Anayasa Mahkemesi · İkinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2014/914, 08.09.2014

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
İkinci Bölüm
Esas No
2014/914
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

ZÜLFİKAR CENGİZ VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/914)

Karar Tarihi: 8/9/2014

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucular,

13/3/1989 tarihinde aleyhlerine açılan tapu iptali ve tescil davasında makul

sürede yargılama yapılmadığını belirterek, adil yargılanma haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüşler ve tazminat talep etmişlerdir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 21/1/2014 tarihinde

Siverek 1. Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan

ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı

tespit edilmiştir.

3. İkinci

Bölüm İkinci Komisyonunca, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından

yapılmak üzere, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bölüm

tarafından 17/4/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin

birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru

konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği, görüş için Adalet Bakanlığına

gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 14/5/2014 tarihli yazısında, Anayasa

Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen,

başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru

formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen

ilgili olaylar özetle şöyledir:

7. Maliye Hazinesi, 13/3/1989 tarihinde bir kısım

başvurucular ve murisleri aleyhine Siverek Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı

davada, davalılara ait eski tapu kayıtlarında belirtilen taşınmazın

yüzölçümünden daha fazlasının davalılar adına tespit ve tescil edildiğini,

fazlalık kısmın Hazine arazisi olduğunu ileri sürerek, davalılar adına fazla tescil

edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tescilini talep

etmiştir.

8. Davalılar Ali İzgiş ve Ahmet

Barut vefat etmiş olup, mirasçıları olan başvurucuların bir kısmı davaya

katılmışlardır.

9. Mahkemece, E.1989/245 sayılı dava dosyasında yargılamaya

başlanılmış, 4/6/2013 tarihinde Siverek 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin

kurulmasından sonra dava dosyası anılan Mahkemeye devredilmiştir.

10. Yargılama, Siverek 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2013/3

sayılı dava dosyasında devam etmektedir.

11. Başvurucular 21/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuşlardır.

B. İlgili

Hukuk

12. 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 30. maddesi, 21/6/1987 tarih ve 3402 sayılı

Kadastro Kanunu’nun 16. ve 17. maddeleri, 17/2/1926 tarih ve 743 sayılı mülga

Türk Medeni Kanunu’nun 641. ve 642. maddeleri.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

13. Mahkemenin 8/9/2014 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,

başvurucuların 21/1/2014 tarih ve 2014/914 numaralı bireysel başvuruları

incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların İddiaları

14. Başvurucular, Maliye Hazinesi tarafından, 13/3/1989

tarihinde kendileri ve murisleri aleyhine Siverek Asliye Hukuk Mahkemesinde

açılan tapu iptali ve tescil davasının, Siverek 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde

halen devam ettiğini, makul sürede yargılama yapılmadığını belirterek, adil

yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

B. Değerlendirme

1. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

15. Başvuru formu ile eklerinin incelenmesi sonucunda, açıkça

dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini

gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

16. Başvurucular, kendileri ve murisleri aleyhine açılan tapu

iptali ve tescil davasının makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

17. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) metni ile

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanma

hakkının somut görünümleri olan alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36. maddesinde

yer verilen adil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de

Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı bir çok

kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığında

yorumlamak suretiyle, Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan ve AİHM

içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara,

Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §

38). Bu doğrultuda, makul sürede yargılanma hakkı da adil yargılanma hakkının

kapsamında değerlendirilmektedir.

18. Anayasa’nın 36. maddesi ve Sözleşme’nin 6. maddesi

uyarınca, medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıkların makul sürede

karara bağlanması gerekmektedir. Başvuru konusu olayda, taşınmazın tapu

kaydının iptali ve tescil davasında, 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri

Kanunu ve 6100 sayılı Kanun’da yer alan usul hükümlerine göre yürütülen somut

yargılama faaliyetinin, medeni hak ve yükümlülükleri konu alan bir yargılama

olduğunda kuşku yoktur (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 49).

19. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,

tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun

davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir

davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması

gereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45).

20. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara

ilişkin makul süre değerlendirmesinde, sürenin başlangıcı kural olarak,

uyuşmazlığı karara bağlayacak yargılama sürecinin işletilmeye başlandığı, başka

bir deyişle davanın ikame edildiği tarih olup, bu tarih somut başvuru açısından

13/3/1989 tarihidir.

21. Başvuruya konu dava, başvurucuların bir kısmının miras

bırakanından intikalle takip etmekte olduğu bir uyuşmazlık olup, bu yönüyle

makul süre değerlendirmesi bakımından dikkate alınacak sürenin başlangıç anı,

mirasçıların yargılamaya katıldığı an değil, somut olayda muris açısından

değerlendirmeye esas alınan sürenin başlangıç anıdır (B. No: 2013/1115,

5/12/2013, § 51).

22. Sürenin bitiş tarihi ise, çoğu zaman icra aşamasını da

kapsayacak şekilde yargılamanın sona erme tarihidir. Ancak devam eden

yargılamalara ilişkin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasını

içeren başvuruların yargılama faaliyetinin devamı sırasında da yapılabilmesi

olanağı bulunduğundan, değerlendirmeye esas alınacak sürenin bitiş anı bireysel

başvurunun karara bağlandığı tarihtir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 52).

23. Başvuruya konu yargılama

sürecinin incelenmesinde, yargılamanın konusunun tapu iptali ve tescil davası

olduğu, 13/3/1989 tarihinde Siverek Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada,

Mahkemece eski tapu kayıtları ve kadastro tespit tutanaklarının getirtildiği,

taraf teşkilinin sağlanmasında sonra 15/5/1990 tarihinde keşif yapılmasına

karar verildiği anlaşılmıştır. Keşif kararlarının hava şartları, bilirkişi

temin edilememesi, hâkim değişikliği, müracaat olmaması ve güvenlik gibi

nedenlerle birçok defa yerine getirilmediği ve 18/5/2004 tarihinde keşfin

yapıldığı belirlenmiştir. Taraflardan vefat edenlerin olması nedeniyle taraf

teşkilinin sağlanmaya çalışıldığı, bilirkişi raporlarına itiraz edilmesi

üzerine 6/3/2007 tarihinde yeniden keşif yapılmasına karar verildiği ancak

keşfin farklı nedenlerle yerine getirilmediği, 4/6/2013 tarihinde Siverek 2.

Asliye Hukuk Mahkemesinin kurulmasından sonra dava dosyasının anılan Mahkemeye

devredildiği ve halen yargılamanın devam ettiği anlaşılmıştır.

24. 6100 sayılı Kanun’un

öngördüğü yargılama usullerine tabi mahkemeler nezdindeki yargılamaların makul

sürede tamamlanmadığı yönündeki iddialar daha önce bireysel başvuru konusu

yapılmış ve Anayasa Mahkemesi tarafından, özellikle yargılamada sürati temin

etmeye hizmet eden özel usul hükümlerinin nazara alınmadığı göz önünde

bulundurularak makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde karar

verilmiştir. (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 34-64).

25. Başvuruya konu davada yer

alan kişi sayısı ve davanın mahiyeti nedeniyle icrası gereken usul işlemlerinin

niteliği başvuruya konu yargılamanın karmaşık olduğunu ortaya koymakla

birlikte, davaya bütün olarak bakıldığında, somut başvuru açısından farklı bir

karar verilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığı ve yirmi beş yılı aşkın

süredir devam eden yargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu

sonucuna varılmıştır.

26. Açıklanan nedenlerle,

başvurucuların Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma haklarının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

27. Başvurucular, makul sürede

yargılama yapılmadığı için ayrı ayrı 25.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi

tazminata hükmedilmesini talep etmişlerdir.

28. 6216 sayılı Anayasa

Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un “Kararlar” kenar

başlıklı 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tespit edilen ihlal

bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak

için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden

yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine

tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu

gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

29. Başvurucuların tarafı olduğu

uyuşmazlığa ilişkin yirmi beş yılı aşkın süredir devam eden yargılama süresi

nazara alındığında, yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlal

tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucular

Zülfikar Cengiz, Mehmet Emin Cengiz, Ayşe Yaşar Soysal ve Cemile Yalvaç’a ayrı

ayrı 28.250,00 TL, başvurucular, Zülfikar Barut ve Aliye Barut’a ayrı ayrı

14.200,00 TL, başvurucular Nuri İzgiş, Mehmet Cemil İzgiş, Mustafa İzgiş ve Süleyman İzgiş’e ayrı ayrı 5.700,00 TL manevi tazminat ödenmesine

karar verilmesi gerekir.

30. Başvurucular tarafından

maddi tazminat talebinde bulunulmuş olmakla beraber, tespit edilen ihlal ile

iddia edilen maddi zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından,

başvurucuların maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.

31. Başvurucular tarafından

yapılan ve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.500,00

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin

başvuruculara müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.

32. Başvuruya konu yargılamanın

yirmi beş yılı aşkın süredir devam ettiği ve bu hususun makul sürede yargılanma

hakkını ihlal ettiği gözetilerek, anayasal bir hakkın ihlal edildiği açık olan

bir yargılama dosyasında, hukuka, adalete ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğü

zararın devam etmesinin önlenmesi amacıyla, yargılamanın mümkün olan en kısa

sürede sonuçlandırılmasını teminen, kararın bir

örneğinin ilgili Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucuların,

1. Makul sürede yargılanma haklarının ihlal

edildiği yönündeki iddialarının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan

makul sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

B. Başvurucular Zülfikar Cengiz, Mehmet Emin Cengiz, Ayşe Yaşar

Soysal ve Cemile Yalvaç’a ayrı ayrı 28.250,00 TL, başvurucular, Zülfikar Barut

ve Aliye Barut’a ayrı ayrı 14.200,00 TL, başvurucular Nuri İzgiş,

Mehmet Cemil İzgiş, Mustafa İzgiş

ve Süleyman İzgiş’e ayrı ayrı 5.700,00 TL manevi

TAZMİNAT ÖDENMESİNE, başvurucuların tazminata ilişkin diğer taleplerinin

REDDİNE,

C. Başvurucular tarafından yapılan ve dosyadaki belgeler uyarınca

tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.500,00 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

1.706,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede

gecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,

E. Kararın bir örneğinin Siverek 2. Asliye Hukuk Mahkemesine

gönderilmesine,

8/9/2014

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Alparslan ALTAN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Recep KÖMÜRCÜ

Engin YILDIRIM

M. Emin KUZ

Raportör

:

Murat AZAKLI

Başvurucular

:

Zülfikar CENGİZ

Mehmet Emin CENGİZ

Ayşe Yaşar SOYSAL

Cemile YALVAÇ

Mehmet Cemil İZGİŞ

Süleyman İZGİŞ

Mustafa İZGİŞ

Nurı

İZGİŞ

Züfükar

BARUT

Aliye BARUT

Vekilleri

:

Av. Lütfü POLAT

Atıf: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2014/914, T. 08.09.2014, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-ikinci-bolum-2014-914-basvuru-08-09-2014-2833ae40cc37