İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/625 E. 2024/798 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/625
Karar No
2024/798
Karar Tarihi

T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2023/625 Esas - 2024/798 T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/625 Esas KARAR NO : 2024/798 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R DAVA : Menfi Tespit (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 13/09/2023 KARAR TARİHİ : 25/12/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/02/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, Müvekkilinin TIR karnesi ile taşıma işleri yaptığını, Davalı.... .... .... .... .... ... yevmiye numaralı İhtarnamesi ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine uyuşmazlığa konu XE 5904001 No'lu TIR Karnesi ile ilgili yapılan taşıma belgelerin ve taşıma ve teslim işleminin yasalara ve usulüne uygun yapıldığının, eşyanın alıcısı tarafından teslim alındığına ilişkin belgelerin sunulduğunu, taşımayla ilgili belgelerin sahteliği iddialarının söz konusu dahi olmadığı, Müvekkili Şirket yetkililerinin karneyi imzalayan veya kaşeleyen gümrük görevlilerinin yetki ve işlemlerini sorgulama yetkilerinin olmadığını, Gümrük makamlarının TIR işlemini ibra ettiğini, müvekkili şirketten herhangi bir talepte bulunmadığını, gerçek suçlu ve sorumluların Birlik ve Uluslar arası kuruluş ve Türk Mali Soruşturma makamlarınca soruşturma ve sonucunda davaya konu edilmesi gerektiğini, taşıma işleminden bu yana geçen 14 yılı aşkın sürede herhangi bir soruşturma ve ceza davasına konu edilmediği veya konu edildiğinin müvekkil şirkete bildirilmediği, bu gerekçelerle Müvekkili şirketin taşıma işlemi nedeniyle kusurunun ve hukuki sorumluluğunun ve borcunun bulunmadığını ve tahakkuk ettirilen borçtan sorumlu tutulamayacağının ihtar edildiğini, Türk Ticaret Kanununun 1482. Maddesi uyarınca ise; Sigortacıya yöneltilecek tazminat istemleri, sigorta konusu olaydan itibaren on yılda zamanaşımına uğrayacağının açıkça hüküm altına alındığını, TIR Sözleşmesi hükümlerine uygun olarak taşıma işlemi yapan Müvekkili şirketin 2008 yılında Romanya'ya yapmış olduğu taşıma işleminden bu yana yaklaşık 15 yılı aşkın süre geçmiş olduğundan Türk Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunu uyarınca düzenlenen zamanlaşımı süreleri geçmiş olduğundan dolayı alacağın zamanaşımına uğradığını, ...Tarafından Tahakkuk Ettirilen Borç TIR Karneleri Himayesinde Milletlerarası Mal ve Eşya Nakliyatına Dair Gümrük Sözleşmesine Aykırı olduğunu belirterek öncelikle davada karar verilinceye kadar ödemenin ve teminat mektubunun paraya çevrilmesinin teminatsız veya makul bir teminatla durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000 USD'nın (Otuzbin Amerikan Doları) tamamı yönünden borçlu olmadığının tespitine, Davalı TOOB tarafından 2015 yılından beri diğer şirketlere uygulanan TIR karnesi Kabul Teminat bedelinin dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağına ve iyi niyet kuralına uyularak Müvekkili şirket hakkında da 3000 USD olarak uygulanmasının tespitine karar verilmesini istemiştir. CEVAP : Davalı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği vekili cevap dilekçesinde özetle ; 1975 tarihli TIR sözleşmesinin Anayasanın 90. Maddesi gereği kanun hükmünde olduğunu Uluslararası Kara Yolu Taşımacılığı Birliği Birleşmiş Milletler tarafından yetkilendirilmiş bir kurulu olduğunu, davalı TOBB'nin kefil kuruluş olarak yetkilendirildiğini kefil kuruluşların TIR karnesi kapsamında taşınan eşyanın Gümrük Vergi ve resmi karşılığı tutarı için en fazla 100.000 Euro kefil görevi üstlendiğini, bu sisteme TIR Garanti Zinciri adı verildiğini, TIR sözleşmesi kapsamında sisteme girişte taahhütname imzaladıklarını, taahhüt senedinin ...tarafından IRU' a verildiğini, Bulgaristan'a yapılan taşıması sırasında kullanılan iki adet TIR karnesinde sahte mühür kullanıldığı gerekçesiyle Bulgar Gümrük Bakanlığı tarafından 2008/2009 yıllarında takibat dosyası açıldığını, davalının yargılama sürecinde davaları takip etmediğini, ...tarafından davanın en üst yargı merciine kadar takip edildiğini ancak XE 590401 numaralı TIR karnesi bakımında itirazların aleyhine sonuçlandığını sonuçlandığını, XQ 59067329 numaralı TIR karnesi bakımından lehine sonuçlandığı takibat dosyasının kapatıldığı aleyhe sonuçlanan dosyada 117.349,80 BGN tutarında vergi ve faiz ödediklerini davacıya bu konuda bildirimde bulunulduğunu ödeme yapılmadığından TIR garanti zinciri altında ulusal sigortacı olarak faaliyet gösteren ... sigorta tarafından birlik adına 116.975,81 İsviçre frangı ödeme yaparak 12/05/2014 tarihli yazı ile davacıya TTK 1472 maddesi gereği rücu ettiğini, davacıya 10 gün süre verildiğini davacının ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini davacıya İTO aracılığıyla 26/07/2019 tarihli yazı ile davanın aleyhe sonuçlandığını rücu işlemlerinin TOBB'un girişimleriyle hukuki süreç sonuçlanana dek dondurulduğunun bildirildiğini 07/02/2022 tarihli yazı ile TIR Garanti Zinciri sigortacılarına yapılan başvuru kabul edilmediğinden konunun tekrar değerlendirilebilmesi için detaylı açıklama istendiğini davacının iki TIR karnesi için farklı sonuçlar doğmasının kabul edilebilir olmadığını belirterek açıklama yaptığını TOBB ' un tekrar devreye girerek ödeme tutarını indirmek için girişimde bulunduğunu TIR sistemi sigortacısı olan diğer davalının indirimi kabul ederek 163.000 USD üzerinden ödeme yapılmasına razı olduğunu taksitlendirme yapılabileceğini bildirdiğini davacıya yeni bir yazı gönderildiğini rücu edilmesi gereken tutarın 135.732,10 USD olduğunu davacının teminat tutarı olan 30.000 USD' ye düşürüldüğünü ve taksitlendirme talebininde kabul edildiğini ilk taksit tutarı olan 7.500 USD'nin 30/11/2022 tarihine kadar ödenmesi kalan taksitlerin 6 aylık aralıklarla ödenmesi gerektiğini davacının ilk taksiti süresinde ödemediği gibi eksik ödeme ( 3.000 USD) ödeme yaptığını eksik tutarı ödemesi için ihtar gönderildiğini sonradan 3.000 USD daha ödeme yaptığını ve kalan borcunu aynı miktarda 4 taksitte ödeyeceklerini taahhüt ettiğini davacının pek çok kez süre uzatmak istediğini süre verildiğini son ek sürenin 05/08/2023 tarihinde olduğunu davacının TIR karnesi kabul teminatının 3.000 USD olarak uygulanmasının mümkün olmadığını, TOBB'nin yetkisine TIR sözleşmesinden aldığını idari bir işlem olan 30.000 USD yerine 3.000 USD kabul teminatı belirlenmesinin bu dava kapsamında istenmesinin mümkün olmadığını idari işlemin iptali için idari yargıda dava açması gerektiğini, TIR sözleşmesi uygulama esaslarının 12 ve 28 maddeleri uyarınca yapılan incelemede sahte mühür kullanıldığı için yüksek teminat uygulanması gerektiğinin teminat tutarının 30.000 USD' de tutulması uygun görüldüğünün indirim talebinin kabulü uygun olmadığını, davacının borcu kabul ettiğini ödeme yaparken şerh düşmediğini alacağın zaman aşımına uğramadığını davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Sigorta A.ş. Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle ;Davaya konu TIR karnesi kapsamındaki malların yurt dışı edilmediği/ boşaltılmadığına dair yapılan bildirim üzerine, 1975 tarihli TIR sözleşmesi hükümleri gereği, Gümrük Kanun ve Yönetmeliklerine göre ödenmesi gereken ithal ve/veya ihraç vergi ve resimleri, TIR karnesi hamili ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği adına müvekkili şirket tarafından söz konusu poliçe kapsamında 116.975,81 CHF olarak ödendiğini, müvekkili şirketin ulusal sigortacı olduğunu, diğer davalının davalı sigorta şirketi nezdinde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, TIR işlemleri sırasında meydana gelen sorumluluklara karşı ... Sigorta A.Ş. nezdinde 30/12/2007 - 30/12/2008 tarihlerini kapsayan 3349927 no'lu Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet poliçesi ile sigortalı olduğunu, TIR Sözleşmesi sadece taşımacılığın kolaylaştırılmasını sağlayan bir sözleşme olmadığını, aynı zamanda, TIR Karnesi Hamili uluslararası taşımacılık firmalarının ilgili gümrük idareleri nezdinde sorumluluklarını yerine getirmediklerinde isleyen, bir semsiye sigorta mekanizması da bulunan TIR Garanti Zinciri vasıtası ile gümrüklere kefalet sunan bir sözleşme olduğunu, davacının borcu olduğunu kabul ederek borcunu taksitler halinde ödemeye başladığını, bir miktar ödeme yaptıktan sonra da taksitlerini ödemede de temerrüte düştüğünü, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın usul ve esas yönünden reddini, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini istemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, XE 5904001 nolu tır karnesi 8092613 sayılı hasar dosyası ve 3349927 numaralı poliçe, dava dosyasında bulunan diğer deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, menfi tespit davasıdır. Davadaki uyuşmazlığın davacı taşımacı firmanın 2008/2009 yıllarında Romanya’ya yapmış olduğu taşımalarda kullanılan iki adet TIR karnesinde ( XE 59 040 001 ve XQ 59 067 329) sahte mühür kullanıldığı gerekçesiyle Bulgaristan Gümrük Bakanlığı tarafından Gümrük Kanun ve Yönetmeliklerine göre ödenmesi gereken ithalat gümrük vergilerinin ödenmediği gerekçesiyle karne hamili ve kefil kuruluştan tahsil yoluna gidilmesi hususunda olduğu görülmektedir. Dava, Tır karnesi ile yapılan bir Uluslararası Karayolu İhracat Taşıması olduğundan tarafımızca Kefil Kuruluş, (TOBB) Tır Sözleşmesi Uygulama Esasları, TIR Karneleri Himayesinde Uluslararası Eşya Taşınmasına Dair Gümrük Sözleşmesi (TIR Sözleşmesi), Tır Mevzuatı Garanti Sistemi ve IRU yönetmelik ve sözleşmelerine göre değerlendirilmiştir. Avrupa kıtası ile Ortadoğu ülkeleri arasında yoğun durumda bulunan karayolu taşımacılığı faaliyetlerinin düzenlenmesi, uluslararası bir sözleşme yapılması zorunluluğunu ortaya koymuştur. Bu amaçla 15 Ocak 1959 tarihinde Cenevre’de Avrupa ülkelerinin hemen hemen tümünün katılımıyla, “TIR Karneleri Himayesinde Milletlerarası Mal ve Eşya Nakliyatına Dair Gümrük Sözleşmesi” imzalanarak yürürlüğe konulmuştur. Bu Sözleşmenin amacı karayolu ile yapılacak taşımalarda araçlara özel bir belge olan TIR (Transit International Routier = Uluslararası Karayolu Taşıması) karnesi verilmesi ve bu karneye sahip araçlar ile bu sözleşmeye taraf ülkeler arasında yapılacak transit taşımacılıkta teminat aranmaması ilkesine dayanmaktadır. Tır karnesi, eşyanın vergi ve resimler karşılığı (teminat) olarak işlem görmekte ve transit işlemlerini kolaylaştırmaktadır. Tır Sözleşmesi’ne (1959) ülkemizin katılımı 24 Mayıs 1966 Tarihinde (6/5191 ve 6/6228 Sayılı Kararnameler ile) gerçekleşmiştir. Yıllar içerisinde TIR Sözleşmesi’nin yeniden gözden geçirilmesi gereği duyulmuş ve uygulanmakta olan bu sözleşmenin yerine 14 Kasım 1975 tarihinde, Cenevre’de yeni bir sözleşme üye ülkelerin imzasına sunmuştur. Yeni “1975 TIR Sözleşmesi”, altmış iki ülke tarafından imzalanarak yürürlüğe konulmuş ve ülkemiz de bu sözleşmeye 31 Mart 1985 tarihinde, 85/8993 sayılı karar ile dahil olmuştur. Transit eşya taşımacılığını düzenleyen çok yönlü bir sözleşme olan TIR Sözleşmesi kurallarının uygulanmasında taraf ülkelerde kefil kuruluşlar görevlendirilmiş, ülkemizde ise bu kuruluş Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği olmuştur. TOBB, BM tarafından görevlendirilen Uluslararası Kara Nakliyatı Birliği (IRU)’ne üye olmuş ve TIR karnesi himayesinde nakliyat sistemi hakkında IRU tarafından konulan esaslara riayet edeceğine dair taahhütname vermiştir. IRU tarafından bastırılarak üye ülkelerin kullanımına sunulan TIR karneleri ülkemizde taşımacılar tarafından belli bir ücret mukabilinde TOBB’den temin edilmektedir. Bu sözleşme ile eşyalar, TIR Karnesi himayesinde hareket noktasındaki gümrük idaresinden, varış noktasındaki gümrük idaresine kadar bir prosedür altında taşınmaktadır. Tır Sözleşmesi; Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu (UNECE) gözetiminde hazırlanan TIR Karnesi himayesinde eşyaların uluslararası taşınmasına dair gümrük sözleşmesidir. Taşımaların TIR karnesi himayesinde, TIR Sözleşmesinde öngörülen şartlara uygun olarak yapılmış taşıtlar ve/veya konteynerlar ile yapılması gerekmektedir. Zamanaşımı iddiası yönünden; Davacının, TIR Sözleşmesi kapsamında verdiği 13.05.2008 tarihli Taahhütnamede "... her koşulda TIR Sözleşmesine dayanarak açılabilecek kanuni takibatların en sonuna kadar geçerli olacaktır. Bu takibatlar, bir tahakkukun garanti zinciri tarafından ödenmesini takiben, TIR sisteminin sigortacıları tarafından Karne Hamiline karsı baslatılabilecek rücu işlemlerini içerir." düzenlemesinin taraflarca kabul edildiği, bu nedenle rücuya dayalı alacak talebi için zamanaşımının gerçekleştiğinden bahsedilemeyeceği anlaşılmıştır. Tüm bu değerlendirmelerden ve tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 28/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda, Uluslararası bir sözleşme olan TIR Sözleşmesi kapsamında gümrük alacakları, usulüne uygun olarak talep edildiği takdirde Karne Hamilinin ve Kefil Kuruluşun ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, Ulusal kefil kuruluş, bizzat kendisi tarafından ya da başkası tarafından dağıtılan TIR Karnesi himayesinde ulusal ve yabancı taşıyıcıların vergi ve resimlerinin ödenmesini garanti etmektedir. Karne Hamili ise imzaladığı bu Taahhütname ile bu tutarlardan sorumlu olduğunu kabul etmiş olmadığını, esasen söz konusu olayın özünde XE 59 040 001 Nolu tır karnesiyle Romanya'ya taşıma yapan aracın CMR Belgelerine (teslim belgesi) göre yükü zamanında ve doğru adrese teslim etmiş olduğu ile ilgili herhangi bir sorun görünmemektedir. Huzurdaki davadaki uyuşmazlığa konu cezanın, Gümrük sorumluluğunun Transit rejiminin TIR Karnesi adı altında sonuçlanmaması, Tır karnesi üzerinde bulunan imzanın sahte olması ve gümrük sorumlu memurunun imzasının bulunmaması sebebiyle kesildiği görülmektedir, pek tabidir ki ithalat vergileri her zaman ithalatçıya aittir. Ancak özellikle Rusya'dan ayrılan Türkiye Cumhuriyeti diye tabir edilen ülkelerde ve Bulgaristan ve Romanya gibi doğu blokundan ayrılan ülkelerin ilk yıllarında (1990 ve yakın tarihler) sosyal ve ekonomik durumlarından dolayı bu tür usulsüzlük olayları sıkça görülmekteydi. Bu durumu zamanında bizatihi yaşayan mağdur nakliyecilerden biri olarak rahatlıkla ifade edebiliriz ki bu durumu önlemenin tek yolunun sürücünün muhakkak iç gümrüğe giriş yapması, gümrüğe girmeden, gümrüğe girdiğine dair bir belge almadan gümrükleme evraklarını kimseye teslim etmemesi gerekmediğini, hem geçmiş tecrübelerimize göre, hem de söz konusu usulsüzlükteki ödenmeyen ithalat vergilerinin taşımacıya bir menfaat sağlamayacağı, burada menfaati olanın ithalatçı alıcı firma olduğundan dolayı taşımacı firmanın burada açıkça mağdur olduğu görülmediğini, ancak açıklamalar kısmında da detaylıca ifade edildiği üzere TIR Karnesi ile ilgili iş ve işlemlerin her türlü sorumluluğunun kendisinde olduğunun bilinciyle hareket etmesi gerektiği, dava aşamalarındaki beyanlarda kendisinin de bu durumu kabullenerek ödeme tutarları ve ödeme tarihleri ile ilgili pazarlıklar yapıldığı ve kısmi ödemeler yapıldığı görülmediğini, TIR Sözleşmesi Uygulama Esasları, Madde 12- (1) TIR karnesi ile yapılan bir taşımada, Birlik tarafından bir düzensizlik tespit edildiğinde yada herhangi bir âkit ülkenin gümrük idaresi tarafından, doğrudan karne hamiline veya garanti zincirine (IRU, Kefil Kuruluş ve sigortacı) bir düzensizlik bildiriminde veya ödeme talebinde bulunulduğunda, gümrük idaresi veya Kefil Kuruluş tarafından verilen süre içerisinde Kefil Kuruluşu ve/veya ilgili gümrük idaresini tatmin edecek deliller temin edilmez ise karne hamili söz konusu TIR karnesi ile yapılan taşıma nedeniyle talep edilen veya talep edilebilecek gümrük vergi ve resimlerini güvence altına alacak şekilde tespit edilen meblağı, nakit veya banka teminat mektubu şeklinde ek teminat olarak Kefil Kuruluşa vermek zorunda olduğu şeklinde düzenleme bulunmadığını, düzenlemede de görüleceği Tır karnesiyle ilgili delilleri sunma yükümlülüğünün taşımacı firmada olduğu görülmediği, huzurdaki davadaki uyuşmazlıkta taşımacının Tır Sözleşmesi Uygulama Esasları Madde 12 ye göre 30.000 USD'nın tamamı yönünden sorumlu olduğunu, ...tarafından 2015 yılından beri uygulanan TIR karnesi Kabul Teminat bedelinin 3.000 USD olarak uygulanabilirliğinin idari ve hukuki bir durum olduğundan değerlendirme yapamayacağımızı raporda yer verilen yasa ve yönetmelik maddelerinin etken unsurları tespit amacı ile yardımcı kriter olarak kullanıldığı belirtilmiştir. TIR Sözleşmesi Uygulama Esasları Üçüncü Bölüm başlığı altında düzenlenen 10. Maddede sisteme dahil edilmeyi talep eden her aday için 3.000,00 Amerikan Doları nakit kabul teminatı sunmaları gerektiği düzenlenmiştir. Madde 12 ve 28'de ise Kabul Teminatı'nın bu tutardan yüksek olmasının sebepleri yer almaktadır. Somut olayda ise TIR Karneleri ile ilgili sahte mühür sebebiyle yargılama yapılması ve sahteliği hakkında karar verilmiş olması davacının, bu maddelerde bahsedilen yüksek teminat tutarını gerektiren haller kapsamında değerlendirilmesinde bir aykırılık olmadığını göstermektedir. TIR Sözleşmesi, taraf beyanları ve bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının ilgili sözleşme hükümleri ve yasal mevzuat uyarınca 30.000,00 USD yönünden sorumlu olduğunun tespit edildiği, bu nedenle menfi tespit istemi ile açılan huzurdaki davanın reddi gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harcın, 13.320,45 TL peşin harçtan düşümü ile artan 12.892,85 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine, 3-Davalı Türkiye Odalar Ve Borsalar Birliği Başkanlığı'nın karşıladığı 60,00 TL tebligat gideri, 60,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı Türkiye Odalar Ve Borsalar Birliği Başkanlığı'na verilmesine, 4-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin karşıladığı 60,00 TL tebligat gideri, 60,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'ne verilmesine, 5-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 780.000,00 TL üzerinden takdir edilen 121.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/12/2024 ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/625, K. 2024/798, T. 25.12.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-625-e-2024-798-k-ec7d086e1dc6