İlk Derece Mahkemesi · Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/114 E. 2025/229 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/114
Karar No
2025/229
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/114 Esas - 2025/229 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/114 Esas KARAR NO : 2025/229 BAŞKAN : : ..... ÜYE :: ..... ÜYE :: ..... KATİP : : ..... DAVACI :: ..... VEKİLİ : Av. : ..... DAVALI : 1- : ..... : ..... VEKİLİ : Av. : ..... DAVALI : 2- : ..... DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 13/02/2025 KARAR TARİHİ : 10/04/2025 GR.KR.YZM.TARİHİ : 22/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP : Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili ... ve müşterekleri tarafından, : ..... Mahkemesi'nde açılan ve görülmekte olan : ..... Esas sayılı davada, davalılardan olan ...'nin terkin edildiği bildirildiğinden bu tüzel kişi yönünden taraf teşkili sağlanamadığını, bunun üzerine anılan mahkemece 06.12.2024 günlü duruşmada verilen ara kararının 4 numaralı bendi ile "Davalı ..... tebligat çıkarılırken terkin edildiği anlaşılmakla adı geçen kooperatifin ihyası için davacılar vekiline yetki verilmesine ..." karar verildiğini, söz konusu yetki belgesine istinaden, belirtilen kooperatifin ihyasına karar verilmesi istemiyle eldeki davanın açıldığını, ihya taleplerinin görülebilmesi için belirtilen kooperatifin ... üyeleri veya son yönetim kurulu üyelerine tebligat yapılması gerekmekte olup, mahkememizce müzekkere ile ...'nden bu konuda bilgi alınmasını talep ettiklerini, yönetim veya ... üyeleri belli olduktan sonra bu kişiler davalarına dahil-i davalı olarak dahil edileceklerini beyan ederek; ... müzekkere yazılarak ... sicil numaralı ...'nin : ..... üyelerinin isim ve adreslerinin bildirilmesinin istenmesine, belirlenecek tasfiye veya yönetim kurulu üyelerine tebligat yapılarak taraf teşkilinin tamamlanmasına, : ..... terkin edilmiş bulunan ... sicil numaralı ...'nin ihyasına, tasfiye veya yönetim kurulunca ihya talebine itiraz edilmesi halinde avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; sicil kayıtları incelendiğinde ...'nin aktif olduğunun tespit edildiğini, HMK madde 50 ve devamına göre; taraf ehliyeti; medenî haklardan yararlanma ehliyetini ifade etmektedir. Dava ehliyeti ise; kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Tarafların taraf oldukları uyuşmazlıklarda, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları gerekmektedir. ...'nin tüzel kişiliğinin de aktif halde olduğunu, : ..... Esas sayılı dosyasında da söz konusu kooperatifin taraf olarak gösterilmesinde herhangi bir sakınca olmadığını, kooperatifin hâlihazırda hem taraf ehliyeti hem de dava ehliyetine sahip bulunduğunu, dava konusu kooperatifin ... kayıtlarında aktif durumda olduğundan davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle HMK 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, : ....., tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olduğunu, davada taraf gösterilmesinin gerekçesinin de bu olduğunu beyan ederek; ilgili kooperatifin sicil kayıtlarında aktif durumda olmasından dolayı hukuki yarar ve dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, vekâlet ücreti ve yargılama giderinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'nin usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmayarak davacının iddialarını inkar ile yetindiği anlaşılmaktadır. DELİLLER ... bila tarihli cevabi yazısından, ekli belgelerden, Yönetim Kurulu 25/04/2019 tarihli Yıllık Çalışma Raporundan, davaya konu ...'nün ... sicil numarasına kayıtlı olduğu, en son genel kurul toplantısının 22/06/2019 tarihinde yaptığının tespit edildiğini, 1163 sayılı ...'nun Dağılma Sebepleri başlıklı 81/6. maddesinin, "üç yıl olağan genel kurulunu yapmaması" hükmü gereği adı geçen kooperatifin münfesih durumda bulunduğunun belirtildiği görülmüştür. : ..... Mahkemesi'nin 06/12/2024 tarihli, : .....Esas sayılı cevabi yazısı ile ek duruşma tutanağına göre; davacıya Davalı : .....'nin tebligat çıkartılırken terkin edildiği anlaşılmakla adı geçen kooperatifin ihyası için davacılar vekiline yetki verildiği ve duruşmasının 30/04/2025 tarihine talik edildiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Davadaki Uyuşmazlığın; kayıtlı : .....'nin ek tasfiye sureti ile ihyası şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 81 nci maddesinde kooperatiflerin dağılma sebepleri düzenlenmiştir. Anılan maddeye 3476 sayılı Kanun ile eklenen 6 ncı bent uyarınca, kooperatifin üç yıl olağan genel kurulunu yapmaması hâlinde, kooperatife genel kurul yapabilmesi için uygun bir süre verilmesine gerek olmaksızın, kooperatif kendiliğinden dağılmış sayılacaktır. Aynı maddenin 7 nci bendinde ise, kooperatifin amacına ulaşma imkânının bulunmadığının ilgili Bakanlıkça tespiti hâlinde, mahkemeden alacağı kararla dağılacağı hükmüne yer verilmiştir. Kooperatifler Kanununun 86/2. maddesinde; Bakanlığın, kooperatifleri teftiş etmeye, denetlemeye ve denetlettirmeye görevli ve yetkili olduğu belirtilmektedir.Kooperatifler Kanunun 81/6 maddesinden kooperatiflerin dağılma sebepleri düzenlenmiş olup, maddeye 3476 sayılı kanun ile eklenen 6. maddesi uyarınca kooperatifin 3 yıl üst üste olağan genel kurulu yapmaması halinde kooperatife genel kurul yapılabilmesi için uygun bir süre verilmesine gerek olmaksızın kooperatif kendiliğinden dağılmış sayılacaktır. 1163. sayılı ...'nun 98. maddesi yollamasıyla 6102 sayılı TTK.'nun 547.maddesi gereğince; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin ya da kooperafin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirmesi halinde kooperatifin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verileceği ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirileceği düzenlemeleri yer almaktadır. Ticaret ortaklıkları gibi, kooperatifin de tüzel kişiliği bulunmaktadır. Kooperatifin tüzel kişiliği, ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için de, tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekir. Şayet, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, kooperatifin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bir tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi, aynı zamanda borçlar hukukuna ilişkin bir hukuki işlem olup, bu karar ve işlemin hataya dayanması karşısında gerçek anlamda bir tasfiye işleminden söz edilemez. Hataya veya kasta dayalı, şeklen gerçekleşmiş bir tasfiyenin kaldırılmasının gerek o işlemi gerçekleştirenlerce, gerekse bundan zarar görenlerce istenebilmesi borçlar hukukunun temel kurallarından biridir. Buna yönelik düzenlemeye 6762 sayılı TTK hükümlerinde yer verilmemişse de, TTK'nın 1. maddesi yollaması ile Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde, hataya dayalı bir hukuki işlemin düzeltilmesine olanak tanınması kaçınılmazdır. (...'nun 27.01.1999 gün ve : .....; 06.06.2007 tarih ve : ...... sayılı ilamları bu yöndedir.) 1163 sayılı ...'nun 98. madde hükmü yollamasıyla uygulanması gereken ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi ise “Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.” hükmünü içermektedir. Keza tasfiyenin sağlanması için tasfiye memurunun atanması konusunda mahkemeden talepte bulunulmasına engel bir durum yoktur. ...'nun 86/2 maddesi uyarınca ... kooperatifleri denetim yetkisi de nazara alındığında en azından tasfiye memurunun atanmasının kabulü gerekir. (: ..... Dairesi'nin 06/10/2021 tarih, : .....) ...'nun 13.12.2023 tarih : ..... sayılı ilamında da açıklandığı üzere; "...6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu döneminde ticaret sicilinden terkin edilen bir şirketin, daha sonra tasfiyesinin eksik yapıldığının anlaşılması ya da taraf sıfatını gerektiren devam eden hukuki ilişkilerinin söz konusu olması hâlinde, bu şirketin ek tasfiyesinin mümkün olduğu ve ek tasfiyeye karar verilerek geçici olarak tescil edilebileceği öğreti ve uygulamada kabul edilmekteydi. 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesiyle “ek tasfiye” özellikle düzenlenmiş; anonim şirketin tasfiye işlemleri tamamlanıp ticaret sicilinden terkin edilmesinden sonra tasfiyenin eksiksiz bir şekilde gerçekleştirilmediğinin ve dolayısıyla ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması hâlinde son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri; mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar vereceği ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettireceği belirtilmiştir. Görüldüğü üzere 6102 sayılı Kanun'un 547 inci maddesi ile ek tasfiye işlemleri tamamlanıncaya kadar, ticaret sicilinden silinmiş olan şirketin mahkeme kararı ile sicile yeniden tescil ettirilmesi açıkça öngörülmüştür. Dolayısıyla 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi, bir anonim şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesi için hem tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlanmasının hem de ticaret sicilinden silinmesinin birlikte gerçekleşmesi gerektiğini göstermektedir. Yukarıda da bahsedildiği üzere ek tasfiye, şirketin tasfiyesinin tamamlanıp kapanarak şirketin ticaret sicilinden terkini sonrası başkaca tasfiye tedbirlerinin alınmasının zorunlu olduğunun anlaşılması hâlinde başvurulabilecek bir tedbirdir (: .....). Şirket ticaret sicilinden terkin edildikten sonra tasfiye işlemlerinin eksik yahut kanuna aykırı yapıldığının anlaşılması, şirkete ait tasfiye aşamasında değerlendirilmemiş mal varlığı değerlerinin bulunması, organlara karşı sorumluluk davası açılması, şirkete karşı açılmış dava veya icra takibinin bulunması gibi şirketin hukuken temsilinin gerektiği durumlarda ek tasfiyeye gidilebilmesi mümkündür..... Herhangi bir nedene dayalı olarak şirketin ihyasına veya ek tasfiyesine ilişkin açılan davada mahkemece, şartların oluşması hâlinde dava konusu şirketin 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereğince ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince, taraflarca talep edilmese dahi, tasfiye memuru atanarak tescil ve ilanına karar verilmelidir. Ayrıca ek tasfiye kararının davaya konu dosya ile sınırlı olarak verilmesi gerekir. Zira ek tasfiye, niteliği itibariyle geçici bir önlem olup yapılması ihmâl edilen tasfiye işlemlerinin tamamlanmasına kadar devam edecektir (: .....). Dolayısıyla ek tasfiye geçici bir önlem olduğundan ve herhâlde bu şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesi gerektiğinden dosya kapsamındaki tasfiye işleminin tamamlanmasının ardından tasfiye memuru tarafından şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesi için gerekli işlemler yapılacaktır." : ..... Dairesi'nin 21/09/2023 tarih, : ..... sayılı kararında da açıklandığı üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için kooperatifin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve kooperatifin ihyasını talep etme hakkına sahiptir. Somut uyuşmazlıkta ihyası talep olunan ...'nün ... sicil numarasına kayıtlı olduğu, en son genel kurul toplantısının 22/06/2019 tarihinde yapıldığı ve 2020, 2021, 2022, 2023 yıllarına ait olağan genel kurul toplantılarının yapılmamasının kooperatifin kendiliğinden feshi nedeni olduğu bu durumun davaya konu olayda gerçekleştiği nazara alınarak, kendiliğinden fesholduğu tespit edilen kooperatifin ihyasına ve kooperatife tasfiye memuru atanmasına ve davalı kooperatifin HMK'nın 326. maddesi gereğince yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına karar vermek ve aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın kabulü ile : ..... sicil numarası ile kayıtlı iken terkin olunan ...’nin mahkemenin ara kararına göre : ..... Esas sayılı dosyası ve bu dosya ile ilgili işlemler yönünden tüzel kişiliğinin ihyası ile ticaret siciline tesciline, 2-Dava ile ilgili ihya tescil ve ek tasfiye işlemlerinin yürütülmesi bakımından kooperatif başkanı olan ...’in tasfiye memuru olarak tayin edilmesine ve tesciline, 4-Harçlar Kanunu'na göre alınması zorunlu 615,40-TL maktu karar peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan dava açılış masrafı, tebligat gideri ve müzekkere posta gideri 547,50-TL, peşin harç 615,40-TL ve başvuru harcı 615,40-TL olmak üzere toplam 1.778,3‬0-TL yargılama giderinin davalı kooperatiften tahsili ile davacıya ödenmesine,, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin giderinin davalı kooperatiften tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde, yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde: ..... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/04/2025 Başkan : ..... ¸e-imza Üye : ..... ¸e-imza Üye : ..... ¸e-imza Katip : ..... ¸e-imza

Atıf: Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/114, K. 2025/229, T. 10.04.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-114-e-2025-229-k-eb8b44009c6e