İlk Derece Mahkemesi · Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/355 E. 2024/804 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/355
- Karar No
- 2024/804
- Karar Tarihi
T.C. ...10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/355 Esas - 2024/804 T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/355 Esas KARAR NO : 2024/804 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerine Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 20/05/2024 KARAR TARİHİ : 19/11/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/11/2024 Mahkememize açılan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerine Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle, taraflar arasında mal alım satımı konusunda anlaşıldığını, satışa konu malların teslim edileceği konusunda davalı şirket tarafından taahhütte bulunulduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği müvekkili şirket tarafından, .... .... .... 3196948 no.lu 30/05/2024 tarihli 328.000,00 TL ve.... .... .... TL bedelli çekler ciro edilerek davalıya teslim edildiğini, ileri tarihli olarak keşide edilen bu çeklere karşılık, davalı firmanın ürünleri çekler kendisine teslim edildikten sonra birkaç gün içinde malzemeleri teslim etmesi gerektiğini, davalı firmanın ise üç ay geçmesine rağmen ürünleri teslim etmediğini, buna karşılık çeklerin halen davalı firmada olduğunu, müvekkili şirket yetkililerince davalı ile yapılan görüşmelerde davalı firmanın çekleri iadeye yanaşmadığını, müvekkili şirket tarafından yapılan araştırmalar sonucunda davalı şirketin ticari işleri dolayısıyla başka şirketlere de teslimat yapamadığını ve çok fazla borcu olduğu bilgisini edindiklerini, davalı şirkete teslim edilen iki adet çekin iptalini ve ödeme yasağı konulmasını, netice olarak davanın kabulü ile çeklerin iptaline karar verilmesini, çekler hakkında ödemeden men yasağı verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizin 27/05/2024 tarihli kararı ile; yalnızca davalı açısından uygulanmak kaydı ile tedbir kararı verilmiş olup, 19/11/2024 tarihinde tedbirin kaldırılmasına karar verilmiştir. CEVAP : Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle, müvekkili firma, ani bir finansal krize girdiğini ve bir kısım ticari ilişkileri aksattığını, bir kısım edimlerini yerine getirmekte geçiktiğini, bir kısmını ise hiç yerine getiremediğini, personel sayısının azalması ve konuya ilişkin ilişkiyi ve muhasebeyi takip eden personellerin işten ayrılmış olması sebebiyle, ticari ve muhasebesel kayıtlarına tam anlamıyla ulaşılabilmiş değildir. Bu sebeple davacının taleplerine karşılık olumlu veya olumsuz cevap verme ihtimallerinin bulunmadığını, müvekkili firmanın, taahhütlerini yerine getirmek, itibarını korumak adına çalıştığını, davacı ile olan ilişkisinin de, sağlıklı ve hakkaniyetli bir değerlendirme ile çözüleceği kanaatinde olduklarını, temin edildiğinde, ileride dosyaya sunacakları deliller kapsamında uyuşmazlığın boyutunun açığa çıkacağını, bu çerçevede değerlendirme yapılmasını istemek gerekeceğini, tüm bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı şekilde açılan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... .... ..... İvedilik Şubesine ibraz edildiğini ve ödendiğine dair cevap verildiği görülmüştür. DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava, menfi tespit (kambiyo senetlerinden kaynaklanan) davasıdır. Davacı dava konusu çeklerin ticari ilişki kendilerine teslim edilecek ürünlere ilişkin verildiğini, ancak davalı tarafından teslim edimi yükümlülüğünün yerine getirilmediğinden çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitini ileri sürmektedir. 19 Aralık 2018 tarih ve 30630 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren '7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi'nde; ''dava şartı olarak arabuluculuk'' Ticaret Kanunu'na eklenmiş olup (TTK'nın 5/A Maddesi ), 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 4.madde ve diğer kanunlarda da belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan tazminat ve alacak talepleri hakkında dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 5 Nisan 2023 tarih ve 32154 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7445 sayılı kanun'un 31. maddesinde itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları arabuluculuk kanun yoluna tabi tutulmuş, madde kapsamı bu şekilde değiştirilmiştir. Davacı vekiline 15/10/024 tarihli 1 no'lu celsesinde arabuluculuk son tutanak aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini 1 hafta kesin süre içerisinde mahkememiz sunması için ara karar ile süre verildiği, ancak davacı tarafından belirtilen kesin süre içerisinde arabuluculuk tutanağının sunulmadığı, davacı vekili tarafından beyan dilekçesi ekinde emsal karar sunulduğu görülmüştür. Yasada iş bu dava tarihinden önce yapılan değişiklikle menfi tespit davaları yönünden açıkça arabulucuya başvurulması dava şartı olarak düzenlenmiş olup, yasa metni yoruma yer vermeyecek şekilde açık olarak düzenlenmiş olup uygulamadaki farklılıkların önüne geçilmiştir. Somut olayda dava tarihi 20/05/2024 tarihi olup, davadan önce yapılmış arabuluculuk başvurusu bulunmadığı anlaşılmakla dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre; 1.-Dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE, 2.-Dosya kapsamında verilen 27/05/2024 tarihli tedbir kararının kaldırılmasına, HMK 392/2 maddesi gereği teminatın iadesi hususunun tedbirin kalktığı tarihten 1 ay sonra değerlendirilmesine, 3.-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4.-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5- Davalı kendisinin vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT 7. maddesi gereği 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5.-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/11/2024 *Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.