İlk Derece Mahkemesi · Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/615 E. 2023/53 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/615
Karar No
2023/53
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/615 KARAR NO : 2023/53 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... TC No:... -.. VEKİLİ : Av. ... [... DAVALI : ... TC No: ...... VEKİLİ : Av. ...... İHBAR OLUNAN... DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 07/06/2013 KARAR TARİHİ : 25/01/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/01/2023 Mahkememize açılan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda; İDDİA Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, davacının ...nin % 50 nispetinde ortağı olduğu, sahibi olduğu 2860 adet payın 1430 adedini şirket ortağı ve müdürü olan ...'dan, 1430 adedini de ...'den devir aldığını, davacının şirket ortaklığına girdiği 10.12.2012 tarihine kadar şirketin ve kapanışı yapılan şubenin temsile müdür sıfatıyla davalı ... tarafından yürütüldüğünü, davalının güven sarsıcı ortaklık ve şirketi temsil ve idarede sadakatla bağlılık yükümlülüğüne aykırı bir takım davranışlarının tespit edilmesi üzerine ... esas sayılı dosyası ile şirket müdürü ... müdürlük yetkisinin kaldırılması ve kayyım tayininin talep edildiği, mahkemece davalı ...'ın müdürlük yetkisinin kaldırılarak 10.12.2012 tarihinde .... 19.12.2012 tarihinde de ...'ın kayyım olarak atandığını, dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile davalının şirket müdürlüğü sıfatıyla bağdaşmayan şirketin ve ortaklarının zararına sebebiyet verecek faaliyetler içinde bulunduğu ve ayrıca, kendi nam ve hesabına şirket faaliyet ve işleri ile tamamen aynı konuda bir ticari işletmeyi işlettiği ve kendi işletmesiyle şirket arasında kendi nam ve hesabına ticari faaliyet yürüttüğünün tespit edildiğini, bu şekilde davalının şirket müdürü olduğu dönemde TTK 54, 613 ve 616 maddelerinde tanımlanan "bağlılık yükümlülüğü ve rekabet yasağı" hükümlerine aykırı hareketle 22.10.2010 tarihinden itibaren şirket konusu ticari faaliyetle aynı nitelikte ticari işletmenin kendi nam ve hesabına işletilmiş olmasından ve ayrı şirket menfaatlerine aykırı biçimde davranışlarıyla şirketi maddi zarar verdiğini, bu sebeplerle davanın kabulü ile; Davalı ...'ın davacının ortağı olduğu ....'nin müdürü olduğu dönemde şirket yönetimde basiretli bir tacir davranmaması özen ve sadakat ile şirket menfaatlerine aykırı davranışları nedeniyle şirkete verdiği maddi zararların yapılacak bilirkişi incelemesi neticesi tespit olarak fazlaya ilişkin kısmının talep ve dava edilmesi hakkı saklı kalmak şartıyla şimdilik 250.000,00 TL'lik kısmının davacının ortağı olduğu ...'ne ödeme tarihine kadar işleyecek ticari faiziyle birlikte tazminat olarak ödenmesine, Davalı ...'ın rekabet yasağına aykırı biçimde kendi nam ve hesabına sahibi olduğu şahıs işletmesi ile satın aldığı ve sattığı tüm ürünlerin alım ve satış değerleri arasındaki net karın haksız rekabet maddi zararları olarak yapılacak bilirkişi incelemesi neticesi tespit olarak fazlaya ilişkin kısmının talep ve dava edilmesi hakkı saklı kalmak şartıyla şimdilik 50.000,00 TL'lik kısmının davacının ortağı olduğu ...'ne ödeme tarihine kadar işleyecek ticari faiziyle birlikte tazminat olarak ödenmesine, Davalı ...'ın rekabet yasağına aykırı biçimde kendi nam ve hesabına şahıs işletmesiyle şirket arasında yaptığı haksız rekabet eden davranışları ile yıllardır zarar eden kar yapı dağıtılmayan bir şirket ortağı olarak telafisi güç ve imkansız maddi ve manevi zararlara düçar olan davacıya 50.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, Davalı ...'ın haksız rekabet teşkil eden nitelikte faaliyetle bulunduğunun tespiti ile bu faaliyetlerinin men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle, davacının iddialarının yerinde olmadığını, ...davalının müdürlük süresinin dolması ve şirket ortaklarının bir araya gelerek genel kurulu yapamamaları sebebiyle kayyım atandığını,.. davacının dayandığı bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, bilirkişinin eksik bilgi ve belge ile hareket ettiği için yanlış sonuçlara ulaştığını, şirketin .... adresindeki dükkanın mülkiyetinin davalıya ait olduğunu, davacı ortak olduktan sonra şirketin kendisine kira ödemesi yapması gerektiğinin izah edilmesi gerektiğini, davacının bu dükkan için kira ödemesini kabul etmeyerek şirketin... adresindeki şubesinin kapatılmasını istediğini, başlangıçta şubeye ayrıca bir sermaye konulmadığını bu sebeple şubenin kapatılmasından sonra demirbaş ve tüm malzemelerin şirket merkezine getirtildiğini, davalının bu durumda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, tarafların ortak olduğu şirketin ... şirketinin bayiliğini devam ettire bilmesi için bu şirkete teminat verilmesi gerektiğini, davacının teminata yanaşmadığını, davalının ... şirketi tarafından istenilen teminatları kendi mal varlığından vermeye ve ...'ne şahsen kefil olmaya devam ettiğini, davacının 2010 senesinden beri davalının mülkiyeti kendisine ait dükkanda oto lastik ticareti yaptığından haberdar olduğunu, bu durumun ....esas sayılı dosyasında verdiği 20.11.2012 tarihli dilekçe ile de ikrar ettiğini, davacının şirkete ortak olduğundan buyana şirketin işleyişi ile ilgili en ufak bir emek sarf etmediğini, davalının, ... ile rekabet etmediği gibi, şirketi ayakta tutmak için çalıştığını, .. şirketinin istediği teminat miktarları yeterli olmadığından şirket de yeterli miktarda mal alamadığı için davacının kendi ticari işletmesi üzerinden... şirketinden mal alarak, ...'ne aktardığını ve şirketin ayakta kalmasını sağladığını, şirketin kar veya zarar etmesi hususunun iyi yada kötü yönetilmesi ile bir ilgisinin olmadığını, kar dağıtımı yapılamaması kusurunun davalıya yükletilemeyeceğini, davacının şirketin işleyişine emek ve zaman sarf etmeden sadece sermaye koyarak olmayan bir karın peşine düştüğünü, davacı iddialarının tümünün yerinde olmadığından davanın reddini istemiştir. HUKUKİ GEREKÇE Dava, tarafların ortağı olduğu dava dışı limited şirkette müdür olarak görev yapan davalının müdürlük görevi sırasında şirkete verdiği ileri sürülen zararlar ile rekabet yasağına aykırı olduğu iddia edilen davranışları nedeniyle oluştuğu iddia edilen maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, 2011 yılından itibaren şirketin zarar etmesinde başlıca nedenler, şirketin 2011 yılında ortaklar üzerinde fiktif olan 285.000,00 TL varlıklarının gelir tablosunda (... 144.369,00 TL+ ... 140.631,00 TL) 6111 sayılı Kanun ile kanunlara uygun bir biçimde diğer olağan dışı gider ve zararlar bölümüne aktardıkları ve şirketin 100.000,00 TL'lik alacağın şüpheli alacaklara kaydederek gider olarak yazıldığı, söz konusu 100.000,00 TL'lik alacak ile ilgili de herhangi bir tahsilatın da bulunmadığının tespit edildiği, ayrıca 2012 ve 2013 yıllarında yaşanan sorunlardan dolayı faaliyet giderlerinde yaşanan büyük artışlar nedeniyle zarar edildiği, söz konusu faaliyet giderlerini düşürmek veya faaliyet giderlerinin düşmemesi durumunda brüt satış kârının artırılması ile ilgili herhangi bir çalışmanın olmadığı tespit edilmiş ise de; şirketin iki ortaklı olması, davalının şirketi ayakta tutabilmesi için kendi firmasından zararına satışlar yaptığının tespit edilmesi göz önüne alındığında tarafların ortağı olduğu şirketin son zamanlarda zarar etmesinde kusurun tamamının davalıya ait olmadığı, davalı ...'ın kendi şahsi işletmesinden ...'ne yaptığı satışlardan dolayı prim gelirleri de dahil olmak üzere hiçbir kârının bulunmadığı, davalı ...'ın kendi adına açtığı işletme ile tarafların ortağı olduğu ....i arasında herhangi bir rekabet içerisinde bulunulmadığı, davacının bu sebeple manevi zararının da olmadığı tespit edildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, ....karar sayılı ilamıyla "... 6102 sayılı TTK'nın 626/(2). maddesi uyarınca açılan davalar ancak şirket tarafından rekabet yasağına aykırı hareket eden yönetici ve ortaklar aleyhine açılabilir. Davacı, dava dışı Doğulas Otomotiv ve Gıda San. Tic. Ltd. ortağı olup, kendi adına TTK'nın 626 maddesi uyarınca dava açamaz. Bu nedenle davanın aktif dava ehliyeti yokluğu gerekçesi ile reddi gerekip, yazılı gerekçeyle reddi doğru değil ise de, sonucu itibari ile doğru olan haksız rekabet sebebiyle tazminat istemine ilişkin ret kararının HUMK 437/7. maddesi gereğince açıklanan bu gerekçe ile onanmasına karar vermek gerekmiştir. Davacının, davalı şirket müdürünün hukuka aykırı eylemleri sebebiyle şirketi zarara uğrattığı iddiası yönünden ise, mahkemece bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, ....Esas sayılı dosyasında davalının müdürlükten azli ve şirkete kayyum atanması talep edilmiş olup, anılan dosyada alınan bilirkişi raporunda, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundan farklı tespitlere yer verilmiştir. Bu durumda yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve oluşacak duruma göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru..." olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra yeniden oluşturulan mali müşavir, işletmeci ve nitelikli hesap uzmanından oluşturulan bilirkişi kuruluna tevdi edilerek alınan 18/12/2019 tarihinde sunulan raporda "...Tarafların ortağı olduğu şirketin 2009 — 2010 — 2011 ve 2012 yıllarına ait gelir tablolarının incelenmesinde; şirketin mal satışlarından kar etmemiş olduğu, 2009 ve 2010 yıllarında kar elde etmesinin nedeninin ... firmasından alınan primler olduğu, 2011 yılında her ne kadar almış olduğu primler yüksek olsa da, tahsil edilmeyen 100.000,00 TL”'lik alacağın ve 131 — Ortaklardan Alacaklar hesabında görünen tutarın 6111 sayılı Kanun kapsamında gider gösterilmesi nedeniyle şirketin zarar etmiş olduğu, yapılan incelemede 100.000,00 TL'lik tutarın gider gösterilmesinin uygun olduğu, ancak 285.000,00 TL'lik ortaklardan alacaklar hesabında gösterilen alacağın gider gösterilmesinin uygun olmadığı, ancak bu durumun şirket ve ortakların menfaatine bir durum olup, bu hususta ortakların uğradığı bir zararın bulunmadığı, 2012 yılında şirketin zarar etmesi ise ... fırmasından almış olduğu prim tutarının düşük olmasından kaynaklandığı, şirketin bu yıl içinde prim alamamasının nedenin de 2012 yılı içerisinde almış olduğu malların %83,69 kısmını davalı yandan almış olmasından kaynaklandığı, şirket bilançosunun incelenmesinde; davacının şirket müdürü olarak yapmış olduğu faaliyetlerden dolayı şirkete verdiği ölçülebilir bir zararı tespit edilemediği, davalı yana ait işletmenin; ... Şti.'ne ait şubenin bulunduğu adreste şube kapanmadan 21.01.2010 tarihinde aynı iş ile ilgili olarak işletme açmış olduğu, mahkemenizce; bu durumun haksız rekabet koşullarının oluştuğu kanaati hasıl olur ise de; her ne kadar davalıya ait işletmenin, ...'ne satmış olduğu mallardan dolayı zarar etmiş ise de, tarafların ortağı olduğu şirketin kar kaybının, davalının işletmesinin elde etmiş olduğu karlar olacağı, bu tutarın da; 2010 yılında 26.631,57 TL, 2011 yılında 25.961,92 TL ve 2012 yılında da 69.436,30 TL olduğu..." yönünde görüş bildirmişler, taraf vekillerinin bilirkişi raporuna beyan ve itirazları alındıktan sonra itirazların karşılanması bakımından dosya aynı bilirkişilere tevdi edilmiş, alınan 24.02.2020 tarihli ek raporda "...Tarafların yapmış olduğu itirazlar doğrultusunda yeniden yapılan incelemede kök raporumuzda belirtmiş olduğumuz hususları değiştirecek bir durum olmadığı, haksız rekabet koşullarının oluştuğu kanaati hasıl olur ise; Sayın Mahkemenizce tarafların ortağı olduğu şirketin kar kaybının; davalının işletmesinin elde etmiş olduğu karlar olacağı düşünülür ise bu tutarın da; 2010 yılında 26.631,57 TL,2011 yılında 25.961,92 TL ve 2012 yılında da 69.436,30 TL olduğu, davalının işletmesinin elde etmiş olduğu prim tutarının, şirketin gelir tablosunda görünen kar veya zararına eklenmesi gerektiği düşünülür ise; toplam eklenmesi gereken prim tutarının 411.701,00 TL olduğu, bu tutarın yıllara göre eklenmesi halinde ise; şirketin 2010 yılında 34.431,00 TL olan karının 94.643,00 TL'ye yükseleceği, 2011 yılında 237.102,00 TL olan zararının 153.242,00 TL'ye gerileyeceği, 2012 yılında 79.062,00 TL olan zararının 188.667,00 TL kara geçeceği..." yönünde görüş bildirmişler, bilirkişi raporuna karşı taraf vekillerinin beyan ve itirazları alınmış, tarafların itirazlarında belirttiği...ne müzekkereler yazılarak ilgili hesap özetleri celp edilmiş, dosya aynı bilirkişilere tevdi edilip itirazların karşılanması bakımından alınan 23/08/2021 tarihli ikinci ek raporda 18/12/2019 tarihli kök rapor ve 24/02/2020 tarihli ek raporda belirtilen hususları değiştirecek bir durum olmadığı yönünde görüş bildirmişler, bu rapora karşı da taraf vekillerinin beyan ve itirazları alınmış, tarafların beyanlarında belirttiği ...'nın ilgili şubelerinden ilgili belge ve kayıtları getirtilmiş, alınan 28/10/2022 tarihli üçüncü ek raporda yeniden yapılan incelemede kök rapor ve ek raporlarda belirtilen hususları değiştirecek bir durum olmadığı belirtilmiştir. Davacı tarafından açılan işbu dava ile tarafların ortağı olduğu dava dışı limited şirkette müdür olarak görev yapan davalının müdürlük görevi sırasında şirkete verdiği ileri sürülen zararlar ve rekabet yasağına aykırı olduğu iddia edilen davranışları nedeniyle oluştuğu iddia edilen maddi ve manevi zararın tazmini ile haksız rekabetin tespiti ve haksız rekabetin meni istenilmiş olup, haksız rekabetin tespiti, meni rekabet yasalarına aykırılık nedeniyle oluşan davranışlar nedeniyle uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi zararın tazminine yönelik istemler ...'nin 13/04/2017 tarihli bozma ilamında belirtildiği gibi 6102.sayılı TTK'nın 626/2.maddesi uyarınca açılacak davaların ancak şirket tarafından rekabet yasağına aykırı hareket eden yönetici ve ortaklar aleyhine açılabileceği, davacı dava dışı şirketin ortağı olduğundan belirtilen yasa maddesi gereğince işbu davayı açamayacağından bu davaların aktif husumet nedeniyle reddi gerekir. Davacı ayrıca davalı şirket müdürünün hukuka aykırı eylemleri sebebiyle şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla açılan dava TTK'nın 553.maddesine dayanmakta olup aynı yasanın 555.maddesi gereğince de pay sahipleri tazminatı ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler. Dava dışı şirketin yöneticisi olan davalının hukuka aykırı eylemleri sebebiyle şirketi zarara uğratıp uğratmadığı yönünden bozma sonrası alınan bilirkişi raporlarında şirket müdürü olan davalının hukuka aykırı eylemleri sebebiyle şirketi zarara uğrattığı yönünde herhangi bir tespitte bulunulmamış, bilirkişi rapor ve ek raporlarında belirtilen, davalının dava dışı şirkete ait şubenin davalı tarafından işletilerek gelir elde edilmesi veya prim alınması Yargıtay bozma ilamında belirtilen 6102 sayılı TTK'nın 626/2.maddesine dayalı olarak istenilebilecek tazminatlar olup bu ise ancak şirket tarafından açılması gereken davalardır. Davalının dava dışı şirketi hukuka aykırı eylemleri nedeniyle zarara uğrattığı yönünde bilirkişiler görüş bildirilmediği gibi mahkememize sunulan delillere göre de davalı şirket müdürünün hukuka aykırı eylemleri nedeniyle şirketi zarara uğrattığı tespit edilememiştir. Toplanan delillere göre davacı tarafların ortağı olduğu dava dışı limited şirketinin müdürü olarak görev yapan davalının müdürlük görevi esnasında şirkete verdiği zararlar ile rekabet yasağına aykırı hareket ederek şirketin uğradığı maddi ve manevi zararın tazminini haksız rekabetin tespiti ve menini talep etmiş ise de; Yargıtay bozma ilamında belirtildiği gibi haksız rekabet ve rekabet yasağına aykırı taleplerle ilgili davaların ancak şirket tarafından açılacağı öngörüldüğünden daha önce verilen red kararının da bu gerekçeyle onandığından bu taleplerle ilgili yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacının davalı olan şirket müdürünün hukuka aykırı eylemler sebebiyle şirketi zarara uğrattığı iddiasının ise bozma ilamında belirtilen doğrultuda alınan yeni bilirkişi raporunda davalı şirket müdürünün hukuka aykırı eylemleri sebebiyle şirketi zarara uğrattığı tespit edilmediğinden bu hususa ilişkin açılan davanın ise reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1.-Davacının haksız rekabetten kaynaklı maddi ve manevi tazminat, haksız rekabetin meni talepleri ile ilgili verilen red kararı ... karar sayılı 13/04/2017 tarihli ilamı ile red gerekçesi değiştirilerek onandığından bu taleplerle ilgili yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, Davacının sorumluluk davası ile ilgili açtığı davanın reddine, 2.-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 179,90 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 5.977,15 TL'den mahsubu ile arta kalan 5.797,25‬ TL’nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3.-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/4.maddesi uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4.-Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, 5.-Davalı tarafından yapılan 43,00 TL posta giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6.-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde ...'da temyiz yolu açık olmak üzere 25/01/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/615, K. 2023/53, T. 25.01.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-615-e-2023-53-k-f060c1dbb856