İlk Derece Mahkemesi · Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/134 E. 2025/523 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/134
Karar No
2025/523
Karar Tarihi

T.C. ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/134 KARAR NO : 2025/523 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... -..... KAYYIM TAYİNİ İSTENİLEN :... - ..... DAVA : Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) DAVA TARİHİ : 19/02/2025 KARAR TARİHİ : 18/09/2025 KARAR Y. TARİHİ : 22/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP : Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; ..., 19.12.2024 tarihinde olağan genel kurul toplantısını yaptığını, ancak bu toplantıda temsile yetkili bir yönetim kurulunun seçilemediğini, bu sebeple kooperatifin organsız kaldığını, müvekkilinin üyesi olduğu kooperatifin yönetim kurulu bulunmadığı için kooperatife kayyım atanması taleplerinin hasıl olduğunu, zira yönetim kurulu seçilmeyerek kooperatif, yasal ve zorunlu organlarından mahrum kaldığını, ... kayıtlarında da yönetim kurulu üyesinin yer almadığını beyan ederek; yönetim kurulu olmayan ...’ne yönetim kayyımı atanmasına, halihazırda yönetim kurulu organı olmadığından yargılama sonuna kadar tedbiren kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı kooperatife ve tasfiye memurlarına duruşma gün ve saatini bildiren davetiye tebliğ edilmiş ve cevap dilekçesi sunmamışlardır. DELİLLER: ..... 26/02/2025 tarihli cevabi yazısında; kayyım atanması talep edilen .....'nin 28/07/2004 tarihinde kurulduğu, 21/12/2021 tarihli genel kurula göre 3 yıl süre ile ..., ... ve ...'nın tasfiye memuru olarak seçildikleri bildirilmiştir. Yargılama sırasında davacı vekili tarafından 15/04/2025 tarihinde sunulan dilekçe ile tasfiye memurları ve yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ...'ın 19/07/2024 tarihli istifa dilekçesinin ibraz edildiği görülmüştür. .....'nün 31/07/2025 tarihli cevabi yazısında; kayyım atanması talep edilen ...'nin son genel kurulunun 2023 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısının 19/12/2024 tarihinde yapıldığı, 2022 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısının ise 28/12/2023 tarihinde yapıldığı, bahsi geçen toplantının 5. maddesinde yönetim ve denetim kurulu üyelerinin 3 yıl süre ile seçildiği, alınan kararlara karşı herhangi bir itiraz bulunulmadığı görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Davadaki uyuşmazlığın;... yapılan genel kurul toplantısında yönetim kurulunun seçilemediği ve kooperatifin organsız kaldığı belirtilerek kayyım tayin edilmesi istemine ilişkin olduğu anlaşıldı. TMK'nın 427/4.maddesinde bir tüzel kişinin gerekli organlarından yoksun kalması ve yönetiminin başka yoldan sağlanamaması durumunda yönetim kayyımı atanacağı düzenlenmiştir.TMK'nhın 575 maddesine göre mirasın miras bırakanın ölümü ile açıldığı, malvarlığının teşkil eden diğer değerler yanında şirket hissedarlığı yönünden de mirasçılar hak sahibidir. ..... Dairesi'nin 04/11/2021 tarih, ..... sayılı kararında belirtildiği üzere, kayyım tayini davası TMK'nun 427/4. maddesinde ifade edilen HMK'nun 382/2-b-19. maddesinde düzenlenen vesayet işleri kapsamında bulunması nedeniyle çekişmesiz yargı işi olduğu belirtildiğinden eldeki davanın hasımsız olarak açılması kabul edilmiştir. (..... Dairesinin 03/07/2018 tarih ve ..... sayılı ilamı). TTK'nun 530. maddesi gereğince (1) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli olan organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, pay sahipleri, şirket alacaklıları veya ..... istemi üzerine, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, yönetim kurulunu da dinleyerek şirketin durumunu kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler. Bu süre içinde durum düzeltilmezse, mahkeme şirketin feshine karar verir. (2) Dava açıldığında mahkeme, taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir. Bir şirket veya kooperatiflerde, organ yokluğundan bahsedebilmek için, şirket organlarından, genel kurul, yönetim kurulu veya denetim kurulunun oluşamaması veya görevlerini yapmaması veya yapamaması gerekir. Bu durumda şirket faaliyetinin devamının ve faaliyetinin sağlanabilmesi amacıyla kayyum atanır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 98. maddesinde, bu kanunda aksine açıklama olmayan hususlarda TTK’nun Anonim Şirketlere ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. 6102 sayılı TTK’nun 530 . maddede ise, uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli olan organlarından birinin mevcut olmaması veya genel kurulun toplanamaması durumunda pay sahipleri, şirket alacaklıları veya gümrük ve ticaret bakanlığının istemi üzerine, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yönetim kurulunu da dinleyerek şirketin durumunu kanuna uygun hale getirmesi için bir süre belirleyeceği, bu süre içerisinde durumun düzeltilmemesi halinde, mahkemenin şirketin feshine karar vereceği ve davanın açılması halinde mahkemenin taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabileceği düzenlenmiştir. Yasada açıkça ifade edilmese dahi, böyle bir durumda mahkemenin alabileceği gerekli önlemlerin başında kayyum tayinine ilişkin tedbirdir. Atanan kayyum, bir yandan şirket organ eksikliğinin giderilmesi için gerekli işlemleri yaparken bir yandanda bu süre içerisinde şirketin faaliyetinin devamını sağlayacaktır. Kayyımlık ve yasal temsilcilik ise, TMK’nun ikinci kitabında 426 ve devamı maddelerde düzenlenmiştir. Somut olayda talep edilen kayyımlık ise aynı yasanın 427. maddesinde düzenlenmiş, 427/4 bentte bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa yönetim kayyumu atanacağı belirtilmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 403/2. maddesinde, kayyımın, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanacağı, 426. maddesinde vesayet makamının, aşağıda yazılı olan veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen temsil kayyımı atayacağı, kayyım atamasının yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel olmayacağı, 427. maddesinde ise bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa kayyım atanacağı düzenlenmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi uyarınca, bu kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde TTK'nın anonim şirketlere ilişkin hükümlerinin uygulanacağı, yönetim kurulu TTK'nın 316. maddesi uyarınca ancak genel kurul kararı ile azledilebilir. Yönetim kurulunun böyle bir istemi reddi halinde davacı ortakların keyfiyeti önce genel kurula ve buradan alacağı ret kararını mahkemede dava etmesi mümkün olup, doğrudan mahkemeden kooperatife kayyım atanması talebinde bulunamayacağı gibi organ boşluğu da bulunmadığından bu nedenle de kayyım tayini istenememektedir. (..... Dairesi'nin 17/02/2016 tarih, ..... sayılı ilamı ile 2016/576) Somut olayda davacı tarafından davalı kooperatifin yönetim ve denetim kurulu üyelerinin istifa etmelerinden dolayı organların teşekkülünün sağlanamadığı ve görev sürelerinin dolduğu gerekçesiyle davalı kooperatife kayyım atanması talep edilmiş ise de; yapı kooperatifleri, üyelerine konut edindirmek amacıyla bir araya gelmiş kişilerden oluşmuş tüzel varlıklar olup kooperatifin yönetim kurulunun oluşumu, işleyişi, görevden alınması öncelikle kooperatifin iç yapısı içinde genel kurulda halledilmesi gereken konular olup, TTK 529/1-b,c ve TTK 530 maddelerindeki koşullar oluşmuş ise davacı tarafından davalı kooperatifin tasfiyesi veya feshi talebinde bulunulması gerektiği ancak davacının fesih ve tasfiyeye yönelik talepleri bulunmadığı sadece kayyım atama talebinde bulundukları keza kooperatifin 2022 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısının ise 28/12/2023 tarihinde yapıldığı, bahsi geçen toplantının 5. maddesinde yönetim ve denetim kurulu üyelerinin 3 yıl süre ile seçildiği ve alınan kararlara karşı herhangi bir itiraz bulunulmadığı, üyeliklerinin kooperatifçe sona erdiğine dair yapılan işlemlere ilişkin bir belge de ibraz edilmediği, 28/12/2026 tarihine kadar üyeliklerinin devam ettiği anlaşıldığından TTK 530/2 maddesi kapsamında da kayyım atanması mümkün olmadığı gibi yargı organlarının ancak yasanın öngördüğü hallerle organ boşluğu gibi sınırlı olarak kooperatif yönetimine kayyım atayabileceği öngörüldüğünden bu haliyle davalı kooperatifte oluşmuş bir organ boşluğundan söz edilemeyeceğinden kayyım atanması talep edilen davalı kooperatifte organ boşluğu bulunmadığı, genel kurul toplantılarının gerçekleştirildiği, davacı tarafından genel kurula başvuru yapılmadan, kooperatif hasım gösterilerek kayyım atanması talepli dava açıldığı için, davanın reddine karar dair (Emsal: ..... Dairesi'nin 29/04/2024 tarih, ..... sayılı kararı) aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacı tarafından dava açılırken ödenen 615,40 TL peşin harcın karar harcı sayılmasına, başkaca bir harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde, yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde..... Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 18/09/2025 Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza

Atıf: Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/134, K. 2025/523, T. 18.09.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-134-e-2025-523-k-575ee478eff7