İlk Derece Mahkemesi · Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/244 E. 2023/288 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/244
- Karar No
- 2023/288
- Karar Tarihi
T.C. ...10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/244 Esas - 2023/288 T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/244 KARAR NO : 2023/288 DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/06/2020 KARAR TARİHİ : 04/04/2023 KARAR YAZIM TARİHİ :04/05/2023 Mahkememize açılan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında müvekkiline ait ... 3. ATM 'nin 2017/514 sayılı dosyası ile açılan davada mahkeme tarafından 2020/3K. sayısıyla ... *e fazla yapılan ödemelerin ve cezai şartın tahsiline hükmedildiğini, davalının sözleşme uyarınca projeleri incelemesi ve eksiklikleri gidermesi gerekirken, edimini yerine getirmeyerek, ilave maliyete sebebiyet verdiğini, sözleşmede, metrajların arttığı/azaldığı ileri sürülerek hiçbir surette hak talebinde bulunulamayacağı kararlaştırılmasına rağmen, metrajların arttığı gerekçesiyle ek sözleşme ile haksız olarak 82.000,00 TL tahsil ettiğini, eksiklik ve ayıpların 600.000,00 TL masrafla giderilebileceğini belirterek, şimdilik 250.000,00 TL 'nın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlı avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, sözleşmenin 3. maddesinde, geçici kabulden sonraki 12 ay içerisinde kesin kabul ve kesin hesabın yapılacağı, onaylanması halinde tarafların birbirlerini ibra ederek sözleşmenin sonlandırılacağının - kararlaştırıldığını, 21.03.2016 tarihinde geçici kabul tutanağının düzenlendiğini, mimari ve inşaat işlerinin 1 yıl, elektrik ve mekanik işlerin 2 yıl süreyle davalının garantisi altında olduğu hususunda tarafların mutabakat sağladığını, 23.06.2016 tarihli sulh ve ibra protokolü ile tarafların birbirlerini ibra ettiğini, teminat mektubunun da geçerlilik süresi içerisinde hiçbir işlem yapılmadığını, ayıp ihbarında bulunulmadığını, teslimden 4 yıl sonra açılan davaya anlam veremediklerini, davacının TBK 'nun 474. maddesi uyarınca süresi içerisinde ve ihbar edimini yerine getirmediğini, açık ayıplara ilişkin ihbarda bulunmadığını, imalatlarda gizli ayıp bulunmadığını, davacı vekilinin müşavir firmaya karşı açtığı davada alınan bilirkişi raporunu huzurdaki davada delil olarak ileri sürdüğünü, raporla birlikte ayıplara vakıf olunmuş ise bu ayıpları vakit geçirilmeksizin davalıya ihbar edilmesi gerektiğini, kaldı ki bahse konu davanın da tarafı olmadıklarını, ek masraflar toplamı olarak iddia edilen 600.000,00 TL 'nın da taraflarınca kabul edilmediğini belirterek, usul ve yasaya aykırı açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER : ... esas sayılı dosyası getirtilmiş, incelenmiştir. Bilirkişilerden 31/03/2021 tarihli kök rapor 24/09/2021 havale tarihli ek rapor alınmıştır. Bilirkişilerin 04/02/2023 tarihli son raporunda özetle; Davacı vekilinin inşaat işlerine ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı, inşaat işlerinde 1.650,00TL tutarında açık ayıp, 42.625,00TL tutarında gizli ayıp bulunduğu yönündeki önceki görüş ve hesaplarımızın değişmediği, Mekanik tesisatlarda oluşan gizli ayıpların 1.000,00 TL, açık ayıpların 300,00TL, fabrika içindeki makinelerde oluşan hasarın da 2.000,00TL’ye giderilebileceği, Elektrik işlerine ilişkin olarak 15.800,00TL açık ayıplı, 1.000,00TL gizli ayıplı imalat tespit edildiği, İşin %100 oranında tamamlandığı, taraflar arasındaki ihtilaf konularının eksik imalatlara ilişkin olmayıp, imalatlardaki ayıplarla ilgili olduğu, Nihai takdir ve değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, açık ayıplı işler yönünden ayıp ihbarının makul süre içerisinde yapılmadığı, gizli ayıplı işler yönünden ihbarın makul süre içerisinde yapıldığı, Taraf vekillerinin sair itirazlarının ek rapordaki inceleme ve tespitleri değiştirecek nitelikte olmadığı belirtilmiştir. Ek ve kök raporların birbiri ile uyumlu olduğu görülmüştür. DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava eser sözleşmesinde ayıptan kaynaklı alacak davasıdır. Davacı; davacıya ait ek fabrika binasının yapılması hususunda davalı ile 15/03/2015 tarihli esas sözleşme ile ve 15/01/2016 tarihli ek sözleşme akdedildiğini, sözleşme bedelinin ödenmesine rağmen davalının yaptığı imalatların ayıplı olduğunu, davalı üzerine düşen edimlerini yerine getirmediğinden ek sözleşme nedeni ile fazladan 82.000,00 TL bedel ödendiğini, ayıplı işler bedelinin 600.00,00 TL olduğunu belirterek şimdilik 250.000,00 TL'sini dava etmekle kısmi alacak davası açmıştır. Davalı ise işi tamamladığını, geçici kabulün yapıldığını taraflar arasında 23/06/2016 tarihli sulh ve ibra protokolü yapıldığını, teslim tarihinden dava tarihine kadar ayıp ihbarında bulunulmadığını iddia etmiştir. Davalının sözleşmedeki edimini sözleşme ve eklerine uygun yapıp yapmadığı, , eksik ve ayıplı imalat olup olmadığı, miktarı, ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı, süresi içerisinde olup olmadığı, davacının alacaklı olup olmadığı uyuşmazlık konusudur. Dosya kapsamında eserin bulunduğu yerde keşif yapılması için talimat yazılmış, bilirkişiler ile yapılan keşif sonrası bilirkişi raporu alınmıştır. Dosya içerisinde bulunan belgelerden eser sözleşmesine konu olan işin geçici kabulünün 21/03/2016 tarihinde düzenlendiği kabul komisyonu başkanı dışındaki tüm katılımcıların tutanağı imzaladığı, geçici kabulün 14/03/2016 tarihi itibari ile yapıldığı, kabule engel olabilecek eksik ,kusur arıza bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Taraflarca düzenlenen 05/05/2016 tarihli protokolde; Betaş ... Şirketinin üstlendiği işleri eksiksiz ifa ettiğini, sözleşmeye konu fabrika binasının her türlü ayıptan ari olarak taraflar arasında oluşturulan heyetin onayı ile teslim edildiğini, ...... Şirketinin bakiye 1.425,00 TL borcu bulunduğu, 31.05.2016 tarihinde tam olarak ödeyeceğini gayri kabili rücu kabul ve beyan ettiği düzenlenmiştir. Yine taraflarca düzenlenen 23/06/2016 tarihli Sulh ve ibra sözleşmesinde; 15/03/2015 ve 15/01/2016 tarihli sözleşmeler kapsamında BETAŞ'ın her türlü alacağını tümüyle tahsil ettiğini, başkaca hiç bir alacağının olmadığını, iş bu sözleşmenin taraflar arasındaki ilişkiyi sona erdiren tek belge olduğu, bundan önce taraflar arasında mevcut her türlü sözleşme yazışma protokol ve belgelerden önce geldiği bu sözleşmenin imzalanması ile tarafların aralarında mevcut her türlü ilişkiden doğan hak alacak talepleri bakımından gayri kabili rücu olarak birbirlerini ibra ettikleri düzenlenmiştir. Geçici kesin kabul tutanağında işveren imzası bulunmasa dahi, 05/05/2016 tarihli protokol hükümleri, 23/06/2016 tarihli sulh ve ibra sözleşmesi bir arada değerlendirildiğinde; davalının işi tamamladığı, işin geçici kabulünün yapıldığı, davacı tarafından işe ilişkin ödemelerin yapıldığını kabul edilmiştir. Dosya kapsamında 31/03/2023 tarihinde alınan ilk bilirkişi raporunda; Elektrik elektronik mühendisi ve inşaat mühendisi tarafından tanzim edilmiş olup; bu raporda imalatların tamamlandığı, işin kabulünün yapıldığı, inşaat ve elektrik işlerine ilişkin açık ayıp ve gizli ayıplı işlerin ve ayıbın giderilmesi bedelinin tespit edildiği, mekanik tesisat ile ilgili eksiklikler uzmanlık alanı dışından olduğu belirtilmiştir. Önceki bilirkişi heyetine makine mühendisi de eklenerek mekanik tesisat ile ilgili ayıp ve eksiklerin tespiti , ayıp ve eksiklerin ortaya çıkacağı makul süre ve tarafların itirazları için yeniden rapor alınmasına karar verilmiş olmakla; bilirkişilerin 21/09/2021 havale tarihli ek raporunda; tarafların itirazını karşıladığı, 42.560,00 TL tutarındaki gizli ayıpların fabrika binası çatı ve cephe kaplamasından , fabrika binası içerisinde örülen yüksek irtifalı duvarda oluşan çatlamalardan, izolasyondan ve beton imalatlarındaki farklı oturmalardan kaynaklandığı, bahse konu ayıpların ayıbın oluşmasına yol açan olayların ( örneği aşırı rüzgar, yağış, titreşim vb olaylar) ortaya çıkması ile gizli ayıptan haberdar olunacağı, bahse konu ayıpların ortalama 1 yıl içerinde oluştuğu anlaşıldığı, Davacı yanca ilk ihtarın 07/03/2017 tarihinde yapıldığı görüldüğünün belirtildiği ve mekanik tesisatlardaki işlere ilişkin gizli ve açık ayıpların belirtildiği anlaşılmıştır. Davacıya ayıp ihbarına ilişkin belgelerin tercümelerini sunması için süre verilmiş olup sunulan belgelerden davacının davalıya 2017 yılı mayıs ve haziran aylarında ayıp ve eksiklikler için mailler gönderdiği anlaşılmıştır. Dosyaya nitelikli hesap bilirkişide eklenerek alınan 04/02/2023 tarihli raporda açık ayıplı işler yönünden ayıp ihbarının makul süre içerisinde yapılmadığı, gizli ayıplı işler yönünden ihbarın makul süre içerisinde yapıldığı, inşaat ,mekanik, elektrik işlerine ilişkin gizli ve açık ayıpların ve giderim bedelinin belirlendiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında alınan kök rapor ve ek raporlar itirazları karşılamakla ve denetlenir bulunmakla hükme esas alınmıştır. Eser sözleşmesi hükümler 6098 sayılı yasanın 470. Vd maddelerinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı yasa 474 maddesine göre ' İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır.'' 6098 sayılı yasanın 475 maddesinde iş sahibinin seçimlik hakları düzenlenmiştir. Buna göre '' Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme. 2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme. İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.'' şeklinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı yasanın 477 maddesine göre '' Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır.'' şeklinde düzenlenmiştir. Dosya kapsamında eserin davacıya 14/03/2016 tarihi itibari ile geçici kabul tutanağının düzenlendiği, eserin davacıya teslim edildiği, geçici kabul tutanağında yapılan işin sözleşme ve eklerine uygun olduğu geçici kabule engel olacak kusur arıza bulunmadığının tespit edildiği belirtilmekle; davacının teslim ile birlikte açık ayıplı işleri öğrendiği, makul süre içerisinde ihbarda bulunmadığı ve açık ayıplarla eseri kabul etmiş sayılmıştır. Bilirkişilerce tespit edilen gizli ayıplar yönünden ise; bu ayıpların ortaya çıkacağı sürenin 1 yıl olarak bilirkişi ek raporlarında belirlendiği, davacının 2017 yılı mayıs haziran aylarında davalıya mailler göndererek ayıp bildiriminde bulunduğu anlaşılmakla ; Davacı tarafından eser bedelinin tamamının ödendiği anlaşılmakla davalı ayıpların giderim bedelinden sorumlu olacağından inşaat işlerindeki gizli ayıpların giderim bedeli olan 42.625,00 TL, elektrik tesisatındaki gizli ayıpların giderim bedeli olan 1000,00 TL, mekanik tesisatlarda oluşan gizli ayıplardan kaynaklı 1000,00 TL ,ayıp nedeni ile fabrika içindeki makinelerde oluşan hasardan kaynaklı 2.000,00 TL olmak üzere toplam 46.625,00 TL'nin davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 46.625,00 TL'nin dava tarihi olan 17/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 3.184,95 TL nispi karar ve ilam harcın, peşin alınan TL'nin mahsubu ile noksan olan 4.269,38 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına kabul miktarına göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına red miktarına göre hesaplanan 31.472,50 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine, 5-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin kabul ve red oranına göe 246,18 TL'sinin davalıdan, 1.073,82 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafça yatırılan 4.269,38 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvuru harcı, 6.934,50 TL tebligat/posta/müzekkere masrafı, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.988,9 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 1.303,42 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bıkarılmasına, kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/04/2023 *Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.