İlk Derece Mahkemesi · Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/125 E. 2024/200 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/125
Karar No
2024/200
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/125 Esas - 2024/200 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/125 Esas KARAR NO : 2024/200 HAKİM : .... KATİP : .... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/02/2022 KARAR TARİHİ : 20/03/2024 KAR.YAZ.TAR. : 20/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekilinin dava dilekçesi ile "Davalı şirketin anonim şirket statüsünde olduğunu, davalı şirket tarafından; 29.500 TL miktarlı 19.02.2014 tanzim tarihli, 05.07.2019 vade tarihli senet gerekçe gösterilerek .... sayılı dosyası ile davacıya kambiyo senetlerine bağlı icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, ... sayılı arabuluculuk dosyası kapsamında görüşmeler yapıldığını, ancak anlaşmaya varılamadığını, davacı ...'un, ... Şirketinin yetkilisi olarak davalı şirkete yangın kapısı, kule kapısı, bina balkon ve merdiven, kapalı pencere, ızgara, asansör havalandırma ve merdiven, çatı kapısı, garaj kapısı demir doğrama işlerinden oluşan KDV hariç 34.452,00.TL, KDV dahil 40.653,36.TL olmak üzere iş yapmak üzere anlaştığını, işin yapılması aşamasında birlikte iş yaptığı diğer senet borçlusu ... ile birlikte işin bitimine kadar kullanılmak üzere davalı şirketten bir araç aldığını ve aracı sonra iade ettiğini, işin yapılması aşamasında davalının talebi üzerine 19.02.2014 tarihinde işin tamamlanmasına karşılık teminat kabilinden senet düzenlenerek, davalıya teslim edildiğini, davalı uhdesindeki işlemlerin, davacı tarafından eksiksiz bir biçimde yapılıp davalıya teslim edidiğini, davalı şirketine iş sonrasında fatura düzenlendiğini ve mezkur senetin iadesi istendiğini fakat belirtilen fatura bedelinden sadece 8.000,00.TL’sinin davacı tarafından ödenip geri kalanının ödemediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davalı şirkete .... Noterliği aracılığıyla mezkur fatura gönderilerek fatura bedelinden geri kalan kısmın ödenmesinin istenilmesi talep edildiğini, süresi içerisinde fatura bedeli ödenmediğini, bu nedenle müvekkilinin davalı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığının tespiti ile birlikte köte niyetli olarak icra takibine başlanması sebebiyle icra takibinin %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına..." karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. SAVUNMA :Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: "... davacının işbu davayı açmakta herhangi bir hukuki yararının bulunmadığını, davanın icra takibini durdurmaya yönelik olarak kötü niyetli ikame edildiğini, davacı taraf takip dayanağı kambiyo senedinin müvekkil şirket ile aralarında ki eser sözleşmesi kapsamında kambiyo senedi alındığını, davacının kambiyo senedine teminat senedi söylemini kabul etmediklerini, müvekkilinin kambiyo alacağının başka bir delille ispat etmesine gerek olmadığını, davacı .... Esas sayılı icra takibinin tedbiren durdurulmasını talep etmişse de davacının icra takibinden sonra açmış olduğunu işbu dava icra takibini kendiliğinden durduramayacağı gibi ihtiyati tedbir yolu ile de takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğini, ancak mahkeme aksi kanaatte ise herhangi bir hak kaybına uğramamak adına tedbir kararı verilmesi için öncelikle davacının takip konusu borcun işlemiş faiz ve masraflarıyla birlikte ve ayrıca borcun %20'sinden az olmamak üzere teminat bedelini icra dosyasına yatırması gerektiğini, mahkemece resen nazara alınacak sair hususlarda değerlendirilerek davacının takibin durdurulması talebinin reddine, davacının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeni ile dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına..." karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. DELİLLER: ... Esas sayılı dosyasının tetkkinde takip alacaklısının, davalımız, takip borçlularının ... ve ...,takip konusunun 19/02/2014 tanzim tarihli, 05/07/2019 vadeli, keşidecileri .... ve ... olan 29.500,00 TL tutarlı, bedel kısmı boş olan bono olduğu, bono üzerinde senedin teminat senedi olduğuna dair bir yazı bulunmadığı görülmüştür. Davacı tarafça ibraz edilen taraflar arasındaki 15/01/2014 tarihli sözleşmede " ... A.Ş.'ne ait ... parseldeki inşaatın paslanmaz çelikten merdiven ve balkon korkuluğu ile aynı inşaata ait yangın çıkış kapılarının yapımı ile ilgili olarak ...'le aşağıda yazili fiyattan anlaşılmıştır. Bu işle igili malzemeler gerek yüklenici gerekse bizim tarafımızdan alınacak olup bizim tarafımızdan yapılan harcamanın bedeli hakedişinden düşülecek ve bu şekilde hesap görülecektir. Yapılan iş düzgün temiz beğenilir birşekilde sağlam olarak yapılacaktır. Belirtiğimiz şekilde yapılmaz ve geçiktirilirse ise kendisine şartı ceza uygulanacaktır. Aksi durumda .... mahkemeleri yetkili olacaktır,..." denildiği, takip konusu bononun teminat amacıyla düzenlendiğine ilişkin beyan bulunmadığı görülmüştür. Davacının sahibi olduğunu belirttiği ... Şirketi tarafından davalıya gönderilen ....Noterliğinin 01/07/2014 tarih ... yevmiyeli ihtarında "...Sayın muhatap, müvekkil şirket tarafından ihtarnameye ekli faturada kayıtlı işler yapılarak, yapım işi tarafınıza teslim edilmiştir. Ekti faturada yer alan bedel ise işbu ihtarname tarihine kadar ödenmemiştir. Fatura işlenmek üzere tarafınıza elden gönderilmiş ise de tarafınızca fatura teslim alınmamıştır. Sayın muhatap, ekli ve müvekkil şirketin ticari defterlerine işli olan fatura çerçevesinde, faturanızı ticari defterlere işlemenizi, faturadan kaynaklanan ve henüz ödenmeyen 34.452,00 TL * KOV olmak üzere toplam 40.653,36 TU' i İşbu ihtarnameni tarafınıza tebliğinden itibaren 3(ÜÇ) işgünü içerisinde cari işlemlerimizi devam ettirdiğimiz, banka hesaplarına ödemenizi, aksi halde fatura bedelinin tahsili ciheti ile hukuk ve icra yollarına başvurulacağını, ihtarnamenin tebliğ tarihinin muacceliyet tarihi addedileceğini, alacağa muacceliyet tarihinden itibaren ticari faiz işletileceğini, yasal yollardan doğacak her türlü yargılama gideri ile ücreti vekaletin tarafınıza tahmil olunacağının bilvekale ihbar ve ihtar eylerim." denildiği görülmüştür. ... sayılı dosyasının tetkikinde davacısının ... Şirketi,davalısının ... ... A.Ş. ,dava konusunun itirazın iptali olduğu, mahkemenin 15/03/2017 tarihli kararı ile "... Bu duruma, davacı vekili ile davalı vekilinin huzurdaki beyan, iddia ve savunmaları, sağlanan ve ibraz edilen belgeler, ... Esas sayılı takip dosyası, tanık beyanı, gerekçesi, yöntemi ve hesap tarzı bakımından denetime açık ve hükme esas alınmaya layık bulunan uzman bilirkişi Vedat Kaman tarafından tanzim olunan 12.01.2016 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya münderecatına göre; her ne kadar davacının ticari defterlerinde davalıdan 32.653.36.TL alacaklı olduğu kayıtlı olmasına, takipte irsaliyeli faturaya dayanılmasına rağmen taraflar arasında cari hesap sözleşmesinin bulunmaması, irsaliyeli faturalarda yer alan ürünlerin davalıya teslim edildiğini kanıtlamakla yükümlü satıcı davacının teslim olgusunu kanıtlayamadığından davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının reddine ve davacının kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından davalının iniyet tazminatı talebinin reddine..." karar verildiği, kararın .... sayılı ilamı ile "...Dosya kapsamındaki iddia, savunma, bilgi ve belgelerden; davalı tarafından davacıya ait hesaba 04/04/2014 tarihinde 8.000,00 TL ödeme yapıldığı, bu ödemenin davalı şirketin "Verilen Sipariş Avansları" hesabına kaydedildiği, davalının; defter kaydının aksine olan, ödemenin dava dışı yüklenici ...'ün talebi ile ve iş bedelinden mahsup edilmek üzere ödendiği savunmasını yazılı belge ile ispatlayamadığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında, takibe konu faturadaki imalatların yapılıp teslim edildiği hususunda ise uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu durumda taraflar arasında takibe dayanak faturadaki işlerin yapılması için sözlü olarak eser sözleşmesi kurulduğunun ve imalatların yapılıp teslim edildiğinin kabulü ile davacı tarafından gönderilen faturaya süresinde ve usulüne uygun olarak itiraz da edilmediğinden fatura kapsamındaki imalatların bedelinin de kesinleştiği gözetilerek, davada talep edilen asıl alacak üzerinden davanın kabülüne karar verilmesi gerekirken, takibe dayanak faturada yer alan ürünlerin davalıya teslim edildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davalının icra takibine yaptığı itirazın; davacı tarafından takipte talep edilen faize yönelik olarak harcı yatırılarak usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından, asıl alacak yönünden iptali ile takibin asıl alacak üzerinden yıllık %11,75 ve değişen oranlarda işleyecek reeskont faizi ile devamına, alacağın likit olması nedeniyle asıl alacak üzerinden 9020 icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-.... Mahkemesi'nin 15/03/2017 tarih ve .... sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davanın KABULÜNE, Davalının ... sayılı dosyasındaki icra takibine yaptığı itirazının asıl alacak yönünden İPTALİNE, Takibin, 32.653,00 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık 11,75 ve değişen oranlarda reeskont faiziyle birlikte tahsili için DEVAMINA, 4- Asıl alacak olan 32.653,00 TL'nin *620'si oranında 6.530,60 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," kesin olarak karar verildiği görülmüştür. Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bononun teminat bonosu olarak kayıtlı olup olmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmış alınan rapor ve ek raporda "...Davacı şirketin 2014 yılı Yevmiye Defteri'nin 120.A.01 -Alıcılar hesabına davalı şirket adına yaptığı kayıtların dökümünün aşağıdaki gibi olduğu tespit edilmiştir. ...Davalı şirketin 2014 yılı Yevmiye Defterin'de 159 -Verilen Sipariş Avansları hesabına 04.04.2014 tarihinde 8.000,00 TL borç kaydı yapıldığı (davacıya ödeme yapıldığına ilişkin kayıt) ve 31.12.2014 tarihinde bu tutarın kapanış hesaplarında olduğu tespit edilmiştir. ... Bilirkişiliğimizce Davalı Şirketin Yasal Defter ve Kayıtlarının İncelenmesi Neticesinde Tespit Edilen Hususlar Davalı şirketin 30.12.2013 tarih ve ... sayılı 2014 yılı Yevmiye Defteri ve 2019 yılı (E-Defter) Yevmiye Defterlerinin incelenmesi neticesinde; Davalı Şirketin yasal defterlerinde raporumuzun 3.1.6.2. bölümünde belirtilen Verilen Sipariş Avansları kaydı dışında herhangi bir kayıt bulunmadığı mezkur hesabın 2019 yılı yasal defterleri kapanış kayıtlarında da mevcut olduğu, Davacı tarafından teminat kabilinden verildiği iddia olunan 29.500,00 TL tutarındaki senede ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı tespit edilmiştir. 8.000,00 TL'lik kayıt davacının ortağı olduğu ... Şirketi ile ilgilidir. ...Ayrıca davalının yasal defterlerinin incelenmesi neticesinde, davalının yasal defterlerinde davacı ... ile ilgili herhangi bir kayıt bulunmadığı, davalının ortağı olduğu ... Şirketi ile ilgili isse sadece yukarıda belirtilen Verilen Sipariş Avansları kaydı bulunduğu tespit edilmiştir. 1 Sıra Numaralı Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğinde 326. Alınan Depozito ve Teminatlar Hesabı; "Üçüncü kişilerin belli bir işi yapmalarını, aldıkları bir değeri geri vermelerini sağlamak amacıyla ve belli sözleşmeler nedeniyle gerçekleşecek bir alacağın karşılığı olarak alınan depozito ve teminat niteliğindeki değerlerin izlendiği hesaptır." denilmek suretiyle tarif edilmiştir. Yani davalının, teminat senedi niteliğinde olduğu iddia olunan senedi alması durumunda yasal defterlerinde 326. Alınan Depozito ve Teminatlar hesabına alacak kaydı yapması gerekirdi ancak yukarıda yer verildiği üzere davalının yasal defterlerinde böyle bir kayıtta bulunmamaktadır. Zira 1 Sıra Numaralı Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğinde 126. Verilen Depozito ve Teminatlar Hesabı; "İşletmece üçüncü kişilere karşı bir işin yapılmasının üstlenilmesi veya bir sözleşmenin ya da diğer işlemlerin karşılığı olarak geri alınmak üzere verilen depozito ve teminat niteliğindeki değerlerin izlendiği hesaptır." denilmek suretiyle tarif edilmiştir. Yani davacı tarafından teminat kabilinden verildiği iddia olunan senedin davalıya verildiği tarihte 126. Verilen Depozito ve Teminatlar hesabına borç kaydı yapılması gerekirdi. Ancak raporumuzun 3.1.6.1. bölümünde belirtildiği üzere davacı tarafından 126. Verilen Depozito ve Teminatlar Hesabına yapılan bir kayıtta bulunmamaktadır. Sonuç olarak gerek harici donelerle gerekse yasal defter kayıtlarından mezkur senedin teminat kabilinden verildiğine dair herhangi bir bulguya rastlanılmamıştır. " denildiği görülmüştür. Davacı tarafa yemin deliline dayanma hakkı hatırlatılmış, davacı tarafın yemin deliline dayanması üzerine davalı şirket temsilcisinin 20/03/2024 tarihli oturumdaki beyanında "... bizim şirkete davacı iş yapmış değildir davaya ve takibe konu bono teminat amacıyla alınmış değildir, tahminimce davacı bizden 2. El araç almıştır, biz teminat senedi almış değiliz," dediği görülmüştür. DEĞERLENDİRME:Davacı tarafından takip konusu bononun teminat bonosu olarak verildiği, davacının edimlerini yerine getirmesine rağmen şartları oluşmadan bononun icra takibine konulduğu belirtilerek borçlu olmadığının tespiti, davalı tarafından davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olup; 15/01/2014 tarihli sözleşme ile davacının eser yapımını üstlendiği, üstlenilen işin yapımının garanti altına alınması için takip konusu bononun teminat olarak verildiği ,işin yapımı ile bononun bedelsiz kaldığı belirtilerek davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istenilmiş ise de takibe konu bono ve taraflar arasındaki sözleşmelerde takip konusu bononun teminat senedi olarak düzenlenilerek verildiğine ilişkin bir açıklama bulunmadığı gibi, bonolardaki imza ve geçerliliği konusunda itirazın da bulunmadığı, bu kapsamda davacının bonodan sorumluluğunun bulunduğu bono sureti, .... sayılı , ... sayılı ilamları , davalı şirket temsilcisinin yemini ve tüm dosya kapsamı ile anlaşılmakla , takibin durdurulması yönünde bir karar verilmemesi davalının kötü niyet tazminat talebi yönünden gözetilerek aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının reddine, 2-Tarafların şartları oluşmayan kötü niyet tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL harçtan, dava açılışında alınan 700,18 TL peşin harcın düşülmesi ile fazla yatırıldığı anlaşılan 272,58 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 6-Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair Taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/03/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/125, K. 2024/200, T. 20.03.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-125-e-2024-200-k-85386726f636