İlk Derece Mahkemesi · Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/815 E. 2025/158 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/815
- Karar No
- 2025/158
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/815 Esas KARAR NO : 2025/158 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... ... ... VEKİLİ : Av. ... .... DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... -.... DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/12/2024 KARAR TARİHİ : 26/02/2025 KAR.YAZ.TAR : 26/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekilinin dava dilekçesi ile; "... Müvekkilinin 27/05/2024 tarihinde .... . Noterliğinde ... plakalı aracı davalıdan satın aldığını, müvekkilinin ticari maksatlı almış olduğu araca ilişkin satış kararı almış ... internet adresinde ilana koyduğunu, gönüllü bir alıcı tarafından pazarlık için müvekkiline ulaşılmış ve dava dışı ...'ya müvekkili tarafından satıldığını, söz konusu aracın kilometresinin düşürülmek suretiyle değiştirilmesi işleminin dava dışı ... tarafından fark edildiğini ve müvekkiline ulaşıldığını, işbu durumun öğrenilmesi üzerine müvekkilinin basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümlülüğüne uygun şekilde hareket ederek aracın satış ve devrini gerçekleştirdiği aracı tekrar zarar etmesine rağmen geri aldığını, bu durumun ... ve müvekkilinin aralarında tutanak ile kayıt altına aldıklarını, müvekkilinin yeni malik ile aralarında anlaştıkları miktarın 520.000,00-TL olduğunu, iş bu durumun davalı tarafa noterlik aracılığıyla tebliğ edildiğini, bu miktarın kendisinden talep edildiğini, ancak davalı tarafından müvekkiline herhangi bir dönüş yapılmadığını, davalı taraf ile arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşamama ile sonuçlandığını, bu nedenle davanın kabulüne, müvekkilinin uğradığı gizli ayıplı mala ilişkin zararın bilirkişi raporundan sonra artırılmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL'nin ihtar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte hesaplanarak davalıdan alınıp müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini..." talep ettiği görülmüştür. SAVUNMA: Davalı vekilinin dilekçesi ile; "... Davacı tarafından açılan işbu davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde değil ...... Mahkemelerinde açılması gerektiğini, öte yandan dava konusu zarar iddiasının belirlenebilir nitelikte olduğunu, zararın kısmi olarak talep edilmesine olanak bulunmadığını, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafın aracı alırken teknik bir ekspertiz raporu düzenletmediğini, bu durumun davacının kusuru anlamına geldiğini, davacı tarafın TBK'nın 223. Maddesi ve diğer yasal düzenlemelerde belirlenen süreler içerisinde dava konusu araçla ilgili iddia ettiği ayıbı müvekkiline bildirmediğini, davacının aracın kilometresinin düşürülmüş olduğuna ilişkin savını kanıtlaması gerektiğini, dosya kapsamına göre davacının bu iddiasını kabul etmediklerini, dava konusu aracın kilometresiyle oynanması iddiasıyla ilgili olarak müvekkiline yüklenebilecek bir kusurun söz konusu olmadığını, davacının uğradığını iddia etmiş olduğu zararların farazi ve fahiş nitelikte olduğunu, sunulan nedenlerle öncelikle görev ve zaman aşımı ve diğer usul itirazlarının kabulüyle davanın reddine ayrıca davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini..." talep ettiği görülmüştür. DELİLLER: Davacı vekilinin ön inceleme oturumundaki beyanında "... Müvekkilinin galerici olduğunu, alınan aracında ticari iş amaçlı gerçek şahıstan alındığını, mahkemenin görevli olduğunu, ve dava dilekçelerini tekrar ettiklerini, davanın kabulüne karar verilmesini" talep ettiği görülmüştür. Davalı vekilinin ön inceleme oturumunda ki beyanında "... Müvekkilinin gerçek şahıs olup galerici olmadığını, aracında hususi araç olduğunu, mahkemenin görevsiz olduğunu ve cevap dilekçelerini tekrar ederek davanın reddine karar verilmesini" talep ettiği görülmüştür. Davaya konu araca ait Uyaptan çıkartılan ruhsat suretinde, noter satış belgelerinde aracın hususi araç olduğu görülmüştür. DEĞERLENDİRME : Dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olan hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Aynı Kanun'un 5.maddesinde ise ticari davaların dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görüleceği ve asliye ticaret mahkemesi ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu hüküm altına alınmıştır. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. Maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. Maddesinde "Bu kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar" hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. Maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz malları ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Sağlayıcı; Kamu Tüzel Kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Tüketici işlemi; Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder şeklinde açıklanmıştır. 6502 Sayılı kanu'nun 73/1 maddesine göre "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklarla ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. Somut olayda, davacı tarafça davalıdan alınan aracın gizli ayıplı olması nedeniyle uğranılan zararın tazmini ,davalı tarafça mahkememizin görevsiz olduğu belirtilip davanın reddi talep edilmiş olup; davacı şirketin galeri işlettiği ve tacir sıfatının bulunduğu, davaya konu aracın hususi araç olması, davalının tacir sıfatının bulunmaması nedeniyle davalının 6502 sayılı kanun kapsamında tüketici konumunda olduğu, 6502 sayılı kanundaki görev düzenlemesinin daha özel bir düzenleme olduğu gözetilerek bu tür uyuşmazlıklarda görevli mahkeme tüketici mahkemesi olduğu, dava dilekçesi, davalı cevabı, satış belgeleri ,ruhsat sureti ve tüm dosya kapsamı ile anlaşılmakla 6502 Sayılı Kanunun 3,73 maddeleri uyarınca mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, 2-Hükmün kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın görevli .... Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, 3-HMK 20/1 md. uyarınca süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren taraflardan birinin 2 hafta içerisinde mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli .... Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, aksi takdirde dosyanın resen ele alınması ile davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-Yargılama gideri ve vekalet ücreti hususlarının HMK 331/2 maddesi gereğince görevli ve yetkili mahkemece nazara alınmasına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/02/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.