Anayasa Mahkemesi · İkinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2015/14070, 06.02.2019

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
İkinci Bölüm
Esas No
2015/14070
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

ZEKİYE GÜLER AKSOY BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2015/14070)

Karar Tarihi: 6/2/2019

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ihtiyati tedbirin uzun sürmesi nedeniyle mülkiyet

hakkının; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal

edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 13/8/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün

71. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu

alana ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenilmeden

incelenmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Başvurucu 25/2/2008 tarihinde Muğla ili Bodrum ilçesi 358 ada

6 parsel sayılı taşınmazda bulunan 3. Blok 1 ve 2 numaralı bağımsız bölümleri

tapuda satın almıştır.

9. Ancak arsa malikleri tarafından, daha önce yapılan arsa payı

karşılığı inşaat sözleşmesi çerçevesinde taşınmazdaki bağımsız bölümlerin

vekâleten satışını yapan A.Ö.nün

anılan sözleşme gereği edimlerini yerine getirmediği gerekçesiyle başvurucu

aleyhine 13/1/2010 tarihinde Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) tapu

iptali ve tescil davası açmıştır.

10. Davacılar dava dilekçesinde ayrıca uyuşmazlık konusu

bağımsız bölümlerin tapu kaydına ihtiyati tedbir şerhi konulmasını talep

etmişlerdir. Mahkeme 14/1/2010 tarihli tensip ara kararı ile davacıların

talebini kabul ederek uyuşmazlık konusu bağımsız bölümlerin başkalarına

devrinin önlenmesi için tapu kaydına ihtiyati tedbir şerhi konulmasına karar

vermiştir.

11. Mahkemece 13/3/2013 tarihinde, bu dava ile aralarında hukuki

ve fiilî bağlantı bulunduğu gerekçesiyle başka bir dava birleştirilerek

yargılamaya devam edilmiştir.

12. Başvurucu 13/8/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

13. Mahkeme 18/5/2016 tarihinde asıl ve birleşen söz konusu

davanın reddine, aynı dava ile birleşen alacak istemli diğer bir davanın ise

kısmen kabulüne karar vermiştir. Mahkeme ayrıca verilen ihtiyati tedbir

kararlarının da karar tarihi itibarıyla kaldırılmasına karar vermiştir. Kararın

gerekçesinde, vekâletten azledildiği hususunun dava dışı vekil tarafından

öğrenilmesinden önce satışın yapılmış olduğu belirtilmiştir. Mahkemeye göre bu

sebeple vekâletin kötüye kullanılması söz konusu değildir.

14. Mahkeme 24/5/2016 tarihinde tedbirlerin kaldırılması için

Bodrum Tapu Müdürlüğüne müzekkere göndermiş, 9/6/2016 tarihli müzekkere

cevabında da tedbir şerhlerinin terkin edildiği bildirilmiştir.

15. Karar, davacılar ve birleşen davanın davalıları tarafından

temyiz edilmiş olup Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan

sorgulama sonucuna göre temyiz incelemesinin hâlen devam ettiği görülmektedir.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

16. 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü

Muhakemeleri Kanunu'nun 101. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Hakim iki

taraftan birinin talebiyle davanın ikamesinden evvel veya sonra aşağıda

gösterilen hal ve şekillerde ihtiyati tedbirler ittihazına karar verebilir:

1 - Menkul ve gayrimenkul malların ayni münazaalı

ise bunun haciz veya yeddiadle tevdiine,

2 - Münazaalı şeyin muhafazası için lazımgelen her türlü tedbirlerin ittihazına,

..."

17. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu'nun 389. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir

değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da

tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut

ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu

hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir."

B. Uluslararası Hukuk

18. İlgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları için bkz. Hesna Funda Baltalı ve Baltalı Gıda Hayvancılık San. ve

Tic. Ltd. Şti. (GK), B. No: 2014/17196, 25/10/2018, §§ 23-39.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

19. Mahkemenin 6/2/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

20. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

21. Bireysel başvurular sonrasında 31/7/2018 tarihli ve 30495

sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 25/7/2018 tarihli

ve 7145 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa

İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle

Çözümüne Dair Kanun'a geçici madde eklenmiştir.

22. 6384 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddeye göre

yargılamaların uzun sürmesi, yargı kararlarının geç veya eksik icra edilmesi ya

da icra edilmemesi şikâyetiyle Anayasa Mahkemesine yapılan ve bu maddenin

yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesi önünde derdest olan

bireysel başvuruların başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabul

edilemezlik kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılacak müracaat

üzerine Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığı (Tazminat

Komisyonu) tarafından incelenmesi öngörülmüştür.

23. Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018)

kararında Anayasa Mahkemesi yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı ya

da yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği

iddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurulara

ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru yolunun ilk bakışta ulaşılabilir ve

ihlal iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama

kapasitesi olduğunu değerlendirmiştir. Buna göre Tazminat Komisyonuna başvuru

yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmayacağı

sonucuna vararak başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul

edilemezlik kararı vermiştir (Ferat Yüksel,

§§ 27-36).

24. Mevcut başvuruda söz konusu karardan ayrılmayı gerektiren

bir durum bulunmamaktadır.

25. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Mülkiyet Hakkının

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

26. Başvurucu ihtiyati tedbir sürecinin makul sürede

sonuçlanmaması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

27. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar

verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığı anlaşılan mülkiyet

hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar

verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

28. Anayasa Mahkemesi daha önce benzer bir şikâyeti Hesna Funda Baltalı ve Baltalı Gıda Hayvancılık San. ve

Tic. Ltd. Şti. başvurusunda incelemiş ve sonuca bağlamıştır.

29. Anayasa Mahkemesi muhtemel bir alacağın güvence altına

alınarak etkisizleşmesinin önüne geçilmesi amacıyla ihtiyaç duyulan tedbirlerin

alınması ve bu tedbirler kapsamında kamu makamlarının mülk üzerinde belirli bir

süreyle hukuki tasarruflarda bulunulmasının sınırlandırılması bakımından geniş

bir takdir yetkisi bulunduğunu kabul etmiştir. Ancak söz konusu tedbirlerin

uygulanmasının mülk sahibine kaçınılmaz olandan aşırı bir külfet de yüklememesi

gerektiği vurgulanmıştır. Bu doğrultuda hukuki ilişkinin diğer tarafının

haklarını korumak için tedbiri uygulayan kamu makamlarının söz konusu tedbirin

başvurucunun mülkiyet hakkına etkilerini de gözetmesi ve ölçüsüz bir müdahaleye

yol açmaması gerekmektedir (Hesna Funda Baltalı ve Baltalı Gıda Hayvancılık San. ve

Tic. Ltd. Şti., § 79).

30. Buna göre mülkiyet hakkını sınırlandıran bir tedbirin

uygulanmasının ölçülü olabilmesi için gerek kapsamı gerekse de süresi

itibarıyla orantılı olarak uygulanması gerekmektedir. Mülkiyet hakkına müdahale

teşkil eden tedbirler uygulanması ve bu tedbirlerin belirli bir süre de devam

etmesi ancak bireye şahsi olarak aşırı bir külfet yüklemediği takdirde ölçülü görülebilir.

Diğer bir deyişle mülkiyet hakkına müdahale teşkil eden tedbirlerin söz konusu

olduğu durumlarda tedbiri uygulayan kamu makamlarının ivedi olarak ve özenli

bir biçimde davranma yükümlülükleri bulunmaktadır. Aksi hâlde yani tedbirin

makul olmayan bir süre devam etmesi, mülkiyet hakkının tanındığı yetkilerin

kullanılmasının belirsiz olacak şekilde ötelenmesi suretiyle mülk sahibine

orantısız bir külfet yüklemiş olur (Hesna Funda Baltalı ve Baltalı Gıda Hayvancılık San. ve Tic. Ltd. Şti.,

§§ 73-80).

31. Benzer nitelikteki somut olay bakımından da bu ilkelerden

ayrılmayı gerektirir bir durum bulunmamaktadır. Somut olayda başvurucunun

taşınmazının tapu kaydına 14/1/2010 tarihinde ihtiyati tedbir şerhi konulmuş ve

bu şerh ancak 9/6/2016 tarihinde kaldırılabilmiştir. Dolayısıyla olayda

mülkiyet hakkını sınırlandıran tedbir sürecinin yaklaşık 6 yıl 4 ay sürdüğü

tespit edilmiştir. Bu tedbir süreci bir bütün olarak ele alındığında söz konusu

sürenin makul olmadığı kuşkusuzdur. Bu durumda mülkiyet hakkını sınırlandıran

tedbirin başvurucuya şahsi olarak aşırı bir külfet yüklediği sonucuna

varılmıştır.

32. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 35. maddesinde güvence

altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

33. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

"(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir...

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını

ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye

gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde

başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması

yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir."

34. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hak ve hürriyetin

ihlal edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün olduğunca eski hâle

getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için

ise öncelikle devam eden ihlalin durdurulması, ihlale konu kararın veya işlemin

ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa ihlalin sebep

olduğu maddi ve manevi zararların giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen

diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet

Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, § 55).

35. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilmeden önce ihlalin kaynağının belirlenmesi gerekir. Buna

göre ihlal idari eylem ve işlemler, yargısal işlemler veya yasama işlemlerinden

kaynaklanabilir. İhlalin kaynağının belirlenmesi uygun giderim yolunun

belirlenebilmesi bakımından önem taşımaktadır (Mehmet

Doğan, § 57).

36. Başvurucu ihlallerin tespiti ile yalnızca makul sürede

yargılanma hakkının ihlali iddiası yönünden 50.000 TL manevi tazminat talebinde

bulunmuştur.

37. Anayasa Mahkemesi, ihtiyati tedbirin uygulanmasının makul

bir süreyi aşması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna

varmıştır. Somut başvuruda bu sebeple ihlalin, yargı kararından kaynaklandığı

anlaşılmaktadır.

38. Başvuru konusu olayda şikâyete konu ihtiyati tedbirin

kaldırıldığı görülmektedir. Buna göre ihlalin sonuçlarının bütünüyle ortadan

kaldırılması bakımından etkin giderim yolu tazminata hükmedilmesidir. Ancak

başvurucu mülkiyet hakkının ihlali iddiası yönünden tazminat talebinde

bulunmamıştır. Başvurucunun makul sürede yargılanma hakkının ihlali iddiası ise

başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulunmuştur. Bu

sebeple başvurucunun tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

39. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226,90 TL harç ve 2.475

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.701,90 TL yargılama giderinin

başvuruculara müşterek olarak ödenmesine karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet

hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,

D. 226,90 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.701,90 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için Bodrum 3. Asliye Hukuk

Mahkemesine (E.2010/32, K.2016/324) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

6/2/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Recep

KÖMÜRCÜ

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ

Recai AKYEL

Raportör

:

Özgür DUMAN

Başvurucu

:

Zekiye Güler

AKSOY

Vekili

:

Av. Ayşe

BORA

Atıf: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2015/14070, T. 06.02.2019, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-ikinci-bolum-2015-14070-basvuru-06-02-2019-3de383c4ab74