İlk Derece Mahkemesi · Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/516 E. 2025/69 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/516
- Karar No
- 2025/69
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/516 Esas - 2025/69 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/516 Esas KARAR NO : 2025/69 ... DAVA : İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)) DAVA TARİHİ : 05/08/2024 KARAR TARİHİ : 30/01/2025 GR.KR.YZM.TARİHİ : 10/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirket nezdinde işçi olarak yaklaşık 20 yıl çalıştığını, işten çıkarılan müvekkilinin hak kazandığı tazminat ve alacaklarının ödenmemesi üzerine ... Esas sayılı dosyasında iflas yolu ile takip başlatıldığını, iflas yolu ile adi takipte ödeme emrinin dosyada mevcut borçlu vekiline 15.07.2024 tarihinde tebliğ edildiğini ve borçlu vekilince 17.07.2024 tarihinde ödeme emrine itiraz edildiğini ve iflas takibinin durdurulmasına karar verildiğini, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 156/3 maddesine göre "Borçlu ödeme emrine itiraz etmişse takip durur ve alacaklı bu itirazın kaldırılması ile beraber borçlunun iflasına karar verilmesini bir dilekçe ile Ticaret Mahkemesinden isteyebilir.", yine aynı yasanın 159/1. maddesine göre "İflas talebi halinde mahkeme, ilk önce alacaklıların menfaati için zaruri gördüğü bütün muhafaza tedbirlerini emredebilir.", 159/2 maddesine göre de "Borçlu ödeme emrine itiraz etmemiş veya alacak bir ilama bağlı ise teminat aranmaz.", mevcut uyuşmazlıkta, müvekkilinin alacağı ilama dayandığını, alacağın Mahkeme ilamına dayanıyor olması karşısında davalı borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetle yapıldığının anlaşıldığını beyan ederek; davanın kabulüne, davalı borçlunun ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazının kaldırılmasına, davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; öncelikle davacının zorunlu arabuluculuk başvurusu yapmadan davasını açtığını, açılan davanın itirazın kaldırılması ve iflas davası olup, sonuç olarak bir para alacağı davası olduğunu, müvekkilinin iflasına karar verilebilmesi itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, itirazın kaldırılması usulü genel hükümlere göre olacağından arabuluculuk başvurusu yapılmasının zorunlu olduğunu, arabuluculuk başvurusu yapılmadan açılan bu davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının... karar tarihli ilamını gerekçe göstererek öncelikle icra emrini gönderdiğini, takibe dayanak olan mahkeme kararının müvekkili şirket tarafından istinaf edildiğini, kesinleşmeyen mahkeme kararına dayalı olarak müvekkili şirket aleyhine iflas davası açılması usul ve yasaya aykırı olup, takip konusu mahkeme kararının kesinleşmesinin beklenilmesini talep ettiklerini, davacının ... Esas sayılı dosyasında öncelikle icra emri gönderdiğini, ilam hükmünde olan mahkeme kararları ancak icra emri ile talep edilmekte olup davacı tarafça icra emri ortadan kaldırılarak mahkeme kararına konu olacağın iflas ödeme emri ile talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, icra emri ile talep edilmesine rağmen icra emrinin yerine getirilmemesi durumunda davacı tarafın açması gereken davanın İİK 174/4 göre iflas davası olduğunu, davacının davasının bu nedenden dolayı ret edilmesi gerektiğini, davacının dosyasından iflas ödeme emri gönderdiğini ve taraflarınca iflas ödeme emrine itiraz edildiğini, mahkemenizce yapılması gereken öncelikle ödeme emrine yapılan itirazın kaldırılması, sonrasında iflas ilanlarının yapılması olduğunu, itirazın kaldırılmasına karar verilmeden, taraflarına dosya borcunun ödenmesi konusunda depo bedeli hesaplanıp bildirilene kadar iflas ile ilgili herhangi bir işlem yapılmaması gerektiğini beyan ederek; haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : ... İflas sayılı yazısı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, iflas istemine ilişkin olup, talebin yasal dayanağı İİK. 156. maddesidir. Davadaki uyuşmazlık davacının davalı şirkette işçi olarak çalıştığı, ... Esas sayılı takip dosyasında iflas yolu icra yapıldığı, söz konusu iflas takibine ilişkin ödeme emrinin borçluya 15/07/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından 17/07/2024 tarihinde borca itiraz edildiği, ödeme emrinin borçluya tebliğ tarihinden itibraren İİK. 156/4 maddesindeki 1 yıllık süresi içerisinde işbu iflas davasının açıldığı dosya kapsamıyla sabit olup, ...Esas sayılı takip dosyası kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, söz konusu dosya kapsamında İİK 156 vd.md.leri uyarınca yapılan iflas talebi nedeni ile davalı yönünden iflas koşullarının bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. İİK. 156/3. maddesi gereğince davalı-takip borçlusunun ödeme emrine itiraz etmesi karşısında davacı işbu dava ile öncelikle borçlunun itirazının kaldırılmasını müteakiben iflasına karar verilmesini talep etmiş olmakla, mahkememizce öncelikle takip tarihi itibariyle davacının alacaklı olup olmadığının saptanması gerekmiştir. İcra ve İflas Kanunu’nun “Ödeme emri ve münderecatı” başlıklı 155. maddesi: “Borçlu iflas yoliyle takibe tabi şahıslardan olup da alacaklı isterse ödeme emrine yedi gün içinde borç ödenmediği takdirde alacaklının mahkemeye müracaatla iflas talebinde bulunabileceği ve borçlunun gerek borcu olmadığına ve gerek kendisinin iflasa tabi kimselerden bulunmadığına dair itirazı varsa bu müddet içinde dilekçe ile icra dairesine bildirmesi lüzumu ve konkordato teklif edebileceği ilave olunur.” “İflas talebi ve müddeti” başlığını taşıyan 156. maddesi ise: “Ödeme emrindeki müddet içinde borçlu tarafından itiraz olunmamışsa alacaklı bir dilekçe ile Ticaret Mahkemesinden iflas kararı isteyebilir. Bu dilekçeye borçlunun ödeme emrine itiraz etmediğini mübeyyin ödeme emri nüshasının raptedilmesi lazımdır. Borçlu ödeme emrine itiraz etmişse takip durur ve alacaklı bu itirazın kaldırılması ile beraber borçlunun iflasına karar verilmesini bir dilekçe ile ... isteyebilir. İflas istemek hakkı ödeme emrinin tebliği tarihinden bir sene sonra düşer.” hükmünü içermektedir. İflasa tabi şahıslardan olan borçlusunu, para veya teminat alacağından dolayı iflas yoluyla takip etmek isteyen alacaklı, yetkili icra dairesine yazılı veya sözlü olarak ya da elektronik ortamda iflas yolu ile takip talebinde bulunabilir. Takip talebinde adi haciz yoluyla takip talebinde yer alan kayıtlardan başka, iflas takip yolunun izlenmek istediği de belirtilir (m. 58/b5). İflas yoluyla takip talebi üzerine icra dairesinin düzenleyeceği ödeme emrinde adi haciz yoluyla takipteki ödeme emrinde yer alması gereken kayıtlar bulunur. İflas yoluyla takipte ödeme emrinde, ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihten itibaren yedi gün içerisinde takip konusu borcun ödenmesi, aksi hâlde alacaklının mahkemeye başvurup borçlunun iflasının talep edebileceği belirtilir. Borçlu ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren yedi içinde ödeme emrine itiraz edebilir. Borçlu anılan süre içinde ödeme emrine itiraz etmezse ödeme emri kesinleşir. Ödeme emrine itiraz etmeyen borçlu, borcunu ve iflas takibinin harç ile giderlerini öderse iflas takibi son bulur; ödemezse alacaklı ticaret mahkemesinde borçluya karşı iflas davası açabilir (... Genel iflas yoluyla takipte borçlu, ödeme emrini tebellüğ ettiği tarihten itibaren yedi gün içinde bir dilekçe ile icra dairesine başvurup takip konusu borca itiraz ettiği takdirde, takip durur (m. 155, m. 156/3). Alacaklı ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde (m.156/son f.) borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesine bir dilekçe ile başvurup, itirazın kaldırılmasını ve borçlunun iflasına karar verilmesini talep edebilir. Genel iflas yoluyla takipte, gönderilen ödeme emrine karşı yedi günlük süre içinde itiraz etmiş olan borçlu, ödeme emrine itiraz süresi içerisinde ileri sürmediği diğer itiraz sebeplerini, iflas dava dilekçesinin tebliği üzerine vereceği cevap dilekçesinde ilk defa ileri sürebilir. İflas davasının açıldığı ticaret mahkemesinde, icra mahkemesindeki gibi sıkı şekil şatlarına tâbi bir yargılama yapılmayıp, HMK’nın genel hükümleri uygulanır. Basit yargılama usulünün uygulanacağı iflas davasında borçlu evvelce ödeme emrine karşı ileri sürdüğü itiraz sebepleri ile bağlı olmaksızın meselâ, takip konusu borcu ödemiş olduğu ya da borcun zamanaşımına uğradığı itirazını cevap dilekçesinde beyan edebilir. İflas davasında alacaklı, alacağını ispat bakımından İİK’nın 68. maddesinde tahdidi olarak sayılmış bulunan belgelerle bağlı değildir. Alacaklı normal bir alacak davasında olduğu gibi alacağın varlığını HMK’ya göre mümkün olan her türlü delil ile ispat edebilir. Mahkemenin yapacağı inceleme sonucunda borçlunun borçlu olmadığı kanısına varılırsa iflas davasının reddine karar verilir. İflas davasının reddi kararı maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder ve alacaklı iflas takibi ve davası konusu yapılmış alacak için borçluya karşı yeni bir alacak davası açamaz. Yapılan inceleme sonucunda alacağın mevcut olduğu kabul edilirse borçlunun itirazının kesin olarak kaldırılmasına karar verilir ve mahkemece aynı zamanda bir depo kararı verilir. Bu depo kararı ile mahkeme, borçluya yedi gün içerisinde faiz ve icra giderleri ile birlikte borcunu ifa etmesini veya o kadar miktarı mahkeme veznesine depo etmesini emreder (m.158, II c. 2). Borçlu yedi günlük depo süresi içerisinde faiz ve giderleri ile birlikte borcu ödemez veya mahkeme veznesine depo etmez ise, mahkemece depo kararından sonraki ilk oturumda borçlunun iflasına karar verilir (Kuru, s. 957). (.... Sayılı ilamı). İlama bağlı bir alacağın icra emriyle istenmesine rağmen ödenmemesi durumunda borçlunun doğrudan doğruya iflasının istenebileceği hususu ise İİK'nın 177/4. maddesinde düzenlenmiştir. İcra İflas Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca, alacaklı tarafından para borcuna veya teminat verilmesine dair ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder. Yasanın bu hükmü emredici nitelikte olup, icra memurunun aksi yöndeki işlemleri kamu düzenine aykırılık oluşturacağından, süresiz şikayete tâbi olacağı gibi hakim tarafından da re'sen gözetilmelidir. Alacaklının takip talebine eklediği belgenin para borcuna veya teminat verilmesine dair ilam olması halinde icra memurunun borçluya örnek 4-5 nolu icra emri tebliğ etmesi yasal zorunluluktur. Alacaklının talebi üzerine ya da kendiliğinden, ilamsız icra takiplerine ilişkin ödeme emri göndermesi gerekmektedir. Nitekim ilamlı icra takibinde borçlunun itirazı takibi durdurmayacağı gibi itfa ve imhal itirazlarının ispatı ancak "yetkili mercilerce re'sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya tetkik merciinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle" (İİK. m. 33) mümkün olacaktır. Halbuki ilamsız icra takibinde itiraz üzerine takip durmakta ve alacaklının itirazın kaldırılması için icra mahkemesine başvurarak olumlu karar alması gerekmektedir. Yine ilamlı icra takibini, alacaklı istediği icra dairesinde yapabilecekken (İİK. m.34), ilamsız icra takibinde genel yetki kurallarına göre (İİK. m.50) takip yapması gerekmektedir. İlama bağlı bir alacağın yapılan takip sonucu icra emriyle istenmesine rağmen ödenmemesi halinde İİK m. 177/4 gereğince iflasa tabi borçlunun doğrudan iflası istenebilir. Burada diğer iflas nedenlerinin aksine takip yapmak gerekmektedir. Ancak alacaklı ilama dayanan alacağını İİK 177/1,2,3 bentlerinde yazılı haller varsa icra emri göndermeden de doğrudan iflas davası açabilir. Alacaklının ilam veya ilam niteliğinde bir belgeye dayanması halinde doğrudan iflas yoluyla takip yapılabilir. (..., ...). Diğer bir ifade ile alacaklının ilama dayanması halinde genel iflas yoluyla takip yapılıp itirazın kaldırılması ile iflas istenememektedir. . Alacaklının para borcuna veya teminat verilmesine dair ilama dayalı olarak ilamsız icra takibi yapması, en başta İİK.nun 32.maddesi amir hükmüne aykırılık teşkil edeceği gibi, dürüstlük kuralı ile de bağdaşmayacağından hukuk düzeni tarafından korunamaz. Bu doğrultuda, ilama dayalı olarak ilamsız icra takibi yapılamayacağı sonucuna varılmıştır... İcra mahkemesince itirazın kaldırılması talebi üzerine ya da mahkemelerce itirazın iptali davası sonunda ilama bağlanmış bir alacağın tekrar ilama bağlanmasının medeni usul hukuku ilkelerine uygun olmadığı, ... sayılı Kararı) ilama bağlı bir alacağın tekrar ilama bağlanmasında hukuki yarar bulunmadığı, dolayısı ile İlama dayalı bir alacağın ilamsız takip konusu yapılamayacağı ilama bağlanmış bir alacağın, adi takip yoluyla iflas takibi yapılarak ve itirazın kaldırılması suretiyle yeniden ilama bağlanmak suretiyle takibin devam ettirilmesinde hukuki yarar bulunmadığından HMK m.114/f.1-bend (h) hükmüne atfen HMK 115/f.2 maddesi hükmü uyarınca davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle ... 2-İş bu kararın kesinleşmesi beklenmeksizin mahkememizin 14/08/2024 tarihli ara kararı ile İİK 159/1 ve 161 maddeleri gereğince davalı ... ait malların İflas Dairesince bir defterinin tutulmasına dair verilen tedbir kararının derhal kaldırılmasına, tedbir kararının kaldırıldığının İflas Dairesi’ne derhal bildirilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80- TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin tüm davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde, yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/01/2025 ...