Anayasa Mahkemesi · İkinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2016/41450, 12.09.2019

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
İkinci Bölüm
Esas No
2016/41450
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

İBRAHİM ÇABUK BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2016/41450)

Karar Tarihi: 12/9/2019

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, bir sosyal güvenlik ödemesinin değer kaybına

uğratılarak ödenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 28/12/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas

incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucu 1/9/1970 ile 16/3/1988 tarihleri arasında Türk

Silahlı Kuvvetlerinde (TSK) T.C. Emekli Sandığına tabi memur (subay) olarak

görev yapmıştır. TSK'dan istifa ederek serbest avukatlık yapan başvurucu,

Sosyal Sigortalar Kurumundan (SSK) 1/6/1996 tarihinde emekli olmuştur.

10. Başvurucu, Anayasa Mahkemesinin 5/2/2009 tarihli ve

E.2005/40, K.2009/17 sayılı kararından sonra 30/7/2010 tarihli dilekçesiyle

Sosyal Güvenlik Kurumundan (SGK), Emekli Sandığına tabi olarak çalıştığı

dönemler için emekli ikramiyesi ödenmesi talebinde bulunmuştur. SGK 24/9/2010

tarihli yazıyla talebi reddetmiştir.

11. Başvurucu, SGK'nın işleminin iptali

ve 100.000 TL tazminat ödenmesi talebiyle 30/11/2010 tarihinde dava açmıştır.

12. Ankara 7. İdare Mahkemesi (Mahkeme) 17/10/2012 tarihli

kararıyla davayı reddetmiştir. Mahkeme 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye

Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu kapsamındaki Emekli Sandığından kendi

isteğiyle (istifa ederek) ayrılan kişilere bu kapsamda geçen hizmetleri

nedeniyle emekli ikramiyesi ödenmesinin mümkün olmadığı sonucuna varmıştır.

13. Hüküm başvurucu tarafından temyiz edilmiştir. Danıştay Onbirinci Dairesi (Daire) 24/5/2013 tarihli karar ile

temyiz incelemesine konu kararın verildiği tarih itibarıyla,tek hâkim tarafından çözümlenmesi gereken

davalardaki parasal üst sınırın altında kaldığından idare mahkemesi

hâkimlerinden biri tarafından karar verilmek üzere hükmü bozmuştur.

14. Davalı SGK karar düzeltme isteğinde bulunmuştur. Daire

19/3/2014 tarihinde önceki bozma kararını ortadan kaldırarak hükmün esasını

incelemiştir. Bu inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereğince

T.C. Emekli Sandığına tabi sürelerin toplamı üzerinden ilk defa emekli

aylığının bağlandığı tarihte geçerli olan katsayılar dikkate alınmak suretiyle

emekli ikramiyesi ödenmesi gerektiğine işaret ederek ilk derece mahkemesi

kararını bozmuştur.

15. Bozma kararı üzerine Mahkeme 16/2/2015 tarihli kararıyla,

farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet süreleri birleştirilmek

suretiyle emekliye ayrılanlara T.C. Emekli Sandığına tabi hizmetleri nedeniyle

ikramiye ödenmesini engelleyen hükümler iptal edildiğinden tesis edilen işlemin

hukuka uygun olmadığını belirtmiştir. Mahkeme bu tespit üzerine başvurucuya ilk

defa emekliye ayrıldığı tarihteki katsayılar üzerinden hesaplanan 364,86 TL

emekli ikramiyesinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile

ödenmesine karar vermiştir.

16. Hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Başvurucu temyiz

dilekçesinde özellikle emekli olunan tarihteki katsayılar üzerinden hesap

yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Daire 9/5/2016

tarihinde hükmü onamış ve 12/12/2016 tarihinde de karar düzeltme isteğini

reddetmiştir.

17. Nihai karar başvurucu vekiline 22/12/2016 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

18. Başvurucu 28/12/2016 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

19. Konu hakkında ilgili hukuk için bkz. Ferda Yeşiltepe (GK), B. No: 2014/7621,

25/7/2017, §§ 17-31.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

20. Mahkemenin 12/9/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

21. Başvurucu, emekli ikramiyesinin ödeme tarihindeki katsayılar

esas alınarak ödenmemesi nedeniyle eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri

sürmüştür. Başvurucuya göre ikramiye ödemesinde emekli aylığının bağlandığı

tarihin esas alınması, alacağın değer kaybetmesine yol açmaktadır.

B. Değerlendirme

22. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddialarının özü emekli

ikramiyesinin enflasyon karşısında uğramış olduğu değer kaybının nazara

alınmamasının ekonomik yönden mağduriyetine neden olduğuna ilişkin olup

mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilmiştir.

23. Başvuruya konu olayda uygulanacak ilkeler Anayasa

Mahkemesinin Ferda Yeşiltepe

kararı ile ortaya konulmuştur (Ferda

Yeşiltepe, §§ 45-76).

24. Başvurucunun emekli

ikramiyesi alacağının mevcut olduğu derece mahkemelerince kabul

edilmiştir. Başvurucunun bu alacağının Anayasa'nın 35. maddesi anlamında

mülkiyet hakkı kapsamında mülk

teşkil ettiği kuşkusuzdur (Ferda Yeşiltepe, §§

45-47). Başvurucunun mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen alacağının enflasyon

karşısında değer kaybına uğratılarak ödenmesi şeklindeki müdahalenin mülkiyetten barışçıl yararlanmaya ilişkin

birinci kural çerçevesinde incelenmesi gerekir (Ferda Yeşiltepe, §§ 48-51).

25. Anayasa Mahkemesi, kanun koyucunun bir hak olarak öngördüğü

veya kamu borcu hâline gelmiş ödemelerin geç yapılması nedeniyle mağdur

olunduğu iddiasıyla yapılan başvurularda alacakta veya hakka konu bedelde

meydana gelen değer aşınmalarının başvurucular üzerinde orantısız bir yük

oluşturması hâlinde mülkiyet hakkının ihlaline karar vermiştir (Mehmet Akdoğan ve diğerleri, B. No:

2013/817, 19/12/2013; Akel Gıda San. ve Tic.

A.Ş., B. No: 2013/28, 25/2/2015; Ferda

Yeşiltepe, §§ 63-76). Bu bağlamda Anayasa Mahkemesi, mahkemelerce

hükmedilen alacak veya tazminatların enflasyon karşısında aşırı ölçüde değer

kaybettiği başvurularda ölçülülük yönünden mülkiyet hakkının ihlal edildiğine

karar vermiştir (Abdulhalim Bozboğa, B. No: 2013/6880, 23/3/2016, §§ 48-66; ANO İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti. [GK], B.

No: 2014/2267, 21/12/2017, §§ 69-82).

26. Başvurucuya emekli ikramiyesi ödenmemesi suretiyle yapılan

müdahale yönünden derece mahkemelerince Anayasa Mahkemesinin iptal kararları da

gözetilerek emekli ikramiyesinin başvurucuya ödenmesine karar verilmiştir. Bu

bakımdan başvurucunun mağduriyeti giderilmiş durumdadır. Öte yandan

başvurucunun ikramiye hesabında ödeme tarihindeki katsayıların esas alınması

talebinin somut bir temele dayalı olmadığı, hesaplama yöntemi ve esasları

bakımından takdir hakkının derece mahkemelerine ait olduğu değerlendirilmiştir

(Ferda Yeşiltepe, § 74). Bununla

birlikte yargılama makamlarının başvurucunun emekli aylığının bağlandığı

1/6/1996 tarihi itibarıyla emekli ikramiyesine hak kazandığını tespit ettiği

görülmektedir. Nitekim ikramiyenin hesabı da bu tarihteki katsayılara göre

yapılmıştır. Ancak başvurucunun bu ikramiye alacağına SGK'nın

talebi reddettiği 24/9/2010 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiştir (bkz.

§ 15).

27. Tüketici fiyat endeksi uyarınca T.C. Merkez Bankası

verilerine göre alacağa hak kazanıldığı 1996 yılı Haziran

ayındaki 100 TL'nin ödemenin yapıldığı 2005 yılı Şubat ayı itibarıyla enflasyon

karşısında değer kaybı giderilmiş karşılığı 6.536,68 TL'dir. Bu durumda

başvurucuya ödenmesi gereken 364,86 TL tutarındaki emekli ikramiyesi alacağının

2015 yılı Şubat ayı itibarıyla T.C. Merkez Bankası

verileri kullanılarak enflasyon karşısında değer kaybının giderilmiş karşılığı

23.849,71 TL’dir.

28. Dolayısıyla yukarıdaki verilere göre başvurucunun mülkiyet

hakkı kapsamında değerlendirilen 364,86 TL tutarındaki alacağının değer kaybını

telafi edecek fark 23.484,14 TL'dir. Buna karşılık derece mahkemelerince

başvurucunun alacağına 24/9/2010 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine

karar verilmiş olup bu doğrultuda başvurucuya yalnızca 144,48 TL tutarında faiz

ödemesi yapıldığı görülmektedir. Bu durumda uygulanan yasal faize rağmen

alacağın hak kazanıldığı tarihten itibaren gerçekleşen enflasyon artışı

nedeniyle alacağın %1'inden bile daha az bir miktara düşerek önemli ölçüde

değer kaybına uğradığı görülmektedir.

29. Sonuç olarak başvurucunun emekli ikramiyesine hak kazandığı

tarihten ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen yaklaşık on dokuz yıllık

süredeki enflasyon oranları dikkate alındığında mülkiyet hakkı kapsamında

değerlendirilen söz konusu alacağın değer kaybına uğratılarak ödendiği

anlaşılmaktadır. Belirtilen değer kaybının miktarı gözetildiğinde müdahaleyle

başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklendiği, bu sebeple

söz konusu müdahalenin kamunun yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının

korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu

sonucuna varılmıştır(benzer yönde bir karar için bkz. Ferda Yeşiltepe, § 75).

30. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 35. maddesinde güvence

altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

31. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1)

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

32. Başvurucu 100.000 TL maddi tazminat talebinde bulunmuştur.

33.Başvuruda, mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna

varılmıştır.

34. Mülkiyet hakkının ihlali nedeniyle başvurucunun uğradığı

zarar miktarı, mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen alacağının uğradığı

değer kaybı bedelidir. Bu değer kaybı bedelinin ise 23.484,14 TL olduğu

yukarıda belirtilmiştir (bkz. §§ 27, 28). Belirtilen tutardan yapılan 144.48 TL tutarında faiz ödemesi de mahsup edildiğinde maddi

zararları karşılığında başvurucuya net 23.339,66 TL maddi tazminat ödenmesine

karar verilmesi gerekir. Belirtilen maddi tazminat miktarı yeterli bir giderim

sağladığından fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmesi gerekir.

35. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239,50 TL harçtan ibaret

yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet

hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 23.339,66 TL maddi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 239,50 TL harçtan oluşan yargılama giderinin BAŞVURUCUYA

ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

12/9/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan y.

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Üyeler

:

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ

Recai AKYEL

Yıldız

SEFERİNOĞLU

Raportör

:

Heysem KOCAÇİNAR

Başvurucu

:

İbrahim

ÇABUK

Atıf: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2016/41450, T. 12.09.2019, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-ikinci-bolum-2016-41450-basvuru-12-09-2019-54c3a7b6e415