İlk Derece Mahkemesi · Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/314 E. 2024/657 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/314
- Karar No
- 2024/657
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/314 Esas - 2024/657 T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/314 Esas KARAR NO : 2024/657 HAKİM :...... KATİP :...... DAVACI- KARŞI DAVALI : ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALI- KARŞI DAVACI : ...... ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/04/2023 KARAR TARİHİ : 04/11/2024 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 04/12/2024 Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : ASIL DAVA YÖNÜNDEN: TALEP : Davacı-karşı davalı vekilince sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı firma arasında akdedilen sözleşme uyarınca, davacı tarafından, işbu davaya konu malzemelerin yapılacağı ve teslim edileceği davalı tarafından ise 100.019,43 - TL'nin ödeneceğinin taahhüt edildiğini, 29.11.2023 tarihinde, davalı tarafından, müvekkili firmaya 33.000,00- TL ön ödeme yapıldığını, müvekkili firma tarafından taahhüt edildiği gibi 04.02.2023 tarihinde, taahhüt edilen tüm malzemelerin, ... fatura nolu irsaliye ile teslim edildiğini, malzemelerin bir kısmının şirket personelince teslim edildiğini, bir kısmının da 07.02.2023 tarihinde kargo yoluyla gönderildiğini, bunun üzerine, müvekkili firma tarafından 07.02.2023 tarihinde 100.019,43-TL tutarında fatura kesildiğini, davalı firmanın malların ayıplı olduğunu iddia ederek, 11.02.2023 tarihinde iade faturası kestiğini, taraflar arasında yapılan görüşmelerde, müvekkili firma, basiretli bir tacir olmanın gerekliliklerine uygun olarak, eğer mallar ayıplı ise gereğinin yapılacağını ve oluşan zararın tazmin edileceği belirtilerek, ayıplı olarak tespit edilen malların iadesini istemiş ise de, davalı firmanın yalnızca iade faturası keserek malların iadesini kabul etmediğini, müvekkil firmanın, işini layıkıyla yapan, sektöründe öncü bir firma olduğunu, Davalı tarafından iade faturasının kesilmesinin ardından, ön ödeme olan 33.000,00 - TL'nin iadesi için...... E. Nolu dosyası ile ilamsız icra yoluna gidildiğini, tebligatın yapılmasından sonra, taraflarınca 24.03.2023 tarihinde borca itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalı firmanın, ilamsız icra takibine giderek, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme hakkını kullanmak istediğini, ancak, ortada malın ayıplı olduğunu ispat eder bir belge veyahut Mahkeme ilamı olmadığını ve davalı firmanın malları iade etmeksizin ön ödemeyi almaya çalışmakta olduğunu, tarafların yaptıkları sözleşme gereğince, müvekkil firmanın üretimini yapacağı malların hammaddelerinin davalı firma tarafından temin edildiğini ancak, ilerleyen süreçte, müvekkil firmanın, davalı firmanın bilgisi ve izni dahilinde davalının temin ettiği hammaddelerle bu işin yapılamayacağını bu sebeple de hammaddelerin bir kısmını kendilerinin temin edip yapacaklarını ve buna uygun fiyat teklifi vereceklerini belirttiğini, bu sebeple, müvekkil firmanın zararının hem sözleşmeden doğan 67.019,43 - TL hem de davalı firmanın halen uhdesinde bulunan hammaddeler olduğunu, tüm bu nedenlerle müvekilinin, ticari itibari ve kendisinin maddi zarara uğramaması adına davalarının kabulü ile, 67.019,43 - TL'nin vade tarihi ve teslim tarihi olan 04.02.2023'ten itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; 26/04/2023 tarihli dilekçede taraflar arasında sözleşme imzalandığı, müvekkilin iade faturası kestiğini, davacının basiretli tacir gibi gereğinin yapılacağını bildirdiğini, malların iadesinin müvekkilden talep edildiğini, ancak kabul görmediğini, malların hali hazırda müvekkilin uhdesinde bulunduğunu, ne şekilde saklandığının bilinmediğini, taraflarınca başlatılan icra takibinin haksız olduğunu, dürüstlük kuralına uyulmadığını, bu sebeplerle de dava konusu faturanın bakiye 67.019,43 TL'sinin ödenmesini talep ettiğini, davacı tarafça sunulan dava dilekçesinin kanuna ve yasalara aykırı olup, davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirket tarafından 29/11/2022 tarihinde 33.000,00 TL ödeme yapılmış olup, 04/02/2023 tarihinde kesilen iade faturası gereği 33.000,00 TL'nin müvekkilinee iade edilmesi gerekmekteyken edilmediğini, bu sebeple ...... sayılı dosya ile icra takibi yapılmış olup, davacı karşı davalı tarafından itiraz edildiğini, ardından taraflar arasında arabuluculuk görüşmesi yapılmasına rağmen tarafların anlaşamamış olduğundan itirazın iptali istemli bu davayı ikame etme zorunluluklarının doğduğunu,taraflar arasında yalnızca malzemeler üzerinde işleme yapılması hususunda anlaşmanın mevcut olduğunu, müvekkil şirketin yasal süresi içerisinde mallar üzerinde inceleme yapıp, davacı yana ihbar ettiğini, davalı tarafından malzemelerin geç gönderilmesi ve teknik çizimlere uyulmaması sebebiyle müvekkil şirketin cihaz tesliminin aksadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin gerçekleşmesi amacıyla müvekkil şirketin 33.000,00 TL ön ödeme yaptığı tarihin 29/11/2022 olup, malların tesliminin ise 04/02/2023 tarihi olduğunu, bu husus dahi davacının iddialarının aksine basiretli bir tacir gibi davranılmadığını, müvekkil şirkete 04/02/2023 tarihinde dava konusu malzemelerin projeye tamamen aykırı şekilde işlenerek kullanılamaz hale getirilerek teslim edildiğini, ancak teslim edilen ürünlerin çizim ölçülerine uymadığı müvekkili şirketçe tespit edilmiş ve 06/02/2023 tarihinde yasa gereği 2 günlük süre içerisinde davacı şirkete bildirildiğini, mail içeriğinde de görüldüğü üzere müvekkil şirketin tüm parçaların hangi ölçülerde olması gerektiğini, hangi ölçülerde yapıldığını tek tek belirttiğini, ancak davacı tarafından dava dilekçesinde de belirttiği gibi gereğinin yapılacağının bildirildiğini, hiçbir şekilde müvekkile konuyla ilgili çözüme kavuşturacak bir teklifte bulunulmadığını, bu kapsamda müvekkil şirketçe yapılmaya çalışılan şifahi görüşmelerden de sonuç alınamayacağı anlaşıldığından müvekkili şirketçe sözleşmeden dönülerek yapılan ödemenin iadesinin talep edildiğini, gelinen sonuç itibariyle davacı tarafından hem müvekkilin yaptığı ödemenin iade edilmediğini, bir de iade faturası kesilen faturanın bakiye ödemesinin tahsil edilmeye çalışıldığını, davacı tarafından temin edilen miktarda malzemenin, müvekkili şirketin almış olduğu malzemelerle değişimi sağlanarak gönderildiğini, tüm bu sebeplerle davacı tarafça, hem teknik projeye aykırı davranılarak malzemelerin kullanılamaz hale getirildiğini, hem de iade faturası kesilen faturanın bakiye borcu olduğundan bahisle haksız kazanç elde edilmeye çalışıldığını, haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. KARŞI DAVA YÖNÜNDEN: TALEP : Davalı-karşı davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket malzeme temin etmiş, işbu malzemelerin kendi üretimi olan cihazlarda kullanılmak üzere işlenmesi gerektiğinden karşı davalı şirket ile anlaştığını, ancak karşı davalı şirket tarafından malzemelerin yanlış işlenerek kullanılamaz hale getirildiğini, müvekkilin üzerine düşen bildirimi yapmış olmasına rağmen yasal süresi içerisinde karşı davalı tarafından bir işlem yapılmadığını, bu sebeple 04/02/2023 tarihinde davalı tarafından kesilen faturaya karşı 04/02/2023 tarihinde iade faturası kesmiş olup, yasal sürenin geçmesine rağmen karşı davalı şirket tarafından itiraz edilmemesi sebebiyle ......sayılı dosya ile icra takibi yapıldığını, davacı karşı davalı tarafından itiraz edildiğini, ardından taraflar arasında arabuluculuk görüşmesi yapılmasına rağmen tarafların anlaşamadığını, karşı davalı şirket tarafından iade faturasına itiraz edilmediğini, 04/02/2023 tarihinde müvekkil tarafından (...) numaralı iade faturası kesildiğini ve karşı davalı şirkete gönderildiğini, karşı davalı şirket tarafından müvekkilinin kesmiş olduğu iade faturasına hiçbir şekilde itiraz edilmediğini, dolayısıyla karşı davalı şirket iade faturasının içeriğini kabul etmiş olup dava konusu 33.000,00 TL'nin müvekkile iade edilmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından 23/02/2023 tarihinde iade faturasına itiraz edilmediğini, 29/11/2022 tarihli ön ödemenin iade edilmesi gerektiğinin mail yolu ile bildirildiğini, işbu bildirimden de sonuç alamayan müvekkili şirketin alacağının tahsili amacıyla icra takibi yapılmasından başka bir hukuki çözüm kalmadığını, bu kapsamda ...... sayılı dosya ile icra takibi yapıldığını, davacı karşı davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, alacağın likit olduğu ve vadesinde ödenmediği, iade faturasına herhangi bir itirazları olmamasına rağmen, icra takibine yapılan kötü niyetli itiraz sebebiyle karşı davalıya alacağın %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatı da yükletilmesi gerektiğini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davacı-karşı davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı firma ile davalı firma arasında akdedilen sözleşme uyarınca, davacı tarafından, bu dilekçelerinin ekinde gösterilen malzemelerin yapılacağı ve teslim edileceği, davalı tarafından ise 100.019,43 - TL'nin ödeneceğinin taahhüt edildiğini, 29.11.2023 tarihinde, davalı tarafından, müvekkil firmaya 33.000,00- TL ön ödeme yapıldığını, müvekkil firma tarafından taahhüt edildiği gibi 04.02.2023 tarihinde, taahhüt edilen tüm malzemelerin ... fatura nolu irsaliye ile teslim edildiğini, malzemelerin bir kısmının şirket personelince teslim edildiğini, bir kısmının da 07.02.2023 tarihinde kargo yoluyla gönderildiğini, bunun üzerine, müvekkili firma tarafından 07.02.2023 tarihinde 100.019,43- TL tutarında fatura kesildiğini, davalı firmanın, malların ayıplı olduğunu iddia ederek, 11.02.2023 tarihinde iade faturası kestiğini, taraflar arasında yapılan görüşmelerde, müvekkil firma, basiretli bir tacir olmanın gerekliliklerine uygun olarak, eğer mallar ayıplı ise gereğinin yapılacağını ve oluşan zararın tazmin edileceği belirtilerek, ayıplı olarak tespit edilen malların iadesini istemiş ise de, davalı firmanın yalnızca iade faturası keserek malların iadesini kabul etmediğini, davalının karşı dava ve cevap dilekçesinde iade faturasına itiraz edilmediğini öne sürse de, müvekkilce davalı tarafla olan ticari güvenden ötürü, iade faturasına itiraz edilmediğini, dava konusu malların, hassas nitelikte olup, 3 ay boyunca ne şekilde saklandığı ya da kullanılıp kullanılmadığının bilinmediğini, bu sebeple, malların ayıplı olduğunu iddia etmenin uygun olmadığını, kendilerine arabuluculuk sürecinde de malların akıbetinin sorulduğunu ve bilgi alınamadığını, sektöründe öncü bir firma olan müvekkilinin, ticari itibari ve kendisinin maddi zarara uğramaması adına, davalarının kabulü ile, 67.019,43- TL'nin vade tarihi ve teslim tarihi olan 04.02.2023'ten itibaren işleyecek faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasıdır. Davacı taraf davalı taraf ile akdedilen sözleşme uyarınca belirlenen malzemelerin yapım ve satım edimini üstelendiğini öncelikle davalı tarafından gönderilen hammaddelerin kullanılacağının kararlaştırıldığını ancak uygun olmadıkları gerekçesi ile kendileri tarafından temin edilen hammaddelerin kullanılarak davalı tarafa ürünlerin teslim edildiğini ancak ön ödeme olarak yapılan 33.000,00-TL dışında bakiye tutarın ödenmediğini ,davalı tarafça ayıp iddiası üzere iade faturası kesildiğini ancak ayıp iddiasına yönelik delil sunmadıkları gibi ön ödeme tutarının icra takibi ile geri istenildiğini bu hali ile sözleşmeden dönme iradesi sergilediklerini ancak haklılıklarını ispat edemediklerini bu hali ile teslim tarihi olan 04.02.2023'ten itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile bakiye ücret talepli iş bu davayı açmış, Davalı taraf cevap dilekçesi ile ,sadece kendileri tarafından temin dilen hammadde/malzeme ile davacının teknik çizim yaptığını,davacının malzeme temin etmediğini, makine üretiminde kullanılan bir kısım parçaların davacı tarafından yanlış ve geç işlenildiği,bu sebeple kendi üretimlerinin aksadığı ,ön ödemnin 29/11/2022 tarihinde teslimin ise 04/02/2023 tarihinde yapıldığını ,mail yolu ile 2 gün içerisinde doğru ölçüleri belirtilerek yanlış yapılan çizimlerin davacı tarafa bildirildiğini belirtmiş,ön ödeme tutarının iade faturası kesilerek takibe konu edildiğini ,...... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini ise karşı dava etmiştir. Taraflar arasında ihtilafın; Asıl dava yönünden, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği tarafların üzerine düşen edimlerini yerine getirip getirmediği, sözleşmeye konu malzemelerin ayıplı olup olmadığı, sözleşme konusu malzemelerin temini ve işlenmesi neticesinde tarafların sorumlulukları, edimlerin yerine getirilmesinde gecikme bulunup bulunmadığı, davacının üzerine düşen edimlerini yerine getirip malzemeleri temin ettiği iddiası ile 33.000,00-TL'lik ön ödeme harici kesilen fatura bakiyesi 67.019,43-TL alacaklı olup olmadığı, noktasında toplanmıştır. Karşı dava yönünden, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği üzerine düşen edimi yerine getirilmediği iddiası ile davacı/karşı davalı aleyhine yapılan ön ödemenin tahsiline yönelik ...... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmıştır. ...'nın, ...'nün, ...... Dairesi'nin, yazı cevapları dosya kapsamına alınmıştır. ...... Esas sayılı icra dosyası incelenmiş,asıl alacak 33.000,000 TL ,işlemiş faiz 1.169 TL toplamı 34.169,69 TL üzerinden takip başlatıldığı görülmüştür. HMK 266.maddesi uyarınca Çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hususlar olan alacak hesabı konusunda rapor alınmıştır. ...... Mahkemesince alınan 14/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ... San. Tic. Ltd. Şti.' ne ait e- defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olup, açılış ve kapanış onaylarının (oluşturulduğu) bulunduğundan dolayı nedeni ile TTK 85 md ve HMK 222. maddesi gereğince delil teşkil etme özelliği taşıdığını, davacı ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin incelenen ticari defter kayıtlarına göre; davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. adına düzenlemiş olduğu takibe konu 1 adet E- Fatura bedeli olan 100.019,43 TL alacağına karşılık yapmış olduğu toplamı 100.019,42 TL olan 1 adet (iade faturası) tahsilat kaydı düşüldüğünde davacı ... San. Tic. Ltd. Şti. ' nin (26.04.2023) dava tarihi itibariyle 0,00 (sıfır) TL alacağı olduğunun gözüktüğünü, dava dosyası kapsamına göre davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından davacı ... San. Tic. Ltd. Şti. adına 23.12.2022 tarihinde 33.000,00 TL ' ye karşılık herhangi bir işlem bulunmadığından davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. 'nin ...... esas nolu icra dosyasının (16.03.2023) takip tarihi itibariyle 33.000,00 TL asıl alacağı olduğu sonucunun ortaya çıktığını rapor etmiştir. 29/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda ; mahkemenizin davacının (karşı davalının) haklı olduğu kanaatinde olması halinde davacının (karşı davalının) bakiye fatura tutarı olan 100.019,437L (fatura bedeli) - 33.000,00TL (ödenen)-67.019,43TL bakiye alacağı olduğu ve bu tutarın tahsilini talep edebileceği, bu halde karşı davanın reddi gerektiğini, mahkememizin davalı (karşı davacının) sözleşmeye konu ürünlerin ayıplı olması nedeniyle haklı olduğu ve taraflar arasındaki sözleşmenin feshi ile sözleşmeden dönme hakkını kullandığı kanaatinde olması halinde ise ön ödeme tutarının iadesi gerektiğinden ödemenin yapıldığı tarihten icra takip tarihine kadar anapara* gün*avans faizi/36000 formülü üzerinden yapılan hesaplamada işlemiş avans faizinin 1.184,61TL hesaplandığı, taleple bağlı kalınarak davalı (karşı davacı) takip alacaklısının ise ...... E sayılı dosyasında ise davacıdan (karşı davalı/takip borçlusundan) 33.000,00TL asıl alacak ve 1.169,69TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 34.169,69TL tutarı, asıl alacak için işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini (takip tarihi itibariyle yıllık 910,75) talep edebileceği, bu halde ise davacı (karşı davalının) davasının ise reddi gerektiği rapor edilmiştir. 10/10/2024 tarihli ek raporda da 29/04/2024 tarihli bilirkişi kök raporu ile aynı kanaatte olduklarını rapor etmişlerdir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; Tarafların karşılıklı olarak 100.019,43 TL (KDV dahil) ba-bs bildirimde bulundukları bu hali sözleşme tutarında mutabık oldukları görülmüştür.Davacının ticari defterleri üzerinde yapılan incele ayıp iddiası üzerine tespit içermemekle yapılan ödemeler konusunda da taraflar arasında anlaşmazlık bulunmamakla itibar edilmemiş,teknik bilirkişi eşliğinde alınan heyet kök ve ek raporu uyarınca da taraflar arasında yazılı sözleşme olmamakla incelen mailler yolu ile anlaşıldığı üzere sözleşmede teslim tarihinin belirlenmediği ,malzemelerin kısım kısım taraflarca karşılandığı, davalı/karşı davacı tarafa ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin hali hazırda mevcut olup olmadığı uhdelerinde bulunmadığı anlaşılmış, bu hali ile ürünler mevcut olmadığından davalının ayıp iddiası üzere inceleme yapılamamış,herhangi bir tespit raporu da dosyaya sunulmamakla asıl dava yönünden teslim edilen malzemelerden bakiye alacak tutarı isteminin kabulü ile 67.019,43 TL 'nin arabuluculuk son oturum tarihi 18/04/2023 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile (mevduata uygulanacak en yüksek faiz oranını geçmemek üzere) birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, ispatlanamayan karşı davanın ise reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : HÜKÜM: -Asıl dava yönünden 1-Açılan davanın KABULÜ ile 67.019,43 TL 'nin arabuluculuk son oturum tarihi 18/04/2023 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile (mevduata uygulanacak en yüksek faiz oranını geçmemek üzere) birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 4.578,09-TL olduğundan, peşin harç toplamı olan 1.144,53-TL'nin mahsubu ile bakiye 3.433,56-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 1.350,03-TL harç toplamı ile 6.504,50-TL posta, tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.854,53-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, -Karşı dava yönünden 1-Açılan davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 427,60-TL olduğundan, peşin alınan 1.144,52-TL'den mahsubu ile bakiye 716,92-TL harcın talep halinde karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 3-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde...... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 04/11/2024 Katip ...... Hakim ...... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır