İlk Derece Mahkemesi · Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/609 E. 2024/764 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/609
Karar No
2024/764
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/609 Esas KARAR NO : 2024/764 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/08/2023 KARAR TARİHİ : 07/11/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/11/2024 Mahkememize açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin, inşaat yapım işlerinde ticari faaliyet gösterdiğini, davalı ile davacının aralarında müvekkilin inşaatlarında kullanılmak üzere malzeme tedariği sağlanması konusunda sözlü anlaşma bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından inşaat malzemelerinin tedarik edilmesi amacıyla ...... ... seri nolu, 06/02/2018 tarihli, 195.000 TL bedelli çekin davalıya verildiğini, ancak davalı şirketin malzeme tedariğini yapmadığını, çekin iadesini de yapmadığını, davalı yanın önce çeki bankaya ibraz ettiğini, daha sonra da icra takibi yaptığını, menfi tespit davası açıldığını, davalı yan ile arabuluculuk toplantısı yapıldığını, toplantının anlaşamama ile sonuçlandığını, davalı yanın icra takibinden sebepsiz yere vazgeçtiğini, arabuluculuk için avukatlık ücreti olarak elden 25.000,00 TL nin ödendiğini, beyan ederek, 25.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle, davacı yanın dava dilekçesindeki iddialarının yersiz olduğunu, müvekkili firma ile davacı yan arasında sözlü olarak inşaat alanında malzeme tedariği sağlanması konusunda anlaşma yapıldığını, davacı yanın kendi özgür iradesi ile hiçbir baskı altında kalmadan Halkbank'a ait 4960592 seri numaralı 195.000-TL bedelli çeki müvekkili firmaya keşide ettiğini. müvekkil firmanın söz konusu kambiyo senedinde yasal ve yetkili hamil olduğunu, huzurda ikame edilen davaya konu çeke ilişkin herhangi bir çek zayi ve ödeme yasağının da bulunmadığını, müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, bunun akabinde çeki bankaya ibraz ettiklerini karşılıksız olması nedeniyle arkasını yazdırdıklarını, kambiyo senetleri için icra takibi yaptıklarını, yapılan işlemin usulüne uygun olduğunu, davacı yanın hakkında birçok icra takibi olduğunu, davacı yanın iddialarının hiç bir somut bilgiye dayanmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER : Ankara kapanan 19.icra dairesinin 2018/2149 E. Sayılı dosyası ( 4.Genel İcra Dairesi), Ankara kapanan 1.icra dairesinin 2018/6652 E. Sayılı dosyası ( 1.Genel İcra Dairesi), Ankara 2.genel icra dairesinin 2018/10089 E. Sayılı dosyası ( 2.Genel İcra Dairesi), Ankara kapanan 6.icra dairesinin 2018/11614 E. Sayılı dosyası ( 4.Genel İcra Dairesi), Ankara kapanan 8.icra dairesinin 2018/9806 E. Sayılı dosyası ( 4.Genel İcra Dairesi), Ankara kapanan 10.icra dairesinin 2018/5464 E. Sayılı dosyası ( 6.Genel İcra Dairesi), Ankara kapanan 14.icra dairesinin 2018/3542 E. Sayılı dosyası ( 12. İcra Dairesi) sayılı dosyaları uyaptan getirtilmiş, incelenmiştir. Tüm dosya kapsamı ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları hakkında uzman bilirkişiden alınan bilirkişi raporunda özetle, Davacı yana ait 2018 ve 2019 yılı yasal defterlerinin açılış onaylarının yasal süreler içerisinde yapıldığı, 2018 yılı defterlerinin boş olduğu ve herhangi bir muhasebe kaydının olmadığı, 2019 yılı yasal defterlerinin ise açılış onaylarının yapıldığı, kapanış onaylarının yapılmadığı , davacı yanın 2018 ve 2019 yasal defterlerinin mevcut haliyle sahibi lehine delil vasfı TAŞIMADIĞI, Davalı yana ait 2017 ve 2018 yılı yasal defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süreler içerisinde yapıldığı muhasebe kayıt işlemlerinin tek düzen muhasebe Usul ve ilkelerine uygun yapıldığı, davacı yanın 2018 ve 2018 yasal defterlerinin mevcut haliyle sahibi lehine delil vasfı TAŞIDIĞI Davacı yanın davalı yana keşide ettiği Halkbank'a ait 4960592 seri nolu, 06/02/2018 tarihli, 195.000 TL bedelli çek karşılığında davacı yanca 10.000,00 TL lik ürün alındığı, 185.000,00 TL lik kısmı için ise herhangi bir ürün tesliminin olmadığı, Davacı yanın dava dilekçesinde belirtmiş olduğu, bu çek için yapılan takip neticesinde ticari işlerinin bozulduğu ve zarara uğradığı iddiasının davacı yasal defter kayıtlarından tespitine bir olanak bulunmadığı, uyuşmalık için davacı yanın ödemiş olduğu 25.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat için hukuki takdir ve kararın mahkemeye ait olduğu görüşlerini bildirmiştir. DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava, davacı hakkında bedelsiz olduğu iddia edilen senet nedeniyle Ankara 19.İcra Müdürlüğü 2018/2149 sayılı dosyasında takip başlatılmasının haksız fiil ve kişilik haklarına saldırı mahiyetinde olduğu iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat davası olup uyuşmazlık, takip nedeniyle davacının maddi ve manevi zararlarının doğup doğmadığı, var ise miktarı ve bu zararlardan davalının sorumlu olup olmadığı noktalarında toplanmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesi ile korunan kişilik haklarına yapılan saldırı nedeniyle manevi tazminat istemi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi çerçevesinde, değerlendirilmesi ve aynı yasanın 49 ve devamı maddelerince de maddi tazminat istemleri değerlendirilmelidir. Davacı yan manevi tazminat istemini haksız takip nedeniyle kişilik haklarının zedelendiği iddiasına dayandırmaktadır. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Mahkeme, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda hakimin, hukuk ve adalete uygun karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Davacı yan maddi tazminat talebini de icra dosyası için ilgilenmek üzere avukat yardımından yararlanmak zorunda kaldıkları ve vekile 25.000,00 TL avukatlık ücreti ödendiğinden bahisle maddi zararı oluştuğu iddiasına dayandırmaktadır. Somut olayda davacı yanın davalı yana keşide ettiği Halkbank'a ait 4960592 seri nolu, 06/02/2018 tarihli, 195.000 TL bedelli çekin karşılıksız çıkması üzerine davacı hakkında... kapanan 19.icra dairesinin 2018/2149 E. Sayılı dosyası üzerinden takip yapılmıştır. Davacı yan takibe itiraz etmemiştir. Taraflar arasında sözleşme ilişkisi olduğu tarafların kabulündedir. Davacı defterlerinde davacının 185.000,00 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu fakat defler ve kayıtların sahibi lehine delil vasfını da taşımadığı bilirkişi rapordan anlaşılmıştır. Davalı defterlerinde ise sözleşme gereği bir kısım mal teslimi yapıldığı davalının 195.000,00 TL borçlu, 10.000,00 TL alacaklı olduğu kayıtlıdır. İcra dosyasının incelenmesinde ihtiyati haciz kararı aldırıldığı taşınmaz, araç ve banka hesabına haciz uygulanmasına yönelik yazılar yazıldığı, 13.07.2023 tarihinde hacizlerin fekkinin alacaklı vekilince talep edildiği görülmüştür. Ankara kapanan 10.icra dairesinin 2018/5464 E. Sayılı dosyası, Ankara kapanan 8.icra dairesinin 2018/9806 E. Sayılı dosyası, Ankara kapanan 9.icra dairesinin 2019/1913 E. Sayılı dosyası , Ankara 1. Genel icra dairesinin 2018/11510 E. Sayılı dosyası uyaptan celbedilmiş olup davacının bu dosyalarda da borçlu sıfatıyla takibe uğradığı görülmüştür. Davaya konu edilen çek davacının hesabında yeterli bakiye olmaması nedeniyle karşılıksız çıkmıştır. Kambiyo senetleri illetten mücerrettir. Davacı tacir olup basiretli davranması gerekmektedir. Davacı takibe itiraz etmemiş ama açacağı menfi tespit davası için arabulucuya başvurmuştur. Bu süreçte davalı hacizlerin fekkini istemiştir. Davacı hakkında yukarıda zikredilen başkaca borçlardan dolayı da takipler başlatılmıştır. Bu nedenlerle, illetten mücerret olan karşılıksız çek nedeniyle takip başlatılması nedeniyle avukat yardımı aldığından bahisle maddi zarara uğradığının kabulü mümkün görülmemiştir. Öte yandan davacı manevi olarak zarara uğradığını da belirterek tazminini istemiş fakat manevi tazminata hükmedilebilmesi için, hukuka aykırı bir fiilin bulunması, bu fiil ile kişilik hakkının ihlal edilmesi, ihlal fiilinin kişilik değerlerinde objektif bir eksilmeye sebep olması ve zarar ile fiil arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Manevi tazminat ile, kişinin, kişilik değerlerinde meydana gelen zarar giderilmeye çalışılmaktadır. Somut olayda ; davalı tarafın davacının kişilik haklarına yönelik saldırı teşkil edecek bir eylemi bulunmadığından ve manevi tazminat şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre; 1-Davanın reddine; 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 426,94 TL mahsubu ile noksan olan 0,66 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Arabuluculuk aşamasında harcanan 3.120,00 TL giderin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/11/2024 Katip ... ¸E-İmzalıdır Hakim ... ¸E-İmzalıdır *

Atıf: Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/609, K. 2024/764, T. 07.11.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-609-e-2024-764-k-85b315fb188d