İlk Derece Mahkemesi · Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/9 E. 2023/266 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/9
Karar No
2023/266
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/9 KARAR NO : 2023/266 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... TC No:... - VEKİLİ : Av. ... .. DAVALI : ... TC No:... - VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... [.. DAVA :Müdürün Sorumluluğu, Temsil Yetkisinin Kaldırılması, Müdür Ortağın Şirketten Çıkarılması DAVA TARİHİ : 06/01/2022 KARAR TARİHİ : 29/03/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/04/2023 Mahkememize açılan Müdürün Sorumluluğu, Temsil Yetkisinin Kaldırılması, Müdür Ortağın Şirketten Çıkarılması davasının yapılan açık yargılaması sonunda; İDDİA Davacı vekili, Müvekkilinin hissedarı olduğu. .... ünvanlı şirkette, davalı ...'nun şirketi temsil ve ilzama yetkilendirildiğine ilişkin ilanın 25 Mart 2021 tarih ve 10295 Sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanmış olduğunu, Müvekkili tarafından şirketin mal varlıklarının nedensiz yere 3.kişilere satıldığı duyumu alınmış olduğunu, müvekkili tarafından şirketin son dönemlerde yapılan işlemlerine ilişkin bilgi ve belge talep etmesine, genel kurulun toplanmasını istemesine rağmen herhangi bir işlem yapılmamış, günümüze kadar da genel kurul toplantısı yapılmamış olduğunu, Müvekkili tarafından şirkete ve şirket müdürüne gönderilen ... Noterliği'nin 15 Ekim 2021 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamenin sonuçsuz kalmış olduğunu, Şirketin kötü yönetilmekte olduğunu, mal varlığı eksilmekte ve borca batık duruma gelmekte olduğunu, hesap verilmemekte olduğunu, şirketin bu duruma gelmesinden mesul müdür sorumlu olduğunu, herhangi bir denetime tabii olmaksızın işlemlerine devam etmekte olduğunu, Davalı şirket müdürünün şirketi ne kadar zarara uğrattığının bilirkişi incelemesi sonucunda açığa çıkacak olduğunu, müvekkil açısından davalı şirket müdürü ortak ile ortaklığın devam etme olanağı kalmaması nedeni ile davalı şirket müdürünün zarara uğratıcı kanuna karşı eylem ve işlemleri nedeni ile ortaklıktan çıkarılması ancak şirketin daha fazla zarara uğramaması açısından şirket yönetiminden tedbiren bir an önce el çektirilmesi gerekmekte olduğunu, Fazlaya ilişkin dava ve talep hakları ile manevi tazminat talep hakları saklı kalmak kaydı ile belirsiz alacak davası olarak açılan davanın kabulüne, davalının kötü ve kanuna aykırı yönetimi nedeni ile kanuna aykırılık teşkil eden eylem ve işlemleri dolayısıyla ...müdürlük görevinden tedbiren alınması ve dava sonucunda yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılmasına, davalının kötü ve kanuna aykırı yönetimi nedeni ile kanuna aykırılık teşkil eden eylem ve işlemleri dolayısıyla .... menkul ve gayrimenkul mallarının satılmasının önlenmesi amacı ile tedbir konulmasına. davalının kötü ve kanuna aykırı yönetimi nedeni ile kanuna aykırılık teşkil eden eylem ve işlemleri dolayısıyla yapılacak hesaplama sonunda, davacının uğradığı zararların tamamının, değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak Üzere 1.000 TL maddi tazminatın, işlemlerin yapıldığı tarihten itibaren Ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tazminine, .... lehine tahsiline hükmedilmesine, davalının kötü ve kanuna aykırı yönetimi nedeni ile kanuna aykırılık teşkil eden eylem ve işlemleri dolayısıyla .... ortaklığından bedelsiz olarak çıkarılmasına, şirkete ait 2020-2021 işlemlerinin, stokların, şirket taşınır ve taşınmaz mallarının durumlarının ve şirkete ait bilanço ve resmi tüm kayıtlarının inceletilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA Davalı vekili, müvekkilinin şirket genel kurulunda alınan kararla 25 Mart 2021 tarihinden bu yana şirketi temsil ve ilzamla yetkilendirilmiş olduğunu, davacı tarafça huzurda bulunan davanın şirket nam ve hesabına açılmış olduğunu, ancak şirket yetkili organlarınca bu yönlü alınmış bir karar bulunmadığını, söz konusu eksikliğin bir dava şartı eksikliği olduğunu, anonim şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için, şirket genel kurulunda karar alınmasının gerekli olduğunu, bu nedenle davanın esasa girilmeden dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafından şirket nam ve hesabına ilgili dava açılmış olmasına karşın 2021 mart ayında yapılan pay devir sözleşmesi ile davacının payının %1 oranında olduğunu, gerek gönderilen ihtarnamede ve gerekse huzurda bulunan davada iddia edilen hususların duyumdan ibaret olduğunu, şirketin kötü yönetildiğinden bahisle şirketin borca batık durumda olduğu iddiasının mesnetsiz olduğunu, şirketin batik konumunda olmadığını, sermayesini günden güne büyütmekte olduğunu, şirket bünyesinde müvekkilinin görevi bakımından bütün hususların ilgili mevzuat ve ana sözleşme çerçevesinde gerekli olan usuller çerçevesinde gerçekleştirilmiş olduğunu, Davacı tarafından şirket bünyesine çekilen ihtarla alınan duyumlarla şirket bünyesinin zarara uğradığından bahisle son dönemlere ilişkin olarak yapılan işlemlere ilişkin belgelerin kendilerine gönderilmesini ve genel kurulun toplanmasını talep etmiş olduğunu, İhtarnameye .... Noter kanalıyla 26 ekim 2021 tarihinde 27906 yevmiye numara ile verilen cevapta şirket bünyesinde talep edilmiş olan evrakların ilgili mevzuatlar uyarınca ticari sır niteliğinde olduğundan bahisle verilmesinin yasak olduğunu, bu kapsamda ilgili evrakların yasal süre içerisinde kendilerine de usulen yapılacak tebligatla bildirilecek olan genel kurulda inceleme fırsatının verileceğinin bildirilmiş olduğunu, dava dilekçesinde genel kurulun yapılmadığından bahisle müvekkilinin şirketi zarara uğrattığı iddia edilmiş olduğunu, 6102 sayılı TTK'da şirketlerin olağan ve olağan üstü toplantılarının ne zaman ne şekilde ve hani usullerde yapılacağı hüküm altına alınmış olduğunu, Mart 2021 tarihinde şirket olağanüstü genel kurul yapılmış olduğunu, kanunda belirtildiği üzere genel kurulun yapılması bakımından yasal sürenin devam etmekte olduğunu, yıl sonu mizan işlemlerinin tahmin edilenden uzun sürmesi sebebiyle genel kurul toplantısı yapılamamış olduğunu, duruşma tarihinde kadar şirket olağan genel kurulu yapılıp ilgili evrakların dosyaya sunulacağını, bu nedenlerle öncelikle davanın usulden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ GEREKÇE Dava, müdür ortağın temsil yetkisinin kaldırılması, şirketten çıkarılması, kötü yönetim nedeniyle uğranıldığı iddiası olan zararla ilgili müdürün sorumluluğuna yöneliktir. Davacı her ne kadar dava dilekçesinde şirket nam ve hesabına işbu davayı açtığı yazılı ise de davacının şirkette herhangi bir yöneticilik vasfı olmadığından işbu davayı şirket ortağı olarak açtığı kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur. Davacının dava dışı ....'nin ortağı olduğu, davalının ise aynı şirketin yönetici ortağı olduğu çekişme konusu olmayıp, davalı müdürün temsil yetkisinin kaldırılmasına yönelik haklı sebeplerin olup olmadığı, davalı müdürün ortaklıktan çıkarılmasına yönelik talepte bulunup bulunmayacağı, davalı müdür ortağın kötü yönetim nedeniyle şirketi zarara uğratıp uğratmadığı çekişme konusu olduğundan tarafların davaya ilişkin delil ve belgeleri toplandıktan sonra dosya ehil mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek alınan 28/04/2022 tarihli raporda "...Dava konusu şirketin 2020 ve 2021 yılları ticari defter kayıtlarma bağlı olarak tarafımızca çıkarılan Bilanço/Mizan üzerinde yapılan hesaplamalar ve değerlendirmelere göre, davalı şirketin zarar nedeniyle sermaye kaybının bulunmadığı, Dava konusu şirketin 2020 ve 2021 yılları ticari defter kayıtlarına bağlı olarak tarafımızca çıkarılan Bilanço/Mizan üzerinde yapılan hesaplamalar ve değerlendirmelere göre, davalı şirketin borca batık bulunmadığı, Yukarıdaki mukayese tablosundan da görüleceği üzere, sektörde belli bir büyüklüğe ulaşmış ve büyüme eğiliminde olan şirketin yönetimi hususunda hukuki değerlendirmenin - Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Davacı ...'in şirket ortaklığı oranı 2/200 olduğu, bu oranın ise yasada düzenlenen 1/10 oranında daha düşük bir nispette, yani 1/100 nispetinde olması, şirket ana sözleşmesinde bu konuda özel bir hükmün bulunmaması nedeniyle, davacının şirketi olağanüstü genel kurul toplantısına çağırıp çağıramayacağı hususunda hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu..." yönünde görüş bildirmiş, bu rapora karşı taraf vekillerinin beyan ve itirazları alındıktan sonra dosya aynı bilirkişiye tevdi edilerek alınan 30/10/2022 tarihli ek raporda "...Dava konusu şirketin 2020 ve 2021 yılları ticari defter kayıtlarına bağlı olarak tarafımızca çıkarılan Bilanço/Mizan üzerinde yapılan hesaplamalar ve değerlendirmelere göre, davalı şirketin zarar nedeniyle sermaye kaybının bulunmadığı, Dava konusu şirketin 2020 ve 2021 yılları ticari defter kayıtlarına bağlı olarak tarafımızca çıkarılan Bilanço/Mizan üzerinde yapılan hesaplamalar ve değerlendirmelere göre, davalı şirketin borca batık bulunmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 482-483 madde hükümleri uyarınca halka kapalı anonim şirketlerde pay sahiplerinin ortaklıktan çıkarılması, ortağın sermaye koyma borcunun yerine getirmemesine bağlı olarak düzenlendiği değerlendirilmekte olup, hukuki değerlendirme ve takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu..." yönünde görüş bildirmiş, bu rapora karşı da taraf vekillerinin beyan ve itirazları alındıktan sonra rapor düzenleyen bilirkişinin yanına işletmeci bilirkişinin seçilerek hem itirazların karşılanması hem de şirketin kötü yönetilmediği, hem de kötü yönetilmişse şirket yöneticisinin kusuru ile şirketi zarara uğratıp uğratılmadığı hususlarında ek rapor alınması yönünde ara kararı kurulmuş, ara kararı doğrultusunda dosya daha önce rapor düzenleyen bilirkişi ile işletmeci bilirkişiye tevdi edilmiş, alınan 28/02/2023 tarihli ek raporda "...Dava konusu şirketin 2020 ve 2021 yılları ticari defter kayıtlarına bağlı olarak tarafımızca çıkarılan Bilanço/Mizan üzerinde yapılan hesaplamalar ve değerlendirmelere göre, davalı şirketin zarar nedeniyle sermaye kaybının bulunmadığı, Özkaynaklarda azalma değil artış olduğu, şirket karlılık durumunun artış içinde olduğu, Dava konusu şirketin 2020 ve 2021 yılları ticari defter kayıtlarına bağlı olarak tarafımızca çıkarılan Bilanço/Mizan üzerinde yapılan hesaplamalar ve değerlendirmelere göre, davalı şirketin borca batık bulunmadığı, şirketin borç ödeme ve nakit sıkıntısı içinde olduğuna dair veri olmadığı, Yukarıdaki mukayese tablosundan da görüleceği üzere, sektörde belli bir büyüklüğe ulaşmış ve büyüme eğiliminde olan şirketin kötü yönetildiğine dair davacının geçerli bir delil sunamadığı, şirket yönetimi hususunda hukuki değerlendirmenin sayın Mahkemenin takdirinde olduğu Davacı ...'in şirket ortaklığı oranı 2/200 olduğu, bu oranın ise yasada düzenlenen 1/10 oranında daha düşük bir nispette, yani 1/100 nispetinde olması, şirket ana sözleşmesinde bu konuda özel bir hükmün bulunmaması nedeniyle, davacının şirketi olağanüstü genel kurul toplantısına çağırıp çağıramayacağı hususunda hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu..." yönünde görüş bildirmişlerdir. Tarafların ortağı olduğu şirket .... olup davacı her ne kadar açtığı dava ile davalı yönetici ortağın şirketten çıkarılması yönünde talepte bulunmuş ise de TTK'daki Anonim Şirkete ilişkin hükümlerde ortağın şirketten çıkarılmasına yönelik hüküm olmadığından davacının bu yöndeki talebi yerinde değildir. Davacı açtığı davada kötü yönetim nedeniyle şirketin uğradığı zararın davalı yönetici ortaktan tahsiline yönelik sorumluluk davası açmış ise de; alınan rapor ve ek raporlarda davalı yönetici ortağın kötü yönetimi nedeniyle şirketin zarara uğratıldığına yönelik herhangi bir tespitin yapılmaması nedeniyle TTK'nın 553 ve devamı maddelerine dayalı sorumluluk davasının yerinde olmadığı, davacı şirket ortağı davalı yöneticinin temsil yetkisinin kaldırılması talep edilmiş ise de davalı dava dışı anonim şirketin yöneticisi olup alınan rapor ve ek raporlarda davalının temsil yetkisini kaldırılmasını gerektirir haklı sebebin olmadığı ve ayrıca da TTK'nın 364.maddesinde yönetim kurulu üyeleri esas sözleşmeyle atanmış olsalar dahi gündemle ilgili bir maddenin bulunması veya gündemde madde bulunmasa bile haklı sebebin varlığı halinde genel kurul kararıyla her zaman görevden alabileceği hükmü göz önünde bulundurulduğunda davacının temsil yetkisinin kaldırılmasına yönelik talebi de yerinde değildir. Toplanan delillere göre davacı şirket ortağı olarak açmış olduğu davalı yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisinin kaldırılması, kötü yönetim nedeniyle şirketi uğrattığı zararın tazmini ve müdür olan davalı ortağın şirketten çıkarılmasına yönelik dava açmışsa da yukarıda belirtilen nedenlerle temsil yetkisinin kaldırılmasına ve kötü yönetim nedeniyle sorumluluk davasına yönelik iddiaların yerinde olmadığı, davalı müdür ortağın şirketten çıkarılmasına yönelik talebin ise tarafların ortağı olduğu şirketin anonim şirket olduğu, TTK'daki anonim şirket hükümlerine göre ortağın şirketten haklı nedene dayalı olarak çıkarılmasının talep edilemeyeceği kanaatine varılmakla açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1.-Davacının davalı müdürün temsil yetkisinin kaldırılması talebinin reddine, 2-Davacının kötü yönetim nedeniyle davalı hakkında açtığı sorumluluk davasının reddine, 3-Davacının müdür olan davalı ortağın şirketten çıkarılmasına yönelik davasının ise anonim şirketler ile ortaklardan çıkarılma olmadığından reddine, 4.-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 179,90 TL maktu karar ve ilam harcı için peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile noksan olan 99,20 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5.-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.560,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6.-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7.-Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, 8.-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde... Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere 29/03/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/9, K. 2023/266, T. 29.03.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-9-e-2023-266-k-447682bfa5c9