İlk Derece Mahkemesi · Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/151 E. 2023/946 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/151
Karar No
2023/946
Karar Tarihi

T.C. ...10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/151 KARAR NO : 2023/946 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVA : Şirket Yöneticilerine Karşı Açılan Sorumluluk Davası DAVA TARİHİ : 09/03/2020 KARAR TARİHİ : 13/12/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/12/2023 Mahkememize davalı şirket yöneticilerinin sorumluluğuna ilişkin açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; İDDİA Davacı vekili, müvekkili bankanın, davalıların yönetim kurulu üyesi ve/veya pay sahibi olduğu kredi borçlusu dava dışı ... Güç Sistemleri Mühendislik ve Taah. A.Ş. Ve ... Tic. Ve Turz. A.Ş.'den alacaklı olduğunu, Çukurambar-...Kurumsal Şubesi tarafından ... Güç A.Ş.'ye nakdi ve gayri nakdi krediler açıldığını ve kullandırıldığını, söz konusu kredi sözleşmelerinde ... Endüstri A.Ş. Ve ... Holding A.Ş.'nin kefaletlerinin mevcut olduğunu, yine ... Tic. A.Ş.'ye nakdi ve gayri nakdi krediler açıldığını ve kullandırıldığını, kredi sözleşmelerinde ... Holding A.Ş.'nin kefaletinin mevcut olduğunu, kredi hesaplarının 05.03.2019 tarihinde kat edildiğini, borçlu firmalar ve kefillere kredi alacağının ödenmesi için ihtarname gönderildiğini, alacakların ödenmemesi nedeniyle ... Güç A.Ş. Ve kefil firmalar ... Holding A.Ş. Ve ... Endüstri A.Ş. Hakkında ...9. Asliye Ticare Mahkemesi'nin 2019/446 D.İş dosyasından ihtiyati haciz kararı alınmak suretiyle ...16. İcra Müdürlüğü'nün 2016/16059 sayılı dosyası ile 184.255.798,09 TL nakdi, 235.257.683,57 TL gayri nakdi alacakların tahsili amacıyla 29.11.2019 tarihinde icra takibine girişildiğini, ... Tic. A.Ş. Ve kefil firma ... Holding A.Ş. Hakkında ...8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/447 D.İş dosyasından ihtiyati haciz kararı alınmak suretiyle ...16. İcra Müdürlüğü'nün 2016/16060 sayılı dosyası ile 6.397.358,70 TL nakdi alacağın tahsili amacıyla 29.11.2019 tarihinde icra takibine girişildiğini, 2017-2018 yıllarında davalılardan ...'in yönetim kurulu üyesi, ...'in yönetim kurulu başkanı olduğunu, davalı şirket yöneticilerinin bankanın alacağını tahsil edememesine neden olacak ve şirketi zarara uğratacak nitelikte hukuk aykırı kararlar aldığını ve işlemlerde bulunduğunu, ... Holding A.Ş.'nin %10 hissesinin davalı ...'in yönetim kurulu başkanı olduğu ... A.Ş.'ne devredildiğini ve hisse devrinin finansmanı kapsamında grubun varlıklarının teminat olarak gösterildiğini, hisse devri kararının alındığı tarihte davalı ... hem hisseleri iktisap eden ... A.Ş.'nin hemde hisseleri devir alınan ... Holding A.Ş.'nin eş zamanlı olarak yönetim kurulu başkanı olduğunu, hisse satış işleminde finansman ihtiyacının 2017 yılı Mayıs ayında 50.000.000,00 USD tutarında Nurol Yatırım Bankası'ndan temin edilen kredi ile karşılandığını, Nurol Yatırım Bankası'na teminat olarak ... Holding A.Ş.'nin grup şirketlerinden olan ... Endüstri A.Ş.'nin taşınmazlarının teminat olarak gösterildiğini ve kullanılan kredinin geri ödemesinin yapılmadığını, söz konusu kredinin tahsili için ...34. İcra dairesinde; 20.07.2018 tarihli Borçlu ... alacaklının ise Nurol Yatırım olan 126.321,092 TL tutarlı icra takibinin derdest bulunduğunu, hisseleri devir alan ... tarafından ... Holding A.Ş.'den 130 Milyon TL fon çekilerek şirketin içinin boşaltıldığını, ... Holding A.Ş.'nin paylarının iktisabı için kredi kullandıran bankaya ... Holding'e bağlı şirket konumunda bulunan ... Endüstri A.Ş.'nin malvarlığında bulunan taşınmazların teminat olarak verilmesinin TTK hükümlerince batıl olduğunu, TTK 562/5-b bendi uyarınca borçlanmaya izin veren yöneticilerin sorumluluğunun gerektiğini, gruba önemli ölçüde finansal yük getiren söz konusu hisse alım satım işlemlerinin TTK 202/1 uyarınca hakimiyetin kötüye kullanılması neticesinde oluşan zararın, bağlı şirket tarafından hakim şirketten veya şirketin zararına sebebiyet veren yönetim kurulu üyelerinden tazmini gerektiğini, ... Holding A.Ş.'nin 2017 yılı konsolide bağımsız denetim raporunun incelendiğinde, 2017 yılında 1.2 Milyar TL zarar sonrasında grubun öz kaynaklarının negatife dönmüş olmasına rağmen ortakların şirketten 108.341.000 TL nakit fon çekildiğini, bu tutarın 103.889.576,00 TL'sinin 2017 yılında yeni hissedar ... A.Ş. Tarafından, kalan tutarın diğer gerçek kişi ortaklar tarafından çekildiğini, ... Holding A.Ş. Hissedarlarının şirketten yüksek miktarda fon çekmesinin sermayenin korunması yükümlülüğünün ihlali niteliğinde olduğunu, olayların bir bütün olarak değerlendirildiğinde şirket yöneticilerinin bankanın uğradığı zarardan sorumlu olduklarını, teminat şartı aranmaksızın ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini belirterek şimdilik dava konusu alacak miktarı kadarının ihtiyaten haczine ve bu malların davalılar tarafından 3. Kişilere rızaen devir ve temliklerinin önlenmesi için tedbir konulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bankaya verdikleri zararın dava tarihinden itibaren ticari işlere uygulanan avans faiziyle birlikte doğrudan bankaya müştereken ve müteselsilen ödemelerini, kabul edilmemesi halinde söz konusu tutarın ... Holding A.Ş.'ye ödenmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA Davalı ... vekili, yetki, zamanaşımı, hak düşürücü süre, terditli talep, pasif ve aktif husumet, menfaat yokluğu ve dava arkadaşlığı itirazında bulunduklarını, sınırla sorumlu olan pay sahiplerine şirketin borçları için dava açılmayacağını, borcunu ödemeyen şirketlerin yönetim kurulu üyelerine sorumluluk davasının açılabileceğini, huzurdaki davada talebin dolaylı zarara mı yoksa doğrudan zarara mı yönelik olduğunun belli olmadığını, TK md 556'ya göre faaliyette bulunan A.Ş.'de alacaklının sadece doğrudan zararını isteyebileceğini, dolaylı zararın talep edilebilmesi için şirketin iflas etmiş olmasının gerektiğini, huzurdaki davada müflis şirketin olmadığını, Ziraat Bankası'nın sadece doğrudan zararını isteyebileceğini, Ziraat Bankası'nın doğrudan zararını talep edebilmesi için talep ettiği zararın kalemleriyle belirtmesi gerektiğini ve zarar ile fiil arasındaki nedensellik bağını ortaya koyması gerektiğini, ... Holding'in paylarını satan pay sahiplerinin şirketin finansal sıkıntıları ve ödeme güçlüklerinden dolayı sattıklarını, pay sahiplerinin şirkete karşı borçlanma yasaklarının olmadığını, usulüne uygun arabuluculuk başvurusunun olmadığını, dava dilekçesinde bahsedilen 24.01.2020 tarihli bir arabuluculuk görüşmesinin gerçekleşmediğini o tarihte Türkiye'de bulunmadığını, hissedar değişikliğinin veya yönetim yapısındaki değişikliklerin davacıyı zarar uğratmasının mümkün olmadığını, yöneticinin sorumlu olabilmesinin kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir yükümlülüğünün kusur ile ve alacaklıya karşı ihlal edilmiş olmasına bağlı olduğunu, davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği kredi sözleşmesinde imzasının bulunmadığını, kredinin amaç dışı kullanılmadığını ve kredinin ticari iş niteliğinde verildiğini, verdiği kredinin teminatlarını almanın davacının sorumluluğunda olduğunu, zamanında ödemeler yapılmadıysa bunun sorumluluğunun şirkette olduğunu ve yöneticilere yüklenemeyeceğini belirterek davanın reddinin talep etmiştir. Davalı ... vekili, hukuki yarar ve pasif ehliyet itirazında bulunduğunu, davacının kredinin geri ödenmesi imkansız hale gelmemiş borçlu veya kefillerden güvencelerini almadan kredi kullanmasının davacının kusuru olduğunu, Genel Ticari Kredi Sözleşmesinde taraf olmadığını ve hiçbir sıfatının bulunmadığını, şirket yerine yönetim kurulu üyeleri bir kısmı aleyhine dava açılamayacağını, bankanın istemlerinin nedenini iddia ettiği olayın ... Holding A.Ş.'nin %10 hissesinin diğer davalının Yönetim Kurulu Başkanı olduğu ... A.Ş. 31.05.2017 tarihli devri olduğunu, kredilerin kullandırıldığı tarihte ve ... Holding A.Ş.'nin %10 hissesinin ... A.Ş.'ye devredildiği tarihte yönetimde bulunmadığını, kredilerin kat edilme ve icra takibine girişildiği tarihlerde ise istifa ederek yönetimden ayrıldığını, teminatların finansal ve ticari işlemler için Genel Kredi Sözleşmesi'nin güvencesi olarak verildiğini, teminatları veren ve hisseleri devralınan şirketlerin birbirinden farklı olduğunu, ... Holding A.Ş. Hisselerinin %10'una sahip olan ... A.Ş.'ye resmi hesaplarından, miktara her ay faiz ve KDV hesaplanarak ve fatura düzenlenerek resmi şekilde borç verdiğini, ... grubunun şirketler arasında borç verme işlemini müvekkili yönetime girmeden ve ayrıldıktan sonra da sayısızca yapıldığını, borç verme işleminde müvekkilinin yönetimde olmaması sebebiyle imzası ve sorumluluğunun bulunmadığını, mali tablolarda farklı aleyhe değerlendirme yapmaya müsait bir veri bulunmadığını, TTK 515. Maddesinde dürüst resim ilkesine aykırı hareket edilmediğini, şirket varlığının gerçek değerinin eksilmesine engel olacak şekilde taşınmazın güvence verildiği Nurol Bank kredi ödemeleri için mevzuata uygun borç verme işleminin davacı bankanın yararına işlem olduğunu, davacı bankanın alacaklı olduğu ... Grubun mal varlığı ve mali yapısının korunduğunu, 12 yıl Mesa Holding A.Ş. Bünyesinde üst düzey yöneticilik ve yönetim kurulu üyeliği yaptığını, görev süresi boyunca gerçekleştirdiği tüm iş ve işlemlerin mevzuata uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. HUKUKİ GEREKÇE Dava, kredi borçlusu dava dışı şirketlere kullandırılan kredilerin dönüşünü tehlikeye sokacak şekilde gerçekleştirilen hukuka aykırı işlem ve eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazminine yöneliktir. TTK'nun 6102 sayılı 549 ve devamı maddelerinde yöneticilerin hukuki sorumluluk halleri düzenlenmiş olup Kurucuların, Yönetim Kurulu Üyelerinin, Yöneticilerin ve Tasfiye memurlarının sorumluluğu başlıklı 553.maddenin birinci fıkrasında; "Kurucular, Yönetim Kurulu Üyeleri, Yöneticiler ve Tasfiye Memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusuruyla ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklarına karşı verdikleri zarardan sorumludur." hükmüne göre dava dışı şirketlere kullandırılan krediden kaynaklı alacağın tahsili yönetici olan davalıların hukuka aykırı eylemleri nedeniyle tehlikeye girdiğinden uğranılan zararın tazmini davalı olan yöneticilerden işbu dava ile talep edilmektedir. Dava dışı şirketlere davacı banka tarafından krediler kullandırıldığı çekişme konusu olmayıp çekişme davalıların dava dilekçesinde belirtilen dava dışı şirketlerde yönetici olup olmadıkları, güveni kötüye kullanma, pay sahiplerinin şirkete borçlanma yasağına aykırı işlem yapması, şirket hakkında yanlış bilgi verme, hakim gücü kötüye kullanılması, kanuna karşı ile hukuka aykırı olarak alacakları zarara uğratma, sermayenin korunması yükümlülüğüne aykırı hareket etme, örtülü kazanç aktarımı eylemlerinin davalılar tarafından yapılıp yapılmadığı, bu eylemler nedeniyle davacı bankanın zarara uğrayıp uğramadığı üzerinde toplanmakla, tarafların davaya ilişkin delil ve belgeler toplandıktan sonra dosya nitelikli hesaplama uzmanı ve bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş, alınan 23.11.2021 tarihli raporda; ".....Davacı tarafça zarar iddiasını ispata ve hesaplamaya ilişkin kayıt ve belgelerin ibrazı halinde yeniden değerlendirme yapılabileceği, işbu davaya konu davacı tarafça iddia edilen borçlandırıcı işlem olduğu belirtilen işlemlere dayanak genel kurul kararları ile davalı yönetim kurulu üyelerinin ibra edilip edilmediğini gösterir karar veyahut ticaret sicil gazetesi suretlerinin celbi hususlarının takdiri sayın mahkemeye ait olacağı..." yönünde görüş bildirilmiş, davacı vekilinin bu rapora karşı beyanda bulunmuş, dava dilekçesinde belirtilen 2017 ve 2018 yıllarındaki çalışmalara ilişkin dava dışı şirketlerle ilgili yapılan genel kurul kararları ilgili şirketlerden istenilmiş, daha sonra dosya 19.01.2022 tarihli ara kararı doğrultusunda aynı bilirkişilere tevdi edilerek alınan 12.10.2023 tarihli ek raporda; "..........Tarafların kök rapora yönelik beyan ve itirazlarını önceki tespit ve kanaatini değiştirir nitelikte olmadığı, davacı tarafça iddia olunan borçlandırıcı olduğu belirtilen işlemlere dayanak kök rapor sonrası celp edilen ilgili şirket genel kurulları incelendiğinde davalı yönetim kurulu üyelerinin ibra edildiği anlaşılmakla yönetim kurulu üyeleri hakkında sorumluluk davası açılması yönünde bir karara rastlanılmadığı, kök rapor sonrası celp edilen kayıt ve belgelerin incelenmesi ile de davacı bankanın davalı yönetim kurulu üyelerinin borçlandırıcı işlemler nedeniyle zarara uğradığı iddiasını somut bir şekilde ortaya konulmadığı..." yönünde görüş bildirilmiştir. Davacı vekili ek raporu kabul etmediklerinin, yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması yönünde, davalılar vekilleri de ek rapora karşı herhangi bir itirazları olmadıkları yönünde beyanda bulunmuşlardır. Davacı bankanın şubesi ile dava dışı ... Güç Sistemleri Mühendislik ve Tah. Anonim Şirketi arasında 10.06.2013 tarihli genel kredi sözleşmesi, bu sözleşmeyi ... Endüstri A.Ş. kefil sıfatıyla imzalamış, yine davacı bankanın şubesi ile dava dışı ... Güç Sistemleri Mühendislik ve Tah. A.Ş arasında 30.10.2013 tarihli genel kredi sözleşmesi bu sözleşmeyi ... Holding A.Ş ve ... Endüstri A.Ş kefil sıfatıyla imzalamıştır. Dosyaya celp edilen belgelere göre de sözleşmelerin yürürlükte olduğu tarihlerde her iki davalının da söz konusu şirketlerin yönetim kurulu üyeleridir. ...16. İcra Müdürlüğünü 2019/16059 esas sayılı icra dosyasında davacı banka tarafından kredi borçlusu ve kefil ... Holding hakkında icra takibi başlatıldığı, her iki borçlunun da tüm borca itiraz ettiği, aynı icra müdürlüğünün 2019/16059 dosyasında ise yine davacı banka tarafından kredi borçlusu ve kredi kefilleri ... Endüstri ve ... Holding'e takip başlatıldığı, ... Güç Sistemleri ve ... Endüstri şirketleri tarafından borca itiraz edildiği, söz konusu alacaklara yönelik olarak ...9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/446 D.iş, ...8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/447 D.iş sayılı dosyasında ihtiyati haciz taleplerinin kısmen kabul edildiği görülmüştür. 6102 sayılı TTK'nun 395.maddesinde yönetim kurulu üyelerinin genel kuruldan izin almadan şirketle kendisi veya başkası adına işlem yapamayacağı hükmü olduğu, davalıların pay sahibi olmayan yönetim kurulu üyesi olmalarından kaynaklı TTK'nun 395.maddesinde belirtilen yasak kapsamında olduğu, yönetim kurulu üyeleri olan davalıların kanun ve esas sözleşmeden doğan görevlerini tedbir bir yöneticinin özeni ile yerine getirmek ve şirketin menfaatlerinin dürüstlük kurallarına uyarak gözetmek yükümlülüğü altında olduğu yönetim kurulu üyelerinin kanun veya esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal etmeleri halinde şirketin pay sahiplerinin ve şirket alacaklarının bundan kaynaklanan zararlardan sorumlu olacağını TTK'nun 553.maddesinde belirtildiği, hukuki sorumluluk şartlarının borçlar kanununun 49.maddesinde belirlendiğini, ispat yükümlülüğünün davacıya ait olduğunu, davacının zarar iddiasını ispatlamak zorunda iken ispatlayamadığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1.-Davanın REDDİNE, 2.-492 Saylı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 269,85 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 68.310,00 TL'den mahsubu ile arta kalan 68.040,15‬ TL’nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3.-Davalılar vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 322.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 4.-Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, 5.-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere 13/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... E-imzalıdır E-imzalıdır E-imzalıdır E-imzalıdır

Atıf: Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/151, K. 2023/946, T. 13.12.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-151-e-2023-946-k-fea44f195bc8