Anayasa Mahkemesi · İkinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2017/20779, 11.03.2020

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
İkinci Bölüm
Esas No
2017/20779
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

MEHMET TURGAY ÖZBEKLER BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2017/20779)

Karar Tarihi: 11/3/2020

R.G. Tarih ve Sayı: 28/4/2020-31112

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, bir vergi incelemesi sonucuna bağlı olarak aynı fiil

nedeniyle yeniden yargılanmama veya cezalandırılmama ilkesinin; başvurucunun

usule ilişkin imkânlar bakımından dezavantajlı duruma düşürülmesi nedeniyle de

silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 7/4/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

A. Vergi İncelemesi

Süreci

8. Başvurucu, eşine ait Tunçöz Teknik Malzemeler Nakliyat Turizm

İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin (Şirket) yetkilisidir.

9. Vergi idaresince, başvurucunun yetkilisi olduğu Şirketin 2008

ile 2012 arasındaki dönemlere ilişkin işlemleri vergi incelemesine tabi tutulmuştur.

Şirketin ilgili dönemlere ait defter ve belgelerinin incelenmesi sonucunda

vergi tekniği, vergi inceleme ve vergi suçu raporları düzenlenmiştir. 26/7/2013

tarihli vergi tekniği raporunda;

i. Şirketin 2007 yılının altıncı ayından beri gerçek bir ticari

faaliyetinin olmadığı, bu tarihten sonra Şirket tarafından düzenlenen

faturaların tümünün gerçek bir mal ve hizmet teslimi olmadan komisyon karşılığı

düzenlenen sahte belge olduğu belirtilmiştir.

ii. Şirketin sahte fatura düzenleme fiili ile elde ettiği

komisyon gelirinin vergilendirilmesi için 2008, 2009 yılları kazançlarının

ilgili takdir komisyonu marifetiyle takdir edilmesi için vergi dairesince

takdire sevk işlemi yapılması gerektiği ifade edilmiştir.

iii. 2008, 2009 ve 2012 yıllarında sahte belge düzenleme fiilini

işleyen başvurucu hakkında suç duyurusunda bulunulması önerilmiştir.

10. Bu rapora istinaden düzenlenen 1/12/2014 tarihli vergi

inceleme raporlarında başvurucunun yetkilisi olduğu Şirkete 2009 hesap dönemi

katma değer vergisi yönünden yapılan sınırlı inceleme neticesinde 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353.

maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca usulsüzlük cezaları; ayrıca aynı

Kanun'un 341. ve 344. maddeleri uyarınca mükellef adına resen bir kat vergi

ziyaı cezası kesilmesi önerilmiştir. Vergi idaresince vergi inceleme raporu

doğrultusunda başvurucunun yetkilisi olduğu Şirket adına 2008 ve 2009 hesap

dönemlerine ilişkin olarak vergi ziyaı cezaları tarh edilmiştir.

B. Ceza Yargılamasına

İlişkin Süreç

11. Başvurucu hakkında ayrıca sahte fatura kullanma ve düzenleme nedeniyle 213 sayılı Kanun'un 359.

maddesinin (b) bendi uyarınca suç duyurusunda bulunulmasının uygun olacağı

yönünde vergi suçu raporu tanzim edilmiştir. Bu rapora dayanan Vergi Denetim

Kurulu 9/9/2013 tarihinde başvurucu hakkında Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığına

(Başsavcılık) suç duyurusunda bulunmuştur.

12. Başsavcılık 3/12/2013 tarihinde başvurucunun sahte fatura

düzenleme eylemi nedeniyle zincirleme biçimde 213 sayılı Kanun'a muhalefet

suçundan cezalandırılması talebiyle iddianame düzenlemiştir.

13. İddianamenin kabulüne karar veren Kocaeli 3. Asliye Ceza

Mahkemesi (Mahkeme) konu hakkında bilirkişi incelemesi yaptırmıştır. Mahkeme

29/11/2016 tarihli kararı ile Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının vergi tekniği

raporu, vergi suçu raporu ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan

rapor doğrultusunda başvurucunun sahte fatura düzenleme suçunu işlediğine ve

213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılmasına karar vermiştir.

Mahkemece başvurucu hakkında 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin (b) bendi

gereğince 2008, 2009, 2012 yıllarındaki eylemleri nedeniyle alt sınırdan ceza

tayin edilmiştir. Mahkeme, aynı suçu işleme kararı ile Kanun'un aynı hükmünü

değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ettiği gerekçesiyle başvurucuya

verilen cezaları 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43.

maddesinin ilk fıkrası uyarınca artırmış ve sonuç olarak başvurucunun üç kere

ayrı ayrı 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar

vermiştir.

14. Başvurucu, sahte olarak düzenlendiği iddia edilen faturalar

üzerinde yazı ve imza incelemesi yapılması talebinin reddedilerek eksik

inceleme ile, işlemediği bir suçtan cezalandırıldığını belirtmiş ve istinaf

kanun yoluna başvurmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi

7/3/2017 tarihinde başvurucunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar

vermiştir.Başvurucu, nihai kararı 27/3/2017 tarihinde öğrendiğini belirtmiştir.

15. Başvurucu 7/4/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

16. Mahkemenin 11/3/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Aynı Fiil Nedeniyle

Yeniden Yargılanmama veya Cezalandırılmama İlkesinin İhlal Edildiğine İlişkin

İddia

1. Başvurucunun İddiaları

17. Başvurucu, yapılan vergi incelemesi sonrası aynı fiil

yönünden hem idari süreçte vergi cezası kesildiğini hem de adli süreç sonunda

hapis cezasına mahkûm edildiğini belirtmiş; aynı fiil dolayısıyla iki kez

yargılanmama veya cezalandırılmama (ne bis

in idem) ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

18. Anayasa’nın "Hak

arama hürriyeti" kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

"Herkes, meşru vasıta ve yollardan

faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve

savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."

19. Aynı fiil nedeniyle yeniden yargılanmama veya

cezalandırılmama (ne bis in idem)

ilkesi gereğince kişi aynı fiil nedeniyle birden fazla yargılanamaz veya

cezalandırılamaz. Ancak bu ilke mutlak olmayıp korunan hukuki yararı,

unsurları, amacı ve neticesinin farklı olması nedeniyle ayrı hukuk disiplinleri

kapsamında aynı fiilin farklı şekillerde mütalaa edilmesi mümkündür. Bu ilke

sadece ceza davalarına ilişkin olduğu için aynı fiilden dolayı ceza

soruşturmasının yanında ayrıca hukuk davası veya disiplin soruşturması

açılmasına engel teşkil etmez. Dolayısıyla bir fiilin söz konusu hukuk

disiplinlerinin öngördüğü farklı yaptırımlarla cezalandırılması aynı fiilden

dolayı iki kez yargılama olmaz ilkesine aykırılık oluşturmaz (bazı

değişikliklerle birlikte bkz. AYM, E.2017/28, K.2017/107, 31/5/2017, § 15).

20. Aynı fiilden dolayı yeniden yargılanmama veya

cezalandırılmama ilkesinin uygulanabilmesi için hukuka aykırı fiillere bağlanan

iki ayrı cezanın birlikte uygulanıp uygulanmadığı ve dolayısıyla aynı kişinin

iki kere yaptırıma tabi tutulması sonucuna yol açılıp açılmadığı

değerlendirilmelidir. Ayrıca ne bis in idem

ilkesine uygunluk yönünden müdahalenin yol açtığı söz konusu mükerrerliğin aynı fiilden kaynaklanıp kaynaklanmadığı

hususunun da irdelenmesi gerekir (AYM, E.2017/95, K.2017/119, 12/7/2017, § 13).

21. Somut olayda başvurucunun yetkilisi olduğu Şirkete vergi

ziyaı ve özel usulsüzlük cezaları uygulanmıştır. Bunun yanında başvurucunun sahte fatura düzenlemek suretiyle 213

sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılması talebiyle ceza davası

açılmış ve yapılan yargılama sonucunda mahkûmiyetine hükmedilmiştir.

22. Somut olayda Şirket hakkında vergi incelemesi başlatılmış,

vergi incelemesi sonucu başvurucunun sahte fatura düzenlediği tespit

edilmiştir. Başvurucunun sahte fatura düzenlemesi eylemi nedeniyle ceza

soruşturması yapılmış, vergi incelemesi ise başvurucunun yetkilisi olduğu

Şirket aleyhine yapılmıştır. Sonuç olarak başvurucunun yetkilisi olduğu Şirket

aleyhine aynı vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak vergi idaresince elde

edildiği takdir edilen gelir üzerinden vergi cezaları uygulanmış, başvurucu

hakkında da sahte fatura düzenleme eylemi dolayısıyla ceza yargılaması

yapılarak başvurucunun mahkûmiyetine karar verilmiştir.

23. Yukarıda açıklanan ilkeler somut olayla birlikte

değerlendirildiğinde idari süreç sonunda vergi cezasının başvurucunun yetkilisi

olduğu Şirket aleyhine, adli süreç sonunda mahkûmiyet kararının başvurucu

aleyhine verilmesi nedeniyle başvurucunun ihlal iddiasının aynı fiil nedeniyle

iki kez yargılanmama veya cezalandırılmama ilkesi kapsamına girmediği

anlaşılmaktadır.

24. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Silahların Eşitliği

İlkesinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

25. Başvurucu, imza ve yazı incelenmesi talebinin Mahkemece

reddedilerek eksik inceleme ile mahkûmiyet kararı verildiğini; hak arama

hürriyeti, savunma hakkı ve ayrımcılık yasağının ihlal edildiğini iddia

etmiştir.

2. Değerlendirme

26. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/19). Başvurucunun iddialarının adil yargılanma hakkının

güvencelerinden olan silahların eşitliği

ilkesi kapsamında incelenmesi

gerektiği değerlendirilmiştir.

27. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47. maddesinin (3), 48.

maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları uyarınca başvurucunun başvuru konusu

olaylara ilişkin iddialarını açıklama, dayanılan Anayasa hükmünün ihlal

edildiğine dair hukuki iddialarını kanıtlama, bireysel başvuru kapsamındaki

haklardan hangisinin hangi nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeleri

ve delilleri sunma yükümlülüğü bulunmaktadır (S.S.A.,

B. No: 2013/2355, 7/11/2013, § 38; Veli

Özdemir, B. No: 2013/276, 9/1/2014, §§ 19, 20).

28. Başvuruya konu ihlal iddiasıyla ilgili deliller sunarak

ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem veya kararların aslı ya da örneğini

başvuru dilekçesine ekleme sorumluluğunun başvurucuya ait olmasına rağmen

başvurucu, taleplerinin Mahkemece reddedildiğine ilişkin iddialarını

temellendirememiştir. Bir başka ifadeyle hangi tarihli dilekçeyle veya hangi

tarihli celsede imza incelemesi yapılması yönünde Mahkemeden talepte

bulunduğuna ilişkin deliller Anayasa Mahkemesine sunulmamış, Mahkemenin anılan

taleple ilgili olarak verdiği karar da başvuru formuna eklenmemiştir.

29. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Aynı fiil nedeniyle yeniden yargılanmama veya

cezalandırılmama ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın konu bakımından yetkisizlik nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

11/3/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Recep KÖMÜRCÜ

Üyeler

:

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ

Yıldız SEFERİNOĞLU

Raportör

:

Cafiye Ece YALIM

Başvurucu

:

Mehmet Turgay ÖZBEKLER

Vekili

:

Av. Merih KAVUKÇU

Atıf: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2017/20779, T. 11.03.2020, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-ikinci-bolum-2017-20779-basvuru-11-03-2020-b981c4d796ce