lik mal alış verişi de davacı şirket sahibinin mesajı ile sabit olup, bu tutarın da fatura miktarından düşülmesi gerektiğini, sunacakları slip göz önüne alındığına ve 3. şirket olan Pet Floyd şirketinin yetkilisinin tanık olarak dinlenmesi halinde davacı şirketin bu 3. şirkete olan 15.844 TL lik borcunu yine müvekkilinin ödemesi sureti ile davaya konu faturadan düşülmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sahibi olan Nadir Sefa Erözgin'ün, davacı şirket sahibinin oğlu olan ...'a göndermiş olduğu paraların iki şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklandığını ve başka bir ilişkileri olmadığını, yapılan bu ödemelerin başkaca herhangi bir sebebinin olmadığının açık olduğunu, aksi bir durum var ise bunu davacının kanıtlaması gerektiğini, bunun dışında istenilen miktarın tamamen hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunu, şirket sahibinin 10/12/2022 tarihi itibari ile 140.868,43 TL alacağının olduğunu, yapılan ödemeler ve mahsuplar düşüldüğü takdirde müvekkil şirketin kalan borcunun 79.116,43 TL olduğunu bizzat yazdığını ve yolladığını, bu mesajı yollama tarihi 23/08/2023 tarihi olup yollanılan mesajda yapılan hesaptan sonra müvekkil tarafında davacı şirkete 11/09/2023 tarihinde 20.000 TL ve 21/09/2023 tarihinde 10.000 TL olmak üzere bu hesaptan sonra toplamda 30.000 TL kart ile ödeme yapıldığını, davacı tarafça fatura tarihinden sonra yapılan hesap ile ve bu hesaptan sonra yapılan ödeme ile müvekkilin davacıya olan borcunun 79.116,43 TL-30.000 TL = 49.116,43 TL olduğunu, yapılan hesap ile davacının hesabı birbirine uymasa da müvekkilin davacıya olan görünürdeki borcunun dava miktarı kadar olmayıp bu miktardan çok daha az olduğunu, takibin kötü niyetli olarak başlatıldığını belirterek davanın reddi ile %20 den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ..... ... .... ve ek raporu dava dosyasında bulunan diğer deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı alacaklının fatura alacağının tahsili amacı ile başlattığı ..... .... .... esas sayılı ilamsız icra takibine davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. Bu hükümler çerçevesinde dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı alacaklının 111.755,33 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ...... ... .... esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 16/10/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 17/10/2023 tarihinde icra dairesine başvurarak, müvekkilinin böyle bir borcu olmadığını, borca, ödeme emine, faiz oranına ve ferilerine itiraz ettiğini beyanla icra takibine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 10/11/2023 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir. Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 24/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda, davacının inceleme için defter sunmadığı, davalının sunduğu ticari defterlerin yasal süresi içinde tasdik ettirildiği, yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin bulunduğu, defterlerinin lehlerine delil teşkil edeceği, davalı defter kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibari ile 118.049,33 TL alacaklı olduğu, davaya cevap dilekçesinde bahsi gecen ödemelere ilişkin ödeme belgelerinin dava dosyasında yer almadığı, tarafların sunduğu BA-BS formalarına göre davacının düzenlediği faturaların davalı tarafından kabul edildiği BA formu ile beyan ettiği, fatura içeriği ürünlerin teslimine ilişkin belgenin dava dosyasında bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. 16/09/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda, ana raporda tespit edilen tutarın davalının defter kayıtlarında yer alan kayıtlara göre tespit edildiği, davalı defter kayıtlarına göre davacının davalıya 169.599,33 TLolık fatura düzenlediği, fatura karşılığı 51.550 TL tahsilat yaptığı, 31/05/2023 tarihi itibari ile davacının davalıdan 118.049,33 TL alacaklı olduğu görüldüğü, davalının dilekçe ekinde sunduğu makbuzların mahkeme tarafından kabulü halinde davacının davalıdan (118.049,33-20.000-10.000-) 88.049,33 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. Faturaya tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde (mücerret) itiraz edilmemiş olması hâli, sadece o faturanın -miktar ve fiyat yönünden- münderecatını kabul anlamını taşır, yoksa o faturada yazılı malın alıcıya mutlaka, daha önce teslim edilmiş olduğu anlamına gelmez; satıcının faturada yazılı malı alıcıya veya kanuni temsilcisine teslim ettiğini ayrıca ispat etmesi zorunludur. Kısaca, ticari işletmeye ilişkin olarak ve belli faaliyetlerde bulunma hâlinde tacirler tarafından o faaliyetle ilgili olan karşı taraf adına düzenlenmesi gereken ticari bir belge niteliğindeki fatura, sözleşmenin yapılması ile ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir... Faturayı alan kişi 8 gün içinde faturaya itiraz etmezse, faturanın dayandığı temel borç ilişkisinin bulunmadığının faturayı alan kişi tarafından ispat edilmesi gerekir. Ancak, faturayı alan kişi, öngörülen süre içinde faturaya ve bununla birlikte temel borç ilişkisine de itiraz ederse, genel hükümler çerçevesinde ispat yükü faturayı düzenleyen tacire ait olacaktır. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir (Yargıtay HGK'nun 14/05/2019 tarih ve 2017/19-823 esas, 2019/553 karar sayılı kararı). TTK'nun 21/2. maddesi "Bir faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır" şeklinde düzenlenmiş olup, buna göre fatura tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz ise de ticari defterlere kaydedilmiş olması malın teslim alındığı ve içeriğinin kabul edildiğine karine teşkil eder. Yine aynı madde uyarınca, faturanın içeriğine Kanunda öngörülen süre içerisinde itiraz edilebilir (Yargıtay HGK'nun 30/05/2019 tarih ve 2017/1655 esas, 2019/638 karar sayılı kararı). Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04/10/2023 tarih ve 2022/3245 esas, 2023/5599 karar sayılı kararında "davalının takip konusu faturaları ticari defterlerine kaydettiği, BA formu ile Vergi Dairesine bildirdiği, faturaların ticari defterlere kayıt edilmesinin malın teslimi anlamına geldiği, davacının ticari kayıtlarına göre fatura tutarı kadar alacaklı olduğunun anlaşıldığı, faturaya süresinde itiraz etmeyen ve ticari defterine kaydeden davalının artık faturaya konu malı teslim aldığının kabulü gerektiği, malı teslim aldığı kabul edilen davalının ise teslimin gerçekleşmediğini ya da satış bedelini ödediğini kesin deliller ile ispatlayamadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunduğu" belirtilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 17/05/2023 tarih ve 2022/2715 esas, 2023/1877 karar sayılı kararında, faturanın süresinden sonra iade edildiği, davalının kayıtlarında bedelinin ödendiğine ilişkin bir kaydın yer almadığı, davalı taraf hizmeti almadığını iddia etmekte ise de süresi içerisinde faturaya itiraz etmediği, artık mal veya hizmetin teslim edilmediğin ispat yükünün davalıda olduğu ve bu faturanın ödendiğinin davalı tarafından ispatı gerekir ise de herhangi bir ödeme belgesinin sunulmadığı, davalının iddiasınının ispatlanamadığı belirtilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen bilirkişi rapor ve ek raporu ile tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında ...4. Genel İcra Dairesi'nin 2023/231147 esas sayılı takibinin dayanağı olan 25/11/2022 tarih ve 111.755,33 TL bedelli faturada yazılı malzemenin davalı şirket çalışanı Cem Kocaer'e teslim edildiği konusunda ihtilaf bulunmadığı, davalı vekili fatura içeriğini teslim alan Cem Kocaer'in evrakta sahtecilik suçu işlediğini, Adana'da Otelde konakladığı esnada Ankara'da davacıdan bu malları teslim almasının imkansız olduğunu savunmuş ise de, çalışanının eylemlerinden davalının sorumlu olduğu, kaldı ki faturanın davalının defter ve kayıtları ile Ba formuna yansıtıldığı, yukarıda açıklandığı gibi davalı tarafından süresinde fatura içeriğine itiraz edilmemesi ve iade fatura düzenlenmemesi nedeni ile faturada yazılı malzemenin davalıya teslim edildiğine dair davacı lehine karinde oluştuğu, davalının ödeme iddiasında bulunmasının da faturada yazılı malzemenin davalı tarafından teslim alındığını gösterdiği; Davalının ödeme iddiası konusunda yapılan değerlendirmede ise, davalının ticari defter ve kayıtlarında göre takip ve dava konusu faturadan dolayı davacıya 118.049,33 TL borcunun olduğu, davalı vekilinin sunduğu ödeme makbuzlarında davalının davacıya 20.000,00 TL ve 10.000,00 TL ödeme yaptığının yazılı olduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçındığından bu ödemelerin davacı kayıtlarına ne şekilde yansıdığının belirlenemediği, dava, davalının ticari defter ve kayıtları incelenerek çözümlendiğinden davalının bu konudaki savunmasına itibar etmek gerektiği, sonuç itibarı ile davalı tarafından yapılan ödemelerden sonra takip tarihi itibarı ile takibe konu faturadan dolayı davacının davalıdan 88.049,33 TL alacağının olduğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile, davalı borçlunun ...4. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/231147 esas sayılı icra takibine yaptığı 17/10/2023 tarihli İTİRAZININ 88.049,33 TL'lik bölümünün İPTALİ ile takibin 88.049,33 TL asıl alacak yönünden DEVAMINA, takipten sonra asıl alacağa yasal faiz uygulanmasına, 2-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davalı borçlunun itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, alacağın borçlu tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir olduğu da gözetilerek iki tarafın durumuna ve davanın tahammülüne göre, itirazının iptaline karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 88.049,33 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 17.609,87 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3- İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davacı alacaklının takipte haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından, takibe konu asıl alacak miktarı olan 23.706,06 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 4.741,21 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Kabul edilen 88.049,33 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 6.014,65 TL karar ve ilam harcından 1.349,73 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 4.664,92 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvuru harcı, 1.349,73 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.619,58 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacının karşıladığı 203,75 TL tebligat gideri, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.203,75 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 3.312,03 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 891,72 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 661,83 TL'sinin davacıdan, 2.458,17 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 88.049,33 TL üzerinden takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 23.706,00 TL üzerinden takdir edilen 23.706,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 11-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/10/2024 ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/772, K. 2024/578, T. 15.10.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-772-e-2024-578-k-044ec3a65a18