Anayasa Mahkemesi · İkinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2014/4430, 25.09.2019

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
İkinci Bölüm
Esas No
2014/4430
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

YENİ GÜN HABER AJANSI BASIM VE YAYINCILIK

A.Ş. VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/4430)

Karar Tarihi: 25/9/2019

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, verilen yayım yasağı kararları nedeniyle ifade ve

basın özgürlüklerinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvurular 17/3/2014, 18/4/2014, 4/7/2014, 7/7/2014 ve

9/7/2015 tarihlerinde yapılmıştır.

3. Başvurular, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan

ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. 2014/4431, 2014/5348, 2014/10821, 2014/10982 ve 2015/11697

numaralı başvuru dosyalarının, konu yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2014/4430

numaralı başvuru dosyası ile birleştirilmesine, incelemenin 2014/4430 numaralı

başvuru dosyası üzerinden yürütülmesine ve diğer dosyaların kapatılmasına karar

verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

A. 2014/4430 Numaralı

Başvuru

9. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi 17/1/2014 tarihinde,

kamuoyunda 17 Aralık soruşturması

olarak da bilinen ve A.T. ile M.T. hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca

yürütülen soruşturma dosyası kapsamında 9/6/2004 tarihli ve 5187 sayılı Basın

Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca yayım yasağı konulmasına karar vermiştir. Bu

kapsamda söz konusu soruşturma dosyasıyla ilgili olarak yazılı, görsel basında

ve internette her türlü haber, röportaj, eleştiri ve haber niteliği taşıyanlar

dışında soruşturma dosyasının içeriği hakkında soruşturma tamamlanıncaya kadar

yayım yasağı konulmuştur.

10. Yayım yasağına dair söz konusu karar, ulusal ölçekte

yayımlanan Cumhuriyet gazetesinin sahibi olan başvurucu Yeni Gün Haber Ajansı

Basım ve Yayıncılık A.Ş. ile anılan gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü olan

başvurucu Aykut Küçükkaya'ya tebliğ edilmiştir.

Başvurucular söz konusu karara itiraz etmişlerdir. İstanbul 2. Ağır Ceza

Mahkemesi 3/2/2014 tarihinde, yayım yasağı kararının usul ve yasaya uygun

olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar vermiştir. İtirazın reddine dair

karar 17/2/2014 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiştir.

11. Başvurucular 17/3/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur. A.T. ile M.T. hakkındaki söz konusu soruşturma bireysel başvuru

tarihi itibarıyla sona ermiş durumdadır.

B. 2014/4431 Numaralı

Başvuru

12. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi 20/1/2014 tarihinde,

kamuoyunda 17 Aralık soruşturması

olarak da bilinen ve R.S. hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca

yürütülen soruşturma dosyası kapsamında 5187 sayılı Kanun'un 3. maddesi

uyarınca yayım yasağı konulmasına karar vermiştir.Bu

kapsamda söz konusu soruşturma dosyasıyla ilgili olarak yazılı, görsel basında

ve internette her türlü haber, röportaj ve eleştiri ile haber niteliği

taşıyanlar dışında soruşturma dosyasının içeriği hakkında soruşturma

tamamlanıncaya kadar yayım yasağı konulmuştur.

13. Yayım yasağına dair söz konusu karar, ulusal ölçekte

yayımlanan Cumhuriyet gazetesinin sahibi olan başvurucu Yeni Gün Haber Ajansı

Basım ve Yayıncılık A.Ş. ile anılan gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü olan

başvurucu Aykut Küçükkaya'ya tebliğ edilmiştir.

Başvurucular söz konusu karara itiraz etmişlerdir. İstanbul 2. Ağır Ceza

Mahkemesi 3/2/2014 tarihinde, yayım yasağı kararının usul ve yasaya uygun

olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar vermiştir. İtirazın reddine dair

karar 17/2/2014 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiştir.

14. Başvurucular 17/3/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur. R.S. hakkındaki söz konusu soruşturma bireysel başvuru tarihi

itibarıyla sona ermiş durumdadır.

C. 2014/5348 Numaralı

Başvuru

15. Adana 2 No'lu Hâkimliğinin

13/2/2014 tarihli kararıyla, muhtelif zaman ve yerlerde Millî İstihbarat

Teşkilatına (MİT) ait olduğu ileri sürülen araçların durdurulmasına ilişkin

ihbarı yapan şahıslar ile MİT görevlileri hakkında açılan soruşturmalarla

ilgili olarak, 5187 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca yayım yasağı getirilmiştir.

Bu bağlamda söz konusu soruşturma dosyaları içindeki bilgi ve belgeleri kapsar şekilde yazılı, görsel basında

ve internette her türlü haber, röportaj ve yayın hakkında soruşturma

tamamlanıncaya kadar yayım yasağı konulmasına karar verilmiştir.

16. Yayım yasağına dair söz konusu karar, ulusal ölçekte

yayımlanan Cumhuriyet Gazetesinin sahibi olan başvurucu Yeni Gün Haber Ajansı

Basım ve Yayıncılık A.Ş. ile anılan gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü olan

başvurucu Aykut Küçükkaya'ya tebliğ edilmiştir.

Başvurucular söz konusu karara itiraz etmişlerdir. Adana 3 No'lu

Hâkimliği 28/2/2014 tarihinde, yayım yasağı kararının usul ve yasaya uygun

olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar vermiştir. İtirazın reddine dair

karar 19/3/2014 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiştir.

17. Başvurucular 18/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur. Anılan soruşturma bireysel başvuru tarihi itibarıyla sona ermiş

durumdadır.

D. 2014/10821 ve

2014/10982 Numaralı Başvurular

18. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, DEAŞ terör örgütü tarafından

Musul'da Türk Konsolosluğunun işgal edilmesi ve Türk vatandaşlarının

kaçırılması olayına ilişkin soruşturmaya dair yayım yasağı konulmasını talep

etmiş ve Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesi anılan talebi reddetmiştir. Söz konusu

ret kararına karşı Başsavcılık tarafından itiraz edilmiş ve Ankara 9. Ağır Ceza

Mahkemesinin 16/6/2014 tarihli kararıyla itiraz kabul edilmiştir.

19. Bu kapsamda Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/6/2014

tarihli kararıyla ilgili soruşturma hakkında 5187 sayılı Kanun'un 3. maddesi

uyarınca her türlü yazılı ve görsel basın ile internette

soruşturma tamamlanıncaya kadar yayım yasağı konulmuştur. Söz konusu yayım

yasağı kararı 16/6/2014 tarihinde Radyo ve Televizyon Üst Kurulu internet

sitesinden kamuoyuna duyurulmuştur.

20. Başvurucu Mustafa Sezgin Tanrıkulu, Ankara 9. Ağır Ceza

Mahkemesinin itirazın kabulü ile yayım yasağı konulmasına ilişkin kararına

itiraz etmiştir. Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi 4/7/2014 tarihinde, yayım

yasağı kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle itirazı reddetmiştir.

21. Başvuru tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili olan

başvurucu Mustafa Sezgin Tanrıkulu 7/7/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

22. Başvuru tarihinde gazeteci olan ve bir araya gelen medya

kuruluşları ile gazetecilerin gazetecilik etik ve ilkeleri temelinde öz

denetimini sağlayan bir kuruluş niteliğindeki Basın Konseyinin başkanlığını

yürüten başvurucu Zerrin Pınar Türenç başvuru konusu

yayım yasağı kararının itiraz incelemesinden geçerek kesinleştiğini,

dolayısıyla bu karara karşı gidilecek bir başvuru yolu kalmadığını belirterek

4/7/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

23. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi 1/10/2014 tarihinde söz konusu

yayım yasağının kaldırılmasına karar vermiştir.

E. 2015/11697 Numaralı

Başvuru

24. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 24/11/2014 tarihinde, Türkiye

Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı 9/8 Esas numaralı Meclis Soruşturması

Komisyonu (Komisyon) tarafından eski dört bakan hakkında yürütülen soruşturmaya

ilişkin gizliliği ihlal edici ve masumiyet karinesini zedeleyici yayınlar

yapıldığını belirterek soruşturmanın

sağlıklı bir şekilde yürütülmesi ihtiyacı gerekçesiyle soruşturma

kapsamında yayım yasağı konulması talebinde bulunmuştur.

25. Ankara 7. Sulh Ceza Hâkimliği 25/11/2014 tarihinde,

soruşturmanın gizliliğinin ihlal edilmesinin önlenmesi ve haklarında soruşturma

yürütülen eski bakanların şöhret ve diğer haklarının korunmasının sağlanması

gerekçesiyle soruşturmaya ilişkin yayım yasağı konulmasına karar vermiştir. Bu

kapsamda Komisyonun istediği ve getirttiği bilgi ve belge içerikleri ile tanık,

bilgi sahibi, bilirkişi sıfatıyla veya diğer ilgililerin ve beyanlarına

başvurulan kişilerin Komisyona verdikleri beyanlarına yönelik olarak 5187

sayılı Kanun'un 3. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca soruşturma bitim tarihi

olan 27/12/2014 günü mesai sonu bitimine kadar tüm yazılı, görsel basında ve

internet ortamında yapılan yayınlar hakkında yayım yasağı konulmasına

hükmedilmiştir.

26. Başvuru tarihinde "www.bianet.org"

sitesi üzerinde internet haberciliği yapmakta olan başvurucu IPS İletişim

Vakfı, söz konusu yayım yasağı kararına itiraz etmiştir. Ankara 8. Sulh Ceza

Hâkimliği 28/5/2015 tarihinde, yayım yasağı kararının usul ve yasaya uygun

olduğu gerekçesiyle itirazı reddetmiştir. Bu karar 9/6/2015 tarihinde başvurucu

IPS İletişim Vakfına tebliğ edilmiş ve anılan başvurucu 9/7/2015 tarihinde

bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

27. İlgili hukuk için bkz. Halk

Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.Ş. (GK), B. No: 2014/19270, 11/7/2019, §§ 14-21.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

28. Mahkemenin 25/9/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları

29. Başvurucular, toplumu ilgilendiren ve kamuoyunca

tartışılmasında yarar bulunan olaylara ilişkin olarak verilen yayım yasağı

kararlarının demokratik bir toplumda gerekli olmadığını belirtmiş ve aleyhine

başvuruda bulundukları yayım yasağı kararları nedeniyle ifade ve basın

özgürlüklerinin ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

30. Mahmut Tanal ve diğerleri

([GK], B. No: 2014/18803, 10/12/2014, §§ 36, 37) kararında, bir ceza

soruşturmasına ilişkin yayım yasağı nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği

iddiasıyla yapılan bir başvuru, ana muhalefet partisi milletvekili, akademisyen

ve gazeteci olan başvurucuların yasaktan kişisel olarak ve doğrudan

etkilendiklerini somut olarak gösteremedikleri gerekçesiyle kişi bakımından yetkisizlik nedeniyle

kabul edilemez bulunmuştur.

31. Halk Radyo ve Televizyon

Yayıncılık A.Ş. (aynı kararda bkz.

§ 28) kararında ise, bir basın organı tarafından başvurunun

yapıldığı dönemde güncel olan bir olay konusunda verilen yayım yasağı kararının

basın özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasıyla yapılan başvuruda, başvurucunun

mağdur statüsü bulunduğu kabul edilmiştir.

32. Bu doğrultuda başvurularını yaptıkları dönemde güncel olan

olaylara ilişkin olarak verilen yayım yasağı kararlarının ifade ve basın

özgürlüklerini ihlal ettiği iddiasıyla yapılan somut başvuruda, birer basın

organı olduğu görülen Yeni Gün Haber Ajansı Basım ve Yayıncılık A.Ş. ile IPS

İletişim Vakfının mağdur statüsü bulunduğunun kabulü gerekir (internet

haberciliğinin basının temel işlevini yerine getirdiği sürece basın özgürlüğü

kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine dair bir karar için bkz. Medya Gündem Dijital Yayıncılık Ticaret A.Ş.

[GK], B. No: 2013/2623, 11/11/2015, §§ 36-42).

33. Diğer başvuruculardan Aykut Küçükkaya

başvuru tarihinde Cumhuriyet gazetesinin sorumlu yazı işleri müdürü olan bir

gazeteci, Zerrin Pınar TürençBasın Konseyi

başkanlığını yürütmekte olan bir gazeteci ve Mustafa Sezgin Tanrıkulu ise ana

muhalefet partisi milletvekilidir. Anılan başvurucular, başvuru konusu yayım

yasağı kararlarının verildiği tarihte güncel olan ve kamuoyunca tartışılmasında

toplumsal yarar bulunan olaylar hakkında bilgi alma ve verme özgürlüklerini

kullanamamalarından şikâyet etmektedir.

34. Basın özgürlüğünü kapsayan ifade özgürlüğü gazete, dergi,

kitap gibi araçlar ile düşünce ve kanaatleri açıklama, yorumlama, bilgi, haber

ve eleştirilerin yayın ve dağıtım haklarını kapsar. İfade özgürlüğü düşüncenin

iletilmesini ve dolaşımını gerçekleştirerek bireyin ve toplumun bilgilenmesini

sağlar. Çoğunluğa muhalif olanlar da dâhil olmak üzere düşüncelerin her türlü

araçla açıklanması, açıklanan düşünceye paydaş sağlanması, düşünceyi

gerçekleştirme ve gerçekleştirme konusunda başkalarını ikna etme çabaları

çoğulcu demokratik düzenin gereklerindendir. Bu itibarla düşünceyi açıklama ve

yayma özgürlüğü ile basın özgürlüğü demokrasinin işleyişi için yaşamsal

önemdedir (Bekir Coşkun [GK], B.

No: 2014/12151, 4/6/2015, § 34).

35. Bu bağlamda toplumsal önemi son derece yüksek olan

meselelere ilişkin (bkz. §§ 10, 13, 16, 19) hem bilgi alma hem de bu doğrultuda

bilgi verme fonksiyonlarını ve böylece gazetecilik görevlerini yerine

getirebilmeleri yönünden bir engellemeyle karşılaştıkları açık olan gazeteci

başvurucular Aykut Küçükkaya ve Zerrin Pınar Türenç'in de somut başvuruda şikâyet ettikleri yayım yasağı

kararlarından kişisel olarak ve doğrudan etkilendikleri, bu nedenle mağdur

statüsüne sahip olduklarının kabulü gerekir.

36. Başvurucu Mustafa Sezgin Tanrıkulu'nun ise -gazeteci

olmamakla birlikte- ilgili dönemde ana muhalefet partisi milletvekilliği

görevini yürüttüğü, dolayısıyla gerek toplumsal yararı yüksek olan meselelere

ilişkin kamusal bir tartışma başlatılması ve varılan sonuçların ilgili

platformlara iletilmesi gerek böyle konularda devlet üzerinde kamuoyu denetimi

sağlanması yönünden basın kadar önemli bir misyon yüklenmiş olduğu açıktır (ana

muhalefet partisi lideri olan siyasetçinin tartışılmasında yüksek toplumsal

yarar bulunan kamusal bir meseleye ilişkin sözlerinin geniş bir ifade özgürlüğü

korumasından yararlanması gerektiğine ilişkin bir karar için bkz. Mehmet Özhaseki,

B. No: 2015/4972, 8/5/2019, §§ 25-27). Bu kapsamda somut başvuruda, başvurucu

Mustafa Sezgin Tanrıkulu'nun da şikâyet ettiği yayım yasağı kararından kişisel

olarak ve doğrudan etkilendiği, dolayısıyla mağdur statüsünün bulunduğu kabul

edilmiştir.

37. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan ifade

ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin iddiaların kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Müdahalenin Varlığı

38. Demokratik bir sistemde devletin eylem ve işlemlerinin, adli

ve idari yetkililerin olduğu kadar basının ve aynı zamanda kamuoyunun da

denetimi altında bulunması gerekir (İlhan Cihaner (2), B. No: 2013/5574, 30/6/2014, § 57; Fatih Taş [GK], B. No: 2013/1461,

12/11/2014, § 66; R.V.Y., B. No:

2013/1429, 14/10/2015, § 34). Bu bağlamda başvuru konusu yayım yasağı

kararlarıyla başvurucuların ifade ve basın özgürlüklerine yönelik bir

müdahalede bulunulduğu anlaşılmaktadır.

b. Müdahalenin İhlal

Oluşturup Oluşturmadığı

39. Yukarıda anılan müdahale Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen koşullara uygun olmadığı müddetçe Anayasa’nın 26. ve 28.

maddelerinin ihlalini teşkil edecektir.

40. Anayasa'nın "Düşünceyi

açıklama ve yayma hürriyeti" kenar başlıklı 26. maddesinin

ilgili kısmı şöyledir:

"Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz,

yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma

hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya

fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar...

Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik,

kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi

ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların

cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin

açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının

yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin

gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.

..."

41. Anayasa'nın "Basın

hürriyeti" kenar başlıklı 28. maddesinin ilgili kısımları

şöyledir :

"Basın

hürdür, sansür edilemez...

Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini

sağlayacak tedbirleri alır.

Basın hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasanın

26 ve 27 nci maddeleri hükümleri uygulanır.

...

Yargılama görevinin amacına uygun olarak

yerine getirilmesi için, kanunla belirtilecek sınırlar içinde, hâkim tarafından

verilen kararlar saklı kalmak üzere, olaylar hakkında yayım yasağı konamaz.

..."

42. Anayasa’nın 13. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Temel

hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili

maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir.

Bu sınırlamalar, ... demokratik toplum düzeninin ... gereklerine ve ölçülülük

ilkesine aykırı olamaz."

43. Bu sebeple sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen kanunlar tarafından öngörülme, Anayasa’nın ilgili maddesinde

belirtilen nedene dayanma ve demokratik toplum düzeni ile ölçülülük ilkesine

aykırı olmama koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.İlk olarak mevcut müdahalenin kanunilik koşulunu

taşıyıp taşımadığı incelenecektir.

i. Genel İlkeler

44. Somut başvuru bağlamında kanunilik koşuluna ilişkin olarak

kabul edilen genel ilkeler için bkz. Halk

Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.Ş., §§ 35- 41.

ii. İlkelerin Olaya

Uygulanması

45. Başvuru konusu yayım yasağı kararlarının tamamı,

yürütülmekte olan ceza soruşturmalarına ilişkin olarak verilmiştir (TBMM

soruşturmalarının bir ceza soruşturması niteliğinde olduğuna dair değerlendirme

için bkz. Halk Radyo ve Televizyon

Yayıncılık A.Ş., § 42). Bu nedenle başvuru konusu olayda, yayım

yasaklarına karar veren mahkemelerce yasağın dayanağı olarak gösterilen 5187

sayılı Kanun'un 3. maddesinin devam eden bir ceza soruşturması kapsamında

önleyici bir tedbir olarak konulacak yayım yasağı yönünden kanunilik şartını

karşılayıp karşılamadığı değerlendirilmelidir.

46. 5187 sayılı Kanun'un 3. maddesinde öngörülen hükmün şeklî

manada bir kanun niteliği taşıdığı hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Ancak

söz konusu hükmün önleyici bir tedbir olarak yayım yasağı uygulanmasıyla ilgili

olarak hiçbir düzenleme ihtiva etmediği görülmektedir. Bu nedenle anılan

hükümde, bir ceza soruşturması kapsamında yayım yasağı uygulanması hâlinde

hangi davranış veya olgulara hangi hukuksal sonuçların bağlanacağının ve bu

bağlamda kamusal makamlar için nasıl bir müdahale yetkisi doğacağının belirli

bir kesinlik ölçüsünde düzenlendiğinden bahsedilemeyeceği, bu doğrultuda devam

eden bir ceza soruşturmasına ilişkin önleyici bir tedbir olarak yayım yasağı

konulması yönünden "öngörülebilirlik"

ve "belirlilik"

ölçütlerini sağlamadığı değerlendirilen 5187 sayılı Kanun'un 3. maddesinin

kanunilik şartını karşılamadığı sonucuna ulaşılmıştır (Halk Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.Ş., §

44 ).

47. Öte yandan Halk Radyo ve

Televizyon Yayıncılık A.Ş. kararında, Anayasa'nın 28. maddesinin

beşinci fıkrasında öngörülen şartların sağlanması koşuluyla önleyici bir tedbir

olarak yayım yasağı uygulanmasına izin verildiği görülmekle birlikte devam eden

bir ceza soruşturması kapsamında yayım yasağı konulabilmesine imkân veren,

öngörülebilir ve belirli bir kanuni düzenleme bulunmadığı anlaşıldığından yayım

yasağı şeklindeki müdahalenin Anayasa'nın 13. ve 28. maddelerinde açıkça

emredilen kanunilik ölçütünü

karşılamadığına karar verilmiştir (Halk

Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.Ş., §§ 45, 46 ).

48. Somut başvuruda da anılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir

husus bulunmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan gerekçelerle başvuru konusu olayda

yayım yasağı şeklindeki müdahalelerin Anayasa'nın 13. ve 28. maddelerinde

açıkça emredilen kanunilik ölçütünü

karşılamadığı görüldüğünden başvurucuların ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal

edildiğine karar verilmiştir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

49. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralı

fıkrasının ilgili kısmı ve (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"(1)

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. …

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir."

50. 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin uygulanmasına ilişkin

olarak kabul edilen ilkeler için bkz. Mehmet

Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60) kararı.

51. Başvurucular ihlalin tespiti ile ihlal ve sonuçlarının

ortadan kaldırılması talebinde bulunmuştur. Başvuruculardan Yeni Gün Haber

Ajansı Basım ve Yayıncılık A.Ş. ile Aykut Küçükkaya

ise ayrıca manevi tazminat talebinde de bulunmuştur.

52. Yayım yasağı kararının Anayasa'nın 13. ve 28. maddelerinde

öngörülen kanunilik ölçütünü

karşılamadığı gerekçesiyle ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla ihlalin kanunilik koşulu sağlanmadan yayım

yasağına hükmeden mahkeme kararından kaynaklandığı görülmektedir.

53. Bununla birlikte başvuru konusu yayım yasaklarının tamamının

geçerliliklerinin sona erdiği, bu sebeple tespit edilen ihlalin sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunmadığı anlaşılmıştır.

54. Başvurucular Yeni Gün Haber Ajansı Basım ve Yayıncılık A.Ş.

ile Aykut Küçükkaya'nın manevi tazminat talebinde de

bulundukları görülmekteyse de başvuru konusu olayda ifade ve basın özgürlüğü

ihlali tespitinin yeterli olduğu değerlendirilmiştir.

55. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 618,30 TL harç ve 2.475

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.093,30 TL yargılama giderinin

başvurucular Yeni Gün Haber Ajansı Basım ve Yayıncılık A.Ş. ile Aykut Küçükkaya'ya müştereken ödenmesi gerekir. 206,10 TL harç ve

2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.681,10 TL yargılama giderinin ise

başvurucular Zerrin Pınar Türenç ile Mustafa Sezgin

Tanrıkulu'na ayrı ayrı ödenmesi gerekir. 226,90 TL harç ve 2.475 TL vekâlet

ücretinden oluşan toplam 2.701,90 TL yargılama giderinin de başvurucu IPS

İletişim Vakfına ödenmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. İfade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınan

ifade ve basın özgürlüklerinin İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. 618,30 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

3.093,30 TL yargılama giderinin başvurucular Yeni Gün Haber Ajansı Basım ve Yayıncılık

A.Ş. ile Aykut Küçükkaya'ya MÜŞTEREKEN; 206,10 TL

harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.681,10 TL yargılama

giderinin başvurucular Zerrin Pınar Türenç ile

Mustafa Sezgin Tanrıkulu'na AYRI AYRI; 226,90 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden

oluşan toplam 2.701,90 TL yargılama giderinin başvurucu IPS İletişim Vakfına

ÖDENMESİNE,

D. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

E. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

25/9/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin YILDIRIM

Üyeler

:

Recep KÖMÜRCÜ

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ

Yıldız SEFERİNOĞLU

Raportör

:

Ceren Sedef EREN

Başvurucular

:

1. YENİ GÜN HABER AJANSI BASIM VE

YAYINCILIK A.Ş.

:

2. Aykut KÜÇÜKKAYA

Vekili

:

Av. Tora PEKİN

:

3. Zerrin Pınar TÜRENÇ

Vekili

:

Av. Turgut KAZAN

:

4. Mustafa Sezgin TANRIKULU

Vekili

:

Av. Berk BAŞARA

:

5. IPS İLETİŞİM VAKFI

Vekili

:

Av. Oya Meriç EYÜBOĞLU

Atıf: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2014/4430, T. 25.09.2019, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-ikinci-bolum-2014-4430-basvuru-25-09-2019-3d45a97541f3