İlk Derece Mahkemesi · Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/342 E. 2024/767 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/342
Karar No
2024/767
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/342 Esas KARAR NO : 2024/767 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI-DAVALI : ... (T.C Kimlik No: ...) VEKİLİ : Av. ... DAVALI-DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 27/07/2020 KARAR TARİHİ : 21/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davalı şirketin iki ortağı bulunduğunu ve müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, diğer ortak ...'in şirket müdürü olarak atandığını, şirketin 30.09.2026 tarihinden sonra toplantı yapılmadığını, ortaklar ortak arasında güven sorunu oluştuğunu, davalı şirket ortağının şirket gelirlerini kendi menfaatine kullandığını, şirketin iki ortaklı bir şirket olması sebebiyle şirketin feshi dışında başka bir çare bulunmadığını, davalı şirket ortağı ve müdürü olan ...'in şirketin gelir ve giderlerine ilişkin olarak davacıya hesap vermekten kaçındığını, şirket bilançosunu davacıdan kaçırdığını, ticari defterlerin usulüne uygun tutulmadığını, şirketin gelirlerini kendi kişisel menfaatlerine kullandığını, davacının tespit edebildiğine göre; davalı şirketin inşaat ile ilgili hiçbir işi bulunmamasına rağmen 06.09.2019 tarihinde ... İnşaat'a 1.500,00-TL ödemede yapıldığını bunun gibi ... 'ın bir çok kişisel harcamasının şirket hesaplarından ödediğini, Pazar günleri yakıt aldığını, müdürün ev ve internet faturaları ile kızının telefon faturalarının şirket bütçesinden ödediğini, şirket müdürünün eşi ...'in şirkette çalışmamasına rağmen şirkette çalışıyor gibi gösterildiğini, sigorta primlerinin şirket tarafından ödendiğini, şirket adına 23.01.2019 tarihinde çekilen 50.000TL ve 29.11.2017 tarihinde çekilen 100.000-TL banka kredisinin nereye kullanıldığının belli olmadığını, bu bedellerin şirket kayıtlarına ya hiç girilmediğini veya eksik girildiğini, şirket adına çekilen kredilerin şirket müdürünün kendi uhdesine geçirdiğini ve haksız kazanç sağladığını, davalı şirket hesaplarındaki bir takım paraların akıbetinin belli olmadığını, nakit paraların sebep gösterilmeden çekildiğini, şirketin Ekim 2016 yılında müşterilerden olan alacağı olan 87.000TL'nin nerelere kullanıldığını bilmediğini, şirketin alacaklarına ilişkin olarak davacıya bilgi verilmediğini, şirket müdürünün kendisine belirlediği maaşın çok yüksek olduğu, davalı şirkete ait olan ... Marka aracın değer kaybı bedeli olarak alınan 30.000-TL'nin ne yapıldığının meçhul olduğunu, şirket müdürünün ve oğlunun davalı şirketle aynı konu ve sektörde hizmet eden başka bir şirket kurma ihtimalleri bulunduğunu, şirket aracını kişisel ihtiyaçları ile kullandığını, bu araca yüklediği tüm yakıtı şirket hesabına ekleyerek haksız kazanç sağladığını, .... şirkete ait evin Ekim 2016-21.08.2017 tarihleri arasında 10 aylık kira gelirinin şirket hesaplarında görünmediğini, bu evin satılıp ....'da arsa alındığını, arsa ve arsaya yapılan masraflar sonucunda kalan 22.750,00-TL bakiyenin de şirket hesabında görünmediğini, şirketin asıl gelir kaynağının komisyon gelirleri olduğunu, şirket müdürünün müşterilerden peşin para alıp şirketin kredi kartından taksit yaptırmak suretiyle hem fazladan masraf hem de şirkete gereksiz yere faiz ödemek suretiyle şirketi zarar ettirdiğini, şirketin kredi kartlarındaki faiz giderlerini kabul etmediklerini bildirerek davalı şirketin fesh ve tasfiyesine, mahkeme aksi kanaatte ise şirket ortağı ve müdürü olan davalı ...'in şirket ortaklığından çıkarılmasına, mahkemece davacının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesi halinde şirketin tüm mal varlığı ve potansiyelinden kaynaklanan değeri ile müvekkilin kar payının hesaplanarak dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müvekkiline verilmesine , davalı şirket ortağı ve şirket müdürü olan ...'in kişisel menfaat için yaptığı harcamalar, uhdesine geçirdiği paralar ve şirkete verdiği zararların hesaplanarak belirlenen miktarın diğer ortağın şirket hissesinin bedelinden düşürülerek müvekkiline verilmesini , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davanın sadece şirkete karşı açıldığını, şirkte ortağı ve müdürü olan ... 'in davalı olarak gösterilmesi gerektiğini, Şirket Müdürü olarak görünen ...'in 05.06.2008 tarihinde pay devri yolu ile şirkete ortak olduğunu ve 02...2008 tarihinden itibaren şirket müdürlüğü görevini yürüttüğünü, davacı tarafın iddia ettiği gibi toplantı yapmamasının veyahut belge paylaşmaması durumunun gerçekle bağdaşmadığını, zira kısa süre önce genel kurul kararı ile tekrardan şirket müdürü olarak tayin edildiğini, davacının haksız kazanç sağlamak ve hukuki dayanaktan yoksun davaya gerekçe oluşturma çabası ile mahkeme kanaatini yanıltıcı iddia ve ithamlarda bulunduğunu, şirket müdürü ortağın bugüne kadar görevini kusursuz olarak yerine getirdiği gözetildiğinde davacının ortaklıktan çıkartılması gerektiğini, davacının ekonomik olarak zor zamanlar yaşaması sonrasında davalı şirketten ayrılmak istediğini ve fahiş miktarda ayrılma akçesi talep ettiğini, bunun üzerine şirket müdürünün hesapların detaylıca çıkartılarak şirkette bulunan pay değerini davacıya bildirdiğini, ancak davacının bildirilenin kat be kat üzerinde bir bedel talep ettiğini ve işbu davayı açtığını, şirket müdürü tarafından uzun çabalar sonrasında şirketin kurumsal bir firma haline geldiğini, acente olarak bir çok sigorta şirketi ile sorunsuz yıllarca çalıştığını, buna karşılık şirketin feshinin talep edilmesinin kötüniyetli olarak haksız kazanç sağlama niyetini ortaya koyduğunu, TTK md.636/3 hükmü kapsamında şirketin feshi yerine davacının şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesi gerektiğini, davalı şirketin ortakları arasındaki ilişkinin devam ettirilmesinin olanaksızlığı olgusu doğrultusunda, davacının payı olan 25.000TL'den şirkete ait borç ve edimler düşülerek pay değerinin ödenip davacının şirket ortaklığından çıkarılması gerektiğini, davalı şirketin muhasebe kayıtlarının Mali Müşavir ... tarafından tutulduğunu , davacıya istediği tüm belgelerin şirket müdürünün talimatı ile verildiğini, şirketin aleyhine olabilecek herhangi bir belge gizleme veyahut bir usulsüzlük mevcut olmadığını, şirket müdürünün şirketten şahsına herhangi bir harcama yapmadığını, davacının dava dilekçesinde yer verdiği harcama ve ödemelerin şirket ile ilgili olduğunu, ...'tan 29.11.2017 tarihinde çekilen 100.000TL kredi üzerine şirket kasasından 5.000TL konmak suretiyle şirketin mevcut 134.918-TL kredi kartı borcunun 30.000-TL'ye kadar düşürüldüğü, 23.01.2019 tarihinde çekilen kredinin ise şirketin yapmak zorunda olduğu giderlerin karşılanması amacıyla çekildiğini, çekilen krediler sonrasında davacıya kendi şahsi ihtiyacı bulunduğunu belirtmesi üzerine toplam 22.000TL havale yapıldığını, şirket müdürünün ısrarı neticesinde bu meblağın davacı tarafından şirkete iade edildiğini, davacının kendi şahsi işlerinde şirket parasını kullanmasına rağmen şirket müdürüne bulunduğu ithamların yersiz olduğunu, çekilen paraların şirket kayıtlarında mevcut olduğunu, ... bulunan 40.000-TL'nin ... Şirketine teminat karşılığı olarak banka tutulan meblağ olduğunu, söz konusu paranın şirkete borcun ödenmesi ve şirket müdürünün özverili çalışması sonunda serbest bırakıldığını ve şirket hesabına geçtiğini, davacının müşterilerden alacağı olarak 87.000TL'nin nerede kullanıldığının bilmediği şeklindeki beyanlarından şirketin iş dalı olarak çalıştığı sistemi bilmemesinden kaynaklandığını, sigorta poliçelerinin genel olarak kredi kartı üzerinden işlem yapıldığını, kesilen sigorta poliçesinin tüm ücretinin acentenin olmadığını sadece kesilen miktar üzerinden komisyon alındığını, bahse konu Müşteriden alacak olarak lanse edilmeye çalışılan miktarın açık kesilen poliçelere yönelik miktar olduğunu ve belirtilen miktarların sigorta şirketi hesabına yatırıldığını, bahse konu miktarda açık olması durumunda sigorta şirketlerinin yeni poliçe kesilmesine izin vermediğini, , şirkette veya şirket müdüründe herhangi bir para bulunmadığını, Şirket müdürünün maaşının fahiş olduğu iddiasının da soyut ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, şirket müdürünün maaşının eski ortaklarla beraber davacının da kabul ettiği şekilde belirlendiğini, piyasa genel olarak sigorta acentesi işleten şirket müdürlerinin genel kazancı düşünüldüğünde şirket müdürünün şirketten alacağı bulunmasına rağmen şirketin zora düşeceği endişesi ile yıllarca maaş alacağını tam almadan çalıştığını, şirket müdürünün 7.500TL-10.000TL arasında bir ücret alması gerektiğini, şirket müdürünün aradaki fark kadar şirketten alacaklı olduğunu, aracın değer kaybı olarak yatırılan tutarın” 8.535,34-TL olduğunu, 30.000TL olarak gösterilmesinin açıkça kötü niyet olduğunu, şirket müdürünün şirket aracını şirket hizmetleri dışında kullanmadığını, şehir dışına çıkmadığını, hatta şirket adına kayıtlı tarlanın işlemleri için sık sık kendi arabasıyla gittiğini, şirket ortaklarının ve müşterilerin düğün cenaze gibi işleri için katılım sağlanmasının da şahsi, kullanım olarak değerlendirilemeyeceği, kira bedellerinin şirket kayıtlarında ve banka kayıtlarında mevcut olduğunu, söz konusu taşınmazın 14.07.2017 tarihinde satıldığını ve faturasının da kesildiğini, araziye yapılan tüm masrafların ise muhasebe kayıtlarında göründüğünü, müşterilerden alınan nakit paranın yatırılmaması gibi bir durumun mevcut olmadığını, açık poliçe bulunduğunda yeni sigorta poliçesi kesilmesinin mümkün olmadığını bildirmiş ve Karşı dava ile şirket adına kayıtlı olan daire satışından gelen para ile ....parselde kayıtlı tarlanın 1583 m2'lik kısmının emaneten davacı-karşı davalı adına yapılmasına rağmen halen şirkete devrinin yapılamadığını, taşınmaza ait tüm beyanname ve vergi ödemelerinin şirket tarafından yapıldığını, davacı- karşı davalının bu taşınmazı satılığa çıkartarak şirketin zararına hareket ettiğini, davacının şirket ortağından beklenen sadakat ve özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini, davacının okul kantin işletmesi ve restoran işletmesi işleri ile uğraştığını, şirketin ana iş kolu olan sigorta işleri ve işlemleri konusunda bilgi ve deneyiminin bulunmadığını, yaşadığı ekonomik sıkıntılar sebebiyle fahiş miktarlar da taleplerde bulunduğunu, şirketin küçülmesine veya batmasına aldırmadığını, asıl şirketi şahsi işlerinde kullananın bizzat davacı-karşı davalı olduğunu, Peçenekteki tarlanın da şahsi olarak kullanıldığını, davacının şirketten olan alacağının sadece payının değeri olduğunu bunun dışında herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, davacının payının hesaplanması ve şirketin borçları ile davacının şirkete olan borçlarının düşülerek pay değerinin hesaplanarak şirket ortaklığından çıkartılması gerektiğini, ayrıca şirket müdürünün 4 senelik yıllık izin alacağı, eksik ücret alacağı, 2019 yılında almadığı ücret alacağı, pandemide eksik veya hiç almadığı ücret alacağı, fazla çalışma ücreti alacağı ile şirket çalışanı ...'in izin ve ücret alacaklarının düşüldükten sonra davacının payının değerinin hesaplanması gerektiğini bildirerek davacının davasının reddine, davacı-karşı davalının bedelsiz olarak şirketten çıkarılmasına aksi kanaatte olunması halinde pay değeri depo edilerek davacı-karşı davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Dava; TTK 636/3 . Maddesine dayalı olarak açılan Limited şirketin haklı sebeple feshi ve tasfiyesi olmadığı taktirde fesih yerine şirket ortağı davalının ortaklıktan çıkarılması yada davacının ayrılma akçesinin ödenmesi suretiyle şirket ortaklığından çıkarılması istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından talep edilen şirketin feshi ve tasfiyesi şartlarının oluşup oluşmadığı, fesih şartları oluşmamış ise, asıl dava ve karşı dava ile her iki tarafın da karşılıklı olarak haklı sebeplerle şirketten çıkarma talebinin yerinde olup olmadığı ve asıl ve karşı dava yönünden çıkarma talebinin yerinde görülmesi halinde ortakların çıkma payının ne kadar olduğu husularına ilişkindir. .... yazılarak davalı şirketin ortak ve yetkililerini gösterir sicil özeti, ana sözleşme örneği celp edilmiş, .... soruşturma nolu dosyası getirtilmiş, davacı ve davalı tanıkları dinlenmiştir. Davalı şirketin 2 ortaklı limited şirket olduğu, 50.000,00TL değerindeki 100 payın 50 payının davacı ... , 50 payın dava dışı ... 'e ait olduğu ve 10...2018 tarihli Genel Kurul kararı ile ... 'in aksı karar alınıncaya kadar müdür olarak seçildiği ve şirketi münferiden temsile yetkili olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi rapor ve ek raporlarında özetle; davalı şirketin faaliyet konusunun sigorta acenteliği olduğu, Şirketin kurumlar vergi beyannamelerinin incelenmesinde; 2016 yılında 39.872,08-TL ticari zararının bulunduğu, 2017 yılında 57.245,93-TL ticari karının bulunduğu, vergi sonrası net karının 55.213.91-TL olduğu, 2018 yılında 40.598,83-TL ticari zararının bulunduğu, 2019 yılında 52.669,84-TL ticari zararının bulunduğu, 2020 yılında 17.998,82-TL ticari karının bulunduğu, Şirketin Kurumlar Vergisi Beyannameleri’ne göre; 2016-2020 yılları arasında şirketin 133.140,75.-TL zarara karşılık 73.212,73.-TL vergi sonrası net kar elde ettiği, son 5 yılın kar zarar durumuna bakıldığında şirketin genel toplamda (133.140,75 - 73.212,73 ) = 59.928,02.-TL zarar ettiğinin tespit edildiği, ...’in davacı şirkette 10.10.2016 tarihinde büro memuru olarak işe başladığı. Sigortalı İşten Ayrılış Bildirgesine göre 31.10.2019 tarihinde işten ayrıldığı, ücret bordrolarına göre asgari ücret üzerinden ücret aldığı, 2020 yılında ortaklardan 220.208,25.-TL borç alındığı, 165.373,25.-TL’sinin ödendiği, bakiye 54.835,00.-TL borcun ortaklardan ...'e olan borç tutarı olduğu, bu tutarın 2021 yılına devir ettiği, 2021 yılında önceki dönemden 54.835,00.-TL bakiye borç tutarının devir geldiği, dönem içinde ortaklardan 333.378,86.-TL borç alındığı, toplam borç tutarının 340.180,00.-TL’sinin ödendiği, bakiye 48.033,86.-TL borcun ortaklardan ...’e olan borç tutarı olduğu, bu tutarın 2022 yılına devir ettiğinin tespit edildiği, Şirketin karar defterinin incelenmesinde şirket müdürüne maaş ödenmesine ilişkin herhangi bir kararın bulunmadığı, 2016 yılı incelendiğinde Yönetime 8.481,96.-TL tahakkuk ettirildiği ve tamamının ödendiği, 2017 yılı incelendiğinde Yönetime 10.335,49.-TL tahakkuk ettirildiği ve tamamının ödendiği, -2018 yılı incelendiğinde Yönetime ....000.00.-TL tahakkuk ettirildiği ve tamamının ödendiği, 2019 yılı incelendiğinde Yönetime 30.000.00.-TL tahakkuk ettirildiği ve tamamının ödendiği, 2020 yılı incelendiğinde Yönetime 30.000,00.-TL tahakkuk ettirildiği ancak ödenmediği, bu tutarın 2021 yılına devir ettiği, 2021 yılı incelendiğinde önceki dönemden 30.000,00.-TL ‘nin devir geldiği, dönem içinde Yönetime 30.000,00.-TL tahakkuk ettirildiği, toplam 60.000,00-TL’nin 2022 yılına devir ettiğinin tespit edildiği, şirketin 50.000,00TL sermaye ile kurulduğu , kurulduğu tarihten 2020 yılı sonuna kadar özkaynak hesabının 64.184,29TL olduğu yani sermayesini koruduğu , ...'teki Evin Kira gelirlerinin defterlere işlendiği, Şirketin 14.07.2017 tarihinde 65.000,00TL kayıtlı değeri olan gayrimenkulünü 81.500,00TL’ye sattığı, şirketin bu satıştan amortisman giderlerini düştükten sonra 25.089,43TL gayrimenkul satış kazancı elde ettiği ve bu satış sonucunda herhangi bir alacağın kalmadığı, bu işlemden sonra 21.08.2017 tarihinde .... Mevkiinde 13.000,00TL’ye arsa alındığı, bu arsa için ... Ltd.Şti.’den 30.08.2018 tarih ... fatura numarası ile mikserli hazır beton alındığı, Şirketin 29.11.2017 tarihinde ...’tan 100.000,00TL tutarında kredi kullandığı, kullanılan bu kredinin ticari defterlerde 29.11.2017 tarih ve ... nolu yevmiye fış numarası ile kayıt altına alındığı, 2019 tarihinde ... 50.000,00TL tutarında kredi kullandığı, kullanılan bu kredinin 23.01.2019 tarih ve ... nolu yevmiye fış numarası ile kayıt altına alındığı, kredi tutarlarının bankalara olan borçlar ve şirket giderleri için kullanıldığı, Şirketin ticari defterlerinde; şirketin cari ilişkide olduğu firmaların “... .Sigorta Şirketi.Alacaklar” ve “127.Sigorta Şirketlerinden Komisyon Alacakları” hesaplarında takip edilmiş olduğu, alt hesaplara yer verilmediğinden şirketin ilişkili olduğu firmaların tespiti yapılamadığı, şirketin “127.Sigorta Şirketlerinden Komisyon Alacakları” hesabından 2020 yılı sonu itibariyle 63.158,70-TL, 2021 yıl sonu itibariyle 5.015,22-TL alacaklı olduğu, "Şirketin feshinin son çare olması” ilkesi gereğince taraflar arasında güven ilişkisinin zedelendiği ve şirketin halihazırdaki ortaklık yapısı ile devamının taraflar yönünden çekilmez hâle geldiği tarafların beyanından anlaşılmakla birlikte, Şirketin borca batık olmaması ve özkaynaklarını koruduğu nazara alınarak, tarafların “şirketten çıkarma” taleplerinin değerlendirilmesinin daha uygun bir çözüm olacağının Mahkemenizin takdirinde olduğu, Davacı pay sahibi tarafından, davalı şirkete karşı yönelttiği “limited şirketten çıkarma” talebinin, TTK 640. Maddesi uyarınca yerinde olmayacağı hususunun Mahkemenizin takdirinde olduğu, Gerek asıl davada, gerekse karşı davada, tarafların “şirketten çıkarma” talebine ilişkin olarak karar tarihine en yakın rayiç değer bilançosuna göre (30.06.2024) davacı - karşı davalının çıkma payının 677.658,06.-TL. olarak hesaplandığı görüş ve kanaati bildirilmiş, raporlar mahkememizce yeterli bulunmuştur. 6012 Sayılı TTK’nun 636/3. Maddesi; “Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." hükmünü içermektedir. 636. Maddenin 3. fıkrasında her bir ortağa limited şirketin feshi davası açabilme imkanı tanınmış ise de Yargıtayın ve .... Mahkemesinin yerleşmiş içtihatları da dikkate alınarak bu maddenin amacı kaidaten haklı sebeplerin varlığı halinde ortaklığı mahkeme kararı ile fes etmek yerine mahkemenin karara bağlayacağı uygulanabilir çözümlerle şirketin devamını sağlamaktır. Taraflar talep etmese bile mahkemece resen madde de yazılı diğer çözümler uygulanabilir. Somut olayda ortaklar arasında güven ilişkisinin zedelendiği ve şirketin halihazırdaki ortaklık yapısı ile devamının taraflar yönünden çekilmez hâle geldiği tarafların beyanından ve savcılık dosyasından anlaşılmakla beraber , davalı şirketin kar eder durumda olduğu ve Sigorta Şirketlerinden komisyon alacaklarının bulunduğu, şirketin feshi için gerekli şartların gerçekleşmediği, pay sahibi ... 'in tarafların %50 ortak olduğu 2016 tarihinde itibaren şirket müdürü olarak görev yaptığı da dikkate alınarak davalı şirketin fesih ve tasfiyesi yerine davacı pay sahibinin ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesinin hak ve menfaat dengesi ile hakkaniyete uygun olacağı değerlendirildiğinden davacı pay sahibinin ortaklıktan çıkarılmasına ve karar tarihine en yakın zamanda 09.10.2024 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporu ile belirlenen 677.658,06TL ayrıma akçesinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( .... sayılı kararları ) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın kabulüne; TTK'nın 636/3.maddesi gereğince alternatif çözüm yöntemi olarak davacının davalı şirketten çıkarılmasına, 2-Bilirkişi kurulunca hesaplanan 677.658,06TL ayrılma akçesinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Asıl davada alınması gereken 46.290,82TL harçtan, dava açılışında alınan 108,80TL peşin harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 46.182,02TL harcın davacı ile davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 13 e tebliğat ücreti 101,00 TL , 9.000,00 TL bilirkişi ücreti, 2 normal tebliğat ücreti 38,00TL , 2,00 TL dosya kapak ücreti, 3 posta-kep ücreti 34,25TL olmak üzere toplam 96.175,25TL yargılama giderinin taraflar arasında eşit olarak paylaştırılarak 4.587,63TL lik kısmının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine , kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6- Taraflar kendilerini vekille temsil ettiğinde karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin uyarınca taktir edilen 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa, 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan 3.000TL yargılama giderinin taraflar arasında eşit olarak paylaştırılarak 1.500,00TL lik kısmının davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair, davacı-davalı vekili ve davalı karşı davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/11/2024 Başkan ... E-İmzalıdır Üye ... E-İmzalıdır Üye ... E-İmzalıdır Katip ... E-İmzalıdır

Atıf: Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/342, K. 2024/767, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-342-e-2024-767-k-60e0d2938f90