İlk Derece Mahkemesi · Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/265 E. 2023/671 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/265
Karar No
2023/671
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/265 Esas - 2023/671 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/265 Esas KARAR NO : 2023/671 HAKİM : ..... KATİP : ..... DAVACI : ..... ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVALILAR : 1- ..... ..... VEKİLİ : Av. ..... : 2- ..... ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 15/11/2018 KARAR TARİHİ : 18/10/2023 KAR.YAZ. TAR. : 18/10/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekilinin dava dilekçesi ile "... 24.12.2016 tarihinde ..... adresinde müvekkile ait ..... plakalı araca , ... plakalı aracın çarpması ile kaza meydana geldiğini ve müvekkilinin zarar gördüğünü, davalılardan ...'ın 24.12.2016 tarihinde müvekkilinin aracına çarparak zarar veren ... Plakalı aracın sahibi ve sürücüsü olduğunu, davalılardan ..... A.Ş. ise çarpan ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle ..... numaralı poliçesi ile zorunlu mali mesuliyet sigortalı olduğunu, meydana gelen trafik kazası sebebiyle müvekkilinin aracının ciddi maddi zarar gördüğünü, araç onarım bedelinin davalı sigorta şirketinden talep edildiğini, bununla ilgili ..... 20.04.2018 tarih ve ..... numaralı telgraf ihtarının davalı sigorta şirketine gönderildiğini, bu ihtarname davalı şirkte 24.04.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak sigorta şirketinin bu güne kadar müvekkile ödeme yapmadığı gibi tararımıza hiç bir cevap dahi vermediğini, kaza sebebiyle ortaya çıkan hasar ve onarım zararının tazminine ilişkin taleplerinin kaza sebebiyle müvekkil 30.350.00-TL Parça bedeli ve 7.198.00. -TL işçilik bedeli olarak toplam 37.548.00.-TL zarar görüp ve ödeme yaptığını, kaza sebebiyle aracında meydana gelen gerçek zarar bilirkişi aracılığı ile tespit edileceğinden maddi zarar yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 5.000.00.TL nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte talep ettiğini, kaza sebebiyle aracın değer kaybından doğan zararın talebini kaza sebebiyle müvekkile ait ... plakalı aracının ciddi şekilde değer kaybına uğradığını, müvekkile ait aracın ..... model olup kaza tarihinde 4 yaşında piyasa fiyatı yüksek, lüks bir araç olduğunu, daha önce hiçbir kazası bulunmadığını, müvekkilinin aracının ..... model ..... model olduğunu, trafiğe 2013 çıkışlı olduğunu, kaza tarihinde 4 yaşında ve daha önce hiçbir kaza geçmişi olmayan bir araç iken kaza sebebiyle ağır hasarlı ve onarım görmüş bir araç konumuna geldiğini, müvekkilinin aracının değerinin kaza sebebiyle düştüğünü,... dosyaya sunmuş oldukları belgeler ve deliller dikkate alınarak bilirkişi aracılığı ile tespiti ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik 5.000,00-TL tazminini talep ettiklerini, davalı ...'ın kazadan sonra durmayarak kaçmış olduğunu, daha sonra tespit edilerek hakkında ..... , dosyasından dava açılarak hakkında hapis cezası verilip ..... kararı verildiğini, ceza mahkemesinde davacının beyanları, toplanan deliller ve mahkeme kararı da davalı şahsın zarar verici olayda tam kusurlu olduğunu kanıtladığını, ayrıca olaya ilişkin kamera kayıtları ve fotoğraflarda davalının tam kusurlu olduğunu, bu durumda davalı sigortaya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan davalıya ait aracın tam kusurlu olarak müvekkilinin aracına çarpması sonucunda uğradıkları hasara ilişkin haklarının ve değer kaybı yönünden fazlaya ilişkin taleplerinin saklı kalmak üzere şimdilik ortaya çakan 5.000.00-TL hasar bedeli ve değer kaybı olarak şimdilik 5.000.00..-TL nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini" talep ettiği..." davacı vekilinin 19/11/2018 tarihli dilekçesi ile ".... Davada maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle müvekkilinin sahibi olduğu ... plakalı araçta meydana gelen hasar onarım ve değer kaybının tazmininin talep edildiğini davada davacı araç sahibi olarak sehven ve maddi hata olarak ...'ın gösterildiğini, gerçekte ..... araç sürücüsü olduğunu, aracın ruhsat sahibinin ...'ın babası ... olduğunun ruhsat incelemesi ile yeni fark edildiğini, davacının maddi hata ile yanlış bildirildiğinin anlaşıldığını,.... HMK madde 124 anlamında dürüstlük kuralına aykırı olmayan ,maddi hata olarak değerlendirilerek taraf değişikliğine karar verilmesini, davacının ... yerine ... olarak değiştirilmesini ...." talep ettiği davacı vekili 02/10/2023 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan bilirkişi raporu doğrultusunda davalının haksız fiili nedeniyle müvekkil ..... ait araçta meydana gelen hasar ve onarım bedeli olarak 29.497,00.-TL ve araç değer kaybı olarak 13.600.00-TL olmak üzere toplam 43.097.00.-TL nin haksız fiil tarihi olan 24.16.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı Sigorta vekilinin verdiği cevap dileçesi ile "... dava dilekçesinden anlaşıldığı üzere dava ... tarafından müvekkil şirkete karşı ikame edildiğini, davacı ...'ın huzurdaki davayı açmakta aktif husumet ehliyeti bulunmadığını,..., davacı tarafından 19.11.2018 tarihinde verdiği dilekçesi ile HMK 124 maddesi uyarınca davacı değişikliğine gidilmesi ve davacının ... olarak değiştirilmesini talep ettiğini, 19.11.2018 tarihli dilekçesi ile maddi hata olduğunu iddia ettiğini, dilekçe içeriğindeki "gerçekte ...'ın araç sürücüsü olduğu ve aracın ruhsat sahibinin ... olduğu ruhsat incelemesi ile yeni fark edilmiş ve davacının maddi hata olarak yanlış bildirildiğini " ifadesi davacı tarafın maddi hata kaynaklı olarak değil, dava açma öncesindeki gerekli incelemenin yapılmaması sebebiyle hatalı olarak açıldığının anlaşıldığını, söz konusu basit bir maddi hata olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, ...'ın kendisine ait T.C. Kimlik numarası ile yine ...'ın ikamet ettiği kendisine ait ikamet adresi yazıldığını, dava dilekçesinde ...'ın davayı açmakta hak ehliyeti olduğu düşünülerek ...'ın davayı açmakta hak ehliyeti olduğu düşünülülerek hareket edildiğini, davacı yanca Sigorta Şirketine yapılan başvuru da ... adına yapıldığını, dava dilekçesinde müvekkili şirkete 20.04.2018 tarih ve ..... numaralı telgraf ile başvuru yapıldığının yazıldığını. İşbu başvuru dilekçesi incelendiğinde başvurunun ... olarak yapıldığının görüleceğini, dolayısıyla ... adına açılan davanın bilinçli bir irade ürünü olduğunu, basit bir maddi hata olmadığını, HMK 124. Madde hükmünün açık olduğunu " Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın rızası ile mümkündür. " Açık kanun hükmü uyarınca davacının taraf değişikliği istemini kabul etmediklerini, Davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan Reddini talep ettiklerini, zamanaşımı itirazlarının davayı ve talepleri kabul anlamına gelmemek üzere, huzurdaki dava yasal süresinde açılmamış olduğunu, talep olunan alacakların zamanaşımına uğradığını, kaza tarihi de nazara alındığında huzurdaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddini... yetki itirazlarının uyuşmazlık konusu davanın yetkisiz yer mahkemesinde ikame edildiğini, davaya bakmakla yetkili olan yer mahkemesi ..... Mahkemeleri olduğunu,... ... Plakalı aracın şirketin ... acentası tarafından sigortalandığını, ..... alanı içinde yer almadığını, huzurdaki davanın ..... Mahkemelerinde açılmasının hatalı olduğunu, "6100 Sayılı HMK 'nun 6/1.maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer aldığını, bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydı olduğunu, trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 Sayılı HMK'nun 110. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmünün yer aldığını, Uyuşmazlık Karayolları Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden kaynaklandığından ve bu sigorta türünün 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 110. maddesinde düzenlendiğini diğer bir yetki kuralı da bu yasada yer almakta olduğunu, "Motorlu araç kazalardan dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinin birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir" hükmünü bulunduğunu, bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacı bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahip olduğunu, davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçtiğini, dava dilekçesine göre, davalının yerleşim yeri İstanbul olup, davacının ikametgahı esas alındığında yetkili mahkeme ..... Mahkemeleri olduğunu belirttiği, gerekçeli kararda belirtilen nedenler uyarınca huzurdaki davanın usulden REDDİ ile yetkili mahkemenin... Mahkemeleri olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmekle, dava şartı yerine getirilmediğinden davanın reddini talep ettiklerini..." görülmüştür. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesi ile "... ... plakalı araç ile müvekkiline ait ... plakalı aracın 24/12/2016 tarihinde çarpıştığının iddia olunduğunu, iddianın tamamen gerçek dışı olduğunun müvekkilinin aracının geçmişe dönük trafik kaza sorgusu ve sigorta kayıtları incelendiğinde görüleceğini ,... sayılı kararı incelendiğinde de çarpışmanın olmadığının görüleceğini, .... Aracın kaza yapmasında müvekkilinin kusurunun olmadığını, davalının taksirli adam yaralamaktan ceza aldığını, ... Davalının işlemediği bir fiilden dolayı aldığı taksirle yaralama suçundan dolayı zaten mağdur olduğunu, .... Davalının kazadan haberi olmadığı için kaza tespit tutanağı düzenlenirken orada olamadığını, evrakların davacının beyanı ve istediği doğrultusunda düzenlendiğini, kaza tespit tutanağına ve müvekkiline yüklenen kusura itiraz ettiklerini, ... Belirtilen nedenlerle davanın reddini talep ettiği görülmüştür. DELİLLER: Davacı tarafça 19/11/2018 tarihli davacı değişikliğine ilişkin ibraz edilen dilekçe ekindeki araç ruhsat suretinden araç kayıt malikinin ... olduğu görülmüştür. Davacı tarafça ibraz edilen kaza tespit tutanağının incelenmesinde kazanın ..... Mahallesinde, 24/12/2016 tarihinde meydana geldiği anlaşılmıştır. ..... sayılı ilamın tetkikinde, katılanın ... , sanığının ... altılı suçun taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olmak, suç tarihinin 24/12/2016 tarihi olduğu, mahkemenin 03/08/2018 tarihli ilamı ile "...İddia, savunma, kaza tespit tutanağı, görgü tespit tutanağı, adli kati rapor, fotoğraf görüntüleri, CD izleme tutanağı, tanık ifadesi, sanığın duruşmadaki ikrarı, olumsuz uzlaştırma raporu, kovuşturmada alınan bilirkişi kusur raporu ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi sonucunda; suç tarihinde katılan ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ..... istikametine seyir halindeyken, sanık ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracını katılanın aracının önüne kırması üzerine, katılanın sağa doğru manevra yaptığı, aracın frenine bastığı, fakat yolun ıslak olması nedeniyle yolun sağında bulunan beton saksıya çarpması sonucunda meydana gelen kazada katılanın ..... ile giderilebilecek şekilde basitçe yaralandığı, kazanın, sanığın sağa doğru ani manevra yapması sonucu meydana geldiğinin kamera görüntüleri, iddiayı doğrulayan tanık anlatımları ve sanığın duruşmadaki ikrarıyla anlaşıldığı, kaza tespit tutanağına göre sanığın kural ihlalinin bulunduğu, kusur raporuna göre ise sanığın asli kusurlu olduğu, katılanın ise kusursuz olduğunun belirtildiği anlaşılmakla,..." sanığın taksirle yaralanmaya sebep olmak suçundan TCK'nın 89/1,61/1,62/1 maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür. Davacıya ait aracın tramer kaydı, davalıya sigortalı ... plakalı araca ait 31/07/2016 başlangıç tarihli sigorta poliçesi ve hasar dosya suretinin getirtildiği, davacı tarafça davalı şirkete 03/05/2018 tarihinde müracaat edildiği görülmüştür. Mahkememizin ..... sayılı ilamı ile "...Davacı ... vekilince 15/11/2018 tarihli dava dilekçesi ile trafik kazası nedeniyle davacıya ait araç için yapılan masraflara ve değer kaybına dayalı tazminat , 19/11/2018 tarihli dilekçe ile araç malikinin ... değil babası ... olduğunun anlaşılması nedeni ile HMK 124 maddesi uyarınca dürüstlük kuralına aykırı olmayan maddi hata sebebine dayalı olarak davacı olarak ...'ın kabulü, davalılar tarafından davanın reddi istenilmiş olup; ... Plakalı araçın ... adına trafik sicilinde tescilli olduğu, aracın ... sevk ve idaresinde iken davaya konu olan trafik kazasının 24/12/2016 tarihinde ..... ilçesi sınırları içerisinde meydana geldiği,dava dilekçesi ile araç maliki işleten adına talepte bulunulmadığı,dava tarihinden 4 gün sonra verilen dilekçe ile davacının HMK 124 maddesi uyarınca değiştirilmesinin talep edildiği, kaza tarihinden dava tarihine kadar olan yaklaşık 2 yıllık süreç ,araç ruhsatının davacı tarafta bulunması dikkate alındığında davacı ...'ın davada taraf sıfatının bulunup bulunmadığının bilinebilecek durumda bulunulması dikkate alındığında,davada davacı değişikliğine yönelik talebin HMK 124/3 maddesindeki maddi hata olarak yada dürüstlük kuralına aykırı olmayan talep olarak veya HMK 124/4 m deki kabul edilebilir bir yanılgı olarak kabulünün mümkün olmadığı, bu itibarla taraf değişikliğine yönelik davacı talebinin reddi gerektiği, bu kapsamda mevcut davada davacı ...'ın da aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, Yargıtay ilamları, trafik tescil kaydı ve tüm dosya içeriği ile anlaşılmakla ...Davacının davasının usulden reddine, " karar verildiği görülmüştür. Mahkememiz ilamının istinaf edilmesi üzerine ..... sayılı ilamı ile "... Dava, davacı araç sürücüsü tarafından karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ve araç maliki/sürücüsü aleyhine açılmıştır. Davacının sürücülüğünü yaptığı aracın kaza tarihini kapsayan ruhsat bilgilerinden ve kaza tespit tutanağından araç malikinin davacı olmadığı, malikin davacının babası dava dışı ... olduğu anlaşılmakla davacı vekili tarafından HMK 124.madde kapsamında taraf değişikliği talebinde bulunulmuş, mahkemece talebin reddi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. HMK'nın 124. maddesinde; “Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın rızası ile mümkündür. Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hakim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hakim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.” düzenlemesi yer almaktadır.Şu halde, davacı vekili tarafından araç ruhsat kayıtları araştırılmaksızın, kaza tespit tutanağı incelenmeksizin davacının gerçekte sürücü olan ... olduğu belirtilerek eksik araştırma ile dava açılması dürüstlük kuralının ihlali niteliğinde olduğundan HMK'nın 124. maddesinin somut olay bakımından uygulanabilirliği bulunmamaktadır. Anılan nedenlerle dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve anılan gerekçeyle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre davacının istinaf başvurusunun esastan reddine..." karar verildiği görülmüştür. ..... sayılı ilamının temyizi üzerine ..... sayılı ilamı ile "...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124. maddesi "Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder." hükmünü düzenlemiştir. Dosya kapsamından; davacı vekilinin dava dilekçesi ile davanın araç maliki yerine sehven araç sürücüsü adına açıldığı şeklindedir beyanı HMK'nun 124. maddesi kapsamında kabul edilebilir bir yanılgı olup, mahkemece belirtilen yasa hükmü kapsamında taraf teşkili sağlanarak yargılamaya devam edilmesi gerekirken, aktif dava ehliyetinin bulunmaması nedeni ile usulden red kararı verilmesi hatalı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının HMK 373/1. maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve ilk derece mahkemesi kararının HMK 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA,... Karar verilerek dosyanın mahkememize iade edildiği görülmüştür. Mahkememizin 13/04/2023 tarihli ara kararı ile tashih talebinin kabulü ile dosyanın davacısının ... olduğunun kabulüne karar verildiği , 18/10/2023 tarihli ara kararı ile davalı zaman aşımı itirazlarının red edildiği görülmüştür. Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış alınan raporda "... ... plaka numaralı aracın sürücüsü ...'ın; gece saatlerinde açık havada yüzeyi ıslak, nemli, virajlı ve eğimsiz yolda ..... istikametinde üç şeritli yolun orta şeridinde seyir halinde bulunduğu, .....mahalline geldiğinde yol kenarında bulunan Benzin İstasyonuna girmek için yolun sağına doğru tedbirsiz ve kontrolsüz bir şekilde hatalı manevra yaptığı, özensiz ve dikkatsiz araç kullanması neticesinde sağındaki şeridi ihlal ederek bu şeritte yüksek hızla seyretmekte olan aracın yoldan çıkmasına ve yol kenarında bulunan engel cisimlere çarparak duruşa geçmesine neden olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Bu hususlar dâhilinde, ... plaka numaralı aracın sürücüsü ...'ın; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 46/1-b ve c (Aksine bir işaret bulunmadıkça sürücüler; Şerit değiştirmeden önce gireceği şeritte sürülen araçların emniyetle geçişini beklemek, Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirmemek zorundadırlar.), 67/1-a (Sürücülerin, park yapmış taşıtlar arasından çıkarken, duraklarken veya park yaparken, taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken, sağa veya sola dönerken, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde davranmaları yasaktır.” maddeleri ile Karayolları Trafik Yönetmeliği 137’nci (Araç sürücülerinin; parketmiş araçlar arasından çıkarken, taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken, şerit değiştirirken, sağa, sola, geriye dönerken, geri giderken ve bunlara benzer hallerde; karayolunu kullananlar için tehlike ve engel yaratmamaları ve manevraları sırasında aşağıdaki esas ve usullere uymaları mecburidir.) maddesini ihlal ettiği ve asli kusur sayılan halleri düzenleyen maddelerden olan 84/1-g (Şeride tecavüz etme) ile 84/1-j (Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama) maddeleri gereği, kaza olayının meydana gelmesiyle ilgili % 80 (Yüzde Seksen) oranında kusurlu olduğu değerlendirilmiştir. ... plaka numaralı aracın sürücüsü ...'ın; gece saatlerinde açık havada yüzeyi ıslak ve nemli virajlı ve eğimsiz yolda Ulus istikametinde üç şeritli yolun en sağ şeridinde seyir halinde bulunduğu, kaza mahalline geldiğinde solunda seyretmekte olan aracın sağa doğru hatalı manevra yapması sonucu, sağa doğru direksiyon kırdığı ve fren tedbirini kullandığı, özensiz ve dikkatsiz davranarak yol, trafik ve hava şartlarına uyacak şekilde araç kullanmaması ve yüksek hızlı olması sebebiyle duramayarak yolun sağında bulunan reklam tabelası ve 3 adet beton saksıya çarparak duruşa geçtiği kanaatine ulaşılmıştır. Bu hususlar dâhilinde, ... plaka numaralı aracın sürücüsü ...'ın; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/1-b (Sürücüler; hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar.) maddesini ihlal ettiğinden, kaza olayının meydana gelmesiyle ilgili % 20(Yüzde Yirmi) oranında kusurlu olduğu değerlendirilmiştir.......'ın maliki olduğu ... plaka numaralı araç, 24.12.2016 tarihinde geçirdiği kaza sonucu, ön kesimlerinden hasarlanmıştır. Tramer kayıtlarında ... plaka numaralı araçta 24.12.2016 tarihli kaza sonucu meydana gelen hasar tutarı belirtilmemiştir. Söz konusu aracın 24.12.2016 tarihli kaza öncesi kaza öncesi EK-1'de beyan edilen 6(altı) adet kaza kaydının bulunmaktadır.... ... plaka numaralı araçta, 24.12.2016 tarihli kaza sonrası kaza tarihi itibariyle meydana gelen Gerçek Zararın KDV Dâhil 36.871,99 TL (Otuzaltıbinsekizyüzyetmişbir TL Doksandokuz Krş) olarak hesaplandığı, ... plaka numaralı araçta, 24.12.2016 tarihli kaza sonrası kaza tarihi itibariyle meydana gelen reel değer kaybı zararının 17.000,00 TL (Onyedibin TL) olduğu,..." belirtildiği görülmüştür. GEREKÇE: Davacı tarafça trafik kazasına bağlı olarak araç hasar bedeli ve değer kaybının tazmini talep edilmiş, davalılar tarafından davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olup; 24/12/2016 tarihinde davalı ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile gece saatlerinde açık havada yüzeyi ıslak, nemli, virajlı ve eğimsiz üç şeritli yolun orta şeridinde seyrederken kaza mahalline geldiğinde yol kenarında bulunan Benzin İstasyonuna girmek için yolun sağına doğru tedbirsiz ve kontrolsüz bir şekilde hatalı manevra yaptığı, özensiz ve dikkatsiz araç kullanması neticesinde sağında bulunan şeritte yüksek hızla seyretmekte olan davacıya ait ... plakalı aracın yoldan çıkmasına ve yol kenarında bulunan cisimlere çarparak duruşa geçmesine neden olduğu , oluşan kazada davalı sigorta şirketine ZMSS sigortal ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın % 80 oranında, davacıya ait aracı kullanan sürücü ...'ın; % 20 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araçta kaza nedeniyle KDV Dâhil 36.871,99 TL hasar bedeli ile 17.000,00 TL değer kaybının oluştuğu, tarafların kusur oranı dikkate alındığında davacının 29.497,00-TL hasar bedeli, 13.600,00-TL değer kaybı bedelini talep edebileceği ..... sayılı ilamı, bu ilamı doğrulayan mahkememizce alınan bilirkişi raporu, hasar dosyası, poliçe, kazaya ilişkin resimler ve tüm dosya içeriği ile anlaşmış olmakla aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir HÜKÜM: Ayrıntısı açıklandığı üzere, 1-Davacının davasının kabulüne, 29.497,00-TL hasar bedeli, 13.600,00-TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 43.097,00-TL'nin davalı Sigorta Yönünden temerrüt tarihi olan 03/05/2018 tarihinde davalı ... yönünden kaza tarihi olan 24/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2- 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.943,95 TL harçtan, dava açılışında alınan 170,78TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 566,00TL ıslah harcının düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 2.207,17TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 18 E Tebliğat ücreti 121,50TL, 5 Posta ücreti 336,63TL, 6 Normal tebligat ücreti 84,00TL , bilirkişi ücreti 1.750,00TL ile 170,78 TL peşin harç , 35,90TL başvurma harcı ve 566,00TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.064,81TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5- Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair davacı ve davalı ..... vekilinin yüzüne karşı temyiz sınırı itibarı ile, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde .....'da temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/10/2023 Katip ..... ¸e-imzalıdır. Hakim ..... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/265, K. 2023/671, T. 18.10.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-265-e-2023-671-k-71700a0f9855