Anayasa Mahkemesi · İkinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2017/277, 21.10.2020

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
İkinci Bölüm
Esas No
2017/277
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

HAYDAR KOL VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2017/277)

Karar Tarihi: 21/10/2020

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, tutuklu bulunulan ceza infaz kurumunda

avukatla yapılan görüşmelerin teknik araçlarla kayda alınması ve görüşmelerin

infaz koruma memurları tarafından izlenmesi nedenleriyle kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvurular 9/9/2016, 25/1/2017, 23/2/2017, 30/3/2017,

10/5/2017, 2/3/2018 ve 3/7/2018 tarihlerinde yapılmıştır.

3. Başvurular, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. 2017/23452, 2017/6175, 2017/15655, 2017/20256,

2018/6682, 2018/23609 numaralı bireysel başvuru dosyalarının konu yönünden

hukuki irtibat nedeniyle 2017/277 numaralı bireysel başvuru dosyası ile

birleştirilmesine, incelemenin 2017/277 numaralı dosya üzerinden yürütülmesine

karar verilmiştir.

5. Komisyon tarafından başvurucuların bu kararda

incelenen şikâyetleri haricindeki diğer iddialarının kabul edilemez olduğuna,

karara konu olan iddiaların kabul edilebilirlik incelemesinin ise Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Komisyon, başvurucular Ali Feyzullah

Şahin, Mehmet Şahan ve Mehmet Uzundal'ın adli yardım taleplerini kabul

etmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

7. Başvuruculardan Erdem Gençay, Haydar Kol ve Mehmet Şahan

Bakanlık görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur.

III. OLAY VE

OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:

A. Genel

Bilgiler

9. Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî bir darbe

teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış ve bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke

genelinde olağanüstü hâl ilan edilmiştir. Olağanüstü hâl 19/7/2018 tarihinde

son bulmuştur. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak-

bu teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine devam eden

ve son yıllarda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet

Yapılanması (PDY) olarak isimlendirilen bir yapılanmanın olduğunu

değerlendirmişlerdir (Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169,

20/6/2017, §§ 12-25).

10. Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke

genelinde darbe girişimiyle bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle

bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY ile bağlantılı olan çok sayıda kişi hakkında

Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından soruşturma başlatılmıştır (Aydın Yavuz

ve diğerleri, § 51).

B. Başvuruculara

İlişkin Süreç

11. Başvurucular hakkında FETÖ/PDY'nin hiyerarşik

yapılanmasında yer aldıkları iddiasıyla darbe teşebbüsünden sonra ayrı ayrı

soruşturmalar başlatılmıştır.

12. Bu soruşturmalarda tutuklanan başvurucular,

tutukluluk hâllerinin devamına ilişkin kesin nitelikteki kararların kendilerine

tebliğ edilmesinin ardından başvuru süresi içinde bireysel başvuruda

bulunmuşlardır.

IV. İLGİLİ

HUKUK

13. İlgili hukuk için bkz. Emre Ayhan, B.

No: 2016/80704, 13/2/2020, §§ 32-57.

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

14. Mahkemenin 21/10/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

15. Başvurucular, tutuklu bulundukları ceza infaz

kurumunda avukatlarıyla yaptıkları görüşmelerin teknik araçlarla kayda alınması

ve bu sırada infaz koruma memurlarının görüşmeleri izlemesi nedenleriyle

tutukluluğa itiraz bağlamında etkili bir şekilde hukuki yardımdan

yararlandırılmadıklarını belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüşlerdir.

16. Bakanlık görüşünde, öncelikle başvurucuların

4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141. maddesinde ve

16/5/2001 tarihli ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu'nda öngörülen başvuru

yollarını tüketmeden bireysel başvuru yaptıkları belirtilerek başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezlik kararı verilmesi gerektiği

ifade edilmiştir.

17. Bakanlık şikâyetin esasına ilişkin olarak ise

olağanüstü hâl döneminde çıkarılan kanun hükmünde kararname (KHK) ile getirilen

ve bireysel başvuruya konu müdahalenin dayanağını oluşturan düzenlemenin yeterli

güvenceleri bünyesinde taşıdığını belirtmiştir. Bakanlık, başvurucuların

üzerine atılı suçun niteliği (FETÖ/PDY üyelerinde örgütsel davranış bilincinin

yoğunluğu ve faaliyetlerini gizli icra etmeleri) dikkate alındığında toplumun

ve ceza infaz kurumunun güvenliğinin tehlikeye düşürülmesi, terör örgütü veya

diğer suç örgütlerinin yönlendirilmesi, bunlara emir veya talimat verilmesi ya

da yorumlarıyla gizli, açık veya şifreli mesajlar iletilmesi şüphesinin varlığı

hâlinde söz konusu tedbirin uygulandığını belirterek anılan tedbirin orantılı

ve ölçülü olduğunu, dolayısıyla başvurunun açıkça dayanaktan yoksunluk

nedeniyle kabul edilemez bulunması gerektiğini ifade etmiştir.

18. Başvurucular Erdem Gençay, Haydar Kol ve Mehmet Şahan

Bakanlık görüşüne karşı beyanlarında başvuru dilekçelerindeki ifadelerini

yinelemişler, ayrıca Bakanlık görüşünde tüketilmesi gerektiği ifade edilen

kanun yollarının etkili olmadığını belirtmişlerdir.

B. Değerlendirme

19. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013 §

16). Başvurucuların şikâyetlerinin özü müdafileri ile görüşmelerinin teknik

kayda alınması ve bu görüşmeler sırasında infaz koruma memurlarının hazır

bulunması nedeniyle tutukluluğa etkili bir şekilde itiraz hakkının

engellendiğine ilişkindir. Dolayısıyla başvurucuların bu bölümdeki iddialarının

Anayasa'nın 19. maddesinin sekizinci fıkrası bağlamındaki kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkı kapsamında incelenmesi gerekir.

20. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi 15 Temmuz darbe

teşebbüsünden sonra ilan edilen olağanüstü hâl döneminde çıkarılan 22/7/2016

tarihli ve 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin

KHK'nın 6. maddesi uyarıca terör suçları dâhil olmak üzere bazı suçlardan

tutuklanan kişiler hakkında uygulanan avukatla görüşmelerin kayda alınması ve

ceza infaz kurumu görevlileri aracılığıyla izlenmesi tedbirine ilişkin olarak

-ilgili kanun hükümleri ve ülke genelinde derece mahkemelerinin karar ve

uygulamalarından hareketle- infaz hâkimliklerine şikâyet yolunun tüketilmesi

gereken ulaşılabilir ve etkili bir başvuru yolu olduğu sonucuna varmıştır (İsmail

Solmaz, B. No:2017/15251, 12/2/2020, §§102-106; Emre Ayhan, §§

132-136). Somut olayda terörle (FETÖ/PDY) bağlantılı suçtan tutuklu bulunan

başvurucular yönünden anılan bu kararlardaki değerlendirme ve sonuçtan

ayrılmayı gerektiren bir durum mevcut değildir. Buna göre başvurucuların infaz

hâkimliğine şikâyet yolunu tüketmeden yaptıkları bireysel başvurunun

incelenmesi bireysel başvurunun ikincillik niteliği ile

bağdaşmamaktadır.

21. Açıklanan gerekçelerle başvurunun başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Tutukluluğun hukukiliğine etkili bir şekilde itiraz

edilememesi dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyete neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucular Ali

Feyzullah Şahin, Mehmet Şahan ve Mehmet Uzundal'ın yargılama giderlerini

ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA,

C. Diğer başvurucular yönünden yargılama giderlerinin

üzerilerinde BIRAKILMASINA 21/10/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Kadir ÖZKAYA

Üyeler

:

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ

Yıldız SEFERİNOĞLU

Basri BAĞCI

Raportör

:

Muzaffer KORKMAZ

Başvurucular

:

1. Ali AKIN

2. Haydar KOL

3. Mehmet ŞAHAN

4. Mehmet UZUNDAL

5. Ali Feyzullah ŞAHİN

Başvurucular Vekili

:

Av. Hasan TOK

6. Erdem GENÇAY

Vekili

:

Av. Utku Coşkuner SAKARYA

7. Hayreddin AYDINBAŞ

Vekili

:

Av. Nurefşan TORUNOĞLU YASUL

Atıf: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2017/277, T. 21.10.2020, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-ikinci-bolum-2017-277-basvuru-21-10-2020-e9ee0f8ab1c8