İlk Derece Mahkemesi · Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/608 E. 2023/955 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/608
- Karar No
- 2023/955
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/608 Esas - 2023/955 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/608 Esas KARAR NO : 2023/955 DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/10/2021 KARAR TARİHİ : 14/12/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/12/2023 Mahkememize açılan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin davalı ...Otomotiv İnş. Tur. Ve Tic. A.Ş.’den 09.02.2021 tarihinde 2021 model ... plakalı Gümüş renkli, Skoda-Yeni Octavia Premium 1.0 TSI model sıfır zannı ile araç satın aldığını, 10.02.2021 tarihinde müvekkili tarafından davalı ...Otomotiv İnş. Tur. Ve Tic. A.Ş.’den teslim alınan aracın aynı gün 12V-48V akü arızası verdiğini, bu sebeple aracı kullanan şirket müdürü ... tarafından Skoda çağrı merkezi arandığını, yol yardımı gönderildiğini ancak işlem yapmayacaklarını ve sabah servise götürülmesi gerektiğinin belirtildiğini, 11.02.2021 tarihinde aracın davalı şirkete götürüldüğünü ve aracın 1 gün davalılarda kaldığını, akü şarj edildikten sonra aracı cihaza bağlayıp sorun olmadığını belirterek müvekkili şirket adına ...’a teslim ettiklerini, aracın teslim edildiği akşam aynı uyarıyı vermesi üzerine yetkili servisin tekrar arandığını ve yazılımsal bir sorun olabileceği belirtilerek 15.02.2021 tarihinde tekrar aracın getirilmesinin istendiğini, 15.02.2021 tarihinde aracın muhatap şirkete götürülürken 1 km gidemeden kendiliğinden durduğunu, bunun üzerine yol yardımın arandığını, servisin aküyü çalıştırmasında hemen sonra durduğunu, aracın çekilmesi gerektiği için üzerine çekici çağrıldığını, aracın "Ankara Efe Otomotive" bırakıldığını, müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından info@skoda.com.tr mail adresine sürecin bildirildiğini, sonra aracın onarıldığı iletilerek müvekkili şirkete teslim edildiğini ancak 08.05.2021 tarihinde aracın yeniden aynı arızayı vererek yolda kalması üzerine çekici çağırılarak yetkili servise teslim edildiğini, somut olayda gizli ayıbın olduğunu, TBK'nın 227.maddesine satıcının ayıptan sorumlu olduğu hallerde alıcıya seçimlik haklar tanıdığını, bu bağlamda imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini istediklerini, aksi halde aynı hükümde düzenlenen ayıp oranında satış bedelinde indirim istendiğini, bu husus da mümkün olmazsa aracın değer kaybının parasal karşılığının ödenmesini talep ettiklerini, müvekkilinin kullandığı seçimlik hak gözetilmeksizin satılanın ayıplı tesliminden dolayı uğradığı zararlar kapsamında genel hükümlere göre tazminat isteme haklarını saklı tutuklarını, seçimlik hakların yerine getirilmesinden satıcı, üretici ve ithalatçının müteselsilen sorumlu olduğunu, bu sebeple müvekkiline karşı ...Otomotiv İnşaat Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi ve ...Motorlu Araçlar Ticaret Anonim Şirketi müteselsilen sorumlu olduğunu, davalı tarafa gönderilen 10.05.2021 tarihli ihtarname ile fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla TBK kapsamında seçimlik haklar uyarınca aracın ayıpsız sıfır kilometre misli ile değiştirilmesi talebi iletilmiş ise de davalı tarafından dönüş yapılmadığını belirterek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, mümkün olmadığı takdirde ayıp oranında satış bedelinde indirime gidilmesini ve müvekkili şirkete fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL'nin ödeme tarihinden (09.02.2021) itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte iadesini, bu husus da mümkün değilse fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL araç değer kaybının 09.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı ...Oto. İnş. Turz. Ve Tic. A.Ş. Vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yıllardır otomotiv sektöründe faaliyet gösterdiğini, Ankara'da Skoda marka yetkili satıcı ve servis sağlayıcısı olduğunu, müvekkili şirketin ayıplı olduğu iddia edilen "Skoda- Yeni Octavia Premium, 1.0 TSI Model" aracı diğer davalı şirketten "sıfır" olarak tedarik ettiğini ve "sıfır" olarak davacıya satıldığını, müvekkilinin sıfır olarak alıp sattığı bu aracın kusurlu veya arızalı olduğunu bilebilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin aracı kusursuz ve hatasız olarak teslim ettiğini, aracın davacı tarafından kontrol edilerek alındığını, aracın satımından itibaren ortaya çıkan arızaların tüketici hatasından kaynaklanabileceğini, akü arızasının aracın teslimi ve satımından sonra meydana geldiğinin iddia edildiğini, bu yönüyle arızanın tüketiciden kaynaklanabileceği hususunda bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, müvekkiline aracın diğer davalı şirket tarafından tedarik edildiğini, sıfır kilometre bir araçta kusurun ve ayıbın olmasının beklenemeyeceğini, nitekim araçta meydana gelen arıza neticesinde akü ve rolenin garanti kapsamında değiştirildiğini, aracın 05.11.2021 tarihinde Yetkili Servise geldiğinden 14,532 km yaptığını, araçta elektriksel bir sorun bulunmadığını, davacı tarafından bir sorun veya talep bildirilmediğini, araçta meydana gelen arızanın geçici nitelikte olup çözüldüğünü, değişim talebinin yerinde olmadığını, varsa ayıbın müvekkili tarafından giderildiğini, araçtaki ayıbın üretim hatasından kaynaklandığının tespiti durumunda araçtaki kusurun değişebilen bir parçadan ileri gelmesi ve araç piyasasındaki aşırı fiyat artışları ile aracın aylarca kullanıldığı gözönüne alındığında aracın misli ile değişimi hususunun hakkaniyete aykırı olacağını, müvekkilinin zararına neden olacağını, aracın 1 yıldır kullanılması sebebiyle mislinin bulunamayacağını, misli ile değişim talebinin reddini talep ettiklerini, araçtaki sorun giderildiğinden ve ortada bir ayıp da kalmadığından araç değer kaybı ve satış bedelinden indirim taleplerinin de haksız olduğunu, aracın değerini ilgilendiren bir sorunun bulunmadığını, mevcut arızanın bedelsiz olarak giderildiğini belirterek davanın usul ve esastan reddini talep etmiştir. Davalı ...Motorlu Araçlar Tic. A.Ş. Vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın delillerinin tebliğ edilmediğini, karşı delil sunma haklarını saklı tuttuklarını, müvekkili firmanın ithalatçı firma olduğunu, TTK hükümleri uyarınca sorumluluğunun bulunmadığını, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, ayıbı kabul anlamına gelmemekle birlikte ayıbın ihbarının süresinde yapılmadığını, aracın satış faturasında araç bedelinin 332.750,01 TL olarak belirlendiğini, bu sebeple belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davaya konusu aracın 10.02.2021 tarihinde trafiğe çıktığını, akü arızası şikayeti ile yetkili servise getirildiğini, yapılan incelemede akü voltajının yeterli şarj seviyesinde olmadığının tespit edildiğini, kontrol sırasında akü şarjının 11,38 V olarak ölçüldüğünü, seviyenin 12V’un altına inmesi nedeniyle aracın gösterge panelinde ikaz uyarısı çıktığını, aracın sürüşüne ve donanımlarının çalıştırılmasına engel bir durumun oluşmadığını, aracın akü arızasının garanti kapsamında ücretsiz olarak giderilerek aracın davacıya teslim edildiğini, akü arızasının sebeplerinin "akünün uzun süre stokta beklemesi, aracın uzun süre çalıştırılmaması, araçtaki kayış gevşekliği, araç elektrik sistemindeki arıza sebebiyle akünün şarj olmaması, araçta elektrik kaçağı olması" olduğunu, akü arızasının aracın üretimsel süreci ile ilgisinin bulunmadığını, aracın ilgili akım çevirici konvertörünün değiştirilerek davacıya teslim edildiğini, ilgili konvertörün alternatörden 48V olarak aküye gelen DC akımını 12V DC akıma çevirerek enerji ihtiyacı olan aksamlara aktarılmasını sağlandığını, arızanın aracın pandemi şartları nedeniyle sıklıkla kullanılmaması ve uzun süre park halinde bırakılmasından kaynaklandığını, 29.04.2021- 17.05.2021 tarihleri arasında ülke genelinde 17 günlük tam kapanmanın gerçekleştirildiğini, bu sürenin akünün deşarj olması için yeterli bir süre olduğunu, kullanma kılavuzunda aracın üç haftadan uzun süre durdurulduğunda alınması önerilen önlemler içinde "12 Volt araç aküsünün (-) kutbunu ayırın " şeklinde belirtildiğini, akü arızalarının aracın uzun süre kullanılmamasından kaynaklandığını, tam kapanma sonrası yapılan müdahalenin tüketici bilgisi ve onayı doğrultusunda yapıldığını, işlemden sonra tekrarlayan bir arıza hali olmadığını, üretim hatasından kaynaklanan bir durum olmadığı gibi aracın garanti kapsamında ücretsiz bir şekilde akü değişimi yapılarak şikayetin giderildiğini, aracın davacıya teslim edildiğini, uyuşmazlık konusu sorunla ilgili araçtan faydalanmayı süreklilik arz edecek şekilde etkileyen veya ondan beklenen faydayı ortadan kaldıran ya da azaltan bir sorun olmadığından hukuken ayıp olarak nitelendirilme yapılamayacağını, ayıbın varlığı kabul edilse dahi aracın ücretsiz onarıldığını ve sorunların tekrar ettiğini ortaya koyacak somut bir verinin bulunmadığını, bu sebeple davacı şirketin diğer seçimlik haklardan yararlanamayacağını, ayıbın kabulü halinde ise davacının seçimlik hakkını “orantısız” şekilde kullanması TBK’ya ve yerleşik Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, ayıpsız misli ile değişim talebi reddedilmesi ve ücretsiz onarım yönünde veya bedelde indirim yönünden karar verilmesi gerektiğini, ayıbı kabul anlamına gelmemekle birlikte akünün orijinali ile değiştirildiğini bu hususun piyasa nezdinde değer kaybettirici değil aksine değerine katkı sunan bir değişim olduğunu, aracın iadesine karar verilmesi durumunda aracın herhangi bir kazaya karışıp karışmadığının, değerini azaltan herhangi bir hususun olup olmadığının araştırılması gerektiği, ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesi durumunda halinde yerleşik Yargıtay kararları doğrultusunda değer kaybının hesaplanması ve bu bedelin davalı şirkete ödenmesi gerektiği, davacı tarafın aracı aldığı tarihten itibaren araçtan faydalanmakta olduğunu, davanın kabulü halinde davacının haksız kazanç elde etmiş olacağını ,aracı elinde bulundurması nedeniyle ticari avans faizi ile tahsili talebinin hukuka aykırı olduğunu belirtilerek, davanın usul ve esastan reddini talep etmiştir. DELİLLER : Davalı şirketlerden ayrı ayrı davaya konu araca ait servis raporları getirtilmiş, incelenmiştir. Tüm dosya kapsamı ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları hakkında uzman bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporunda özetle, Uyuşmazlık konusu ... plakalı aracın gizli ayıbının bulunduğu, Ayıp ihbarına ilişkin bildirim yükümlülüğünün yerine getirildiği, Araçtaki ayıbın davalı tarafından garanti süresi içerisinde bedelsiz olarak giderildiği ve değiştirilen parçaların araçta değer kaybı oluşturmayacağı, Kanun hükmü ve Yargıtay ilamına göre davacının tek bir seçimlik hakkını kullandığı ve "Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme" hakkı kullanıldığından diğer seçimlik haklara başvuramayacağı kanaatine varmışlardır. DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Taraflar arasındaki dava satın alınan ürünün ayıplı çıkması nedeniyle ayıba karşı tekkeffül hükümleri çerçevesinde ayıplı aracın misli ile değişimi,mümkün görülmezse bedelden indirim, bunun da mümkün olmaması halinde değer kaybı istemi ile davalı satıcıya karşı açılmıştı Davacı ve davalı ..... Aş Arasında 09.02.2021 tarihli araç satış sözleşmesi bulunduğu hususunda uyuşmazlık yoktur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık ... plakalı araçta gizli ayıp olup olmadığı, süresinde ihbar yapılıp yapılmadığı, mal ayıplı ise sözleşmeden dönülerek aracın ayıpsız misli ile değişimi, mümkün olmaması halinde satış bedelinden indirim yapılmasının mümkün olup olmadığı mümkün ise miktarı, bu da mümkün değilse araçta değer kaybı oluşup oluşmadığı oluşmuş ise miktarı ve bu bedeli isteme şartlarının oluşup oluşmadığı , davalıların bu taleplerden sorumlu olup olmadıkları noktalarında toplanmıştır. Davacı davasını hem satış sözleşmesinin diğer tarafına hem de yetkili servise yönlendirmiştir. Tacirler arasındaki ayıp iddialarında TTK'nun 23/c maddesi ile TBK'nun ayıba karşı hükümlerinin uygulanarak husumetin belirlenmesi gerekmektedir. TTK'nun 23/1 maddesinde "Bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır." denildikten sonra 23/1-c Bendinde "c) Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." denilerek ayıp iddiasında sorumluğun ne şekilde ve kime karşı yöneltilebileceğini düzenlemiştir. TBK madde 223; " Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. " Alıcının seçimlik haklarının düzenlendiği 227.madde; "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." hükümlerini içermektedir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; sıfır olarak satın alınan aracın 10.02.2021 tarihinde trafiğe çıktığı ve 11.02.2021 tarihinde "Aracın 97 EQ servis aksiyonu vardır. Araç 12V ikazı veriyor, tespit- onarım" talebi ile davalı şirkete götürüldüğü anlaşılmış, bu ayıbın satın alındıktan bir gün sonra bildirilmekle bildirimin süresinde olduğu açıktır. İE01031 nolu İş emri formunda aracın aynı gün davacı tarafından teslim alındığı ve garanti kapsamında bedel ödenmediği görülmüştür. Ancak 11.02.2021 tarihinde aracın tekrar arızalandığı ve 15.02.2021 tarihinde servise götürülerek "000915105EB "numaralı Akü ve"4H0951253A "Role’nin garanti kapsamında takıldığı anlaşılmış olup 15.02.2021 tarih İE00951 nolu iş emrinde işçilik hizmetinin bedelsiz yapıldığını ancak 1.216,88 TL Akü ve 159,76 TL Role bedeli olmak üzere toplam 1.624,44 TL fatura bedeli belirlendiği görülmüştür. Daha sonra 17.05.2021 tarihinde "03153" nolu müşteri istek formuna göre "Araç çekici ile geldi çalışmıyor 12 V uyarısı veriyor " şikayeti ile aracın servise getirildiği ve İE03153 nolu İş emri formunda aracın aynı gün müşteri tarafından talep ve dava hakkı saklı tutularak teslim alındığı ve " Voltaj konvertörü + Voltaj konvertörü sökmek takmak " denilerek bedel alınmadan garanti kapsamında değiştirildiği görülmüştür. Davaya konu araç yargılama devam ederken mahkememiz yerinde inceleme görevlendirmesi ile makine mühendisi bilirkişi tarafından incelenmiş, inceleme tarihinde 42.802 km'de olduğu rapora dercedilmiştir. 15.05.2021 tarihinde değiştirilmesinden itibaren aracın yolda kalmadığı hususunun bildirildiği rapora geçilmiştir. Araç maliki tarafından bazen radyoda sıfırlama vb. hususların olduğu belirtilmiş ise de dosya kapsamında bu hususa ilişkin bir görüntü veyahut belgeye rastlanılmamıştır. Ayrıca aracın bu arızaları göstermesinden kaynaklanan bir tamir servisine veya arıza giderim işlemi yaptırıldığına dair bir belge dosyaya sunulmamıştır. Yerinde inceleme tarihinde teknik bilirkişi tarafından taraflar huzurunda yapılan tespit sırasında araçta herhangi bir sorunun olmayıp aracın problemsiz çalıştığı tespit edilmiştir. BUna göre en son arıza 17.05.2021 tarihinde garanti kapsamında giderilmiş ve uyuşmalık konusu aracın o tarihten itibaren geçen 1 yıl 9 ay 28 günlük süre boyunca arıza göstermeksin çalışır durumda olduğu ve bu süre zarfında da yaklaşık 40.000,00 km yol kat ettiği sarf malzemesi olan AKÜ ile orijinal ambalajında çıkartılarak araca monte edilen ROLE'nin araçta değer kaybı oluşturacak parçalar olmadığı ve dava konusu araçta değer kaybı oluşmayacağı tespiti mahkememize bildirilmiştir. Dosya kapsamında yapılan incelemede gizli ayıbın mevcut olduğu, davacı tarafın ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiği ve davacının tamir seçimlik hakkını kullandığı bedel alınmadan garanti kapsamında arızanın giderildiği görülmüş olup dava tarihinden önce araçtaki ayıpları garanti kapsamında ve ücretsiz olarak giderdiği, teknik bilirkişi tarafından yapılan incelemede araçtaki gizli ayıpların kalıcı olarak giderildiği ve araçta herhangi bir arızanın bulunmadığının tespit edildiği, davacının dava tarihinden önce TBK'nın 227/1-(3) bendindeki seçimlik hakkını kullandığı görülerek davanın reddine karar vermek gerekmiştir. (Aynı yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26.04.2022 tarih 2020/7767 Esas 2022/3409 Karar sayılı ilamı) HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre; 1-Davanın reddine; 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 269,85 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 59,30 TL mahsubu ile noksan olan 210,55 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.360,00 TL giderin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalılar yararına hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalılara verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, hazır olan davacı ve davalı ...Otomotiv İnş.Tur. Ve Tic. AŞ vekillerinin yüzlerine karşı, hazır olmayan diğer davalı vekilinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/12/2023 *Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.